9. Hukuk Dairesi 2020/925 E. , 2020/4977 K. MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili ile davalılardan .... vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin davalı taşeron ....’ye…
**9. Hukuk Dairesi 2020/925 E. , 2020/4977 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili ile davalılardan .... vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin davalı taşeron ....’ye bağlı olarak ... Deri San. Tic. A.Ş.’ye ait deri fabrikasında 15.01.2010 tarihinden işten çıkarıldığı 28.05.2013 tarihine kadar güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, güvenlik müdürünün ‘hainsin sen lafını söylediğini, işine son verildiği 28.05.2013 tarihinde güvenlik müdürünün müvekkiline sen iş yapmıyorsun diyerek tartıştığını, akabinde fabrika müdürünün müvekkiline hitaben ‘çeksin gitsin orada durmasın’ diyerek müvekkilinin işine son verildiğini ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatları ile ücret, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalılardan tahsilini istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı .... vekili, davacının güvenlik işlerine yapan taşeronları diğer davalı ....’nin işçisi olarak işyerinde çalıştığı iddiası dışındaki iddiaların doğru olmadığını, şirketlerinin davacıya kıdem ve ihbar tazminatı borçlarının olmadığını, davacının her ay muntazam fazla çalışma ücretini elden aldığını kabul ve ikrar ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı .... vekili, davacı taleplerinin haksız olduğunu, müvekkili şirketten hiçbir hak ve alacağının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci: Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı .... vekili temyiz etmiştir. Bozma ilamında özetle; “Kıdem ve ihbar tazminatlarının giydirilmiş ücretten, diğer işçilik alacaklarının ise çıplak ücretten hesaplanması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde davacının en son ücretinin net 1.220 TL olduğu, bu ücretin 799 TL’sinin bankaya yatırıldığı, 421 TL’sinin ise elden ödendiği, elden ödenen ücretin aylık 15 saatlik fazla mesai ücretini, ek ödemeleri ve yol yardımını kapsadığı açıklanmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tanık beyanlarına itibarla davacının aylık ücretinin net 1.200 TL/brüt 1.678,54 TL olduğu kabul edilmiştir. Dosya içeriğine göre, dava dilekçesinin ekinde sunulan ücret bordrosunda aylık asgari ücret tahakkuk ettirildiği ve bankadan ödeme yapıldığı görülmüş, yine ekte sunulan “güvenlik hizmetleri maliyet analizi” başlıklı işverenlik belgesine göre işyerinde güvenlik görevlilerine asgari ücret ile 155 TL yol ücreti ödemesi ve 152,22 TL ek ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Dava dilekçesindeki açıklamalar, dosyadaki belgeler ve tanık anlatımları dikkate alındığında, davacının aylık çıplak ücretinin asgari ücret olduğu, bu ücrete ek olarak yol ücreti ve ek ödeme aldığı, işyerinde yemek yardımından da faydalandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılacak iş; davacının aylık brüt çıplak ücretine belirtilen sosyal yardımları ilave ederek giydirilmiş ücreti yeniden belirlemek, kıdem ve ihbar tazminatlarını giydirilmiş ücretten, diğer işçilik alacaklarını ise çıplak ücretten hesaplatarak çıkacak sonuca göre bir karar vermektir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. Somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde davacıya 2012 ve 2013 yıllarında yıllık izin kullandırılmadığı iddia edilerek yıllık izin ücreti talep edilmiştir. Mahkemece, 6100 sayılı HMK'nın 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık kuralına aykırı olarak tüm çalışma dönemi üzerinden yapılan hesaplamaya itibarla yıllık izin ücretinin hüküm altına alınması usul ve yasaya aykırıdır. Fazla çalışma ücretlerinin hesabı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, puantaj kayıtlarına dayanılarak davacının tüm çalışma döneminde “günde 13 saat üzerinden 5 gün çalıştığı” kabul edilerek ve 1 saat ara dinlenme süresi düşülerek hesaplama yapılmış ise de, bu hesaplama dosya içeriğine uygun düşmemiştir. Zira, davacı tarafından dosyaya sunulan imzalı puantaj kayıtlarında günlük çalışma saatlerinin “11” veya “13” saat olarak gösterildiği ve kayıtlarda davacının bazı haftalarda 4 gün, bazı haftalarda ise 5 gün, bu günlerin de bir kısmında 11 saat, bir kısmında da 13 saat çalıştığı anlaşılmaktadır. Mahkemece; bilirkişiden ek rapor alınarak puantaj kayıtlarının haftalar itibariyle ayrıntılı dökümü yaptırılmalı, davacının haftada çalıştığı gün sayıları somut olarak tespit edilmeli, 11 saat çalışılan günlerde 1 saat, 13 saat çalışılan günlerde ise 1,5 saat ara dinlenme süresi düşülerek davacının fazla mesai ücreti ödenen aylık 15 saatlik fazla mesaide gözetilerek denetime elverişli şekilde hesaplatılmalı ve çıkacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçeleri belirtilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulmuş ve yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Bozmadan sonra verilen karar davacı vekili ile davalı .... vekili tarafından temyiz edilmiştir. E) Gerekçe: 1-Mahkemece kısa karar 24/10/2019 tarihli celsede taraflara tefhim edilmesine rağmen, gerekçeli karar başlığında karar tarihinin 05/11/2019 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir. 2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 3-Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay'ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmünün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da farklı bir karar vermeden yeniden hükümde karar vermek zorundadır. Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur. Somut uyuşmazlıkta; Yerel Mahkemece bozma ilamına uyularak davacının işyerinde aylık asgari ücret aldığının kabul edilmesine rağmen, Nisan ve Mayıs ayı ücret alacakları ile yıllık izin ücretini aylık net 1.200,00 TL ücret üzerinden hesaplayan bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması hatalıdır. 4-Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamının 2 numaralı bendinde açıklandığı üzere davacının işyerinde yemek yardımından faydalandığı, bozma öncesi ilk kararda da yemek bedelinin aylık brüt çıplak ücrete ilave edilerek belirlenen giydirilmiş ücret üzerinden kıdem ve ihbar tazminatlarının hesaplandığı, davalının kararı temyizi üzerine kararın bozulduğu, bu hususun bozma kapsamı dışında bırakıldığı açıktır. Mahkemece bozmaya uyulmakla bu husus davacı lehine usulü kazanılmış hak oluşturmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararda, yemek bedeli ilave edilmeden belirlenen giydirilmiş ücret üzerinden yapılan kıdem ve ihbar tazminatı hesabına itibarla hüküm kurulması davacı lehine oluşan usulü kazanılmış hak ilkesine aykırıdır. 5-Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamının 4 numaralı bendinde belirtildiği şekilde puantaj kayıtlarının haftalar itibariyle ayrıntılı dökümü yaptırılmadan, davacının 11 ve 13 saat çalıştığı gün sayılarının nasıl belirlendiği denetime elverişli şekilde açıklatılmadan fazla mesai ücretinin hüküm altına alınması hatalıdır. 6-Bozma öncesi ilk kararda davacının fazla mesai ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarından % 30 oranında karineye dayalı makul indirim (takdiri indirim) yapılmış, karar davacı tarafından temyiz edilmemiş ve bu husus bozma kapsamı dışında kalarak davalılar lehine usulü kazanılmış hak oluşturmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararda bu alacaklardan karineye dayalı makul indirim yapılmaması davalı lehine oluşan usulü kazanılmış hak ilkesine aykırıdır. 7-Davacı tarafından yargılama sırasında toplam 27.354,94 TL işçilik alacağı talep edildiği, Mahkemece toplam 11.007,68 TL’nin hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır.Mahkemece, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesi uyarınca kabul edilen alacak miktarı üzerinden davacı lehine, reddedilen alacak miktarı üzerinden davalı yararına nisbi vekalet ücretine (Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla) hükmedilmesi gerekirken, nasıl hesaplandığı gösterilmeden davacı lehine 5.697,30 TL vekalet ücretine, davalı lehine 5.937,16 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır. Mahkemece yeni kurulacak hüküm tarihinde geçerli olacak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ve hükmedilecek alacak miktarlarına göre vekalet ücretlerinin değişebileceği gözden kaçırılmamalıdır. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.