T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1965 - 2025/2179 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1965 KARAR NO : 2025/2179 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/05/2023 NUMARASI : 2022/433 E. - 2023/233 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1965 - 2025/2179 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1965 KARAR NO : 2025/2179 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/05/2023 NUMARASI : 2022/433 E. - 2023/233 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/05/2023 tarih ve 2022/433 E. - 2023/233 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2021/15387 sayılı "..." ibareli marka başvurusunun, davalı şirketin 2019/87871 sayılı ve "..." ibareleri markalarını gerekçe göstererek yaptığı itiraz üzerine SMK'nın 6/1.maddesi uyarınca reddedildiğini, oysa davalının itirazına mesnet markalarının çok büyük bir bölümünün davalının yüzünün siluetinden oluştuğunu, "..." bir semt adı olarak bilindiğinden ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, bu ibarenin kimsenin tekeline verilemeyeceğini, taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2022-M-10864 sayılı kararının iptale karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, başvuruya konu markanın, bir daire şeklinin içerisine yerleştirilmiş “...” ibaresi ile bir fıçı figüründen oluştuğunu, redde mesnet davalı markasının da yine bir daire şeklinin içinde yer alan “...” ibaresi ile bıyıklı bir erkek yüzü figüründen müteşekkil olduğunu, davalı markasının esas unsuru olan “...” ibaresi ile davacı markasında da esas unsur olarak kullanıldığını, başvuru konusu marka ve redde mesnet markalarda ön plana çıkan esas unsurun, birbirinin tıpatıp aynısı olan “...” kelimesi olup, fonetik, biçimsel ve anlamsal benzerlik nedeniyle, markaların umumi intibalarının da aynı olduğunu, kararın hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, davalının “...” markasının davalıya ait “..." adlı marka ile ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğunu, taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin oluştuğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının markasının "..." şeklindeki yegane unsurunun davacının marka başvurusunda esaslı unsur konumunda yer aldığı, tarafların her ne kadar fıçı ve erkek figürü şeklindeki münhasır şekil unsurları benzerlik arz etmese de markaların genel şekil kompozisyonlarının dairesel şeklin içine yerleştirilmiş olması dikkate alındığında benzerlik arz ettiği, kaldı ki markaların şekil unsurlarının ortalama tüketici zihninde ikinci planda yer aldığı, ilk ve kalıcı yer bulanın kelime unsurları olduğu, dolayısı ile "..." markasını bilen ortalama bir tüketicinin davacının marka başvurusunu davalının "..." şubesi olarak zannedebileceği, nitekim 43.sınıf yönünden tüketici kitlesinin, ortalama tüketici olduğu, davacının markasında yer alan "..." ibaresinin küçük puntolarla arka planda olacak şekilde konumlandırılmış olmasının yanı sıra İngilizce dilinde olan bu kelimenin ortalama tüketici zihninde yer bulma ihtimalinin düşük olduğu gibi markaları ayırt etme fonksiyonu da bulunmadığı, davacının markasının esaslı unsurunun "..." olarak kabul edilmesi halinde dahi davalının markasının yegane unsuru olan "..." ibaresini barındırması ve emtia ayniyeti nedeni ile markalar arasında benzerlik koşulunun oluştuğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ...'nin Osmanlı Devleti döneminde açılmış, sonradan bulunduğu bölgeye adını vermiş bir kurum olduğunu, birden fazla noktada bulunduğunu, İstanbul'da bulunduğu yerlerde semt adı olarak kullanıldığını, bu nedenle tek bir bölgeyi ifade etmediğini, genel bir ibare olduğunu, davalının yaratıcılığı sonucu oluşturulmuş bir ibare olmadığını, tüketici nezdinde semt adı olarak bilindiğinden ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, salt "..." ibaresinin kimsenin tekeline verilemeyeceğini, müvekkilinin dava konusu başvurunun davalının markalarından yeterince uzaklaştığını, müvekkilinin markasındaki "..." ibaresinin İstanbul baruthanelerinden ...'de bulunanı ifade ettiğini, coğrafi yer belirttiğini, diğer kelime ve şekil unsurları ile bir bütün olarak taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davalı markasının asli unsurunun insan silüeti ve bıyık figürü olduğunu, davalı markalarındaki "..." ibaresinin insan silüeti ve bıyıklı insan figüründen bağımsız olarak değerlendirilemeyeceğini, salt eski bir kurum ve coğrafi bölge adı olan "..." ibaresinin ortaklığının markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun kabulü için yeterli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka başvurusunun SMK'nın 6/1.maddesi uyarınca reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının 29/01/2021 tarihinde 2021/15387 sayılı "...+ŞEKİL" ibareli markanın 43.sınıfta tescili için gerçekleştirdiği marka başvurusunun, dava konusu 19/082022 tarih, 2022-M-10864 sayılı YİDK kararı ile davalı gerçek kişinin 2019/87871 sayılı "...+şekil" ibareli markasına dayalı olarak SMK'nın 6/1.maddesi uyarıncı reddine karar verildiği, mahkemece taraf markaları arasında "..." ibaresinin ortaklığının yanında emtia benzerliği de bulunduğundan Kurum kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddedildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki, coğrafi yer adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla yanlarına ilaveler yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, bu halde marka korumasının, markanın asli ve tali unsurlarıyla bir bütün olarak sağlanıp asli unsuru oluşturan coğrafi yer adı konusunda marka sahibine inhisari hak sağlamayacağı, somut olayda davacı tarafından "..." ibaresinin İstanbul ...'de bulunan 1699-1726 yılları arasında aktif olarak işlev görmüş Osmanlı Devleti zamanında silahların saklandığı yer olduğu, günümüzde binaları halen ayakta olan ve ... Millet Bahçesi'nin de bulunduğu semtin adı olarak bilindiği, ayırt edici niteliği zayıf olan bu ibarenin ortaklığı nedeniyle markalar arasında iltibas bulunduğunun kabul edilemeyeceği iddia edilmiş ise de, mahkemece davacının anılan iddiası üzerinde yöntemince durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu itibarla, mahkemece, davacı vekilinin "..." ibaresinin kimsenin tekeline verilmesi mümkün olmayan, bilinen bir yer adı olduğu yönündeki iddiası üzerinde durulması bakımından bilirkişi raporu da alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, somut uyuşmazlığın çözümünde esasa etkili delil niteliğinde olan yukarıdaki hususların değerlendirilmediği anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 25/05/2023 gün ve 2022/433 E. - 2023/233 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 20/11/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.