9. Hukuk Dairesi 2025/9133 E. , 2026/149 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 61. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/160 E., 2025/1022 K. DAVA TARİHİ : 08.11.2019 İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/1147 E., 2021/1041 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve T…
9. Hukuk Dairesi 2025/9133 E. , 2026/149 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 61. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/160 E., 2025/1022 K. DAVA TARİHİ : 08.11.2019 İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/1147 E., 2021/1041 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirket bünyesinde 10.04.2015 tarihinden 28.05.2019 tarihine kadar ağır iş makinesi operatörü olarak çalıştığını, en son ücretinin net 3.413,00 TL olduğunu, ayrıca işveren tarafından ücrete ek olarak ramazan ve kurban bayramlarında asgari ücret kadar 2 ikramiye verildiğini, davacıya ayrıca asgari geçim indirimi ödemesi yapıldığını, davacının, davalıya ait şantiyede gurbetçi olarak kaldığından barınma ihtiyacının davalı tarafından karşılandığını, işveren tarafından 3 öğün yemek verildiğini, ücretin banka kanalıyla ödendiğini, davacıya ücret bordrolarının teslim edilmediğini ve imzalatılmadığını, davalı tarafından ücret bordrolarının imzalı sunulduğu takdirde bu imzaların davacıya ait olmadığını, davalı işyerinin normal çalışma saatlerinin haftanın 7 günü sabah 07.30 ile akşam 17.30 arası olduğunu, davalının saat 18.00'den sonra fazla çalışma talepleri nedeniyle her gün ortalama 22.00'ye kadar çalışma yaptığını, fazla çalışma ücretlerinin yasaya uygun hesaplanıp ödenmediğini, davacının davalı Şirket bünyesinde dinî bayramlar dışında ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını, davacının çalıştığı süre boyunca haftalık ve yıllık tatil izinleri kullandırılmadığı gibi ücretlerinin yasaya uygun ödenmediğini, davacıya, davalı Şirket yetkilileri tarafından 31.01.2019 tarihinde ibraname imzalatılmaya çalışılarak 28.03.2019 tarihinde işten çıkarılacağının söylendiğini, bunun üzerine bütün hak ve alacaklarının, tazminat alacaklarının ödenmesi için davalıya .... Noterliğinin 24.05.2019 tarihli ve ... yevmiye No.lu ihtarnamesinin tebliğ edildiğini ancak neticesiz kaldığını, daha sonrasında davacının iş sözleşmesinin davalı işverence 28.05.2019 tarihinde tek taraflı olarak haksız bir şekilde feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı Şirket bünyesinde iş makinesi operatörü olarak 10.04.2015 tarihinde ... KÖY Projesi şantiyesinde çalışmaya başladığını ve yine davalı Şirkete ait ...Konutları şantiyesine Aralık 2018'de nakli yapılıp bu tarihten sigorta çıkışının yapıldığı 28.05.2019 tarihine kadar çalıştığını, sigorta çıkış işlemi davacıdan kaynaklanan sebeplerle 28.05.2019 tarihinde yapılsa da davacının fiilî olarak çalışmasının sona erdiği tarihin 14.05.2019 tarihi olduğunu, 31.01.2019 tarihinde davacıya fesih bildiriminde bulunulmak istendiği ancak imzalamayacağını beyan ettiğini, bu hususun davacı tarafından davalı Şirkete gönderilen 24.05.2019 tarihli ihtarname içeriğinde yer alan kendi beyanında mevcut olduğunu, iş sözleşmesinin 04.02.2019 tarihli fesih ihbarının davacıya tebliğ edilemediğini, davacıyı mağdur etmeden ve yasal olarak usulüne uygun şekilde iş sözleşmesini sona erdirip çıkışını vermek isteyen davalı Şirketin iyiniyetli yaklaşımına karşılık bulamadığını, davacının fesih bildirimini imzalamadığını ve şantiyede çalışmaya devam ettiğini, bunun üzerine şantiyede işçi ihtiyacının tamamen azalması ve yönetimsel karar gereği fesih işleminin yapılması zorunluluğu ile 22.03.2019 tarihinde davacı işçiye yeniden bir fesih bildirimi imzalatılarak 8 haftalık daha ihbar öneli kullandırılmak istenmiş ise de davacının yine fesih bildirim yazısını imzalamaktan imtina ettiğini, bunun üzerine ikinci seferde şantiyede bulunan tanıklar huzurunda davacının imzadan imtina ettiğinin tutanak altına alındığını ve ihbar süresinin başlatıldığını, kalan yıllık izin süresi de eklenerek fiilî çalışması 14.05.2019 tarihinde; ihbar süresi ise 17.05.2019 tarihinde sona eren davacının iş sözleşmesinin 28.05.2019 tarihinde sonlandırıldığını, bu süreçte davalı Şirketin davacının ilk fesih bildirimini imzalamaktan imtina etmesi sebebi ile 8 hafta fazladan ihbar süresinde davacı işçiyi çalıştırmak, ücret ve SGK primi ödemek durumunda kaldığını, davacının tüm inşaat işçileri gibi yevmiye usulü çalıştığını, ulusal bayram ve tatil günlerinde çalıştığında kendisine ücretinin ödendiğini, her ay tam 30 gün üzerinden ücretin kendisine ödendiğini ve ücretine fazla çalışmalarının yansıtıldığını, ancak her ay tam 30 gün çalışma yapılmadığını, işin durumuna göre yevmiye usulü ile kimi aylarda daha az gün de çalışma yapılabildiğini, pazar günü çalışmaların mesaiden sayılıp fazlaya ilişkin ücretlerinin ödendiğini, tüm yıllık izinlerini kullandığını ve iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte kendisine ücretinin de ödendiğini, davacının ücret hesabına dâhil olarak ramazan ve kurban bayramlarında asgari ücret tutarında ikramiye ödendiğine ilişkin iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği ispat olunamayan davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, bakiye yıllık izin ücretinin bulunduğu, tanık beyanlarına göre haftalık 36 saat fazla çalışma yaptığı ayda 2 hafta tatilinde, dinî bayramlarda, 2018 yılının 1 Ocak günü dışında ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığı gerekçesiyle hesaplanan alacaklardan %30 oranında indirim yapılarak davanın kısmen karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tanık anlatımlarına göre işyerinde dinî bayramlarda 2 asgari ücret kadar ikramiye uygulamasının bulunduğu, davacının işverene ait şantiyede kaldığı ispatlandığından bayram ikramiyesi ve barınma yardımının giydirilmiş brüt ücretin hesabında dikkate alınmasının yerinde olduğu, yol parasının hükme esas alınan bilirkişi raporunda giydirilmiş ücrete eklenmemiş olduğu, fesih ihtarının işçiye usulüne uygun olarak tebliğ edilemediği, 02.03.2019 tarihli tutanak tanıklarının dinletilmediği, bu şartlar altında işveren tarafından fesih önelinin usulüne göre verildiğinin ispat edilemediği, bilirkişi raporunda ulusal bayram ve genel tatil ücreti hesabında dinî bayramlar ve Ocak 2018 yılbaşının hesaba dâhil edilmediği, hafta tatili ve fazla çalışma hesabının tanık anlatımlarına ve dosya kapsamına uygun olduğu, istinaf dilekçesinde kullanıldığı iddia edilen 10 günlük yıllık izne dair imzalı belge sunulamadığı, yapıldığı ispatlanan fazla çalışmalarının ödendiğine dair delil sunulmadığı İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki nitelendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Giydirilmiş ücrete bayram ikramiyesi ve kira yardımı şeklinde barınma yardımı eklenmesinin hatalı olduğunu, 2. Davacıya ihbar öneli verildiğini, 3. Kıdem ve ihbar tazminatı ödemelerinin mahsup edilmediğini, 4. Fazla çalışma hesabının hatalı olduğunu günlük 3 saatten fazla fazla çalışma yapılamayacağını, ödemelerin mahsup edilmediğini, 5. Yıllık izinlerini kullandığını, ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmadığını hafta tatilini toplu olarak kullandığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacıya ihbar öneli verilip verilmediği, giydirilmiş ücretin tespiti, talep edilen alacakların ispatı ve hesabına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekili davacıya ihbar öneli kullandırıldığını ifade etmiş, davacı asılın davalıya gönderdiği .... Noterliği 24.05.2019 tarihli ve ... yevmiye No.lu ihtarnamesinde kendisine fesih bildirimi imzalatılmak istenildiği ikrar edilmiştir. Dosyada davalı Şirket tarafından yapılan iki adet ihbar önelli fesih bildirimi bulunmaktadır. Davacının kabulünde olduğu üzere, davacıya ihbar öneli verilerek fesih yapılmış olduğundan ihbar tazminatı talebinin reddi yerine yazılı şekilde kabulü isabetsiz olmuştur. 3. Fazla çalışma ücretinin hesabı da hatalı olmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının haftanın 6 günü 07.30-21.00 saatleri arasında 13,5 saatten 1,5 saat (tanık beyanları ve günde 3 öğün yemeğin varlığı nedeniyle) ara dinlenme kullanarak günde 12 saat çalıştığı, ayda iki kez hafta tatili çalışması nedeniyle günlük yasal saatleri aşan 4,5 saatin ilavesi ile haftalık toplam 36 saat (72,0+4,5+4,5= 81-45=36) fazla çalışma yaptığı belirlenmiştir. Ancak bu kabul şekli iddia, savunma ve dosya kapsamı ile örtüşmemektedir. Davacının, davalının da kabulünde olduğu üzere 08.00-21.00 saatleri arasında 2 saat ara dinlenme ile günde 11 saat, haftada 66 saatten çalıştığı, 45 saat yasal çalışma süresinin tenzili ile 21 saat ve 7 gün çalışılan haftalarda ise 3,5 saat ilavesiyle 24,5 saat olmak üzere ayda iki hafta tatilinde çalıştığının kabulü dosya içeriğine uygun düşecektir. Ayrıca bilirkişi tarafından hesaplanan fazla çalışma ücreti alacağından uygun indirim yapıldıktan sonra belirlenecek tutardan, ödendiği anlaşılan miktarın yöntemince mahsubu sonrasında bulunacak miktarın hüküm altına alınması gerekirken, önce mahsup yapılıp sonra uygun indirim yapılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.