T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/419 Esas KARAR NO : 2025/1682 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 13/07/2021 NUMARASI : 2018/607 Esas, 2021/746 Karar DAVANIN KONUSU: TAZMİNAT (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) KARAR TARİHİ: 18/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dav…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/419 Esas KARAR NO : 2025/1682 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 13/07/2021 NUMARASI : 2018/607 Esas, 2021/746 Karar DAVANIN KONUSU: TAZMİNAT (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) KARAR TARİHİ: 18/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline özel işyeri paket sigorta poliçesi ile sigortalanan ... ... ... ve İletişim Hizm. Tic. Ltd. Şti.'nin (... bayii) kiracı olarak faaliyet gösterdiği ve güvenliği davalının çalıştırdığı güvenlik elemanları tarafından sağlanan "Yukarı Dudullu Mah. Bostancı Yolu Cad. Keyap Çarşı Sit. At Blok ... Ümraniye/İstanbul" adresindeki işyerinde 22/08/2016 tarihinde meydana gelen hırsızlık sonucunda çok sayıda cep telefonu, laptop ve tablet bilgisayar çalındığını, müvekkilinin dava konusu olay nedeniyle sigortalısına 25/10/2016 tarihinde 11.458,32 TL ve 17/03/2017 tarihinde 2.328,41 TL olmak üzere toplam 13.786,73 TL ödeme yapmakla zarar sorumlusu olan davalıya rücu hakkının doğduğunu, olayda sigortalı işyerinin de içerisinde bulunduğu ticaret merkezinin güvenliğini sağlamakla yükümlü olan davalı kooperatif yönetiminin gerekli güvenlik önlemlerini almamasından dolayı kusur ve sorumluluğunun bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 13.786,73 TL sigorta tazminatının ödeme tarihi olan 25/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili yasal süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde; müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, zira müvekkili kooperatifin güvenlik görevlileri 50 saniye gibi kısa bir zamanda olay yerine intikal etmiş olsa da, davacının sigortalısının hiçbir önlem almamasından dolayı eylem ve neticesinde zararın gerçekleştiğini, sigortalı dükkanın konumu ve iştigal konusu bir arada değerlendirildiğinde, eksper raporuna da yansıdığı gibi yaptığı işin niteliği de gözetilerek davacının sigortalısının gerekli önlemleri alması lazım iken bu konuda hiç bir önlem almadığının tespit edildiğini, zaten çok kısa bir süre içerisinde ana kapıdan içeriye girilerek hırsızlık fiilinin işlenmiş olmasının bunun en büyük göstergesi olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; hasar miktarının davacı tarafından sigortalısına ödendiği, meydana gelen hırsızlık olayının poliçe tarihleri arasında gerçekleştiği ve hasarın teminat kapsamında olduğu, buna göre davacının aktif dava ehliyetine sahip olduğu, bilirkişi raporunda açıklandığı üzere, olayın oluş şekli, gerçekleşme saati ve süresi, sigortalı yerin site içerisindeki konumu, sitenin etrafının çevrili olması ancak işyeri ile aynı sırada ATM bulunması dolayısıyla yaya kapısından günün her saatinde yaya girişi yapılabildiği göz önüne alındığında dava konusu olay yerinde güvenlik görevlerinin koruma gözetim ve devriye yükümlülüklerinin bulunduğu, görevli olan özel güvenlik görevlilerinin hırsızlık olaylarına karşı suçluları caydırıcı mahiyette etkin görev yapmadıkları ve meydana gelen olaydan ihmal sebebiyle sorumlu oldukları, yine davalı tarafından önceden güvenlik hizmetlerinin iyileştirilmesi için araç, gereç ve personel ihtiyaçlarıyla ilgili tespit ve düzenleme yaptığına dair herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı gözönüne alındığında davalının hırsızlık olayının meydana gelmesinde asli ve % 60 oranında kusurlu olduğu, davacının sigortalısının ise işyeri girişinin zemin katta olması, ATM dolayısıyla yaya kapısından günün her saatinde yaya girişi yapılabildiği halde sigortalı işyeri girişinde kayar kapı ve vitrin camları dışında kepenk, demir parmaklık veya elektrikli panjur bulunmadığı, işyerinde bulunan malzemelerini korumak için gerekli ve yeterli tedbirlerin sigortalı tarafından alınmadığı göz önüne alındığında davacının sigortalısının da tali ve %40 oranında kusurlu olduğu yönünde düzenlenen raporun yeterli görüldüğü, hırsızlık olayı sonucu meydana gelen toplam zararın 13.786,73 TL olduğu, davalının kusuru oranında 8.272,04 TL'den sorumlu olduğu, sigortacının zarar sorumlusuna rücu edebilme tarihi sigorta ettirene ödeme yaptığı tarih olduğundan davacının ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebileceği gerekçelerine istinaden davanın kısmen kabulü ile, 8.272,04 TL'nin, 6.874,99 TL'sine 25/10/2016 ödeme tarihinden, 1.397,04 TL'sine 17/03/2017 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davaya konu zararın meydana gelmesinde dava dışı sigortalının %40 oranında kusurlu olduğuna ilişkin tespit ve değerlendirmelerin hatalı olduğunu, mahkemece rapora karşı yaptıkları itirazlar karşılanmaksızın hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, olayda ticaret merkezinin güvenliğini sağlamakla yükümlü bulunan davalının gerekli güvenlik önlemlerini almadığından dolayı kusur ve sorumluluğunun bulunduğunu sabit olduğunu, sigortalı işyeri telefon ve telefon aksesuarları satan bir mağaza olduğundan teşhir ürünlerin vitrinde sergilenmesi gerektiği nazara alındığında, işyerinin önünde kepenk yada demir parmaklık bulunmadığından bahisle sigortalıya kusur atfedilmesinin isabetsiz olduğunu, sigortalının güvenlik hizmeti alabilmek için davalı site yönetimine her ay belli miktarda aidat ödediğini, güvenlik hizmetinin kusurlu olmasından kaynaklanan bir hasar nedeniyle tekrar sigortalıya kusur atfedilmesinin isabetsiz bir görüş olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; olayın meydana gelmesinde müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, sigortalı dükkanın bankaların olduğu sırada ve ana yola bakan tarafta bulunduğu, davacının sigortalısının dükkanın güvenliğine ilişkin hiç bir tedbir almadığını, dükkanın ana girişinin tamamen cam ve çerçeveden oluştuğunu, güvenlik olarak sadece cam kapının kilidinin bulunduğunu, bunun dışında ilave olarak alınan hiçbir güvenlik önleminin de bulunmadığını, olayın meydana gelmesinde gerekli güvenlik önlemlerini almayan davacının sigortalısının ağır kusurlu olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hatalı olarak müvekkiline %60 oranında kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu, objektif ve somut verilere dayanmaksızın hazırlanan rapora dayalı hüküm kurulduğunu, DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, sigorta poliçesi kapsamında ödenen sigorta tazminatının faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı ... ... ... ve İletişim Hizm. Tic. Ltd. Şti. Arasında 13/02/2016-13/02/2017 tarihleri arasında geçerli ... ... Özel İşyeri Paket Sigorta Poliçesi akdedildiği, riziko adresinin "Yukarı Dudullu Mah., Keyap Cd., ... Apartmanı Bina ... Daire ... Ümraniye/İstanbul" olduğu, sigortalı işyerinin faaliyet konusunun cep telefonu satışı olduğu, 22/08/2016 tarihinde meydana geldiği belirtilen hırsızlık olayı sebebiyle sigortalısının oluşan zararına karşılık davacı tarafından 25/10/2016 tarihinde 11.458,32 TL ve 17/03/2017 tarihinde 2.328,41 TL ödeme yapıldığı ve meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğundan bahisle işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Eksper tarafından düzenlenen 10/03/2017 tarihli raporda; sigortalı işyerinin site içerisinde bitişik nizam konumlu, zemin + 1 normal kat + çatı katlı tam kâgir yapı tarzındaki binanın zemin katında olduğu, sigortalı işyerinde alarm sistemi ve 2 adet iç mekânı 1 adet dış ortamı gözetleyen kamera sistemi bulunduğu, giriş bölümde kayar kapı ve vitrin camları dışında kepenk, demir parmaklık veya elektrikli panjur bulunmadığı, sigortalı işyerinin kayar kapısında kanırtma izlerinin bulunduğu, sigortalı işyerinin aynı sırasında ...ın bulunduğu, ATM'lerden dolayı yaya kapısından günün her saatinde yaya olarak giriş yapılabildiği, muhtemelen bu bölümden de yaya olarak giriş yapılmış olabileceği, sigortalı işyerinin site içerisinde bulunması ve sitenin de güvenliği olması sebebiyle güvenlik zafiyetinin ortaya çıkmış olduğu kanaatinin doğduğu, sitenin güvenlik personeli ile yapılan görüşmede, 3 vardiya sistemine göre çalıştıkları, her vardiyada 4 güvenlik personeli olduğu ve işyerinin bulunduğu bölümde yaklaşık 10-15 dakikada bir devriye kontrolü yapıldığı, sitede 36 kamera olduğu fakat 32 adedinin çalıştığı, CH1 ve yaya girişini gözetleyen kamera olduğu bilgisinin alındığı, ana güvenlik binasındaki kamera sisteminin görüldüğü, sigortalı işyerinin bulunduğu bölümü gözetleyen kameralar incelendiğinde sigortalı işyeri görüş açısının uzak olduğunun tespit edildiği, hasar miktarının toplam 13.786,73 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.Sigortalı işyerinde görevli ... kolluk ifadesinde, saat 05:00 sıralarında alarm şirketi tarafından aranılarak işyerinde alarmın çaldığının söylendiğini, hırsızlık olayının kamera saatine göre 05:06'da olduğunu, ancak kameralar 40 dakika ileri olduğundan hırsızlığın saat 04:26'da meydana geldiğini beyan etmiştir. Kolluk tarafından düzenlenen olay yeri inceleme raporunda, işyerinin giriş otomatik açılır cam kapısının sert bir cisimle kanırtılmış olduğu ve kapı üzerinde kanırtma izlerinin olduğu belirtilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 06/01/2021 tarihli raporda; sigortalı işyerinin bulunduğu site etrafının genel olarak çevrili ve davalıya ait özel güvenlik personelinin kontrolünde bulunduğu, sigortalı işyeri girişinin zemin katta olduğu, sigortalı ile aynı sırada ...ın bulunduğu ve ATM dolaysıyla yaya kapısından günün her saatinde yaya girişi yapılabildiği halde sigortalı işyeri girişinde kayar kapı ve vitrin camları dışında kepenk, demir parmaklık veya elektrikli panjur bulunmadığı, siteye girilmesi halinde belirtilen sigortalı işyerine kolaylıkla girilebileceğinin saptandığı, buna göre dava dışı sigortalının, işyerinde bulunan malzemelerini korumak için gerekli tedbiri almayarak güvenlik zafiyetine sebep olduğu ve %40 oranında tali kusurlu olduğu, hırsızlık olayının meydana geldiği sigortalı işyerinin davalının yönetiminden ve güvenliğinden sorumlu olduğu site içinde ve etrafının çevrili olduğu, sigortalı işyeri çevresinin devriyelerle kontrol edildiği, olay yerinde görevli olan özel güvenlik görevlilerinin hırsızlık olaylarına karşı suçluları caydırıcı mahiyette etkin görev yapmadıkları ve meydana gelen olaydan ihmal sebebiyle sorumlu oldukları, davalı tarafından önceden güvenlik hizmetlerinin iyileştirilmesi için araç, gereç ve personel ihtiyaçlarıyla ilgili tespit ve düzenleme yaptığına dair herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, çalıştırdığı personelinin davranışlarından ve kusurlarından sorumlu olan davalının güvenlik hizmetlerini gerekli şekilde takip etmediği ve hırsızlığın meydana gelmesine hizmet esnasında ihmal suretiyle sebebiyet verdiği, davalının, güvenlik hizmetlerinin iyileştirilmesi için sigortalı işyeri sahibini bilgilendirmediği ve yazı ile herhangi bir talepte bulunmadığı, mevcut şartlara göre etkin güvenlik tedbiri almadığı, meydana gelen hırsızlık olayını bertaraf edemediği ve açıklanan sebeplerle güvenlik zafiyeti oluşturulduğu, bu nedenle davalının meydana gelen hırsızlık olayında %60 oranında asli kusurlu olduğu, eksper raporu ile tespit edilen hasar miktarının piyasa fiyatları ile uyumlu ve kadri maruf olduğu bildirilmiştir. Uyuşmazlık, meydana gelen olayda tarafların kusurlarının bulunup bulunmadığı, var ise oranlarının ne olduğu noktalarında toplanmaktadır.6102 sayılı TTK'nun 1472 maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK'nun 1472. maddesinden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. Somut olayda, sigortalı işyerinin de bulunduğu sitenin yönetimi ve güvenliğinden davalının sorumlu olduğu anlaşılmış ise de, güvenlik hizmetinin hangi esaslara göre verileceğine yönelik dosya kapsamında yazılı bir belge bulunmamaktadır. Davacı taraf dava dilekçesinde, sitenin güvenliğinin her vardiyada 4 güvenlik personeli ve sitede aktif halde bulunan 32 adet kamera tarafından sağlandığını belirtmiş olup davalı taraf ise cevap dilekçesinde, vardiyalı çalışma esasına göre 24 saat aktif güvenlik hizmeti verdiğini ve ayrıca 32 tane aktif kamera ile de sürekli denetim ve kontrol yaptığını beyan etmiştir. Bu anlamda taraf beyanlarında bir farklılık bulunmayıp aynı hususlara düzenlenen eksper raporunda da yer verilmiştir.Dava konusu hırsızlığın gerçekleştiği sigortalı işyerinin de bulunduğu sitede vardiyalı çalışma esasına göre 24 saat aktif güvenlik hizmeti verildiği, güvenlik personelinin belirli aralıklarla site içerisinde devriye olarak kontrol yaptığı gibi ayrıca 32 tane aktif kamera ile sürekli denetim ve kontrol yapıldığı hususları dikkate alındığında sitenin güvenliğini sağlama hizmetini üstlenen davalının bu kapsamda üzerine düşen güvenlik edimini gereği gibi ifa etmediği ve oluşan güvenlik zaafiyeti nedeniyle hırsızlık olayının gerçekleştiği anlaşılmakla olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığına yönelik itirazlarına itibar edilmemiştir. Buna karşılık sigortalı işyerinde alarm sistemi ile iç ve dış ortamı gözetleyen kamera sistemi bulunsa da, eksper raporunda da belirtildiği üzere sigortalı işyerinin giriş bölümünde kayar kapı ve vitrin camları olup bunun dışında kepenk, demir parmaklık veya elektrikli panjur bulunmadığı anlaşılmakla sitede güvenlik hizmeti veriliyor olsa da, sigortalının fiziki olarak alması gerekli önlemleri alması gerektiği, ancak dava dışı sigortalının hırsızlık olaylarına karşı gerekli tüm tedbirleri aldığının söylenemeyeceği, bu nedenle davacının sigortalısı da meydana gelen olay sebebiyle kusurlu olup bilirkişi raporu ile taraflara atfedilen kusur oranları dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun olduğundan tespit edilen bu kusur oranlarına göre Mahkemece tesis edilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/607 Esas, 2021/746 Karar sayılı ve 13/07/2021 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 141,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 473,90 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.18/12/2025