T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/661 - 2026/83 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/661 KARAR NO : 2026/83 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28.01.2025 NUMARASI : 2022/207 Esas - 2025/56 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... İSTİNAF YOLUNA B…
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/661 - 2026/83 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/661 KARAR NO : 2026/83 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28.01.2025 NUMARASI : 2022/207 Esas - 2025/56 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : GÜVENCE HESABI - ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle) BAŞVURU TARİHİ : 11.02.2025-12.02.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 17.04.2025 KARAR TARİHİ : 14.01.2026 İLAM YAZIM TARİHİ : 15.01.2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 21/09/2020 tarihinde trafik kazasında daimi sakat kaldığını, kazaya neden olan şahsın tespit edilemediğini, davalının ödeme yapmadığını beyan ederek şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 1.500,00 TL geçici iş göremezlik, 500,00 TL bakıcı giderinin davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 5.000 TL'den 77.838,22 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 1.500TL'den 23.940,63 TL'ye arttırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya neden olan aracın trafik tescil zorunluluğu olmayan toplama bir araç olduğunu, Güvence Hesabının sorumlu olduğu tazminat kalemlerinin sigortacılık kanunu, karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartları ve güvence hesabı yönetmeliği'nde tahdidi olarak sayıldığını, buna göre müvekkilinin geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı ile sağlık giderlerinin doğal bir parçası olan bakıcı ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, kaza tarihinde çalıştığını ispat edemeyen davacının geçici ve kalıcı iş göremezlik talep edemeyeceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından, davanın kısmen kabulü ile 77.838,22 TL sürekli iş göremezlik ve 23.940,63 TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 21/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının bakıcı ve tedavi masraflarına ilişkin isteminin reddine, karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dosyada yer alan 18.07.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda tazminat hesabı yapılırken davacının tüm vücut engellilik oranının %3, geçiçi iş göremezlik süresinin ise 9 ay olarak hesaplandığını ancak bu hesaplamaların hatalı ve hakkaniyete aykırı olduğunu, zira müvekkilinin bu kadar kısa sürede bu denli iyileşmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 31.05.2022 tarihli aktüerya hesap raporunda tazminat miktarının geçici iş göremezlik için 15.595,56 TL, sürekli iş göremezlik içinse 156.473,28 TL olarak hesaplandığını, ilerleyen tarihte alınan 18.07.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda ise tazminat miktarlarının oldukça düşürülerek geçici iş göremezlik için 23.940,63 TL sürekli iş göremezlik içinse 77.838,22 TL olarak hesaplandığını, hüküm kurmaya elverişsiz ve birbiriyle çelişkili raporların hükme dayanak yapılmasının hatalı olduğunu, Yargıtay içtihatlarından da belirlendiği üzere bilirkişi raporlarında yer alan engel oranında ciddi düşüşün olması hem de tazminat miktarlarında düşüşün olmasının ağır çelişki olarak kabul edildiği ve mahkemece bu çelişkinin giderilmesinin elzem olduğunu, raporda hesaplanan tutarın günümüz şartları dikkate alındığında çok yetersiz bir miktar olduğunu, dava konusu kazadaki kusur oranlarının da hatalı tespit edildiğini, bu nedenlerle istinaf incelemesi neticesinde ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu kaza ile davacının maluliyeti arasındaki illiyet bağı tespit edilmeden karar verildiğini, davacının plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir motosikletin çarpması nedeniyle yaralandığı iddia edilmişse de, yapılan soruşturma kapsamında failin bulunamadığı ve daimi arama bürosunda dosyanın derdest olduğunu, dosya kapsamında ne bir kamera kaydı ne bir görgü tanığı bulunduğunu, davacının beyanlarından başka kaza neticesinde yaralandığına dair bir delil bulunmadığını, davacının kaza neticesinde malul kalıp kalmadığının kesin olarak ispatlanmadığını, buna rağmen davanın kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, iddia edildiği gibi bir kaza gerçekleşmişse bile kazada davalının bir sorumluluğunun bulunmadığını, davalının bir trafik kazasında meydana gelen her türlü zararın kayıtsız koşulsuz garantörü konumunda olmadığını, yönetmelik hükümleri dışına çıkarak sorumlu olmadığı zararları tazmin etmesinin mümkün olmadığını, bunların yanı sıra kusur oranlarının ve temerrüt tarihinin hatalı hesaplandığını, maluliyet raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğunu, bu nedenlerle eksik inceleme ile verilen yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat ile tedavi gideri istemine ilişkindir. Somut olayda, 21.09.2020 tarihinde, plakası ve sürücüsü belirlenemeyen bir motorsikletin çarpması sonucu davacı yayanın yaralandığı iddiası ile eldeki dava açılmıştır. Tüm dosya kapsamına göre, davacının yaralanmasının trafik kazası nedeniyle gerçekleştiği ve davalının sorumluluğunun doğduğu anlaşılmıştır. Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında kusur tespiti yapılmamıştır. Mahkemece, trafik bilirkişisinden alınan raporda gerçekleşen kazada davacı yayanın %70, tespit edilemeyen motorsiklet sürücüsünün %30 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, rapordaki kusur oranı hükme esas alınmıştır. Heyetimizce de hükme esas alınan rapordaki kusur oranı kazayla ve davacının soruşturma aşamasında alınan beyanıyla uyumlu bulunduğundan taraf vekillerinin bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu 2.Üst Kurulundan alınan rapor kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiğinden ve çelişki giderici nitelikte olduğundan taraf vekillerinin bu husustaki istinaf isteminin de reddi gerekmiştir. Dosya kapsamındaki hükme esas alınan aktüer rapor Yargıtay'ın güncel içtihatlarına uygun şekilde TRH2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre ve usulüne uygun hazırlandığından ve davacı tarafça davalı sigorta şirketine davadan önce usulüne uygun başvurulduğu ve temerrüde düşürüldüğü tarihten faiz işletilmesinin yerinde olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu hususlardaki istinaf istemlerinin de reddi gerekmiştir. Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.01.2025 tarihli 2022/207 esas, 2025/56 karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davacıdan alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalıdan alınması gereken 6.524,91 TL nispi ilam harcından peşin alınan toplam 1.601,62 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.923,29 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Tarafların istinaf başvurusu için yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının iadesine, 5-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 15.01.2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*