TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2024/1446 KARAR NO : 2025/1833 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 30/01/2024 NUMARASI : 2017/1072 Esas- 2024/41 Karar DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2024/1446 KARAR NO : 2025/1833 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 30/01/2024 NUMARASI : 2017/1072 Esas- 2024/41 Karar DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalılardan ... Genletilmiş ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait davalı ... Şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, sürücüsü davalı ...'ın yönetimindeki kamyonun, müvekkili davacının yönetiminde seyir halinde olduğu ... plakalı motosiklete 24/08/2012 günü çarpması nedeniyle davacının yaralandığını belirterek, iş ve gücünden kalması, maluliyeti, çalışma güç ve kuvvetini yitirmesinden dolayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 1.000 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 50.000 TL manevi tazminatın davalılar ... Genletilmiş ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Genletilmiş ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davada Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olmadığını, görevli mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, dava ve talep konusu tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin görevsiz olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince, maddi tazminat talebi yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile 37.500 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Genleştirilmiş ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ...dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... Genletilmiş ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili dilekçesinde özetle, meydana gelen kazada müvekkili şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, sürücü belgesi olmayan ve trafik kurallarına uymayan davacının asli kusurlu olduğunu, ilk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olup manevi tazmniat zenginleşme aracı olmaması gerektiğini, bilirkişi raporunun hükme esas alınmaya elverişli olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Adli Tıp Kurumu (ATK) İstanbul Adli Tıp 2. İhtisas Kurulunun 24/2/2023 gün ve 2623 sayılı raporunda, davacı ...'ın 24/08/2012 günü geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak, meslek grup numarası bildirilmediğinden Grup 1 kabul edilerek ... formülüne göre %8,6; E Cetveline göre ise %7,3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı belirtilmiş; Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 11/04/2019 gün ve 2018/5629 (E) - 2019/4961 (K) sayılı kararıyla onanarak kesinleşen İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/05/2018 gün ve 2015/99 (E) - 2018/157 (K) sayılı kararıyla, kararının gerekçesinde ise ATK Trafik İhtisas Dairesinin 21/07/2014 gün ve 7052 sayılı raporunda, ...'ın yaralanmasında ...'ın asli kusurlu olduğu belirtilerek, adı geçenin taksirle bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85/2 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl, 4 ay hapis cezasıyla mahkûmiyetine hükmolunduğu anlaşılmıştır.Yukarıda açıklanan İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/99 (E) sayılı dosyasına düzenlenen rapor ile trafik kazası tespit tutanağı ve diğer belgeler incelenerek düzenlenen ve hükme esas alınan ATK Trafik İhtisas Dairesinin 09/07/2018 gün ve 15647 sayılı raporunda ise yönetimindeki ...8 plakalı kamyonla olay yerine geldiğinde, seyir halinde bulunduğu sol şeridin sağından, sağ arkadan sağ şeridi takiben gelen ve ilk geçiş hakkına sahip olan davacı sürücü yönetimindeki motosiklete rağmen, sağ şeride kontrolsüz yönelerek, motosikletin önünü kapatan davalı sürücü ...'ın %75 oranında asli; yönetimindeki motosikletle olay yerine geldiğinde, sol ön yanda kendisiyle aynı yönde seyreden ve sağa yönelerek seyir şeridini kapatan kamyonu zamanında fark edemeyip, kamyona sağ ön yanından çarpan davacı sürücü ...'ın ise %25 oranında tali kusurlu olduğunun belirtilmesi; böylece, davalı sürücünün yönetimindeki ... plakalı kamyon ile davacı sürücünün yönetimindeki ... plakalı motosikletin kaza sırasındaki konumları ve sürücülerinin davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranlarının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik görülmemiş; davacının birlikte (müterafik) kusuruyla zararın artmasına neden olan davranışları manevi tazminatın belirlenmesinde dikkate alındığından, bu konuya yönelen istinaf nedeni de benimsenmemiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 56'ncı maddesinin 1'inci fıkrasına göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Aynı maddenin 2'nci fıkrası uyarınca ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.Bir kimsenin, hukuka aykırı bir fiil yüzünden çektiği, bedeni acılarla ruhsal üzüntüye manevi zarar denir. Manevi zarar, gerçek anlamda zarar değildir; zira malvarlığında bir azalmayı ifade etmez. Bir acının veya üzüntünün maddi zarar gibi parayla ölçülmesine olanak bulunmamaktadır. Paranın manevi zararları karşılamak üzere kullanılabilmesi, hiçbir zaman manevi zararı geri getirip yerine koyduğu veya manevi varlığın bir bölümünün onunla değiştirilebildiği anlamını taşımaz. Paranın bu anlamda gördüğü iş, kişilik hakları ve yararları zedelenen kimsenin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatıp yatıştırmak; bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmek; bir avunma, bir ruhsal doygunluk aracı olmaktan ibarettir.Hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adıyla hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı olan manevi tazminatın miktarı adalete uygun olmalıdır. Zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan ve özgün bir nitelik taşıyan hükmedilecek bu para, bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen doygunluk duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/6/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23/6/2004 gün ve 13/291-370 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminatın miktarını takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken; olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı, bu nedenle tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş biçimi ve tarafların kusur durumları gözönünde tutularak, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 4'üncü maddesinde belirtildiği gibi, hukuka ve hakkaniyete uygun sonuca varılmalıdır.Somut olay yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler ışığında değerlendirildiğinde; tarafların dosya kapsamından anlaşılan sosyal ve ekonomik durumlarına, olayın meydana geliş biçimine, ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporundan anlaşılan kusur oranlarına, ATK İstanbul Adli Tıp 2. İhtisas Kurulunun raporundan anlaşılan davacının yaralanmasının ağırlığına ve olayın meydana geldiği tarihe göre, davacı lehine manevi tazminata hükmolunmasında ve miktarında isabetsizlik bulunmadığından, davalı ... Genletilmiş ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Genletilmiş ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 2.561,62 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 1.068,01 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.493,61 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ... Genletilmiş ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,3-İstinaf başvurusunda bulunan tarafın istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/12/2025