T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1975 - 2025/2271 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1975 KARAR NO : 2025/2271 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/07/2022 NUMARASI : 2020/350 E. - 2022/231 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1975 - 2025/2271 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1975 KARAR NO : 2025/2271 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/07/2022 NUMARASI : 2020/350 E. - 2022/231 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/07/2022 tarih ve 2020/350 E. - 2022/231 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin tüketim ürünleri alanında, 70 yılı aşkın süredir ürün ve kategorilerde tüketicilerin ihtiyaçlarını karşıladığını, Türkiye pazarındaki "Reklamcılık, Pazarlama ve Temizlik amaçlı maddeler" kategorisinin öncülerinden ve pazar liderlerinden olduğunu, müvekkiline ait "..." ibaresini içeren markaların temizlik amaçlı madde ürünleri kalite ve güvenilirlikleriyle tüketiciler nezdinde tanınmışlık kazandığını, davalı Şirketin 16. sınıfta “...” ibareli 2019/91980 sayılı marka başvurusu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, müvekkilinin ... markasını 2013 yılından beri aralıksız kullandığını, taraf markalarının benzer olduğunu, kelime yanında sınıf benzerliğinin de bulunduğunu, markanın ilk dört harfinin aynı olduğunu, müvekkilinin marka değerinden haksız yararlanılacağını, davalının müvekkili markasını bilmemesinin mümkün olmadığını, davalının başvurusunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 18.09.2020 tarihli ve 2020-M-8184 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, taraf markaları arasında ilişkilendirme de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacının tanınmışlık düzeyine ilişkin iddiaları bakımından dava konusu marka ile ilgili bir tescil engelinden söz edilemeyeceği, davalı yönünden, davacıyı baskı altında tutma, ona şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olaya ilişkin delil bulunmadığından kötü niyetin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davalı marka başvurusunun, müvekkili adına tescilli markalarla birerbir aynı sınıflarda yapıldığını, davaya konu markanın, müvekkiline ait "...", "... ... şekil" ve "..." ibareli markaları ile markanın esaslı unsuru yönünden birebir aynı olduğunu, markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği şeklindeki gerekçe sebebiyle dava konusu marka ile müvekkili markalarının ortak baskın unsuru "..." ibaresi açısından bir değerlendirilme yapılmamasının, hatalı bir şekilde davanın reddedilmesine sebebiyet verdiğini, dava konusu markanın tüketiciler tarafından müvekkiline ait seri markaların devamı olarak algılanması ihtimalinin olduğunu ve bunun da markaların karıştırılmasına yol açacağını, mahkemenin taraf markalarını kıyaslarken kıstas aldığı tüketici kitlesi olan ortalama tüketici kitlesi bakımından, dava konusu marka ile müvekkili şirket markaları arasında iltibas bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, zira dava konusu başvuruda "..." ibaresinin öne çıkarılmadığı ve bir bütün olarak "..." ibaresinin kullanıldığı, markaları hecelerine bölerek iltibas değerlendirmesi yapılmasının da mümkün olmadığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından, davacı markalarının tanınmış olmalarının da bir tescil engeli yaratmayacağı, dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığının ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/11/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.