T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1624 - 2025/1542 "T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I" T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1624 KARAR NO : 2025/1542 BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10.05.2024 NUMARASI : 2021/527 Esas - 2024/280 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : 1-...…
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1624 - 2025/1542 "T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I" T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1624 KARAR NO : 2025/1542 BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10.05.2024 NUMARASI : 2021/527 Esas - 2024/280 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : 1-... VEKİLİ : Av... İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : 2-TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ, [25999-56551-03458] UETS VEKİLİ : Av... DAVACI : ... VEKİLİ : Av... DAVANIN KONUSU : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat BAŞVURU TARİHİ : 13.06.2024-02.07.2024 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ : 01.10.2024 KARAR TARİHİ : 11.09.2025 İLAM YAZIM TARİHİ : 11.09.2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 19/02/2021 tarihinde davalı ...'in idaresindeki ... plakalı araç ile alkollü bir şekilde davacıya çarparak ağır yaralanmasına sebep olduğunu, gelen adli raporda davacının yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceğinin, oluşan kemik kırıklarının yaşamsal fonksiyonlarını ağır derece etkileyeceğinin belirtildiğini, Sakarya Eğitim ve Araştırma hastanesi tarafından düzenlenen Erişkinler için sağlanan engellilik sağlık kurulu raporunda vekil eden davacının engel oranının %9 olarak belirlendiğini, olayla ilgili olarak davalı Mustafa hakkında Geyve Asliye Ceza Mahkemesi 2019/832 Esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını, davalının taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasına, fakat hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, davalı şirketin kazaya sebep olan ... plakalı aracın ZMMS poliçesini tanzim eden sigorta şirketi olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. Maddesi gereğince sigorta şirketine başvurduklarını, sigorta şirketinden eksik olduğu bildirilen evrakların tamamlanma tarihinin 01/09/2021 olduğunu, sigorta şirketinin 8 iş gününün sonu olan 10/09/2021 tarihinde temerrüde düştüğünü, davacının geçirmiş olduğu kaza sonucu engeli oluştuğunu, uzun süren tedavi süreçleri yaşadığını, belirterek, HMK 107. maddesi uyarınca ileride artırmak kaydıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının, 100,00 TL tedavi ve yol giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 10.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsiline kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; trafik kazası sonrasında davacının mağduriyetinin giderilmesi amacı ile anne ile babasının davacı tarafın yanına gittiğini, kendisinin tüm ihtiyaçlarını karşılamak istediklerini ancak davacı tarafın kabul etmediğini, olumsuz karşıladığını ve dava açma yönünde gittiğini, davacının yalnızca yol masrafı talep ederek, tarafından yalnızca 700-800-TL yol masrafının karşılandığını, yine bu kazaya ilişkin Geyve Asliye Ceza Mahkemesince mahkümiyet kararı verildiğini ve bu cezaya dayalı olarak dava açıldığını, mahkumiyet kararına bağlı olarak hakkımda doğrudan tazminata hükmedilmesinin yasalara aykırı olduğunu beyan ederek, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesi sunmamıştır. İlk derece mahkemesi tarafından, maddi tazminat talebi yönünden; açılan davanın kısmen kabulü ile, 346.736,29 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 10.569,65 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan (davacının talebi ile bağlı kalınarak)10.09.2021 tarihinden itibaren, işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin poliçede yazılı limitle sınırlı olmak üzere), tedavi ve yol gideri talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı, davalı ... vekili ve davalı Türkiye Sigorta vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı Türkiye Sigorta vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme kararında hükme esas alınan 20.07.2023 tarihli adli tıp kurumu raporu usule ve yasaya aykırı olduğunu, kusur oranını kabul anlamına gelmemekle birlikte 03.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda ... plakalı araç sürücüsü ...'in 20.07.2023 rapordaki tespit aksine "tali kusurlu" bulunduğunun açık olduğunu bu nedenle çelişkinin giderilmesi gerektiğini, 30/05/2024 tarihli kararda avans faizine hükmedilmişse de bu hususun usul ve yasaya aykırı olduğunu zira, davacı tarafın gerçek kişi olduğundan davalı şirket aleyhine avans faizine hükmedilmesinin mümkün olmadığını ve faize hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacı yanın hukuki yararı bulunmadığını, dava açıldığı tarihte talep edilen tazminata ilişkin alacak kalemlerinin miktarının yahut değerinin tam ve kesin olarak tespit edilebildiğinden davanın usulden reddi gerektiğini, bu nedenle yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkeme tarafından davacı yanın geçici iş göremezliğe ilişkin tazminata hükmedilmiş olması şubat 2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına ilişkin 6111 sayılı kanun’un 59’uncu maddesine aykırı olduğunu, mezkur madde gereğince davacı tarafından talep edilmekte olan bakıcı giderleri ve iş görmezlik tazminatının, sosyal güvenlik kurumu'nun sorumluluğu altında olduğunu ve söz konusu giderlerin husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunda davacının muayene edilmeksizin, yetkisiz kurum tarafından hazırlanan, dosyada bulunan evraklar üzerinden maluliyet oran tespiti yapılmasının hatalı olduğunu, ayrıca maluliyete ilişkin raporun 3. ihtisas dairesi'nden alınması gerektiğinden bu yönüyle de raporun kabul edilemez olduğunu, istinaf incelemesi neticesinde ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; tarafına yüklenen %80 kusurun kabul edilemez olduğunu, tespitin dayanaksız olduğunu, tamamen afaki ve varsayımsal temeller üzerine bir kusur incelemesi yapıldığını, kaza sonrasında davalının yardım amaçlı ve iyi niyetli olarak davacının hastane masraflarının karşılamayı teklif ettiğini ancak davacının bu talebi geri çevirdiğini, dosya kapsamındaki bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, davacının talep etmekte olduğu alacak kalemlerinin miktarları dava açıldığı sırada tam ve kesin olarak belirlenebilir durumda olduğundan davanın belirsiz alacak davası yoluyla açılmasında hukuki yarar bulunmadığını ve davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenle istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, kaynaklı trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davaya konu 19.02.2021 tarihi gece 22:00 sularında gerçekleşen yaya motorlu taşıt çarpması şeklinde gerçekleşen olayda, davalı ...'in kazadan bir kaç saat sonra alınan alkol raporuna göre 0,74 promil alkollü bir şekilde sevk ve istikametindeki, zorunlu trafik sigortacısı diğer davalı Türkiye Sigorta A.Ş. olan ... plakalı aracı ile meskun mahalde yolun karşısına geçmekte olan davacıya çarpmış olduğu, kaza nedeniyle davacının bir şekilde yaralanmış olduğu görülmektedir. Dosyanın incelenmesinde; davacının kaza sonrası olay yerini terk etmesi sebebiyle kaza tespit tutanağı düzenlenmediği, ceza yargılaması sırasında keşif yapılmak suretiyle Adli Trafik Bilirkişisinden alınan 03.03.2021 tarihli kusur raporunda davacı yaya'nın asli, davalı araç sürücüsünün tali kusurlu olduğuna ilişkin kanaat ve uzmanlık görüşü bildirilmiş olduğu; mahkemesince İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan 20.07.2023 tarihli raporda ise davacının tali (%20), davalının asli (%80) kusurlu olduğuna ilişkin uzmanlık kurul görüşü ve kanaat bildirildiği anlaşılmaktadır. Yargılama makamlarınca kovuşturma aşamasında alınan kusur raporu ile hükme esas alınan kusur raporunun çelişkili bulunduğu hallerde birine neden itibar edildiği, tarafların kusur sorumluluklarının mütenakiz olarak belirlendiği diğer kusur raporuna neden itibar edilmediği somut ve taraf ve kanunun yolu denetimine açık bir şekilde gerekçelendirilmeli ve/ veya rapor arasındaki çelişkiyi gideren ikinci bir rapor alınmalıdır. Gelinen noktada, ilk derece mahkemesince kovuşturma aşamasında Asliye Ceza Mahkemesinden alınan rapor ile ile hükme alınan Adli Tıp rapor arasındaki kusur dağılımına ilişkin çelişkilerin giderilmesi yönünde, Adli Tıp Genişletilmiş Uzmanlar heyetinden yahut üniversitelerin ilgili alanlarından görev yapan öğretim görevlilerinden oluşturulacak 3 kişilik uzman bilirkişi kurulundan önceki raporların da irdelendiği, çelişkiyi giderir, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken çelişkiler giderilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından; davalıların anılan yönlere değinen istinaf istemleri yerinde görülmüştür. İlk derece mahkemesinin bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi gidermeden karar vermesi, dairemizce H.M.K'nun 353/1-a-6 maddesi kapsamında "uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli bazı delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması" olarak nitelendirildiğinden; sair istinaf sebepleri bu aşamada incelenmeksizin; davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilerek hasıl olacak sonuca göre yeniden karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜ İLE, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.05.2024 tarihli 2021/527 Esas, 2024/280 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Peşin alınan istinaf karar harcının talebi halinde yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf yoluna başvuran davalıların istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine, 5-Harcanmayan istinaf gider avansının yatıran tarafa iadesine, 6- Davalı Türkiye Sigorta A.Ş tarafından Sakarya 3. İcra Dairesinin 2024/6641 sayılı dosyasına sunulan Albaraka Turk Katılım Bankası A.S. / Adapazarı şubesine ait 11.06.2024 tarih 20-E3-2889 seri nolu 850.000,00 TL bedelli teminat mektubunun talebi halinde yatırana İADESİNE, 7-Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11.09.2025 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*