T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/380 Esas KARAR NO : 2025/1710 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/10/2021 NUMARASI : 2018/1036 Esas, 2021/695 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 18/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GE…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/380 Esas KARAR NO : 2025/1710 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/10/2021 NUMARASI : 2018/1036 Esas, 2021/695 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 18/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı ... Sağlık ve ... Sigorta A.Ş. arasında ticari ilişki olduğunu, müvekkili şirketin taraflar arasında ticari ilişki sebebiyle davalı ... Sağlık ve ... Sigorta A.Ş' den takip öncesi faizi ile 10.103,98-TL tutarında alacağının bulunduğunu, bakiye 10.103,98-TL'lik taraflar arasında imzalanan anlaşmalı “Kurumlar Hizmet Sözleşmesi” sebebi ile doğan faturalardan kaynaklanan asıl alacak borcunun ödenmesi için, davalıya yapılan başvuruların sonuç vermemesi üzerine İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile borçlu aleyhine 07.02.2018 tarihinde icra takibi başlattıklarını, davalının borcunu ödemediğini, borçlu tarafından kötü niyetli şekilde İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibe itiraz edilmek suretiyle takibin haksız şekilde durdurulduğunu belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, haksız yere durdurulan icra takibi nedeniyle, davalı aleyhine alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davacı ... Sağlık Hizmetleri A.Ş ile davaya konu icra takibinin alacaklısının farklı şirketler olduğunu, icra takibinin alacaklısının ... ... Sağlık Hizmetleri A.Ş olduğunu, bu nedenle davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, öncelikle, işbu olayın ve zararın meydana gelişinin kanıtlanması ve zararın müvekkilinden kaynaklandığının ispatının zorunlu olduğunu, dava ehliyeti yokluğu savunmaları devam etmekle birlikte, yargılama gerektiren böyle bir olayda doğrudan müvekkili aleyhine icra takibi başlatılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya dayanak olarak gösterilen İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına konu faturaların davaya konu icra takip tarihinden önce icra takibinde alacaklı olarak gösterilen Batıkent ... ... Sağlık Hizmetleri A.Ş'ye ödendiğini, davanın dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddini, davanın esastan reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahküm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı şirket tarafından davalı şirketin borçlu olmasından dolayı icra takibine başlandığı, İstanbul 7. İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı icra dosyasında başlatılan icra takibine davalı vekilince süresinde itiraz edildiği ve itiraz ile duran icra takibine devam için iş bu itirazın iptali davasının ikame edildiği, davalının dava dilekçesinde, borçlu olunduğu bildirilen meblağın Batıkent ... ... Sağlık Hizmetleri A.Ş'ne ödendiğinin bildirildiği, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için talimat yazıldığı ve talimat bilirkişi raporunda davacı kayıtlarında davalının 31.12.2016 tarihi itibarıyla bakiye borcunun 9.596,11-TL olduğu, aynı bakiyenin 2017 yılında devam ettiği, davacı tarafından bu dava dosyasında tahsili talep edilen fatura tarihlerinden sonra 24.01.2016 tarihinden sonra da ticari ilişkilerinin devam ettiği, 07.02.2017 tarihinden evvel faturaların karşılığının ödendiği, davalı borcunun takip tarihinden evvel ödemiş olduğu ve sıfır (0) bakiye olduğunun tespit edildiği, davacı ticari defter ve kayıtlarına göre borcun kapandığı ve davalının borçlu olmadığının tespit edildiği, davalının ticari defterlerinin incelenmek üzere inceleme günü ihdas edildiği, ancak davalı vekilince davacının ticari defter ve kayıtlarına dayanıldığını, dolayısıyla davalının ticari defterlerini sunmadığı, dosyaya sunulu olan davacı şirketin 2015 - 2017 yılları BS mal hizmet satışlarına ilişkin bildirim formunun incelenmesinden davacı şirket tarafından davalı şirkete herhangi bir fatura düzenlenmediği gerekçesi ile davacının davasının reddine, davalı tarafın talep ettiği kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; huzurdaki yargılama kapsamında eksik inceleme ve değerlendirmeye dayanılarak hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, müvekkili ile davalı ... Sağlık ve ... Sigorta A.Ş. arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle davalıdan takip öncesi faiz ile alacağının bulunduğunu, işbu bakiyenin taraflar arasında imzalanan "Anlaşmalı Kurumlar Hizmet Sözleşmesi" sebebi ile doğan faturalardan kaynaklanan asıl alacak borcunun ödenmesi için, davalıya yapılan başvuruların sonuç vermemesi üzerine İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile Davalı/Borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, dosya kapsamında düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve taraflar arasında cari hesap ilişkisinin var olduğu tespit edilmişse de davalının müvekkiline olan borcunu takip tarihinden önce ödeyerek borçlarını kapattığı ve borcunun olmadığı yönündeki tespitin kabulünün mümkün olmadığını, davalının ticari defterleri incelenmeksizin tesis edilen hükmün sonuç uyuşmazlığı aydınlatmaya elverişli mahiyette olmadığını, tesis edilen hükümde ifade edildiği üzere takip tarihinden önce bir ödeme yapılsaydı müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla bir icra takibi ve akabinde de iş bu davayı ikame etmesi düşünülemeyeceğini, ayrıca iş bu dava kapsamında TTK 21/2 maddesi bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır hükmü gereğince, takip konusu faturaların davalının kabulünde olduğu ve davalı tarafça icra takibine konu edilen faturaların ödendiğini ispata ilişkin olarak herhangi bir belge de sunulmamışken Mahkeme nezdinde bilirkişi raporuna karşı sundukları itirazları ile talepleri dikkate alınmadan yeni bir bilirkişi raporu incelemesine gerek görülmeden davanın reddine karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı tarafından (birleşme öncesi ... ... Sağlık Hizmetleri A.Ş.tarafından) davalı aleyhine İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 9.215,32 TL asıl alacak, 888,66 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.103,98 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, itirazın davacı alacaklıya tebliğine dair bir belgeye rastlanmadığından işbu itirazın iptali davasının yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Davacının ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde bilirkişi tarafından düzenlenen 11/01/2021 tarihli raporda; davacının Ticari Defterlerin usulüne uygun tutulduğu, davalının, davacı ticari defter Kayıtlarında 120.20002 (ALICILAR) Alt Hesap(Cari) kodu ile takip edildiği, davacının 2017 yılı kayıtlarına göre; 2016 yılından 2017 yılına davalıdan alacağın 9.596,11 TL olarak devir ettiği, 01/02/2017 tarihinde işlem no 12020002, 82422 yemiye maddesi ile 9.596,28 TL nin ... İstanbul 7. İcra Md. Şüpheli Alacak Kaydı İşlem No: ... - ... Sağlık ve ... Sigorta Anonim Şirketi açıklaması ile Şüpheli alacakları hesabına aktarıldığı ve aynı tarihte, aynı tutarın iptal işlemi açıklaması ile ... İstanbul 7. İcra Md. ... Şüpheli Alacak Karşılığı İşlem ... - ... Sağlık ve ... Sigorta Anonim Şirketi açıklaması ile ters kayıt ile tekrar alacaklı duruma getirildiği, aynı tarihte faturaların karşılığı ödenmek suretiyle davalı borcunu takip tarihi olan 07/02/2017 tarihi öncesi ödediği ve -0- bakiye olduğu tespit edildiği, dolayısı ile davacı Ticari Defter kayıtlarına göre davalının takip (01/02/2017) tarihinde borçlarını kapattığı ve borcunun olmadığı tespit edildiği belirtilmiştir. İlk derece Mahkemesince davalının ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla bilirkişi tarafından düzenlenen 31/05/2021 tarihli raporda; Davalı Ticari Defterlerinin “Usulüne Uygunluk Yönünden” tetkik edilmesi: Davalı yana 29.04.2021 günü saat 14:15 de mahkeme duruşma salonunda yapılan defter incelemesine katılmayıp ticari defterlerinin incelenmesi hususunda yerinde inceleme talep etiği, davalı vekili Av. ...ile defter incelenmesi hususunda e- posta üzerinden iletişim kurulduğu, davacı vekilinin 30.05.2021 tarihli e-postasında :“ Aynen “ Dosyaya, borçlu olmadığımızın tespiti için Davacının ticari defterlerine dayandığımız ve Davacının defterlerinde yapılan inceleme sonucunda borcumuz olmadığı tespit edildiği icin Bilirkişi incelemesinden vazgeçtiğimiz” yönünde beyan sunduk. Dosyayı bu beyanımıza göre kapatabilirsiniz" ifadelerine yer verdiği dolayısıyla davalı şirket ticari defterlerini tarafıma sunmadığı, davacı vekili Av. ; ...ile yapılan e-posta yazışmalarının dava dosyasında bulunduğu, dosyaya sunulu olan davacı şirketin 2015-2016-2017 yılları (BS) Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu'nun incelenmesinde davacı şirket tarafından davalı şirkete herhangi bir fatura düzenlenmediğinin görüldüğü belirtilmiştir.Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerler ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda ... bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK nun 6. maddesinde ise, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir.Bu durumda, hizmetin yerine getirildiğinin ve icra takibine dayanak faturalardan kaynaklı alacaklı olduğunun ispat yükü davacı taraftadır.Somut olayda, incelenen davacının ticari defter ve kayıtlarının HMK'nun 222. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak tutulduğu, davacının Ticari Defter kayıtlarına göre davalının takip tarihi olan 07/02/2017 tarihinden önce 01/02/2017 tarihinde borçlarını kapattığı ve borcunun olmadığı bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Yine bilirkişi raporunda, davacı şirketin 2015-2016-2017 yılları (BS) Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu'nun incelenmesinde davacı şirket tarafından davalı şirkete herhangi bir fatura düzenlenmediğinin görüldüğü belirtilmiştir. Bu durumda davacının icra takibine konu faturalar nedeniyle davalıdan takip tarihi itibariyle alacaklı olduğunu ispat edemediğinden ilk derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacı vekili, davalının defterleri incelenmeden karar verildiği ileri sürmüş ise de, davacı dava dilekçesinde HMK 222/5 maddesi gereğince münhasıran davalı defterlerine dayanmadığından, yani bir başka deyişle delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediğinden bu iddiası yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesinin kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1036 Esas, 2021/695 Karar sayılı ve 18/10/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.18/12/2025