T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1164 - 2025/2097 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1164 KARAR NO : 2025/2097 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/04/2024 NUMARASI : 2024/31 Esas - 2024/309 Karar DAVACI : TERZİOĞLU TAŞIMACILIK LOJİSTİK TEKSTİL TU…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1164 - 2025/2097 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1164 KARAR NO : 2025/2097 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/04/2024 NUMARASI : 2024/31 Esas - 2024/309 Karar DAVACI : TERZİOĞLU TAŞIMACILIK LOJİSTİK TEKSTİL TURİZM İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : GELECEK VARLIK YÖNETİMİ ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/05/2018 KARAR TARİHİ : 05/12/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 05/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ..., ... ve ... hakkında Gebze l. İcra Müd.'nün 2016/11760 esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, daha sonra bu icra dosyasından müvekkili şirkete İ.İ.K. md.89 gereğince gönderilen birinci haciz ihbarnamesi 07.03.2017 ve ikinci haciz ihbarnamesi 10.04.2017 tarihinde Sultan Orhan Mah. Muhtarına, üçüncü haciz ihbarnamesi 04.07.2017 tarihinde, daha önce işten çıkmış olan Ömer Demirci'ye tebliğ edildiğini, dolayısıyla bu tebligatlara itiraz edilmediğini ve kesinleştiğini, söz konusu icra dosyasına müvekkili şirketin borçlu olarak eklendiğini, şirkete ait gayrimenkul ve araçlar üzerine haksız olarak haciz konulduğunu, bu tebligatların usulsüzlüğü ile ilgili olarak Gebze l. İcra Hukuk Mahkemesinde 2017/419 nolu dosya ile dava açıldığını, Mahkeme 'dava kısmen kabul kısmen ret" diyerek 89/1 ve 89/2 tebligatlar yönünden şikayeti reddettiğini, 89/3 yönünden şikayeti kabul ettiğini, bu kararında BAM.'dan sonra Yargıtay'a gönderildiğini, davacı şirketin, davalıya borcunun olmadığının tespiti için bu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, bu nedenlerle müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, haczedilen gayrimenkul ve araçların satışının önlenmesi için bunların üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı temlik aldıkları bankaca borçlular ..., ... ve ... hakkında Gebze 1. İcra Müdürlüğü’nün 2016/11760 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, icra takibi sırasında Terzioğlu Taşıma Lojistik ve Tekstil Tur. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye tarihinde 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnameleri gönderildiğini, her iki haciz müzekkeresi de borçlu şirketin ticaret siciline kayıtlı adresi olan “... ... Mah. Kışla Cad. No:.../A Gebze KOCAELİ” adresine gönderildiğini, ancak adresin kapalı olması üzerine yan komşudan sorulduğunu ve muhatap ilgili kişinin geçici olarak çarşıya gittiğini beyan ettiğini ve imza atmaktan kaçındığını, bunun üzerine evrak ... ... Mahallesi muhtarına teslim edildiğini ve kapıya 2 nolu haber kağıdı yapıştırıldığını, söz konusu tebligatlar Tebligat Kanunu’nun 12. ve 13. maddelerine uygun olarak yapıldığını, ayrıca Gebze 1 nolu İcra Hukuk Mahkemesi 2017/419 esas ve 2017/409 karar sayılı ilamıyla bu tebligatların kanuna uygun olduğuna karar verildiğini, istinaf incelemesine giden dosyada da tebligatların usulüne uygun olduğu kanaatine varıldığını, dolayısıyla tebligatların usulüne uygun olduğu açık ve net bir şekilde ortada olduğunu, davacı taraf mahkememizin 2018/397 esas sayılı dosyasıyla 30.05.2018 tarihinde menfi tespit davası açtığını, dava dilekçesinde özetle davacı – borçlu şirkete gönderilen İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesinin dayanak yapıldığı ihbarnamelerin usulsüz olduğu iddiasıyla borçlu olmadıklarının tespitini talep ettiklerini, gerek yerel mahkeme kararı gerekse Bölge Adliye Mahkemesi kararıyla her iki haciz ihbarnamesi de usule uygun şekilde yapıldığını, huzurdaki dava İcra ve İflas Kanunu’nun 89/3 maddesi uyarınca açılmış bir menfi tespit davası olduğunu, ilgili maddedeki yasal düzenleme uyarınca icra takibinde 3. kişi durumunda olan davacıya üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren menfi tespit davası açması için 15 günlük hak düşürücü süre verildiğini, davacı tarafın huzurdaki davayı açtığı tarih 30.05.2018 olduğunu, Gebze 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2017/419 esas ve 2017/409 karar sayılı ilamında 89/3 haciz ihbarnamesinin ıttıla tarihi 11.10.2017 olarak tespit edildiğini, yani 89/3 haciz ihbarnamesinden ıttıla tarihi olan 11.10.2017 tarihinde haberdar olduğunu ancak menfi tespit davasını 30.05.2018 tarihinde açtığını, dolayısıyla kanunda hak düşürücü süre olarak düzenlenen 15 günlük sürenin geçtiğini bu nedenle davacının davasının hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Dava konusuz kaldığından esas hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tebligatın usulsüzlüğü sebebiyle yapılan tebligatın iptal edilmiş olmasında kusurun davalıda olmadığını, dava dışı PTT'ye ait olduğunu, işbu sebeple davalıya kusur atfedilerek aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırılık teşkil edeceğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra Hukuk Mahkemesi kararı ile davalının dava konusu haciz ihbarnamelerini çıkarmasında haksız olduğu ve davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği anlaşıldığından harç, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesinin doğru bir karar olduğunu, davalı tarafın istinaf başvurusunda haksız olduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/04/2024 tarih, 2024/31 Esas - 2024/309 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davalının ..., ... ve ... hakkında Gebze l. İcra Müdürlüğü'nün 2016/11760 esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, anılan dosyadan davacıya gönderilen haciz ihbarnamelerinin usulüne uygun tebliğ edilmediğinden davacının ihbarnamelerden haberdar olmadığını, davacının bu hususta şikayet yoluna giderek Gebze 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/631 esas 2020/189 karar (bozma öncesi 2017/419 esas 2017/409 karar) sayılı ilamı ile anılan birinci haciz ihbarnamesinin ıttıla tarihinin 11.10.2017 tarihi olduğu tespit edilerek 2. ve 3. haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verildiği, davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti için eldeki davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, Dairemizin 2022/1442 esas 2023/1458 karar sayılı ilamı ile “…Dosya kapsamına göre tarafların her ikisi de ticaret şirketi olduğundan, davaya bakmaya görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Bu nedenle ticaret mahkemesinin görevli olması nedeni ile görevsizlik kararı verilmesi gerekirken asliye hukuk mahkemesi sıfatı ile davaya bakılarak karara bağlanması yerinde olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni nedeniyle kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-a-3 gereğince kararının kaldırılmasına, dosyanın kararı veren yerel mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir…” anılan kararın kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonunda konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, yargılama giderlerinden davalının sorumlu olduğuna karar verilmiş, karara karşı davalı taraf istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, İİK 89. maddesi gereğince açılan menfi tespit talebine ilişkin bulunmaktadır. Dosya kapsamında bulunan Gebze 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin (bozmadan sonra) 2019/631 esas 2020/189 karar sayılı ilamının incelenmesinden, Gebze 1. İcra Müdürlüğü'nün 2017/11760 takip sayılı icra dosyasında yürütülen takipte davacıya tebliğe çıkarılan 89/1 haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin 11.10.2017 olarak tespiti ile düzeltilmesine, Gebze 1. İcra Müdürlüğü'nün 2017/11760 takip sayılı icra dosyasında davacıya çıkarılan 89/2, 89/3 haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verildiği, anılan kararın kesinleştiğinin anlaşılmasına, bu durumda ortada geçerli bir haciz ihbarnamesi bulunmaması nedeniyle davacı tarafından açılan davanın konusuz kaldığının anlaşılmasına göre, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yerindedir. Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT 6. maddesi gereğince davanın ön inceleme aşaması tamamlandıktan sonra konusuz kaldığı anlaşıldığından davacı lehine tam vekâlet ücretine hükmedilmesinde ve dava açılmasına davalı tarafın sebebiyet verdiğinin anlaşılmasına göre, yargılama giderinden davalı tarafın sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. (Benzer yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/3103 esas 2021/4193 karar sayılı ilamı) Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile kalan 187,8-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/12/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*