(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2020/4507 E. , 2021/4849 K. "" MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 155 ada 5 parsel sayılı 391,78 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde…
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2020/4507 E. , 2021/4849 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 155 ada 5 parsel sayılı 391,78 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ..., tarafından davalılar Maliye Hazinesi ile ... Tüzel Kişiliği aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan tescil davası, davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanağı ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de; eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuştur. Şöyle ki, hükme esas alınan jeolog bilirkişi raporunda, aktif dere yatağı ile taşınmaz arasındaki çalılık alanın doğal bir sınır oluşturduğu, taşınmazın aktif dere yatağı niteliği taşıyan alan içinde yer almadığı bildirilmiş ise de; daha önce Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 25.10 2007 tarihli jeolog bilirkişi raporunda taşınmazın (B) harfi ile gösterilen kısmın sınırdaki dere tarafından jeolojik süreç boyunca oluşturulduğu, dere vadisinin içerisinde kaldığı metruk dere yatağı niteliği taşıdığı, taşınmaz sınırına taşkın koruma duvarı yapıldığı, bu kısmın doğal hali ile taşkından etkilenmekte olduğu belirtilmiş olup raporlar arasında çelişki oluşturulduğu ve bu nedenle taşınmazın dere etkisi altında bulunduğu hususunda tereddüt oluştuğu halde, söz konusu çelişki giderilmemiş ve bu kapsamda 3 kişilik jeolog bilirkişiden rapor alınmadığı gibi, taşınmazın derenin etkisi altında bulunup bulunmadığı hususunda hava fotoğraflarından da yararlanılmamıştır.