T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1035 Esas KARAR NO : 2025/1516 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ; İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/11/2021 NUMARASI : 2015/397 Esas, 2021/705 Karar DAVANIN KONUSU: TAZMİNAT KARAR TARİHİ: 20/11/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ban…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1035 Esas KARAR NO : 2025/1516 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ; İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/11/2021 NUMARASI : 2015/397 Esas, 2021/705 Karar DAVANIN KONUSU: TAZMİNAT KARAR TARİHİ: 20/11/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı ... Gayrimenkul Değerleme A.Ş. arasında akdedilen 31.01.2011 tarihli Ekspertiz (Değerleme) Hizmet Sözleşmesi gereğince, davalı şirketin, banka müşterileri tarafından kullanılan kredilerin teminatını oluşturan taşınır ve taşınmaz malların bağımsız ve tarafsız olarak rayiç değerlerinin belirlenmesi görevini üstlendiğini, müvekkili bankanın Trabzon Şubesi müşterileri ... Sebze Meyve Kom. Nak. Amb. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kullanacağı kredilerin teminatını teşkil edecek olan dört adet taşınmazın ekspertiz işlemlerinin davalı ... Gayrimenkul Değerleme A.Ş.'nin çözüm ortağı olan davalı ...tarafından yapılarak 26.03.2012 tarihinde hazırlanan ekspertiz raporunda taşınmazların toplam değerinin 18.000.000,00 TL olarak belirlendiğini ve rapora istinaden taşınmazlar üzerine 19.000.000,00 USD bedel ile müvekkili banka lehine ipotek tesis edilerek kredi kullandırıldığını, sözleşme yükümlülüklerine uymayan borçlu firmalar haklarında Samsun 7. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi kapsamında ekspertiz incelemesi yapılan taşınmazların icraen satışı amacı ile Dörtyol İcra Müdürlüğünün 2013/853 Talimat sayılı dosyasında düzenlenen 11.12.2013 tarihli kıymet takdir raporunda taşınmazlara toplam 2,904,753,50 TL değer biçildiğini, taşınmazların ekspertiz değeri ile kıymet takdiri bedelleri arasında fahiş fark bulunması sebebiyle iki farklı değerleme şirketinden ekspertiz raporu alındığını, buna göre gayrimenkullerin olumlu veya olumsuz özelliklerinde hiçbir değişme olmasına rağmen Form Gayrimenkul Değerleme A.Ş. tarafından düzenlenen 17.12.2013 tarihli raporda toplam değerin 2.759.000,00 TL, Eva Gayrimenkul Değerleme A.Ş. tarafından düzenlenen 20.12.2013 tarihli raporda ise toplam değerin 2.305.000,00 TL olarak tespit edildiğini, müvekkili banka tarafından Dörtyol İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/211 Esasında kayıtlı dava ile talimat icra dosyasında alınan kıymet takdir raporuna itiraz edildiğini, keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde toplam değerin 3.571.808,31 TL olarak tespit edildiğini, bu tespite göre davalı firma tarafından hazırlanan raporda taşınmazlarının değerinin 18.000.000,00 TL olarak tespit edilmesi sebebiyle arada 14,428.191,69 TL fark bulunduğunu ve fahiş derecedeki bu farkın da davalı şirketin kusuruna dayandığını, taşınmazların değeri bu derece yüksek tespit edilmemiş olsaydı müvekkili bankanın daha az kredi kullandırılacağını, ancak hazırlanan rapor ile müvekkili bankanın yanıltılarak zarara uğramasına yol açıldığını, talimat icra dosyasında yapılan ihale neticesinde 170 ada 83 parselde kayıtlı taşınmazın 959.000,00 TL, ... parselde kayıtlı taşınmazın 384.000,00 TL, ... ada 45 parselde kayıtlı taşınmazın 273.000,00 TL, ... ada 9 parselde kayıtlı taşınmazın 189.000,00 TL bedelle ihaleye katılan olmaması sebebiyle alacağına mahsuben müvekkili banka tarafından satın alındığını, bu durumun dahi davalı firmanın gerçeğe aykırı değerleme yaptığının ortaya koyduğunu, bunun dışında yönetmelik gereği müvekkili bankanın kullandırdığı kredinin belli oranında karşılık ayırmak zorunda kaldığını ve bu nedenle de zararının bulunduğunu, zira müvekkili bankanın, ayırdığı bu karşılık nedeniyle kredilendirme işlemi yapamadığından bu tutarım getireceği kârdan da mahrum kaldığını, davalı ... Gayrimenkul Değerleme A.Ş.'nin müvekkili ile akdettiği sözleşme gereğince doğan zarardan sorumlu olduğunu, davalı şirketin ayrıca Bankalara Değerleme Hizmeti Verecek Kuruluşların Yetkilendirilmesi ve Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince de zarardan sorumlu olduğunu, yönetmelik hükümlerine göre amaç bankalara bağımsız ve objektif bir değerleme hizmeti vermek olsa da davalı şirketin düzenlenen hatalı rapor ile buna aykırı davranarak zararın doğmasına yol açtığını, zira bu rapora dayalı gösterilen teminat ile uyumsuz kredi kullandırıldığını, teminatlar paraya çevrildiğinde ise müvekkili bankanın zararını karşılama olasılığının bulunmadığını, tüm bu nedenlerle davalı şirketin fiili ile müvekkili bankanın zararı arasında illiyet bağının bulunduğunu, davalı şirketin basiretli bir tacirden beklenen özeni göstermediğini, davalı Koray Tanın'ın da, Sermaye Piyasası Mevzuatı Çerçevesinde Gayrimenkul Değerleme Hizmeti Verecek Şirketler İle Bu Şirketlerin Kurulca Listeye Alınmalarına İlişkin Esaslar Hakkındaki Tebliğin "Sorumluluk" başlıklı 10. maddesi ve sözleşme hükümleri gereği hatalı ve hukuka aykırı değerleme nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketi ise mesleki sorumluluk sigorta poliçesi ile gerçeğe aykırı değer takdiri yapılması yada gerçeği etkileyecek bilginin verilmemesinden ötürü doğacak zarar sorumluluğunu kabul ettiğinden poliçe gereğince oluşan zarardan sorumlu olduğunu belirterek söz konusu taşınmazlar alacağına mahsuben müvekkili banka tarafından satın alınmış olsa da, Dörtyol İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/19 Esas sayılı dosyası ile ihalenin feshi davası açıldığından satış işlemlerinin kesinleşmesi neticesinde oluşacak zarar sebebiyle talep, dava ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile, şimdilik 2.000.000,00 TL bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Gayrimenkul Değerleme A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı banka arasında akdedilen 31/01/2011 tarihli ekspertiz (değerleme) hizmet sözleşmesi çerçevesinde müvekkili tarafından davacıya gayrimenkul değerleme hizmetlerinin sunulmaya başlandığını, bu hizmetlerin sunulması için de müvekkilinin, diğer davalı ...ile 07/02/2011 yürürlük tarihli ekspertiz hizmet sözleşmesi akdettiğini, sözleşme ile davalı ...ve müvekkilinin Hatay ili sınırları içerisinde yaklaşık 300 adet gayrimenkul değerleme raporunu birlikte hazırladığını, müvekkilinin değerleme uzmanının seçimi ve görevlendirmesinde kendisinden beklenen özen, dikkat ve basireti yerine getirdiğini, zira davalı Koray Tanın'ın 4 yıllık üniversite mezunu bir mimar olduğu, uzun yıllar TMMO'nun İskenderun Şubesi'nde yöneticilik yaptığını ve halen de yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığını, gerekli deneyim ve birikime sahip olduğunu, müvekkili tarafından davacı bankaya Hatay ilinde 2011 ve 2012 yıllarında 340 adet değerleme raporu hazırlandığını, bunun 283 tanesinin ...tarafından düzenlendiğini, bu raporlara ilişkin davacı tarafından müvekkiline yöneltilen herhangi bir eleştiri, şikayet veya talep bulunmadığını, ...tarafından hazırlanan dava konusu raporların müvekkili şirket personeli olan Jeoloji Mühendisi ... tarafından kontrol edilerek ve müvekkili şirketin ortağı İnşaat Mühendisi ve SPK Lisanslı Değerleme Uzmanı ...i tarafından onaylanarak davacıya sunulduğunu, değerleme raporlarının hem ilgili meslek ilke ve kurallarına hem de sözlesme ve konuya ilişkin mevzuat hükümlerine uygun olarak hazırlandığını, konu parsellerin değerlemesi yapılırken emsal karşılaştırma yönteminin kullanıldığını, işbu davada gerekli dava şartlarının oluşmadığını, zira davanın ikamesi için öncelikle gerçek bir zararının oluşmuş olması şartının bulunduğunu, davacının taşınmazların cebri icra ile satılması neticesinde değerleme raporunda belirlenen değerlerdin daha düşük bedel elde etmesinin yeterli olmadığını, bu nedenle davacının, kredi borçlusu müşterisinden başka ne tür teminatlar aldığı, bu teminatların ekonomik değerinin ne olduğu, cebri icranın ne aşamada olduğu, cebri icra dosyasının semeresiz kalıp kalmadığı ve kredi borçlusu hakkında aciz vesikası veya rehin açığı belgesi alınıp alınmadığının belli olmadığını, ayrıca henüz söz konusu gayrimenkullerin satışının dahi gerçekleşmediğini, müvekkilinin değerleme raporları ile ne bu gayrimenkullerin değerinin her zaman aynı veya daha fazla bir bedel olacağını, ne de bu değerin, borç ödemeden acze düşmüş bir malik tarafından veya cebri icra yoluyla yapılacak tasfiye satışlarında aynı değeri taşıyacağını belirtmediğini, değerleme raporlarının hazırlanmasından sonra Hatay ilinin sınır olduğu Suriye'de iç savaş çıkması sonucunda resmi rakamlara göre 2,4 milyon Suriyeli mültecinin ülkeye giriş yaptığını, ayrıca iç savaş nedeniyle Suriye ile olan ve ağırlıklı olarak Hatay bölgesinden yürütülen ticaretin durma noktasına geldiğini, değişen bu koşulların değerleme raporlarında yer alan değerleri de olumsuz etkilediğini, sırf teminat gösterilen gayrimenkul değerine bağlı ve dayalı olarak kredi verilmesi söz konusu olmadığı gibi bunun olanaklı da olmadığını, buna rağmen bu şekilde kredi verilmesi söz konusu oldu ise davacının bankacılık mevzuatına aykırı davrandığı gibi kendisine yüklenen basiretli ve özenli davranma yükümlülüğünü de ihlal ettiğini, bu nedenle davacı bankanın kendi kusur ve ihmali nedeniyle uğradığı zararı müvekkiline yükletememesi gerektiğini, davacı tarafından Form ve EVA şirketlerine yaptırılan değerlemelerde ve icra dosyasından yapılan kıymet takdirinde, diğer tüm hususların yanı sıra, mal sahibinin ödeme güçlüğü içerisinde olduğunun ve söz konusu gayrimenkullerin cebri icra yoluyla satışa çıkarılacağının dikkate alındığı ve bu hususun da gayrimenkullerin değerini son derece olumsuz etkileyen bir başka unsur olduğunu belirterek davanın, dava şartı bulunmadığından esasa girilmeden aksi halde esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ...vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile diğer davalı ... Gayrimenkul Değerleme A.Ş. arasında 24/02/2011 tarihinde yürürlüğe giren Ekspertiz Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin kapsamının şirket tarafından incelenmesi talep edilen gayrimenkullerin ve gayrimenkul hükmündeki varlıklar ile makine, tesisat vb. ekspertiz raporlarının işbu sözleşmede belirtilen şartlarda hazırlanması olarak belirlendiğini, müvekkilinin üniversite mezunu bir mimar olduğunu, TMMO'nun İskenderun Temsilciliğinde yöneticilik yaptığını ve halen de yönetim kurulu başkanı olarak görev yapan konusunda gerekli deneyim ve birikime sahip bir kişi olduğunu, eksper olarak rapor hazırlanmasında gerekli dikkat ve özeni göstererek ve tüm verileri araştırarak davalı şirkete sözleşme gereğince hizmet verdiğini, davalı ... Gayrimenkul Değerleme A.Ş.'nin talebi üzerine dava konusu olan 4 adet parsele ilişkin 26/03/2012 tarihli değerleme raporlarının müvekkili tarafından hazırlandığını, davalı şirket personeli olan jeoloji mühendisi ... tarafından kontrol edildiğini ve davalı şirket ortağı inşaat mühendisi ve SPK lisanslı değerleme uzmanı İsmail Kilimci tarafından onaylandığını ve davacı bankaya sunulduğunu, değerleme raporlarının hem ilgili meslek ilke ve kurallarına hem de sözleşme ve konuya ilişkin mevzuat hükümlerine uygun olarak hazırlandığını, taşınmazın değerinin belirlenmesinde; taşınmazın ulaşımı, çevre ile bağlantısı, konumu, manzarası, imar durumu, tapu kayıtları, çap ve proje ile yerinde uygunluğu, takyidatları, yakın çevresindeki yapılaşma, gelişme durumu, civardaki emsal taşınmazların satış değeri, halihazırdaki kullanım şekli, gelir getirme özelliği, maliyeti, ülkenin ekonomik ve sosyal durumu gözönüne alınarak o gün alınıp satılabileceği değerin belirlendiğini, bu nedenle müvekkilinin kastı ve ağır kusuru bunulmadığından davacı bankanın iddia ettiği zarardan da dolayı sorumlu olmadığını, taşınmazların 2013 yılında daha düşük değerlendirilmesinden dolayı müvekkilinin sorumluluğunun düşünülemeyeceğini, Hatay ili Suriye sınırında olup 2013 yılında Suriye iç savaşının olması, özellikle Hatay'a Suriyeli 2 milyonu aşkın mültecilerin gelmesi, Suriye ile olan ekonomik ilişkilerin bozulması ve ticaretin durması ile Hatay'da yatırımların durması ve taşınmaz fiyatlarının durması ile gerilemesine sebebiyet verdiğini, ayrıca Mayıs 2013 tarihinde Taksim'de başlayarak tüm yurda yayılan gezi olayları sebebiyle sosyal kaos ortamı da tüm yurtta siyasi ve ekonomik kaygı yarattığından genel olarak bir ekonomik durgunluk ve gerileme başladığı malum ve maruf olup taşınmaz fiyatlarının da gerilediğinin açık olduğunu, müvekkili tüm verileri doğru tespit ettiğinden olayda illiyet bağının bulunmadığını, değerleme raporlarının tarihi 26.03.2012 olup müvekkilinin değerleme raporları ile ne gayrimenkullerin değerinin her zaman aynı veya daha fazla bir bedel olacağını, ne de bu değerlerin, borç ödemeden acze düşmüş bir malik tarafından veya cebri icra yoluyla yapılacak tasfiye satışlarında aynı değeri taşıyacağını belirttiğini, davacı banka tarafından başka değerleme kuruluşundan veya mahkeme ile takip dosyasında düzenlenen raporların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı belli değilken soyut zarar talebinin haksız ve yersiz olduğunu, ayrıca yargı mercilerince taşınmaz fiyatının, özellikle tarla vasıflı taşınmazların ürün üzerinden gelir hesabı yapılarak değeri belirlendiğinden taşınmazın ticari ve yatırım amaçlı alım-satım değerini tespit etmekten uzak olduğunu, davacı bankanın, eğer zarar ettiği krediyi sırf ve sadece değerleme raporlarında yer alan değerleri dikkate alarak verdi ise, hem bankacılık mevzuatına aykırı davrandığını, hem de kendisine yüklenen basiretli ve özenli davranma yükümlülüğünü ihlal ettiğini, bu nedenle gerek davacı bankanın krediyi kullandırmadaki kusuru gerekse kredinin geri dönüşü için gerekli tüm işlemleri icra edip etmediği araştırıldığında iddia edilen zararının olmadığının belirleneceğini, uygulamada bankaların, batık kredilerin icra takip dosyalarını varlık yönetim şirketlerine satarak gelir elde ettiğinden ve batık kredilerini tahakkuk eden gelir vergilerinden düştüklerinden herhangi bir şekilde maddi zarara uğramalarının mümkün olmadığını, Borçlar Kanununun gerek sözleşmeden gerekse haksız fiillerden doğan sorumluluk hükümlerine göre müvekkilinin kusurlu ve hukuka aykırı bir fiilinin olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; müvekkili nezdinde mesleki sorumluluk sigortası ile sigortalı olan davalı ... Gayrimenkul Değerleme A.Ş.'nin herhangi bir kusuru bulunmadığına kanaat getirilmesi halinde işbu davanın müvekkili şirket yönünden de reddi gerektiğini, bu davanın ikame edilmesi neticesinde müvekkili tarafından dava dışı ... Gayrimenkul Değerleme şirketine ekspertiz incelemesi yaptırılarak uyuşmazlık konusu gayrimenkullerin 2012 tarihindeki rayiç bedellerinin tespit ettirildiğini, bu bedeller ile sigortalı ... tarafından değerleme raporlarında tespit edilen bedeller arasında fahiş farklılık olduğunu, bunun ise ancak kasten yapılabileceğini, zira değerleme raporlarını düzenleyen uzmanın işinde ehil olduğu varsayıldığında bu kadar fahiş farklılığı içeren bir hatanın bilmeden, farkında olmadan, yanılarak değil ancak ve ancak kasten yapılabileceğini, bu nedenle sigortalının veyahut eylemlerinden sorumlu oldukları kişilerin kasten işledikleri eylemleri nedeniyle bir zarar doğması halinin poliçe ve TTK uyarınca teminat dışı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sigortalının kusurlu olduğu ve uyuşmazlık konusu zararın da poliçe teminatına girdiği kabul edilse bile, poliçe üst limiti olay başına 500.000,00 TL olduğunu ve her bir hasarda uygulanmak üzere 10.000,00 TL muafiyetin bulunduğunu, davacı dört adet taşınmazın değerlemesi neticesinde zarara uğradığından bahisle müvekkilinden 2.000.000,00 TL talep etmiş ise de, dört gayrimenkul üzerinde yapılan değerleme aynı kredi için yapıldığından poliçenin 3. maddesinin "a" bendi uyarınca müvekkili açısından işbu uyuşmazlığın tek bir olay olduğunu, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunun en fazla 500.000,00 TL olacağını, 10.000,00 TL muafiyet bulunduğundan gerçek zarar miktarının 10.000,00 TL'sinden de müvekkilinin sorumlu olmayacağını, davacının, uğradığı zararı belgeleri ile ispatlayamadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, uyuşmazlık konusu raporun içeriğinin hatalı olduğu düşünelecek olsa dahi bu durumun davacının verdiği kredi ile krediye dayanak gösterilen teminatlar üzerindeki gözetim ve denetim yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını ve davacının kendi kusurlu eylemi ile uğradığını iddia ettiği zarar miktarını arttırdığını, Bankacılık Kanunu uyarınca verilecek krediler üzerinde tam ve tek takdir yetkisi bankaya ait olduğu gibi, verilen kredilere gösterilen teminatların niteliğini, değerini, miktarını tayin etme, değerlendirme, denetleme hakkının da davacıda olduğunu, davacıya sunulan değerleme raporunun görüş niteliğinde olduğunu ve bankayı bağlayıcı hiçbir özelliğinin bulunmadığını, davacı, basiretli tacir gibi davranıp kredi borçlusu hakkında gerekli kredibilite ve risk analizini yapsaydı daha az kredi kullandırabileceğini veyahut hiç kredi kullandırmama yoluna gidebileceğini, uyuşmazlık konusu değerleme raporunda iki gayrimenkul için 18.00.000,00 TL değer biçilmişken, davacı tarafından rapora konu gayrimenkuller üzerine bu bedel üzerinden değil 19.000.000,00 USD bedel üzerinden ipotek tesis edildiğini, buna göre davacı BDDK düzenlemesine (BDDK'nın 31.12.2010 tarih ve 2010/45 sayılı açıklaması) uymayarak basiretli tacir gibi davranmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ancak dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini, ayrıca talep edilen en yüksek banka mevduat faizi fahiş olup kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; 6098 sayılı TBK'nun 114. maddesinin yollaması ile sözleşme hükümlerine dayalı tazminat istemlerinde uygulanması gereken aynı Kanunun 49. maddesi hükmünde yer alan haksız eylem sorumluluğunda zararın ve zarar ile sorumlu arasındaki nedensellik bağının kanıtlanması gerektiği, kredinin tahsis ve kullandırımında teamül olarak çok sayıda kriterin esas alındığı, müşterinin tecrübesi, bilançosu, öz kaynakları, borçları, ödeme gücü, kredi değerliliği vs. gibi çok sayıda kriterin olumlu çıkması halinde kredi tahsis ve kullandırımının yapıldığı, somut olayda davacı banka, dava dışı borçlu şirkete 7.634.126,00 USD tutarında döviz kredisi açarak kullandırdığı, kredinin tek dayanağı gayrimenkul ekspertiz raporu olmadığından ve davalı şirket ile onun çözüm ortağı olan gerçek kişinin dikkat ve özensizliğinin, kusurlu davranışının ispatlanamaması karşısında sorumluluklarından bahsedilemeyeceği, kaldı ki asıl borçlu şirket ve kefilleri hakkındaki ilamsız icra takiplerinin devam ettiği, diğer bir deyişle işbu dava tarihi itibari ile değerlemeye dayanılarak konulan ipotek haricinde asıl borçlu ve kefillerden ve varsa diğer teminatlardan tahsil kabiliyetinin olmadığının da henüz ispatlanamadığı gerekçelerine istinaden davanın reddine dair karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; gerek yargı mercilerinden alınan bilirkişi raporları (icra müdürlükleri ve icra hukuk mahkemeleri) gerekse BDDK ve SPK tarafından yetkilendirilmiş lisanslı gayrimenkul değerleme şirketleri tarafından yaptırılan ekspertiz raporları arasında değer farkı bulunmasına rağmen, bu farklılık makul sayılabilecek miktarda olup raporların değer farkına rağmen bir uyum içerisinde olduğunu, davalı ... Gayrimenkul Değerleme A.Ş. tarafından hazırlanan raporda ise diğer raporlara kıyasla fahiş miktarda fark bulunduğunu, bunun ise davalı şirketin ve eksperin kusuruna dayandığını, davalılar ... Gayrimenkul Değerleme A.Ş. ve Koray Tanın'ın, hazırlanan ekspertiz raporu ile taşınmazlara gerçeğe aykırı ve oldukça yüksek miktarda değer tespit ederek müvekkili bankanın yüksek miktarda kredi kullandırmasına rağmen yetersiz teminat almasına ve bu nedenle zarara uğramasına neden olduğunu, kredi tahsis ve kullandırımında çok sayıda kriter esas alınmakla birlikte, bunların en önemlisinin kredinin teminatı olduğunu, kullandırılacak kredi miktarının da, teminata bağlı olarak tespit edildiğini, ipotek alınacak taşınmazın değeri ve bu değeri gösteren ekspertiz raporunun kredilendirme sürecinde oldukça öneme sahip olup kredinin asli unsurlarından biri olduğunu, müvekkili bankanın davalı tarafça yapılan değerleme raporuna güvenerek ve bu raporu baz alarak kredilendirme işlemini yaptığını, taşınmazların gerçek değeri biliniyor olsaydı, kullandırılacak kredi miktarının da buna göre tespit edilecek yada ek teminat istenecek olduğunu, taşınmazlara gerçek değerinin oldukça üstünde değer tespit edildiğinin ispatlandığını, zira alınan bilirkişi raporunda taşınmazların değerleme tarihindeki değerinin 4.133.751,20 TL olarak tespit edildiğini, buna göre davalıların kusurlu olduğunun ortada olduğunu, kredi kullandırımına esas alınan ekpsertiz raporunun taşınmazların gerçek değerini yansıtmaması nedeniyle müvekkili banka zararının kredinin kullandırıldığı an zaten doğmuş olduğunu, bu nedenle zarar zaten doğmuş olduğundan hukuki takip sürecinin devam ediyor olması, yapılan icra takipleri kapsamında rehin açığı belgesi yada aciz vesikası alınamamış olması yada kefiller hakkındaki takiplerin devam ediyor olmasının zararın tespitine engel olmadığını, davalı ... Gayrimenkul Değerleme A.Ş.'nin gerçeğe aykırı değer belirlemesi nedeniyle ortaya çıkan müvekkilinin zararından davalı sigorta şirketinin hem poliçe hem de TTK hükümleri uyarınca sorumlu olduğunu, 4 ayrı taşınmaza ilişkin değerleme yapılmasının talep edilmesi sebebiyle her taşınmaza ilişkin ayrı bir zarar doğduğunu ve 4 farklı rizikonun mevcut olduğunu, bu nedenle davalı sigorta şirketinin toplamda 2.000.000,00 TL'den sorumlu olduğunu, hükme esas alınan 11/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda hatalı ve çelişkili değerlendirmeler mevcut olduğunu, zira taşınmazların değer tespiti için Dörtyol 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/40 Tal. sayılı dosyasından alınan raporda taşınmazlara 13.770.000,00 TL değer biçildiğini, müvekkilince bu rapora itiraz etmeleri sonrasında alınan raporda ise taşınmazların değeri 4.133.751,20 TL olarak tespit edilmişken hükme esas alınan 11/03/2021 tarihli raporda zarar tespiti açısından itiraza uğramış olan 13.700.000,00 TL değer tespitini içerir raporun dikkate alınarak değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, ayrıca rapora yönelik itirazlarının hiçbirinin değerlendirilmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalılar ... Gayrimenkul Değerleme A.Ş. ve ...vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, gayrimenkul değerleme hizmet sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Davacı banka ile davalı ... Gayrimenkul Değerleme AŞ arasında taşınır ve taşınmazların ekspertizinin yapılmasına yönelik 31/01/2011 tarihli Ekspertiz (Değerleme) Hizmet Sözleşmesi akdedilmiştir.Davalı ... Gayrimenkul Değerleme AŞ ile davalı ...arasında ise, 24/02/2011 tarihinde yürürlüğe gireceği kararlaştırılan Ekspertiz Hizmet Sözleşmesi akdedilmiş olup buna göre şirket tarafından incelenmesi talep edilen tüm gayrimenkuller ve gayrimenkul hükmündeki varlıklar ile makine, tesisat vb. ekspertiz raporlarının sözleşmede belirtilen şartlarda hazırlanması kararlaştırılmıştır.Davalı ... Gayrimenkul Değerleme AŞ ile davalı ... Sigorta Şirketi arasında 08/05/2013-08/05/2014 tarihleri arasında geçerli mesleki sorumluluk sigorta poliçesi akdedilmiş olup buna göre sigortalının hazırladığı değerleme raporlarında gerçeğe aykırı bir değer takdiri yapılması yada değeri etkileyecek bir bilginin verilmemesinden ötürü doğacak zararlardan kaynaklı 3. kişiler tarafından ileri sürülecek tazminat talepleri teminat altına alınmıştır.Davacı bankanın Trabzon şubesi ile ... Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 24/04/2012 tarihli, 13.000.000,00 USD bedelli kredi genel sözleşmesi akdedildiği, yine davacı bankanın Trabzon şubesi ile ... Sebze Meyve Komisyonculuğu Nakliyat Ambalaj San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 24/04/2012 tarihli, 13.000.000,00 USD bedelli kredi genel sözleşmesi akdedilmiştir. Kredilerin teminatı olmak üzere davacı banka lehine Özerli Mah. Hamamcık Mevkii Dörtyol/Hatay adresinde bulunan ... Ada, 45 Parsel sayılı 8.487,73 m2 yözölçümlü taşınmaz üzerine 24/04/2012 tarihinde 3.000.000,00 USD bedelli; Özerli Mah. Kilisecik Mevkii Dörtyol/Hatay adresinde bulunan... Ada, 9 Parsel sayılı 5.805 m2 yüzölçümlü taşınmaz üzerine 24/04/2012 tarihinde 3.000.000,00 USD bedelli; Yakacık Mah. Siviş Mevkii Payas/Hatay adresinde bulunan ... Parsel sayılı 15.000 m2 yüzölçümlü taşınmaz üzerine 24/04/2012 tarihinde 3.000.000,00 USD bedelli; Özerli Mah. Yassıhümbek Mevkii Dörtyol/Hatay adresinde bulunan ... Parsel sayılı, 30.402,64 m2 yözölçümlü taşınmaz üzerine 21/05/2012 tarihinde 10.000.000,00 USD bedelli ipotek (tapu kayıt bilgilerine göre) tesis edilmiştir.Davacı bankanın teminat olarak belirlediği taşınmazlar için davalı ... Gayrimenkul Değerleme AŞ tarafından davalı Koray Tanın'a yaptırılan değerleme neticesinde 26/03/2012 tarihli gayrimenkul değerleme raporu düzenlenmiştir. Buna göre, 170 Ada, 83 Parsel sayılı, 30.402,64 m2 yözölçümlü taşınmazın değeri 10.000.000,00 TL; ... Ada, 16 Parsel sayılı, 8.487,70 m2 yözölçümlü taşınmazın değeri 3.000.000,00 TL; ... Parsel sayılı, 15.000 m2 yözölçümlü taşınmazın değeri 3.000.000,00 TL; ... Ada, 9 Parsel sayılı, 5.805 m2 yözölçümlü taşınmazın değeri 2.000.000,00 TL olarak belirlenmiştir.Davacı banka tarafından davalı ... Sebze Meyve Komisyonculuğu Nakliyat Ambalaj San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye karşı Samsun 7. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra dosyası ile 25/09/2013 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatılarak 7.894.572,02 USD asıl alacak, 119.106,85 USD faiz ve 5.955,34 USD BSMV olmak üzere toplam 8.019.634,21 USD'nin tahsili talep edilmiştir. Bu icra dosyasından yazılan talimat üzerine Dörtyol İcra Dairesinin 2013/853 Talimat sayılı dosyasından ipotekli taşınmazların kıymet takdirlerinin yapılması amacıyla rapor alınmıştır. Buna göre 06/12/2013 ve 11/12/2013 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, ... Ada, 45 Parsel sayılı, 8.487,73 m2 yözölçümlü taşınmazın değeri 424.371,50 TL; ... Ada, 9 Parsel sayılı, 5.805 m2 yözölçümlü taşınmazın değeri 290.250,00 TL; ... Parsel sayılı, 15.000 m2 yözölçümlü taşınmazın değeri 600.000,00 TL; 170 Ada, 83 Parsel sayılı, 30.402,64 m2 yözölçümlü taşınmazın değeri 1.590.132,00 TL olarak tespit edilmiştir. Yapılan kıymet takdirine itiraz edilmesi üzerine bilirkişi heyetinden alınan rapor neticesinde Dörtyol İcra Hukuk Mahkemesinin 15/07/2014 tarih ve 2013/211 Esas 2014/168 Karar sayılı kararı ile, ... Ada, 45 Parsel sayılı taşınmazın değerinin 534.726,99 TL; ... Ada, 9 Parsel sayılı taşınmazın değerinin 365.715,00 TL; ... Parsel sayılı taşınmazın değerinin 756.000,00 TL; 170 Ada, 83 Parsel sayılı taşınmazın 1/2 oranındaki her bir hissesinin değerinin 957.683,16 TL olduğunun tespit ve kabulüne karar verilmiştir. Tespit edilen bu değerler üzerinden talimat icra dosyasından açık artırmaya çıkan ipotekli taşınmazlar alacağına mahsuben davacı bankaya ihale edilmiştir. İhalenin feshine ilişkin açılan dava neticesinde Dörtyol 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/12/2015 tarih ve 2015/19 Esas 2015/361 Karar sayılı kararı ile, davanın kısmen kabulüne, 170 Ada, 83 Parsel sayılı taşınmaza ilişkin ihalenin feshine, diğer taşınmazlara ilişkin açılan davanın ise reddine karar verilmiştir. Temyiz edilen kararın, Yargıtay 12 HD'nin 25/04/2016 tarih ve 2016/7233 Esas 2016/12104 Karar sayılı ilamı ile, feshedilmeyen diğer taşınmaz ihalelerinin de feshine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir. Dörtyol 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09/01/2018 tarih ve 2017/95 Esas 2018/8 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve Dörtyol İcra Dairesinin 2013/853 Talimat sayılı dosyasında 09/02/2015 tarihinde yapılan ihalenin feshine karar verilmiştir (Karar Yargıtay 12 HD'nin 17/09/2018 tarih ve 2018/8689 Esas 2018/8152 Karar sayılı ilamı ile onanmıştır). İhalenin feshinden sonra bahsi geçen taşınmazların satılması amacıyla 09/01/2018 tarihinde talimat yazılması üzerine Dörtyol İcra Dairesinin 2018/147 Talimat sayılı dosyasından ipotekli taşınmazların kıymet takdirlerinin yapılması amacıyla rapor alınmış olup buna göre 05/03/2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, ... Ada, 45 Parsel sayılı taşınmazın değeri 509.264,00 TL; ... Ada, 9 Parsel sayılı taşınmazın değeri 279.675,00 TL; ... Parsel sayılı taşınmazın değeri 825.000,00 TL; 170 Ada, 83 Parsel sayılı taşınmazın değeri 1.837.769,57 TL olarak tespit edilmiştir. Kıymet takdirine itiraz üzerine açılan dava neticesinde Dörtyol İcra Hukuk Mahkemesinin 12/04/2019 tarih ve 2018/198 Esas 2019/104 Karar sayılı kararı ile, ... Ada, 45 Parsel sayılı taşınmazın değerinin 679.018,40 TL; ... Ada, 9 Parsel sayılı taşınmazın değerinin 465.000,00 TL; ... Parsel sayılı taşınmazın değerinin 1.200.000,00 TL; 170 Ada, 83 Parsel sayılı taşınmazın değerinin -üzerindeki ağaç, depo ve ev ile birlikte- 2.520.000,00 TL olduğunun tespit ve kabulüne dair kesin olarak karar verilmiştir. Davacı banka vekilinin beyanına göre, Dörtyol İcra Dairesinin 2019/608 Talimat sayılı dosyasından yapılan 10/09/2019 tarihli ihale ile ... Ada, 45 Parsel ve... Ada, 9 Parsel sayılı taşınmazların toplam 1.200.000,00 TL bedelle alacağa mahsuben müvekkili bankaya ihale edildiği ve tescil işleminin yapıldığı belirtilmiştir.Mahkemece taşınmazların değerinin tespiti amacıyla talimat yazılmış olup taşınmazlar üzerinde icra edilen keşif neticesinde düzenlenip Dörtyol 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/40 Talimat sayılı dosyasına sunulan bilirkişi heyeti raporunda taşınmazların 26/03/2012 yılı itibariyle değerleri tespit edilmiştir. Buna göre ... Ada, 45 Parsel sayılı taşınmazın değeri 2.350.000,00 TL; ... Ada, 9 Parsel sayılı taşınmazın değeri 1.600.000,00 TL; ... Parsel sayılı taşınmazın değeri 2.250.000,00 TL; 170 Ada, 83 Parsel sayılı taşınmazın değeri (üzerindeki depo ile) 7.570.000,00 TL olarak tespit edilmiştir.Talimat mahkemesinden alınan bilirkişi raporu, ekspertiz raporu, hasar dosyası, dosyaya celp olunan belge ve bilgiler, tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle davaya konu taşınmazların ekspertiz tarihindeki yapılan değerlerinin o tarihteki günün şartlarına ve değerleme şartlarına uygun olup olmadığı, değerleme konusunda eksperin herhangi bir kusurunun bulunup bulunmadığı, davacının bu nedenle herhangi bir zararının oluşup oluşmadığı ile var ise eksper tarihi ve dava tarihi itibari ile zarar miktarlarının tespitine ilişkin Mahkemece 5 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiştir.5 kişilik bilirkişi heyeti tarafından sunulan raporda; dava tarihi itibariyle olumsuz ekonomik gelişmeler, Irak ve Suriye'de gelişen olumsuzluklara bağlı olarak artan jeopolitik/ekonomik riskler ve öngörülemeyen diğer olumlu-olumsuz gelişmeler gözönünde bulundurularak dosya kapsamında yer alan tüm bilgi ve belgeler dikkate alındığında ... Ada, 45 Parsel sayılı taşınmazın 2012 yılındaki m2 değerinin 80,00 TL ve güncel değerinin (2018) 300,00 TL; ... Ada, 9 Parsel sayılı taşınmazın 2012 yılındaki m2 değerinin 60,00 TL ve güncel değerinin 280,00 TL; ... Parsel sayılı taşınmazın 2012 yılındaki m2 değerinin 45,00 TL ve güncel değerinin 150,00 TL; 170 Ada, 83 Parsel sayılı taşınmazın 2012 yılındaki m2 değerinin 80,00 TL ve güncel değerinin 250,00 TL olarak tespit edildiği, ayrıca davacının alacağına konu genel kredi sözleşmesi ile bu sözleşme kapsamında kredi borçlusu şirket tarafından hesap kat tarihine kadar yaptığı ödemelere ilişkin kayıtlar ile genel kredi sözleşmesine ve ipoteklere ilişkin girişilen icra takip dosyalarının sunulması akabinde gerekli inceleme ve değerlendirmenin yapılabileceği bildirilmiştir. Aynı bilirkişi heyeti tarafından sonradan sunulan ek raporda önceki raporlarındaki görüşlerinde bir değişiklik olmadığı belirtilmiştir. Ayrıca aynı bilirkişi heyeti tarafından daha sonra sunulan ek raporda ise, davacının kredilerden kaynaklı bakiye alacağının takip tarihi itibariyle 16.048.090,00 TL olduğu, heyetleri tarafından taşınmazların satış tarihi itibariyle değerlerinin toplamda 4.133.720,00 TL olarak belirlendiği dikkate alındığında davacının 11.931.370,00 TL kadar zarara uğradığının değerlendirildiği, ayrıca davalı ... Gayrimenkul Değerleme A.Ş.'nin kusurunun, kasti eyleminin olup olmadığı ve davacının zararının oluşumunda müterafik kusurunun olup olmadığının konusunda uzman bankacı değerleme uzmanı ve bankacılık kredi mevzuatında uzman bilirkişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.Bankacılık alanında 2 ayrı bilirkişinin mevcut heyete dahil edilmesi suretiyle aldırılan 11/03/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; şirket ve müteselsil kefiller hakkında ilamsız icra takipleri dahil hukuki sürecin devam ettiği, tüm hukuki sürecin sonunda alınması gereken rehin açığı belgesi yada borç ödemeden aciz vesikasının alınmış olduğuna dair herhangi bir belgenin dosya kapsamına sunulmadığı, davacı bankanın ekspertiz değerlerini dikkate alarak kullandırdığı 7.634.126,00 USD kredinin %250 fazlası üzerinden taşınmazlar üzerine toplam 19.000.000,00 USD ipotek tesis ettiği, taşınmazların ise ekspertiz raporunda değerlerinin toplamının 18.000.000,00 TL tespit edildiği, ancak davalı şirketin USD cinsinden ipotek alınmasına dair herhangi bir değerlendirme ve tavsiyesinin bulunmadığı, ayrıca Mahkemece talimat yolu ile aldırılan bilirkişi raporunda taşınmazların toplam değerinin 13.700.000,00 TL tespit edildiği, bu bedel ile eksper raporu ile tespit edilen bedel arasında 4.300.000,00 TL fark bulunduğu, bunun da %23,8'e tekabül ettiği, buna göre arada son derece yüksek bir farkın bulunmadığı, kredi tahsis ve kullandırımında teamül olarak çok sayıda kriterin esas alındığı, bu nedenle maddi teminat teşkil eden taşınmazların değerlerinin esas alınması gibi tek bir kriterden söz edilemeyeceği, davacı banka tarafından kullandırılan kredinin bankanın iç organizasyon yapısı kredi sürecine uygun şekilde, tamamen banka yönetim kurulunun takdiri ile açılıp kullandırıldığı, bu nedenle bankanın ileri sürdüğü gibi kredi tahsis ve kullandırımını değerleme raporuna bağlamanın Bankacılık Kanunu ile bankacılık usul ve teamüllerine uygun düşmediğini, gayrimenkul değerleme şirketinin Bankacılık Kanununa göre bir destek kuruluşu olduğu ve bankaya verdiği hizmetin icrasında dikkat ve özensizliği, kusurlu davranışı bulunması sonucunda bankaya bir zarar verilmesi şartıyla sorumluluğunun doğacağı, ancak bu yönde bir delilin davacı banka tarafından ortaya konulamadığı, kredinin hukuki takip sürecinin devam ettiği, rehin açığı belgesi ve borç ödemeden aciz vesikasının alınmadığı, bu nedenle tazminatın koşullarından olan hukuka aykırı bir davranış, kusur, zarar ve illiyet bağının oluştuğundan söz edilemeyeceği, tazminata ilişkin koşulların oluşmaması karşısında ... Gayrimenkul Değerleme A.Ş'nin kusurundan doğacak zararlara karşı davalı sigorta şirketinin tazmin koşulunun da oluşmadığı bildirilmiştir."...Banka, hatalı ekspertiz raporu nedeniyle uğradığı zararı, davalıdan eksperden talep edebilmesi için öncelikle teminat olarak alınan ipoteği paraya çevirmesi ve satıştan sonra ödenmeyen bir alacağının kalması halinde bunun için kesin veya geçici rehin açığı belgesi (İİK m.152, 150/f) alınması, ayrıca asıl borçlu hakkında tüm takip yolları tüketilmesine rağmen, tahsil edilemeyen bakiye alacak için aciz vesikası alınması (İİK m.105) zorunludur. Zira ödenmeyen kredi borcunun, rehin paraya çevrilerek veya asıl borçludan tahsili halinde, eldeki davanın konusuz kalacağı açıktır. Bu nedenle, asıl borçlu hakkında aciz vesikası ve rehin açığı belgesi alındıktan sonra eldeki davaya devam edilmesinde davacının hukuki yararının olduğu kabul edilmelidir. Buna göre, mahkemenin davacı tarafa asıl borçlu hakkında varsa rehin açığı belgesi ve aciz vesikası sunulması için uygun mehil verilmesi, bakiye alacağın kalması halinde eldeki davaya devam edilmesi gerekirken aksine düşünce ile davaya devam edilerek yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir..." (Yargıtay 13. HD'nin 2019/1325 Esas 2019/3912 Karar sayılı ilamı)."...Dava, davacı bankanın dava dışı ...’e kullandırdığı/kullandıracağı krediye/kredilere teminat olarak üzerine ipotek tesis ettirdiği taşınmazların değerinin davalı tarafından eksik tespit edildiği, bu sebeple dava dışı ...’e fazla kredi kullandırıldığı iddiasına dayalı açılan alacak davasıdır. Somut uyuşmazlıkta, davacı bankanın davalıdan iddia ettiği alacağını talep edebilmesi için ilk aşamada taraflar arasındaki sözleşmeden bağımsız olarak alacağını tahsil etmek için tüm yolları tüketmesi ve ancak yine de alacağını tahsil edememesi gerekmektedir. Başka bir deyişle davacı banka, alacağını tahsil edebilmek için kredi müşterisine, her tür şahsi ve ayni teminatlara başvurmalı, buna rağmen alacağını tahsil edemezse davalıdan talepte bulunmalıdır. Bu durumda mahkemece davacı bankanın alacağını tahsil etmek için tüm yolları tüketip tüketmediği araştırılıp sonucuna göre eldeki davanın erken açılan bir dava olup olmadığı değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir..." (Yargıtay 11. HD'nin 2020/6855 Esas 2022/4075 Karar sayılı ilamı).Davalı ...ile davalı ... Gayrimenkul Değerleme AŞ yetkilileri hakkında açılan kamu davasında Trabzon Ağır Ceza Mahkemesinin 27/02/2020 tarih ve 2018/369 Esas 2020/156 Karar sayılı kararı ile, nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurları oluşmadığından CMK'nun 223/2-a ve özel belgede sahtecilik suçunu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından CMK'nun 223/2-e maddeleri uyarınca sanıkların beraatine karar verilmiş olup Trabzon Bölge Adliye Mahkemesinin 27/01/2021 tarih ve 2020/1662 Esas 2021/115 Karar sayılı kararı ile karara yönelik istinaf başvurularının kesin olarak reddine karar verilmiştir.Somut uyuşmazlıkta, davalı ... Gayrimenkul Değerleme AŞ tarafından davalı ...'a yaptırılan değerleme neticesinde hazırlanan 26/03/2012 tarihli gayrimenkul değerleme raporu ile davacı bankanın teminat olarak belirlediği taşınmazların değeri toplam 18.000.000,00 TL olarak tespit edilmiştir. Dosya kapsamında yer alan gayrimenkul değerleme ve danışmanlık şirketleri tarafından tanzim edilen raporlar, icra dosyasında alınan kıymet takdir raporları ve kıymet takdirine itiraz üzerine İcra Hukuk Mahkemelerince aldırılan bilirkişi raporları ile söz konusu taşınmazların tespit edilen değerleri aynı olmasa da birbirine yakın olup bu değerler davalı tarafından tanzim edilen rapor ile tespit edilen değerin büyük ölçüde altındadır. Davalı tarafından tanzim edilen raporda tespit edilen değere en yakın değer ise Mahkemece aldırılan talimat raporu ile tespit edilmiş olup talimat raporunda söz konusu taşınmazların değeri toplam 13.770.000,00 TL olarak tespit edilmiştir.Somut olayda, davacı banka, dava dışı şirketlere kullandırdığı kredinin teminatını teşkil etmek üzere bahsi geçen taşınmazlar üzerine davalı tarafından değerlerinin tespit edilmesinden sonra ipotek tesis ettirmiştir. Akabinde davacı banka tarafından Samsun 7. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra dosyası ile 25/09/2013 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatılmış olup taşınmazların satılmasına yönelik ihale süreci devam ederken 15/04/2015 tarihinde işbu eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Oysa davacı banka, kullandırdığı kredilerin teminatı olan ve üzerine ipotek tesis edilen taşınmazların değerinin eksik tespit edildiği ve fazla kredi kullandırdığından bahisle zarara uğradığı iddiasıyla işbu davayı açmış olup yukarıda belirtilen Yargıtay kararlarında da açıklandığı üzere, davacının tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle teminat olarak alınan ipotekleri paraya çevirmesi ve satıştan sonra ödenmeyen bir alacağının kalması halinde bunun için kesin veya geçici rehin açığı belgesi alması, ayrıca asıl borçlu hakkında tüm takip yolları tüketilmesine rağmen tahsil edilemeyen bakiye alacak için aciz vesikası alması zorunludur. Davacı bankanın kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağının asıl sorumlusu kredinin borçlusu olup davacı zararının, davalı yönüyle banka alacağının kredi borçlusundan tahsil olanağının kalmaması halinde doğduğunun kabulü gerekir. Ancak dosya kapsamından, davacı tarafından bahsi geçen rehin açığı belgesi ve borç ödemeden aciz vesikası sunulmadığı gibi davacı bankanın alacağını tahsil edebilmek için tüm yolları tüketmediği, zaten işbu davanın da alacağın tahsiline yönelik başvurulan icra süreci devam ederken açıldığı anlaşılmakla Mahkemece tesis edilen karar isabetli olup davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/397 Esas, 2021/705 Karar sayılı ve 18/11/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.20/11/2025