TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 14/03/2024 NUMARASI : 2022/1000 Esas, 2024/264 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 25/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle s…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1059 KARAR NO : 2026/275 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 14/03/2024 NUMARASI : 2022/1000 Esas, 2024/264 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 25/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yelkenli tekneleri imal eden şirket olduğunu, bu bağlamda davalıya yelken satışı yapılarak üretilen yelkenlerin teslim edildiğini, karşılığında 17.05.2016 tarihli ... nolu 115.904,91 TL, 17.05.2016 tarihli ... nolu 139.131,44 TL, 17.05.2016 tarihli ... nolu 53.664,98 TL, 31.08.2016 tarihli ... nolu 23.162,46 TL, 31.10.2016 tarihli ... nolu 71.800,00 TL bedelli toplam 403.663,79 TL tutarında fatura kesildiğini, davalının yelkenlerin bedellerinin 210.209,74 TL'lik kısmını ödemediğini, ödenmeyen kısmı için Beşiktaş 6. Noterliği' nin 07.09.2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, ödeme emrini alan borçlunun kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini beyanla davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesiyle özetle, davacı ile müvekkili arasındaki ticari ilişkinin 2016 yılında 17.05.2016 tarihli ... nolu faturada gösterilen ürünlerin sipariş edilmesi ile başlandığını, bu süreç içerisinde her türlü ticari işlerin sözlü olarak gerçekleştirildiğini, müvekkiline keşide edilen 07.09.2017 tarihli ihtarname sonrasında davacı ile iletişime geçildiğinde davacının Amerika' da bulunan tedarikçi firmaya karşı sorumlu olduğunu ve bu sebeple ihtarname çekildiğini, ürünlerin teslim edilmediğini bildiklerini ve bu işlemin sadece prosedüre uymak için yapıldığını beyan ettiklerini, yine müvekkiline tebliğ edilen ihtarnamede ve ödeme emrinde borcun sebebinin faturalar veya cari hesaba dayanmadığını, sadece asıl alacak olarak gösterildiğini, bu sebeple davacı tarafından icra inkar tazminatı talep edilmesinin yersiz olduğunu, mevcut faturaların ticari ilişki sebebiyle düzenlemiş olsa da faturalara konu ürünlerin müvekkiline tesliminin kanıtlanamadığını, ürünlerin teslim edilmemesine rağmen tamamen kötü niyetle hareket edilerek ürün bedellerinin talep edildiğini, söz konusu ürünlerin teslim edildiğine dair herhangi bir belgenin mevcut olmadığını, 17.05.2016 tarihli ... nolu 115.904,91 TL bedelli açık faturanın davacıya 106.000,00 TL olarak ödendiğini, faturaya konu ana yelkenin söz verilenin aksine panelli olarak teslim edildiğini, sözleşmeye konu ana yelkenin gereği gibi ifa edilmediğini, müvekkili ile davacının sözlü olarak anlaşarak ürün bedelinden 9.904,91 TL indirim yapıldığını, 17.05.2017 tarihli ... nolu 139.131,44 TL bedelli faturada ...' nin üretilmemesi sebebiyle müvekkiline teslim edilmediğinden davacıya 87.454,05 TL olarak ödendiğini, 17.05.2016 tarih ... nolu, 31.10.2016 tarih ... nolu ve 31.08.2016 tarih ... nolu açık faturalarda belirtilen ürünlerin müvekkili hiçbir zaman teslim edilmemesi sebebiyle ödeme yapılmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİNİN E-K SAYILI İLK KARARI Mahkemece yapılan yargılamada; ihtilafın takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, davacının ticari defterlerine göre davalıdan 210.209,74 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre davacıya 210.209,74 TL bakiye borcunun bulunduğu, davacının tüm faturalarının davalının defterinde, davalının ise ödemeye ilişkin tüm belgelerin davacının defterinde kayıtlı oldukları, davalının kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerektiği, dosyada böyle bir ispat bulunmadığı, bu nedenle davalı takip borçlusunun icra takibine itirazının haksız ve yersiz olduğu, davacı tarafından alacağın ödenmesi için 7 gün süre verilmek suretiyle çekilen ihtarnamenin davalıya 15/09/2017 tarihinde tebliğ edildiği, böylelikle davalı tarafın 19/09/2017 tarihinde temerrüde düştüğü, takipte talep edilen yasal faiz oranına göre takip tarihine kadar geçen 14 günlük süre için işlemiş faizin 735,73 TL olduğu, bu miktarı aşan işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı gerekçesi ile; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı/takip borçlusunun, İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 210.209,74 TL asıl alacak ve 735,73 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, alacağın %20 'si olan 42.189,09 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTANBUL BAM 53. HD'NİN 2022/85-304 E-K SAYILI KALDIRMA KARARI "..., Bilirkişi raporuna göre davalı işletme defteri tutmaktadır. Mahkemece ticaret sicil müdürlüğüne yazılan yazıya verilen yanıtta davalının ticaret sicil kaydının bulunmadığı belirtilmiştir...., yapılan açıklamalar nazara alınmak suretiyle davacının faaliyetinin esnaf faaliyeti olup olmadığı, işin hacmi itibariyle ticari muhasebeyi gerektirip gerektirmediği, ticari faaliyet boyutuna erişip erişmediği değerlendirilip gerekirse bu hususta bilirkişi incelemesi yapılarak davacının tacir olduğu kanaatine varıldığı taktirde yargılamaya devam edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi, esnaf olduğunun tespit edilmesi halinde ise, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken bu hususlar araştırılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır." şeklinde gerekçe ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. V. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 2022/1000-2024/264 E-K SAYILI SON KARARI Mahkemece yapılan yargılamada; mali müşavir bilirkişiden alınan rapor içeriği itibariyle davalının tacir sıfatına haiz olduğu sabit görülerek, önceki gerekçe doğrultusunda aynı karar verilmiştir. VI. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; fatura konusu ürünlerin bir kısmının gereği gibi teslim edilmediği, bir kısmının ise hiç teslim edilmediğini, taraflar arasındaki güven ilişkisine dayalı olarak, sonraki faturalarda mahsup edilir düşüncesi ile faturaların ticari defterlere işlendiği, bu sebeple teslim olgusunun ispatlanmadığı, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmiş olmasının hatalı olduğu gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. VII. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı yüklenici, taraflar arasındaki sözlü eser sözleşmesi kapsamında davalı iş sahibinin talep ettiği yelkenli teknelerin imal edilerek teslim edildiğini, bunlara ilişkin faturaların davalıya teslim edildiğini, fatura bedellerinin bir kısmının ödenmediğini yapılan takibe haksız itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini istemiş, davalı fatura konusu yelkenlilerin ikisinin eksik teslim edildiğini, diğerlerinin teslim edilmediğini, teslim edilen fatura içeriği ürün bedelinin ödendiğini teslim edilmeyenler bedelinin ödenmediğini borcu olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece taraf ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan raporda; davalının işletme defteri tuttuğu, taraf ticari defterlerinde davacı faturalarının ve davalı ödemelerinin kayıtlı olduğu, birbirini doğruladığı, ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan takipte talep edilen asıl alacak miktarı kadar alacaklı olduğu görüşü bildirilmiş olup, mahkemece rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davaya konu olayda, takip konusu faturalar, yapılan ödemeler ve bakiye alacak miktarı tarafların ticari defterlerinde birbirini doğrular şekilde kayıtlı olmakla; tüm faturaları ticari defter ve belgelerine aynen kaydeden davalının mal tesliminin kanıtlanamadığı yönündeki savunma ve istinaf gerekçeleri yerinde değildir. Yine, icra takibine konu alacak miktarı defter kayıtları itibariyle likit olduğundan, mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmiş olması da doğru olup, bu yöndeki istinaf talebi de yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 14/03/2024 tarih ve 2022/1000 Esas, 2024/264 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 14.359,43-TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 3.589,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 10.769,58-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 25/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.