T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/488 Esas KARAR NO : 2025/858 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 30/09/2019 KARAR TARİHİ : 04/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 30/09/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle: 28/06/2017 tarihinde müvekkili ...'ın ... ili ... Mahalles…
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/488 Esas KARAR NO : 2025/858 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 30/09/2019 KARAR TARİHİ : 04/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 30/09/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle: 28/06/2017 tarihinde müvekkili ...'ın ... ili ... Mahallesinde cadde üzerinde bulunan ... Dershanesinin önünden ... İlköğretim Okuluna doğru ... Caddesi üzerinden geçerken, plakası ve kimlik bilgileri meçhul kırmızı renkli sepetli bir motosikletin kendisine çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, yaralanan müvekkilinin hastaneye kaldırıldığını, artık eski sağlığına kavuşmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin maluliyetinin ... Devlet Hastanesi tarafından tanzim edilen Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu raporuna göre %15 oranında sürekli iş göremezlik oranı olarak tespit edildiğini, kaza tarihinde emekli olan müvekkilinin kaza sonucu çalışma hayatına belli bir süre ara vermek zorunda kaldığını, müvekkiline çarpıp sürekli olarak malul olmasına neden olan taşıt tüm çabalara rağmen tespit edilemediğini, bu durumda 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve ilgili mevzuat gereği ... Hesabının sorumluluğu doğduğunu, kaza tarihindeki sigorta poliçe teminat limitleriyle sınırlı kalmak kaydıyla müvekkilinin desteğini kaybetmeleri nedeniyle uğramış olduğu maddi zararların tamamından sorumlu olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, hesap bilirkişisinden alınacak rapora göre belirlenecek tazminat tutarlarının tespiti ve hüküm altına alınmasını talep ettiklerini, davalı ... Hesabına teminat limitleri dahilinde ödeme yapmaları ihtarının 10/04/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, yasal şart gereği arabuluculuk görüşmesi yapıldığını ancak sonuç alınamadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere trafik kazasında yaralanarak sürekli (500 TL) ve geçici (500 TL) iş göremezlik zararı oluşan ... için şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin 14/11/2019 cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafın, usul ve yasaya aykırı olarak ikame edilen davasının esasa girilmeksizin, dava şartı yokluğu nedeniyle usulen reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının başvuru şartlarını yerine getirmediğinden davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından yapılan başvuruda, iki farklı raporun bulunduğunu, her iki raporda da farklı maluliyet oranlarının tespit edilerek, iki yıl süreli olarak düzenlendiğini, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, bu nedenle henüz başvuru süreci tamamlanmadan ikame edilen davanın başvuru şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın yaralanmasına plakası ve sürücüsü belirlenemeyen bir aracın sebep olduğunun somut delillerle ispat olunması gerektiğini, davacının kazanın oluşumuna ilişkin ya da kaza sonrasında yapılan soruşturmaya ilişkin hiçbir evrak sunmadığını, davacının yaralandığı sabit olup, yaralanmasına araç çarpması nedeniyle oluşup oluşmadığının açık ve net olmadığını, davacının ve kimliği belirlenemeyen aracın sürücüsünün kusur oranlarının belirlenmesi için uzman bilirkişiler tarafından rapor hazırlanması gerektiğini, tazminata hükmedilmesi halinde karşı tarafın kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesine yönelik talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ... Hesabı bir sigorta şirketi ve tacir olmadığından talep konusu tazminatın haksız fiilden kaynaklandığından ve taraflar arasında ticari bir iş de bulunmadığından avans faizi ödenmesine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil edeceğini, davacının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, fiilen bakıcı tutulduğuna ilişkin ispata yarar hiçbir delil ve belgenin sunulmamış olduğunu, tarafların kusur oranlarının araştırılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava; trafik kazasına bağlı geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminat talebine ilişkindir. Mahkememizin... sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalının istinafı üzerine İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesi'nin 2023/1582 Esas, 2025/1003 Karar sayılı ilamında :" .. mahkemece önce davalı ... Hesabı'na husumet yöneltilebilir olup olmadığına ilişkin olarak durumun yukarıda (1) sayılı bentte gösterilen hususlar gözetilerek netleştirilmesi, yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda ... Hesabı'nın sorumluluğu yoluna gidilebileceği sonucuna varılması halinde olayın özellikleri de gözetilmek suretiyle; talep konusu kaza nedeniyle ceza davası açılıp açılmadığı, açılmış ise nasıl sonuçlandığının araştırılıp belirlenmesi ve ondan sonra, ulaşılacak sonuca göre gerekirse ... veya Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kurumlardan seçilecek kusur konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden kaza ile ilgili soruşturma evrakları, varsa ceza yargılamasına ilişkin dava dosyası ve konuya ilişkin görülmekte olan dosya kapsamına giren tüm kusur raporlarını da irdeleyen ve varolan çelişkileri de giderebilecek nitelikte, 28/06/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasının oluşumunda tarafların kusur durum ve oranlarının ne olacağı konusunda açık, ayrıntılı ve denetime imkan verecek nitelikte rapor alınması.." gerekçesi ile Mahkememizin kaldırılmasına karar verilmiştir. Yargılama aşamasında, davacı vekili 03/12/2025 tarihli dilekçesi ile İhbar olunan ... Sigorta tarafından davaya konu borcun yargılama giderleriyle birlikte ödendiğini, bu nedenle vekalet ücreti taleplerinin olmadığı, karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesini talep ettiğini bildirmiştir. Taraf vekillerinin beyanı doğrultusunda davacıya yapılan ödeme ile davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla; konusuz kalan dava yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-)Alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcının peşin alınan 44,40TL harç ve 321,00TL ıslah harcının mahsubu ile eksik 250,00TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-)Davacı tarafça talebi üzerine, yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-)Talep bulunmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-)Kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6-)Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00TL nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/12/2025 Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır