T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:22/09/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ARA KARAR TARİHİ:26/06/2025 DAVANIN KONUSU:Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:22/09/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Başkanın görüşü değerlendirildi. GEREĞİ …
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:22/09/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ARA KARAR TARİHİ:26/06/2025 DAVANIN KONUSU:Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:22/09/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Başkanın görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili; davacı müvekkilleri, davalı ve tarafların babası, 1990 yıllarında ... Ticaret Ltd.Şti. isimli şirketi kurduğunu, şirket üzerinde müvekkilleri ve davalının %33'lük, tarafların babasının ise %1'lik payı bulunmakta olduğunu, taraflarca 11/12/2013 tarihinde yapılan toplantı neticesinde davalı, şirketin müdürler kurulu başkanı olarak atandığını, şirket adına her türlü iş ve/veya işlemi yapmaya yetkili kılındığını, ancak davalı, şirket alehinde haksız ve kötü niyetli eylemlerde bulunduğunu ve güven sarsıcı şekilde davrandığını, Davalının, 2000 yılı içerisinde ... Genel Müdürlüğü tarafından ihaleye çıkan ''Kaş İlçesi, ... Ada, ... Parsel'' sayılı taşınmazı şirket adına satın almaya İstanbul'a gittiğini, yıllar sonra müvekkilleri tarafından davalının söz konusu taşınmazı, tapuda kendi adına tescil ettiği öğrenildiğini, Bu duruma dair 30/12/2019 tarihinde şirket yönetimi olarak usulsüz şekilde tescil edilen taşınmazın şirkete devredilmesi hususunda karar alınmış olup işbu kararın, şirket karar defterine işlendiğini, İlgili kararın, müvekkilleri tarafından Kaş İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde verilen ifadeler esnasında teslim edildiğini, ancak davalı tarafından söz konusu işlem yerine getirilmediğini, davalı ile yapılan görüşmelerin sonuçsuz kaldığını ve şirket yönetimi tarafından alınan karar doğrultusunda taşınmaz devri yerine getirilmediğini, Ardından müvekkillerinden ..., şirket alehinde güven sarsıcı şekilde davranan davalı hakkında şüphelenmesi üzerine şirketle ilgili durum hakkında maliyeye müracaat ettiğini, bu müracaatı neticesinde 15/08/2024 tarihli yazı ile 2022 ve 2023 yılı içerisinde idari para cezalarının kesildiğini, işbu cezaların bedelinin yaklaşık 8.000.000-TL olduğunu öğrendiğini, davalı tarafından bahsedilen cezalar hakkında müvekkillerine bilgi verilmemekle birlikte herhangi bir açıklama da yapılmadığını, müvekkillerinin, şirketin kar - zararını, yapılan işlemlerin detaylarını hakkında bilgi sahibi olmadığını, bu nedenle müvekkillerinin; şirketin kar - zararını, yapılan işlemlerin detaylarını öğrenmek ve davalının şirket pozisyonunu değerlendirmek amacıyla şirket karar defterine ulaşmak istediğini, Söz konusu şirket defterinin, usulen şirketin mali müşavirliğini yapan ... isimi şahısta bulunmakta olduğunu, ancak müvekkilleri tarafından söz sonusu şahısla yapılan görüşmeler neticesinde defterin kendisinde olmadığının öğrenildiğini, davalının müvekkillerinin şirkete dair karar almasını engellemekte olup bu hususun öğrenilmesiyle birlikte agresif tutum sergilediğini, müvekkillerinin ortağı olduğu şirketin, 35 yıldır Kaş İlçesi'nde faaliyet gösteren ve kar eden bir şirket olmasına rağmen davalı tarafından yıllardan beri herhangi bir kar payı dağıtımı yapılmadığını, işbu nedenlerle dava süresi boyunca davalının şirketteki yetkilerinin kaldırılarak tedbiren görevden uzaklaştırılmasını ve iş bu yetkilerin dava süresi boyunca müvekkillerine veyahut bağımsız bir kayyıma devredilmesini, davanın kabulünü, haksız ve kötü niyetli eylemleri nedeniyle davalının şirketi temsil ve idare yetkisinin tamamen kaldırılmasını, söz konusu yetkilerin müvekkillerine verilmesi ya da şirketi idare ve temsil edecek tarafsız bir kayyımın atanmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece 26/06/2025 tarihli ara karar ile; "...6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesi hükmüne göre "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." Öte yandan 6100 sayılı HMK'nun 391. maddesinin madde gerekçesinde de açıklandığı üzere mahkemece asıl uyuşmazlığı çözecek mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilemez. Aksi halde geçici hukuki koruma olan ihtiyati tedbir, davanın yerine ikame edilmiş olur. Esasen Yüksek Mahkemenin çeşitli dairelerince verilen kararlarında da ihtiyati tedbir kurumunun bu niteliği vurgulanmıştır. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 01.06.2012 tarih, 2012/12474 E.-2012/14232 K. sayılı ilamı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 26.11.2012 tarih ve 2012/9519 Esas-2012/15466 Karar sayılı ilamı, 10.12.2012 tarih ve 2012/17116 Esas- 2012/16273 Karar sayılı ilamı, 13.11.2013 tarih ve 2013/14106 Esas-2013/15221 Karar sayılı ilamı) Bu nedenle, davacının davalı şirket müdürünün yetkilerinin kaldırılarak görevden uzaklaştırılması, yetkilerin dava süresince davacıya verilmesi veya şirkete kayyum atanması yönündeki talebi yerinde görülmemiş ve yine yaklaşık ispat koşulunun da gerçekleşmediği dikkate alınarak ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Ara karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın açılmasıyla birlikte davalının şirketi zarara uğratan davranışlarının büyüyerek devam ettiğini, dava konusu şirkete ait karar defterinde Kaş'ta bulunan taşınmazın şirkete devrine dair kararın gerçekleştirilmediğini, davalının yetkilerinin bir an önce kısıtlanması gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Talep, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması isteminden ibarettir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacıların istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. 22/09/2025 ...