T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:25/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:15/06/2022 DAVANIN KONUSU:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:25/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:25/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:15/06/2022 DAVANIN KONUSU:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:25/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili; ihale kayıt nosu ... olan sosyal tesislerin temizlik, bakım, çay ocakları ve yemekhane hizmetleri alımına ait ihale sebebi ile müvekkili ile ... arasında müvekkilinin hak edişinden 07/08/2020 tarihinde işçilere ödenen kıdem tazminatı adı altında haksız ve hukuka aykırı olarak 66.607,92-TL, 07/09/2020 tarihinde 26.069,72-TL, 07/10/2020 tarihinde ise yine işçilere ödenen kıdem tazminatı adı altında haksız ve hukuka aykırı olarak 68.687,42-TL olmak üzere toplamda 161.365.06-TL kesildiğini, işçilere ödenen kıdem tazminatı ve işçilik alacaklarından asıl işveren sıfatı ile davalının sorumlu olduğunu, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 29/01/2007 tarihli ve ... E. ... K. sayılı ve tarihli kararında da tam olarak somut uyuşmazlıktaki gibi bir durumda işçi alacaklarından sadece asıl işveren durumundaki davalı idarenin sorumlu tutulmasının ve alt işveren yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin hüküm altına alındığını, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kabul edilmesi halinde dahi kamuda 11.09.2014 tarihinden sonra akdedilen personel çalıştırılması esasına dayalı alt işveren sözleşmelerinde alt işveren işçilerine kamu tarafından ödenen kıdem tazminatları için alt işverenlere rücu edilemeyeceğini, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesinde ve eklerinde "kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair" açık bir hüküm yer almadığını, davalı kamu kurumu tarafından müvekkili şirkete ödenen ihale bedeli içerisinde kıdem payı ödenmediğini, dolayısıyla müvekkili şirketin dava dışı işçiye ödediği kıdem tazminatından sorumluluğu olmadığını, aleyhe beyan teşkil etmemekle birlikte müvekkili şirketin alt işveren olarak vasıflandırılıp müvekkil şirketin işçiye ödenecek kıdem tazminatından yalnızca işçiyi çalıştırdığı süre ve ücretle sınırlı olmak üzere sorumlu olduğunu, Mahkemece alt işverenlerin de kıdem tazminatından sorumlu olduğunu kabulü halinde dahi alt işverenlerin sorumluluğunun kendi dönemleriyle sınırlı olacağını belirterek sonuç olarak ihale kayıt nosu ... olan sosyal tesislerin temizlik, bakım, çay ocakları ve yemekhane hizmetleri alımına ait ihale sebebi ile müvekkilinin hak edişinden işçilere ödenen kıdem tazminatı adı altında haksız ve hukuka aykırı olarak kesilen tutar sebebi ile alacağına ilişkin şimdilik 1.000,00-TL’nin kesintilerin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; müvekkili idare bünyesinde bulunan Sosyal Tesislerin Temizlik ve Bakımı, Çay Ocakları ve Yemekhane Hizmetleri İşinin 27.12.2017 tarihinde imzalanan ... İKN'lu ihale sözleşmesiyle davacı yüklenici iş ortaklığı tarafından üstlenildiğini, davacı yüklenici ortaklık işçilerinden ...'ın 30.06.2019, ...'ün 02.09.2019 tarihinde, ...'nün ise 29.02.2020 tarihinde emeklilik sebebiyle işten ayrıldıklarını, ancak işvereni olan ortaklık tarafından kendilerine kıdem tazminatlarının ödenmediğini, bunun üzerine 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asıl işveren sıfatıyla bu alacakların müvekkil kurumdan talep edildiğini, emekliye ayrılan söz konusu işçiler tarafından bu amaçla müvekkili kuruma ve yüklenici iş ortaklığına dilekçeler verildiğinin ileri sürüldüğünü, ...'ın müvekkili kuruma yazdığı 12.07.2019 tarihli dilekçeyle de tarafına kıdem tazminatı ödenmesini talep ettiğini, davacı yüklenici iş ortaklığı tarafından müvekkili kuruma yazılan 30.07.2019 tarihli yazıda ilgili personele kıdem tazminatı ödemesinin yapılamayacağının belirtildiğini, bu arada söz konusu işçilerin bir önceki işvereni ... Kurumsal Hizm. A.Ş.'nin 16.09.2019 tarih ve 46 sayılı yazısında kendi dönemlerine ilişkin olarak adı geçen şahısların kıdem tazminatlarının ödendiği belirtilse de müvekkilince yazılan 20.09.2019 tarih ve 377343 sayılı yazıda bu ödemelere dair dekontların gönderilmesinin istenildiğini ancak firma yetkililerinin şifahi olarak ellerinde böyle bir belge olmadığını ve gönderemeyeceklerini belirttiklerini ve yazıya da cevap vermediklerini, bu nedenle eldeki davanın önceki alt işveren ... Kurumsal Hizm. A.Ş.'ye ihbar edilmesi gerektiğini, anılan yüklenici işçilerin kıdem tazminatlarının 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinde öngörülen müteselsil sorumluluk hükmü gereğince müvekkili kurum tarafından ödendiğini, ...'e 25.10.2019 tarihinde "... emekli personeli kıdem tazminatı" açıklamasıyla toplam 61.397,25 TL ödendiğini, yine aynı tarihte bir diğer yüklenici personeli ...'a "... emekli personeli kıdem tazminatı" açıklamasıyla toplam 52.163,79 TL ödendiğini, bir diğer davacı yüklenici işçisi ... tarafından davacı yükleniciye verilen 29.02.2020 tarihli dilekçede tarafına kıdem tazminatı ödenmesinin talep edildiğini, yine aynı şahıs tarafından müvekkili kuruma yazılan 02.03.2020 tarihli dilekçede de aynı talebin ileri sürüldüğünü, dilekçe ekinde sunulu dekonttan da görüldüğü üzere ...'ye 22.07.2020 tarihinde " Kıdem tazminatı ... Şti. hizmet alım personeli" açıklamasıyla toplam 49.448,35 TL ödendiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "Davalı asıl işverenin dava dışı işçilere ödediği işçilik alacaklarının tamamı için ( 162.919,39.-TL kesinti yapılmış ve ayrıca bu husus uyuşmazlık konusu da yapılmamıştır) davalı yüklenicinin hakedişinden kesintiye gittiği; Ancak davacı yüklenicinin işçileri çalıştırdığı dönemle orantılı sorumluluğunun bulunduğu; aldırılan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere, dava dışı işçilerin davacı yüklenici nezdinde çalıştığı dönemdeki alacaklarının toplamı (7.718,86 TL*6.668,11 TL*10.275,15TL) olan 24.662,12.-TL tutarında sorumluluğunun bulunduğu, dolayısıyla da 138.257,27.-TL tutarında fazladan kesinti yapıldığından, bu tutarın iadesi gerektiği; dava tarihinden önce davalının temerrüdünün gerçekleşmediği kanaatine varılarak dava dilekçesi ile talep edilip hüküm altına alınan 1.000,00.-TL alacağın dava tarihi olan 09/02/2021 tarihinden ve ıslah dilekçesi ile talep edilip hüküm altına alınan 137.257,27.-TL alacağın ıslah tarihi olan 10/02/2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... tarafından yapılan ... İKN'lu hizmet alımı ihalesinin ... Gıda San. Tic. Ltd. Şti. - ... Tük. Mal ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti. uhdesinde kaldığını, ... ile yukarıda isim ve ünvanları belirtilen iş ortaklığı arasında hizmet alımı sözleşmesinin akdedildiğini, ancak davanın ... Hiz. San. Tic. Ltd. Şti. - ... Org. San. Tic. Ltd. Şti. (iş ortaklığı) tarafından açıldığını, ihaleyi kazanan iş ortaklığını oluşturan şirketler arasında ... Org. San. Tic. Ltd. Şti.'nin bulunmadığını, bu nedenle davanın işin esasına girilmeksizin sıfat yokluğundan (husumet) reddine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devam edilip davanın kabulüne karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, dava konusu edilen ve geri iadesi istenilen ödemelerin, davacı iş ortaklığının kendi çalışanlarının kıdem tazminatı ödemeleri olduğunu, gerek konuyu düzenleyen mevzuat hükümleri gerek yüksek mahkeme kararları ve gerekse taraflar arasında imzalanan ihale dökümanı hükümleri uyarınca davacının iş ortaklığının çalıştırdığı işçilerin kıdem tazminatlarından yine iş ortaklığının sorumlu tutulmasının hukuka uygun olduğunu, bu konuda Mahkemenin hatalı bir gerekçeyle davanın kabulüne karar verdiğini, ... tarafından yapılan ... İKN'lu hizmet alımı ihalesinin, davacı iş ortaklığı uhdesinde kaldığını, taraflar arasında sözleşme imzalandığını, davacı şirket işçilerinden ..., ... ve ...'nün emeklilik nedeniyle işten ayrıldıklarını ancak bu kişilerin kıdem tazminatlarının asıl işveren olan iş ortaklığınca kendilerine ödenmediğini, bunun üzerine söz konusu işçilerin, ödenmeyen kıdem tazminatlarının kendilerine ödenmesi için gerek ...'a gerekse de kendi işverenleri olan ilgili şirkete başvuruda bulunduklarını, ancak yüklenici iş ortaklığı tarafından müvekkili kuruma yazılan yazı ile ilgili personele ait kıdem tazminatlarının 4857 sayılı yasaya eklenen 112. madde hükmü gerekçe gösterilerek bu durumdaki işçilerin kıdem tazminatlarının ilgili kamu kurumunca ödenmesi gerektiği ve imzalanan sözleşmede kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilemeyeceği belirtilerek sözleşmede açık bir hüküm olmadığından bahisle kıdem tazminatlarının kendileri tarafından ödenmeyeceğinin bildirildiğini, davacı iş ortaklığının bahsini ettiği, dava konusu kıdem tazminatlarının kendileri tarafından değil ... tarafından ödenip kendilerine de rücu edilmemesi gerektiğine yönelik gerekçe olarak gösterilen İş Kanunu'nun 112. maddesine 21.02.2019 tarih ve 7166 sayılı yasa ile eklenen "kıdem tazminatlarının alt işverenlere rücu edilmeyeceğine dair düzenlemeleri içeren" hükmün (6. fıkra), Anayasa Mahkemesi'nin 19/9/2019 tarihli ve ... Esas ... Karar sayılı kararı ile iptal edildiğini, ... ile davacı iş ortaklığı arasında akdedilen ihale sözleşmesi ve diğer ihale dökümanı hükümleri uyarınca işçilerin ödenmeyen kıdem tazminatlarından ve diğer işçilik haklarından sorumluluğun tamamen yüklenici iş ortaklığı üzerinde olduğunu, buna ilişkin ödemelerin yükleniciye rücu edilemeyeceğine dair sözleşmede herhangi bir hüküm de bulunmadığını, yüklenici iş ortaklığının işçilerine ... tarafından ödenen kıdem tazminatlarının daha sonradan ilgili şirketin hakedişinden kesinti yapılmak suretiyle ilgili şirkete rücu edilmesinin hukuka uygun olduğunu, ancak hal böyle olmasına rağmen Yerel Mahkemece yasa ve ihale dökümanı hükümleri yeterince incelenmeden hatalı bir gerekçe ile davanın kabulüne karar verildiğini, işçilerin değişik alt işverenlere ait iş yerlerinde ara vermeden çalışması durumunda iş yeri devri kurallarının geçerli olduğunu, işyerinin devri halinde devir tarihinde işyerinde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralana geçeceğini, dava konusu olayda da işyeri devri kurallarına göre hareket edilmesi gerektiğini, davaya konu kıdem tazminatlarının ödendiği işçilerin iş sözleşmelerinin son işvereni olan davacı iş ortaklığına geçmiş olduğunu, devralan işveren durumundaki davacı iş ortaklığının işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda (ki kıdem tazminatı da buna dahildir) önceki dönemlerdeki hizmet sürelerini esas almak suretiyle işlem yapmak zorunda olduğunu, yürürlükteki İş Kanunu hükümleri uyarınca işyerinin devri halinde kıdem tazminatından her iki işverenin de yani hem devralan hem de devreden işverenin sorumlu olduğunu, devralan işveren konumundaki son işveren olan davacı iş ortaklığının kıdem tazminatlarının tamamından sorumlu olduğunu, ancak devreden işverenin ya da diğer işverenlerin sorumluluğu kendi dönemleri ile sınırlı olduğunu, iş sözleşmesinin tazminat alacak şekilde sona ermiş olan işçilerin kıdem tazminatlarını son işvereninden talep edebileceklerini, dava konusu olayda da aynı şekilde olduğunu, ancak iş ortaklığının sorumlu olmasına rağmen kıdem tazminatlarını ödemediğini, bunun üzerine ... tarafından dava konusu işlemin tesis edildiğini, iş sözleşmelerinin tazminat alacak şekilde sona ermiş olan davacı iş ortaklığı işçileri ..., ... ve ...'ye ... tarafından ödenmek zorunda kalınan ve daha sonrasında davacı tarafın hakedişinden kesilmek suretiyle iş ortaklığına rücu edilen kıdem tazminatlarından sorumluluğun zaten devralan işveren sıfatıyla son işveren olan davacı iş ortaklığında olduğunu, kıdem tazminatlarından dönemsel sorumluluk kuralı kabul edilecekse dahi bu durumda, davacı iş ortaklığının tamamının kendilerinden tahsil edilen kıdem tazminatlarını kendinden önceki devreden işveren konumundaki şirketlere sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca rücu edebileceğini, yani ödenen kıdem tazminatlarından işçileri çalıştıran şirketlerin dönemsel olarak sorumlu olacağı varsayılsa dahi ... tarafından tesis edilen işlemin bu kurala aykırılık teşkil etmediğini, dosya arasına alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ile hazırlandığını, hatalı değerlendirmeler içeren ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bu raporun hükme esas alınmış olmasının hukuka aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır. Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Dava, davalı asıl işveren tarafından dava dışı işçilere ödenen kıdem tazminatı bedellerine ilişkin davacı alt işverenlerin hak edişinden yapılan kesintilerin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dava konusu hizmet alım sözleşmesinin tarafı olan iş ortaklığını oluşturan şirketlerden ... Tük. Mal ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret unvanının 19.09.2019 tarihinde değiştirilerek ... Temizlik Turizm Petrol Dayanıklı Tüketim Malları ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi olarak ticaret siciline tescil edildiği ve bu hususun 23.09.2019 ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği, bu nedenle davalı tarafın husumet itirazının yerinde olmadığı, davalı asıl işveren tarafından dava dışı işçilere ödenen kıdem tazminatlarından davacı yüklenicilerin dava dışı işçileri çalıştırdığı dönemle sınırlı olarak sorumluluğunun bulunduğu, işyeri devri hükümlerinin asıl işveren - alt işveren arasındaki iç ilişkide uygulama alanının olmadığı, işçilere ödenen kıdem tazminatlarının tamamının davacı yüklenicilerin hak edişinden kesilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, bilirkişi raporunda dava dışı üç işçinin kıdem tazminatlarının davacı yüklenicilerin dava dışı işçileri çalıştırdığı dönemle sınırlı olarak usulünce hesaplandığı, davalı tarafın hesaplanan bu miktarlar dışında kalan kıdem tazminatı ödemelerini davacılara rücu hakkının bulunmadığı ve davacıların hakedişinden fazladan yapılan kesintilerin iadesinin gerektiği anlaşılmış olmakla Yerel Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, bu itibarla davalı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu ve bağlı tarife gereğince alınması gereken 9.444,35 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 2.361,09 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.083,26 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, harçla ilgili işlemlerin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacılar lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 6-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca dava tarihindeki miktar itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.25/12/2025 ...