T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/951 Esas KARAR NO : 2026/505 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/03/2022 NUMARASI : 2021/323 Esas, 2022/132 Karar DAVA: Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Talebi (İİK 235) KARAR TARİHİ: 09/04/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili d…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/951 Esas KARAR NO : 2026/505 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/03/2022 NUMARASI : 2021/323 Esas, 2022/132 Karar DAVA: Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Talebi (İİK 235) KARAR TARİHİ: 09/04/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 04/07/2016 tarihinde yani banka TMSF'ye devredildikten çok sonra iyiniyetle 60.000,00 USD para yatırdığını, ayrıca dosyadaki banka kayıtlarından da görüleceği üzere 2.700,00 TL parası bulunduğunu, İstanbul 1. İflas Müdürlügü’nün ... sayılı dosyasında alacak talebinde bulunduklarını, döviz cinsinden hesaba yatırılan 60.000,00 USD‘nin davalı tarafın sunduğu 10.05.2018 tarihli 2018/260 numaralı TMSF Fon Kurulu kararında yer alan "döviz cinsinden olan varlıkların 22.07.2016 tarihli kur ile Türk lirasına çevrilerek kayıt edileceğine" karar verildiğinden alacağın 185.582,27 TL‘sinin kabulü ile geri kalan kısım için reddine karar verildiğini, idari kararla mülkiyet hakkının kısıtlanamayacağını, alacak kaydı için başvuru yaparken 235.716,00 TL olarak bir talepleri olmadığını, 60.000 USD nin aynen talep edildiğini, başvuru veya iflas tarihindeki döviz kuru üzerinden 60.000 USD nin 235.716,00 TL'ye çevrildiğini, TBK 99 gereğince 60.000 USD yabancı paranın aynen talep edildiğini, yabancı para cinsinden ... hesabına yatırılan 60.000 USD nin Türk Lirasına çevrilerek, alacağın 185.582,27 TL'sinin kabulüne, 50.133,73 TL'lik kısmın reddine karar verilmesinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, 04/07/2016 tarihinde ... hesabına yatırılan 60.000 Amerikan Dolarının (USD) fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesi gerektiğini, 60.000 USD + 2.700,00 TL alacağın ...'nın faaliyet izinin kaldırıldığı 22/07/2016 tarihi ile fiili ödeme tarihine kadar Devlet Bankalarının Amerikan Doları ile açılmış bir (1) yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre işlemiş faiziyle birlikte sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek işlemiş faiz de gözetilerek her türlü dava ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davanın kabulü ile 60.000,00 USD + 2.700,00 TL alacağın tamamının sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın harçtan muaf olduğunu, dava süresinde açılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacının alacak kayıt talebi hakkında müflis banka nezdinde yapılan incelemeler sonucunda, davacının 2.144,27 TL ve 60.000 USD alacağının olduğunun tespit edildiğini, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun 10.05.2018 Tarih ve 2018/260 sayılı Fon Kurulu kararına göre, Yabancı Para cinsinden mevduat alacaklarının Müflis Bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı 22.07.2016 tarihi itibariyla T.C ... Bankasınca ilan edilen döviz alış kurları kullanılarak TL ye çevrileceği öngörüldüğünü, bu itibarla davacı tarafın alacaklı olduğunu belirttiği 60.000,00 USD nin Fon Kurulu Kararı uyarınca Türk Lirasına çevrilerek 183.438,00 TL olarak kabul edildiğini, bu tutara Türk Lirası bakiyesi olan 2.144,27 TL eklenerek toplam 185.582,27 TL bedelin iflas masasına kayıt başvurusunun kabul edilerek sıra cetveline 3/3. Sıradan kaydedildiğini, yapılan işlemde usul ve yasalara aykırı bir yön bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı vekili tarafından 15 günlük hak düşürücü süre dolmadan iş bu davanın açıldığı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu 29 Mayıs 2015 tarihli 6318 numaralı kararıyla müflis ... Bankası A.Ş’nin yönetim ve denetimini Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF)'ye devredildiği, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/41 E. sayılı dosyasında görülen iflas davasında, müflis Banka'nın iflasına karar verildiği, iflas kararını kesinleştiği, tasfiye işlemlerinin İstanbul 1. İflas Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyası üzerinden yapıldığı, TMSF'nin 10.05.2018 tarihli kararının, "Yabancı para ve altın cinsinden vadeli hesaplara, müflis bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı 22.07.2016 tarihli itibariyle T.C. ... Banaksın'nca ilan edilen döviz alış kurları üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılıklarının sıra cetveline kaydedilmesine" şeklinde olduğu, Bankacılık Kanunu' nun (106). maddesinde; "Fon, iflas idaresi, alacaklılar toplantısı ve iflas dairesi görev ve yetkilerine sahip olarak bankayı tasfiye eder." denildiği için dava konusu kur hesaplamasının Fon Kurulu tarafından alınan karar doğrultusunda bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı tarihe göre yapılacağı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2014/5224-2015/3582 E-K sayılı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2019/4646-2021/4937 E-K sayılı ilamlarının bu yönde olduğu, dolayısıyla davacı talebi gibi yabancı paraların müflis bankanın faaliyet izninin kaldırılması tarihi olan 22/07/2016 tarihindeki döviz alış kurundan Türk lirasına çevrilerek sıra cetveline kaydedilmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 26.693,34 TL'nin davalı Müflis ... Bankası'nın iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde taraf vekillerince istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; dava dilekçesinde açıklandığı üzere müvekkilinin hesabına uzun süre bloke konulduğunu, dahası hesabında bulunan döviz cinsinden paranın geçmişe yönelik hüküm doğuran ve kanun niteliğini haiz olmayan bir karar ile resen Türk Lirasına 2016 tarihli kur ile çevrilerek ödenmesi şeklinde sıra cetveli oluşturulmasının açıkça mülkiyet hakkının haksız sınırlandırılması ve ihlali anlamına geldiğini, mahkeme kararında iflas tarihindeki kurun esas alınacağı vurgulanmasına rağmen faaliyet izninin kaldırıldığı tarihteki kura göre hesap yaptırıldığını ve buna göre hatalı hüküm kurulduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki aleyhe hususları kabul etmemekle beraber velev ki mahkemenin gerekçesinde de açıklanan "Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2014/5224-2015/3582 E-K sayılı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2019/4646-2021/4937 E-K sayılı ilamlarının bu yönde olduğu" şeklinde bir kabul yapılacak olsaydı dahi bankanın faaliyet izninin kalktığı tarih olan 22/07/2016 tarihindeki döviz alış kurundan değil -katılmadığımız ve hak ihlaline neden olan ancak mahkmenin gerekçesinde esas aldığı kararlarda görüldüğü üzere- bankanın iflas tarihi olan 16/11/2017 tarihindeki kurdan hesaplama yapılması gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davacı tarafın alacak kayıt talebinin Müflis Banka nezdinde yapılan incelemeler sonucunda, davacının 2.144,27 TL ve 60.000 USD alacağı olduğunun tespit edildiğini, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun 10.05.2018 Tarih ve 2018/260 sayılı Fon Kurulu kararına göre, Yabancı Para cinsinden mevduat alacaklarına Müflis Bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı 22.07.2016 tarihi itibariyla T.C ... Bankasınca ilan edilen döviz alış kurları kullanılarak TL ye çevrileceğinin öngörüldüğünü, bu itibarla davacı tarafın alacaklı olduğunu belirttiği 60.000,00 USD Fon Kurulu Kararı uyarınca Türk Lirasına çevrilerek 183.438,00 TL olarak kabul edildiğini, bu tutara Türk Lirası bakiyesi olan 2.144,27 TL eklenerek toplam 185.582,27 TL kabul edilerek sıra cetveline 3/3. Sıradan kaydedildiğini, Mahkemece de ilgili Fon Kurulu Kararı ve Sigortaya Tabi Mevduat Ve Katılım Fonları İle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca Tahsil Olunacak Primlere Dair Yönetmeliğin (6). Maddesi gereğince hesaplama yapılmasının kabul edildiğini, bu yönden karara bir itirazları bulunmadığını, fakat Müflis Banka İflas İdaresi'nin de aynı Fon Kurulu Kararı ve Yönetmeliğin ilgili maddesine dayanarak hesapladığı davacı alacağının 185.582,27 TL olarak hesaplanarak sıra cetveline kayıt ve kabulünün yapıldığını, dolayısıyla İflas İdaresinin yapmış olduğu hesaplamanın doğru olduğunu, davacının kabul edilen 185.582,27 TL'den fazlasına ilişkin taleplerinin reddedilmesi gerekirken kabul edilmesinin hatalı olduğunu, hüküm kurulurken Müflis Bankanın harçtan muaf olduğu gözetilmesi gerekirken aleyhe harca hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 235. maddesinde düzenlenen sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır. İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. m). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Çünkü 235. maddede açıkça 223. maddesi saklı tutulmuştur. İİK 223/3. fıkra son cümleye göre, bu muameleyi yaptırmış alacaklılar hakkında İflas idare memurunun kararlarına karşı kanun yolları, kendilerine tebliğ tarihinden itibaren başlar. İİK 223/3. fıkrasına göre yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle İflas idaresinin kararlarının kendisine tebliğini istememiş olan alacaklı için sıra cetveline itiraz davası açma süresi yukarıda belirtildiği üzere, sıra cetvelinin ilanından itibaren işlemeye başlar. Somut davada, İstanbul 1. İflas Müdürlüğünün ... tasfiye sayılı dosyasında vermiş olduğu 26/05/2021 tarihli yazı cevabında, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/41 Esas sayılı dosyasında 16/11/2017 tarihinde iflasına karar verilen müflis ... Bankası A.Ş.'nin sıra cetvelinin 01/06/2018 tarihinde ... Gazetesinde ve 04.06.2018 tarihinde TTSG de yayınlandığı, davacı tarafından iflas masasına 483 kayıt numarası ile 235.716,00 TL alacak kayıt başvurusunda bulunulduğu, iflas idaresince, müflis banka kayıtları değerlendirilmek suretiyle alacağın 185.582,27 TL'lik kısmının kabulüne, bakiye 50.133,73 TL'lik kısmın reddine ve kabul edilen alacağın 3. sıraya kaydına karar verildiği, kararın tebliği için alacaklı tarafından masraf yatırıldığı, söz konusu alacağa ilişkin iflas idaresince verilen kabul-red kararının davacı vekiline 29/04/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 07/05/2021 tarihinde yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, iflas masasına kaydı talep edilen yabancı para cinsinden olan alacağın, aynen masaya kaydının mümkün olup olmadığı, mümkün değilse hangi tarihteki TCMB kuru esas alınarak TL'ye çevrilmek suretiyle iflas masasına kaydedileceği ve buna göre iflas idaresinin ret kararına göre iflas masasına kaydı gereken bir alacak miktarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Dosya kapsamda bilirkişi raporu alındıktan sonra Mahkemece, alınan bilirkişi raporuna göre yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar taraf vekilleriince istinaf edilmiştir. 24.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda; dava dosyasına sunulu belgeler arasında davacı tarafın alacağına ilişkin sunduğu 04.07.2016 tarihli banka dekontunda ... Bankası A.Ş. Antakya Şubesi ...nolu şahsına ait olan hesaba 60.000 USD yatırdığı, davalı vekilinin dilekçesinde "....müflis banka nezdinde yapılan incelemeler sonucunda, davacının 2.144,27 TL ve 60.000 USD alacağı olduğu”nun belirtildiği, dolayısı ile müflisin davacıya borcu bulunduğunun davalı tarafça da kabul edildiği, davacı tarafça yabancı para cinsinden bankaya yatırılan ödemenin yabancı para cinsinden ödenmesinin ve kur değerlemesi yapılmamasının talep edildiği, davalı tarafça da Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun 10.05.2018 tarih ve 2018/260 sayılı Fon Kurulu kararına göre, yabancı para cinsinden mevduat alacaklarının Müflis Bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı 22/07/2016 tarihi itibarıyla T.C ... Bankasınca ilan edilen döviz alış kurları kullanılarak TL ye çevrileceğinin savunulduğu, 22/07/2016 tarihli T.C ... Bankasınca ilan edilen USD döviz alış kurunun 3,0573 TL olduğu, Sayın Mahkemenizce, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun 10.05.2018 tarih ve 2018/260 sayılı Fon Kurulu kararına göre hesaplama yapılması gerektiği yönünde karar verilmesi durumunda;İflas tarihi itibari ile alacak ve faiz miktarının tespiti; 22/07/2016 tarihli T.C ... Bankasınca ilan edilen USD döviz alış kurunun 3,0573 TL olduğu, 60.000 USD X 3,0573 TL = 183.438,00 TL ye, davacı iddiası 2.700 TL ye yönelik dekont bulunmadığı için banka kayıtları dikkate alındığında 2.144,27 TL ilave edildiğinde davacının anapara alacağının 185.582,27 TL olacağı, davacının davalı Müflis Banka'dan alacağının iflas tarihi 16/11/2017 itibariyle 185.582,27 TL Anapara + 26.693,34 TL Faiz olmak üzere toplam 212.275,61 TL olduğu; Sayın Mahkemenizce davacının alacağının yabancı para cinsinden hesaplama yapılması gerektiği yönünde karar verilmesi durumunda; davacının USD alacağının iflas tarihi itibariyle; 60.000 USD anapara + 8.630,14 USD faiz olmak üzere toplam 68.630,14 USD olduğu, davacının TL alacağının iflas tarihi itibariyle 2.144,27 anapara + 308,42 TL faiz olmak üzere toplam 2.452,69 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Uyuşmazlık, yabancı paranın aynen iflas masasına kaydına karar verilip verilemeyeceği ile verilemeyecekse alacağın TMSF karar tarihi itibariyle mi yoksa iflas tarihi itibariyle mi masaya kayıt kabulüne karar verileceğine ilişkindir. Y. 6. HD. 20.12.2021 T. 2021/5097 E. 2021/2375 K. Sayılı ilamı;"...Yabancı para alacaklarının iflas masasına kayıt şekli konusunda İcra ve İflas Kanunu'nda açık bir hüküm yoktur. Sadece İcra ve İflas Kanunu'nun 198. maddesinin 1. fıkrasında, konusu para olmayan alacakların, ona eşit bir kıymete para alacağına çevrileceği öngörülmüştür. Öğretide, konusu yabancı para olan alacakların da anılan yasa hükümlerine göre iflasın açıldığı andaki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek iflas masasına yazdırılacağı kabul edilmiştir (Kuru: B. İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2013, 2. Baskı, Ankara, sf.1244). İcra İflas Kanunu'nun 195. maddesinde iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüştür. Bu hükmün amacı, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin eşit şekilde ve aynı zamanda belirlenerek müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılmasıdır. Bunu sağlamak için de yabancı para alacakların aynı paraya (Türk Parasına) çevrilmesi gerekir. Çeviri zamanı ise, yabancı para alacakları ve konusu para olmayan alacaklar için iflas kararının verildiği tarih olmalıdır. Diğer taraftan yabancı para alacağının aynen kaydı, alacaklılar arasında eşitliği ön planda tutan İflas Hukukunun bu prensibini de zedelemiş olacaktır. Zira, iflasta imtiyazlı alacaklar İİK'nın 206. maddesinde ilk beş sırada sayılmış olup, yabancı paranın masaya aynen kaydedilmesi halinde, yabancı para alacakları lehine kanunda öngörülmeyen bir imtiyaz yaratılmış olur. Bu durumda ise, aynı sırada bulunan ülke parası alacaklısı ile yabancı para alacaklısı arasında eşitsizlik meydana gelecektir. Bu sonuç ise, her sıradaki alacaklıların eşit hakka sahip olduğunu belirten İİK'nın 207. maddesine aykırılık teşkil eder. İİK'nın 195/1. maddesinin "Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur." hükmü uyarınca iflas tarihine kadar doğan iflas alacağı ve fer'ileri ile takip masrafları konusunda uzman bilirkişiden rapor alınıp, belirlenen tutarın kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekir. İİK'nın 195. maddesine göre iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır. İİK'nın 196/3. maddesi uyarınca asıl alacağa faiz işlemeye devam ederse de, bu ancak tasfiye bakiyesi kalırsa ayrıca ödenir. Yukarıda açıklandığı ve Dairemizin istikrarlı içtihatlarında da belirtildiği üzere, iflas davalarının kamu düzenini ilgilendiren davalardan olması ve mahkemece kayıt kabulüne karar verilecek miktarın diğer alacaklıların alacak miktarlarını ve haklarını da etkileyecek olması sebebiyle, davacı yüklenicinin davalı iş sahibi müflis şirketten olan alacağının iflasın açıldığı tarihteki ... Bankasının efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası'na çevrilerek, iflas tarihine kadar doğan iflas alacağı ve fer'ileri ile takip masrafları belirtilerek masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde asıl alacağa yabancı para cinsinden hükmederek ve fer’ilerini de açıkça göstermeyerek, asıl alacağın işleyecek faizi ile birlikte denilmek suretiyle (iflas tarihini aşar şekilde) hüküm tesisi doğru olmamıştır." şeklindedir. Y. 6. HD. 18.01.2024 tarihli 2023/2066 E. 2024/245 K. Sayılı ilamı; "İİK’nın 195. maddesinde, iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüştür. Bu hükmün amacı, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin eşit şekilde ve aynı zamanda belirlenerek, müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılmasıdır. Somut olayda mahkemece; davacı alacağının, davalı müflis bankanın iflasının açıldığı 16.11.2017 tarihli T.C. ... Bankası Efektif Döviz Satış Kuru üzerinden hesaplanarak TL'ye çevrilmesi gerekirken, TMSF tarafından tahsil edilecek sigorta primlerine ilişkin usul ve esasları düzenleyen Sigortaya Tabi Mevduat ve Katılım Fonları ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca Tahsil Olunacak Primlere Dair Yönetmelik madde 6'ya itibar edilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca; 5411 sayılı Yasanın 106/5. maddesi uyarınca iflas dairesi, alacaklılar toplantısı ve iflas idaresi yerine geçebilecek olan fon kurulunun, bu düzenlemeden aldığı yetki ile İİK hükümlerini ortadan kaldıracak nitelikte kararlar alamayacağı da tartışmasızdır." şeklindedir. 1-Davacının yabancı para cinsinden olan alacağı, davalı müflis bankanın iflasının açıldığı 16/11/2017 tarihli T.C. ... Bankası Efektif Döviz Satış Kuru (3,8811 TL) esas alınarak hesaplanmalıdır. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda yukarıda belirtilen Yargıtay ilamında belirtilen usule aykırı olarak karar verilmesi yerinde değildir. Bu tespite göre, davacının, bankanın iflas tarihi olan 16/11/2017 tarihi itibariyle 60.000,00 X 3,8811 = 232.866 TL ve 2.144,27 TL olmak üzere toplam 235.010,27 TL alacağının bulunduğu anlaşılmıştır. İflas idaresi tarafından 185.582,27 TL nin masaya kaydına karar verildiği dikkate alındığında mahkemece bakiye 49.428,00 TL nin iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmesi gerekirken 26.693,34 TL'nin masaya kaydına karar verilmesi yerinde olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu gerekçe ile kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasın karar verilmiştir. 2-Mülkiyet hakkı Anayasa m.35 gereğince ancak kanunla ve kamu yararı amacıyla sınırlanabilecektir. Somut olayda, kanuni sınırlama İİK 195. maddesidir. Dolayısıyla davacının mülkiyet hakkının sınırlanması kanuna dayandığından davacının bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 3-Bankacılık Kanunun 140/9. fıkrasında, fon bankaları, faaliyet izni kaldırılan veya tasfiyesi Fon eliyle yürütülen bankaların iflas ve tasfiye idarelerinin alacaklarının tahsilini teminen yapacakları, her türlü işlem, dava ve icra takipleri her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır. Bu düzenleme kapsamında, davalı bankanın Bankacılık Kanunu'nun 140. maddesi gereğince harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru olmamıştır. (Y. 6 HD.28.10.2025 tarihli 2025/2594 E. 2025/3624 K. sayılı ilamı) Bu nedenle, davalı vekilinin istinaf başvurusu da yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın kısmen kabulü ile 49.428,00 TL alacağın İstanbul 1. İflas Müdürlüğünün ... dosya numaralı iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı 60.000,00 USD alacağın aynen iadesi talebinde bulunduğundan temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜ ile, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/323 Esas, 2022/132 Karar sayılı ve 01/03/2022 tarihli kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın KISMEN KABULÜ ile, 49.428,00 TL alacağın İstanbul 1. İflas Müdürlüğünün ... dosya numaralı iflas masasına KAYIT VE KABULÜNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, b)Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 59,30 TL peşin harç ve 59,30 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 118,60 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, c)Davacı tarafından yapılan 1.360,50 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre hesaplanan 134,30 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, d)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, e)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, f)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, İstinaf Giderleri Yönünden 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 5-Davacı tarafından yapılan 159,50 TL yargılama giderinin kabul-red oranına göre hesaplanan 15,74 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan 118,50 TL yargılama giderinin kabul-red oranına göre hesaplanan 106,80 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 7-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 164/2. fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 09/04/2026