T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2222 - 2025/2592 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2222 KARAR NO : 2025/2592 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 31/05/2023 NUMARASI : 2021/180 E. - 2023/248 K. DAVANIN KONUSU : FSEK 'e dayalı Hak İhlaline Bağlı Tecavüzün Durdurulması, Engellenmesi, Telif Tazminatı Taraflar ar…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2222 - 2025/2592 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2222 KARAR NO : 2025/2592 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 31/05/2023 NUMARASI : 2021/180 E. - 2023/248 K. DAVANIN KONUSU : FSEK 'e dayalı Hak İhlaline Bağlı Tecavüzün Durdurulması, Engellenmesi, Telif Tazminatı Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 31/05/2023 tarih ve 2021/180 E. - 2023/248 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin TYT (Temel Yeterlilik Sınavı) ve AYT (Alan Yeterlilik Sınavı) sınavlarına yönelik olarak her branştan hazırlanan dava konusu soruları eser sahipleri ile yapılan ayrı ayrı telif haklarının devrine ilişkin sözleşmeler ile mali haklarını sınırsız ve süresiz olarak devraldığını, müvekkili ile davalılardan ......Ltd. Şti. adına yetkilisi diğer davalı ... ile yapılan görüşmeler sonucunda bu soruların ... ismiyle hazırlanacak deneme kitaplarında basılması ve karşılığında müvekkiline telif ücreti ödenmesi hususunda şifahi olarak anlaşıldığını, bu doğrultuda müvekkilinin mali haklarına sahip olduğu soruları davalı şirkete dizgi için mail yolu ile göndermeye başladığını, bir kısmını da şirketin dizgi birimi çalışanlarına elden teslim ettiğini, ilerleyen süreçte davalı şirketin ve yetkilisi ...'ın yapılan anlaşmaya aykırı davranmaları üzerine taraflar arasındaki şifahi anlaşmanın yazılı anlaşmaya dönüştürülmediğini, müvekkili tarafından mali haklarına sahip olduğu soruların ve bu sorularla hazırlanan kitapların basılmaması ve piyasaya sunulmamasının talep edildiğini, tarafların bu hususta şifahi olarak anlaştığını, buna rağmen soruların, 2019 yılında eser sahibi olarak ..., yayınevi olarak ... gösterilmek suretiyle ... Deneme Sınavı ismiyle her branşta hazırlanan kitaplarda satışa sunulduğunu, ilerleyen yıllarda da bu kere eser sahibi ve yayınevi olarak ... gösterilmek suretiyle ...-25-46 vd. Deneme Sınavı ismiyle satışa sunulduğunu, böylece müvekkilinin mali haklarına sahip olduğu soruların, ... ... ... ... Deneme Sınavı isimli, eser sahibi davalı ..., yayınevi davalı ... olarak gösterilen ... ISBN numaralı deneme kitaplarındaki soruların tamamı kullanılmak sureti ile tecavüz gerçekleştirildiğini, davalılar tarafından söz konusu deneme kitaplarının ne kadar satıldığı, ne kadar bandrol alındığının müvekkili tarafından bilinmediğini, yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda müvekkilinin alacağının tespit edilebileceğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, ileri sürerek, davalıların müvekkilinin mali haklarına sahip olduğu eserlere vaki tecavüzlerin durdurulmasına, yeni tecavüzlerin engellenmesine, FSEK'in 68/1 maddesi gereği şimdilik 10.000 TL'nin ihlal tarihinden itibaren en yüksek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 05.04.2023 havale tarihli dilekçesi ile, maddi tazminat talebini 645.193,80-TL olarak belirlemiştir. Davalı ... Yayıncılık ... Ltd. Şti. vekili, dava konusu ihtilafla müvekkilinin hiçbir ilgili bulunmadığını, "al-sat" faaliyeti yürüten müvekkilinin uzunca bir süredir kitap basımı yapmadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen dizgi ekibi olduğu belirtilen ...'ın , diğer davalılardan ...'ın sahibi olduğu ... Yayıncılık Matbaacılık Dağıtım Özel Eğitim Gıda İth. İhr. Ltd. Şti.'nin çalışanları olduğunu, müvekkilinin mail adresinin diğer davalı ...'ın sahibi olduğu ... Yayıncılık ...Ltd. Şti. Hizmetleri sırasında kullanıldığını, davacının da bizatihi kendisinin belirttiği dizgi ekibi ile birlikte ... Yayıncılık ... Ltd. Şti. Bünyesinde sigortalı şekilde yayın editörü olarak çalıştığını, müvekkil şirketin, davaya konu soruların temininde yer almadığı gibi, bandrol alımında veya basım aşamasında da herhangi bir şekilde adının dahi geçmediğini, kaldı ki müvekkili şirketin halihazırda yayıncılık sertifikası dahi bulunmadığını savunarak, müvekkili yönünden davanın usulden reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkilinin dava dışı ... Yayıncılık ... Ltd. Şti.'nin tek sahibi olduğunu, bahsi geçen şirketin gerek şirket tüzel kişiliğinin mali haklarını devraldığı eserleri gerekse telif hakkı sözleşmeleri kapsamında bulunan birtakım eserleri anlaşmalı olduğu matbaalara bastırdığını ve yayımevi olarak faaliyet gösterdiğini, davacının bahsi geçen ... Yayıncılık ... Ltd. Şti.'nde sigortalı olarak çalıştığını ve bu kapsamda yayınevi adına farklı birtakım sınavlara yönelik meydana getirilecek eserlerin içeriğinin oluşturulması üzerine iş görme edimi yerine getirdiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen dizgi ekibinin ... Yayıncılık ... Ltd. Şti.'nin o dönemdeki çalışanları olduğunu, taraflar arasında bir sözleşme bulunmayıp, davacının müvekkiline ait şirkete iş görme edimi kapsamında bir eser meydana getirdiğini, müvekkili ...'ın ise dava konusu ile ilgili bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, davacının alacak miktarını hesaplama imkanına sahip olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını; tecavüzün men'inin talep edilebilmesi için çekişmeli esere yönelik olası bir tecavüz tehlikesinin bulunması gerektiğini, müvekkilinin çekişmeli eseri yeniden çoğaltıp yayınlamak gibi bir hazırlığının söz konusu olmadığını; davacının eser sahipliği ve dolayısıyla taraf sıfatının tartışılması gerektiğini; davanın ... Yayıncılık ... Ltd. Şti.'ye ihbarını talep ettiklerini; davacının dava dilekçesinde davalılar ile kitap basımı konusunda şifahi anlaşmaya varıldığını, telif ücreti ve baskı sayılarının belirlendiğini açıkça ikrar ettiğini, bu haliyle davacının durumdan haberdar olduğunu ve talebinin somut durum ile çeliştiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin güncel kararlarına göre, eser sahibinin kullanımdan haberdar olması halinde FSEK'in 68. Maddesi kapsamında tazminat talep edemeyeceğini savunarak, davanın öncelikle usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılardan ... yanında feri müdahil ... Yayıncılık ... Ltd. Şti. vekili, davacının eski çalışanları olduğunu, yayın editörü olarak sınavlara yönelik soru ve test kitaplarının oluşturulması amacıyla görev yaptığını, davacının söz konusu soru ve çözümlerini şirketlerine ait olmak üzere tedarik ederek dizgi ekibi ile paylaştığını, hizmet alama için sigortalı çalıştırmanın esasen şart olmadığını, dava konusu yayınların çıkartılmasına basımdan yaklaşık 1 yıl öncesinden karar verildiğini ve soru tedariğine başlandığını, şirketlerince editör aracılığı ile tedarik edilen soru ve çözümlerinin fikri mülkiyetinin şirketlerine ait olup, bu soru ve çözümlerinin davalılardan ... tarafından kullanılmasına yazılı olarak izin verildiğini, davacı ile 2016-2020 arası dönemde birçok eser çıkarıldığını ve bu eserlerin yanı sıra yayınevleri adına soru tedariki ve yayın editörlüğü yaptığını ve tüm bu dönemler için telif hakkı ve hizmet bedelinin kendisine ödendiğini beyanla, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu soruların ilim ve edebiyat eseri olarak korunacakları, sorular üzerinde davacının eser sahibi olduğu, eser sahibi olarak manevi ve mali haklarının bulunduğu, davacının FSEK 22 ve 23. maddelerindeki çoğaltma ve yayma haklarının ihlal edilmiş olduğu, davacının FSEK'in 68. maddesi kapsamında toplamda 645.193,80 TL üç kat tazminat talebinde bulunabileceği; kitapların bandrol tarihlerinin ihlal tarihi olarak kabul edilebileceği, yayıncılık uygulamasında eser sahibine yapılacak telif ödemelerinde "üzeri fiyat" olarak tabir edilen, kitabın ilk piyasaya çıktığı tarihteki satış fiyatı üzerinden, vade tarihinde telif hesaplanarak ödemenin yapıldığı, bu tarihten sonra kitabın satış fiyatında meydana gelecek artış ya da indirimlerin eser sahibine yansıtılmadığı, yine vade tarihindeki telif ödemesinde kitapçılara uygulanan iskontoların da her biri için ayrı oranlarda olabileceğinden eser sahibine yansıtılmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının çoğaltma ve yayma şeklindeki haklarının ihlaline yönelik davalı taraf eyleminin durdurulmasına, engellenmesine, bilirkişi raporunda hesap edilen 645.193,80-TL tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi kök ve ek raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, soruların hangi kitaplarda bulunduğu, adedi, içeriği ve hazırlayanın kim olduğu hususunda taraflar arasında bir çekişme ve bu hususlar için ayrıca bir delil sunulmasını gerektiren bir durum bulunmadığını; müvekkilinin dava konusu ve istinaf konusu ettikleri ... ... Deneme Sınavı-... ve ... ... Deneme Sınavı-... isimli kitaplarda yer alan sorularda hak sahibi olduğunun bilirkişinin kurulunun ve ilk derece mahkemesinin de kabulünde olduğunu, bilirkişi heyetinin 6100 sayılı HMK'nın 145. maddesine göre sonradan delil gösteremeyecekleri gerekçesi ile istinaf konusu ettikleri yukarıda belirtilen eserleri tazminat hesabına dahil etmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira, müvekkilin söz konusu sorularda hak sahibi olup olmadığı noktasında davalı tarafın kabulü karşısında bir delil sunmasına da gerek bulunmadığını, bilirkişi raporunda alıntı oranlarının yanlış hesaplandığını, müvekkilinin gönderdiği soruların 5'li denemelerde aynı şekilde basıldığını, 5'li denemelerde yer alan bu sorularda ise küçük tashihler yapılarak 10'lu denemelerde basıldığını; kök raporunun 19. sayfasında bulunan tabloda belirtilen alıntı oranı 10'lu denemeler için kabul edilebilir iken 5'li denemeler bakımından kabulünün mümkün olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve bilirkişi kurulundan ek rapor ya da yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınmak sureti ile ... ... Deneme Sınavı-... ve ... ... Deneme Sınavı-... isimli kitaplarda yer alan müvekkilin mali haklarına sahip olduğu sorular yönünden de, davalıların müvekkilin mali haklarına sahip olduğu eserlere yaptığı vaki tecavüzlerin durdurulmasına, yeni tecavüzlerin engellenmesine, FSEK 68/1. maddesi gereğince tazminat hesabı yapılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava dilekçesinde ikrar edildiği üzere davacı ile davalı şirket kitap basımı konusunda şifahi anlaşmaya vardığından FSEK'in 68. maddesi uyarınca tazminat talep edilemeyeceğini; bilirkişi heyeti tarafından mukayese incelemesinde sondaj usulü gerçekleştirilen incelemenin kuşkulu olduğunu, en azından bir veya bir kaç denemenin tamamının incelemeye alınması gerektiğini, eserlerin tamamı deneme sınavı olup konusu aynı olan soruların birden fazla eserde kullanıldığını, bu eserlerin tamamının davacıya ait içeriklerden oluşmadığını, raporda alıntılara karşılık gelen kısımlar belirtilmediğinden bilirkişi raporunun güvenirliğinin etkilendiğini; tazminat hesabından "üst fiyat" olarak tabir edilen ve son kullanıcı olan tüketicinin perakende satıcıya ödediği satış fiyatı nazara alarak hesaplama yapıldığını, kitabın satış fiyatında meydana gelecek artış ya da indirimlerin eser sahibine yansıtılması gerektiğini; satış rakamlarının hesaplamaya esas alınan rakamların 1/4'ü oranında olduğunu, bandrol talep formunda yer alan adetlerin dikkate alınması hatalı olup, baskı aşamasında zayi olan %10 oranında kitabın dikkate alınmadığını; %10 olarak belirlenen telif oranının da gerçekte %5-8 olması gerektiğini, bilirkişi raporunda davacının istihdam edilen olup olmadığının değerlendirildiğini, heyetin hukuki nitelendirme yaptığını, eserin hazırlık aşamasında da davacı istihdam edilen sıfatına sahip olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılar, ... ve ... Yayıncılık ... Ltd. Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu uyuşmazlığın davalı şirket ile ilgisi bulunmadığını, şirket yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, davalı ... yönünden yapmış oldukları savunmaların da mahkemece değerlendirilmediğini, ...'ın sahibi olduğu ... Yayıncılık...Ltd. Şti. bünyesinde davacının sigortalı çalışan olduğunu, dava konusu yayınların hazırlanmasına neredeyse 1 yıl önceden başlandığını, davacının sadece davalı müvekkiline ait ... Yayıncılık... Ltd. Şti. adına eser ürettiği yönündeki itirazlarının kabul edilmeyerek haksız şekilde davalı müvekkili ... aleyhinde hüküm tesis edildiğini, bilirkişi raporlarında açıkça hukuka aykırı olan ve bu nedenle kabul etmedikleri hesaplama şekli ve tutarlara karşı itirazlarının yerel mahkemece kabul görmediğini ve FSEK'in 68. maddesi kapsamında müvekkilleri aleyhine 3 kat tazminat ile hüküm tesis edildiğini, somut davada FSEK'in 68. maddesi kapsamında 3 kat tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, FSEK'e dayalı hak ihlaline bağlı tecavüzün durdurulması, engellenmesi ve telif tazminatı istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalılardan ... Yayıncılık ... Ltd. Şti.ile davalı ... vekilinin husumet itirazında bulunduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2019 tarih ve 2018/11-998 E.-2019/373 K. sayılı ilamında ise, FSEK anlamında basılmış eserlerde davalı sıfatının nasıl tespit edileceğinin açıklandığı, anılan Kanun kapsamındaki hakların ihlali hâlinde açılabilecek hukuk davalarından olan “tecavüzün ref’i” davasını düzenleyen 66. maddesinin, bu konuda sorumluluğu düzenleyen özel hüküm içerdiği; anılan maddenin birinci fıkrasında, hakları tecavüze uğrayanın, tecavüz edene karşı, tecavüzün ref’i davası açabileceği; ikinci fıkrasında, tecavüzün işletmenin temsilcisi veya müstahdemleri tarafından işlenmesi hâlinde de aynı davanın açılabileceği; üçüncü fıkrasında ise bu davanın açılabilmesi için gerek tecavüz edenin ve gerekse de temsilci ve müstahdemlerin kusurunun dahi aranmadığının düzenlendiği; yine, anılan kararda belirtildiği üzere, "basılmış eserler yoluyla işlenen fiillerden doğan maddi ve manevi zararlardan dolayı hukuki sorumluluğu ve sorumlu olanları belirleyen Basın Kanunu'nun 13. maddesinin, FSEK 66 vd maddeleri kapsamında açılacak hukuk davalarında davalı sıfatının belirlenmesi açısından da önem taşıdığının , zira eser veya hak sahiplerinin mali ve manevi haklarına yönelik tecavüz eylemleri basılmış eserler yoluyla gerçekleştiğinde, bu konuda daha özel bir düzenleme niteliğinde olan Basın Kanunu'nun 13. maddesindeki sorumluluk kurallarının uygulanabileceğinin (Yavuz, L./ Alıca, T./ Merdivan, F.: Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Yorumu, Ankara 2014, Cilt 2., s.1905-1907) belirtildiği; buna göre, Basın Kanunu'nun 13/1. maddesi uyarınca basılmış eserler yoluyla eser veya hak sahiplerinin haklarına tecavüz eylemlerinden doğan maddi ve manevi zararlardan dolayı süreli yayınlarda, eser sahibi ile yayın sahibi ve varsa temsilcisi, süresiz yayınlarda ise eser sahibi ile yayımcı, yayımcının belli olmaması hâlinde ise basımcının müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; tüzel kişi şirketse, anonim şirketlerde yönetim kurulu başkanı, diğer şirketlerde en üst yönetici, şirket ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları; bu açıklamalardan sonra somut uyuşmazlığa dönüldüğünde, dava konusu kitapların, süresiz yayın mahiyetinde olduğu; dosya arasında bulunan 16.09.2019 tarih ve ADP2019000000028 nolu faturanın davaya konu bir kısım kitapların basımına ilişkin olduğu ve davalı ... Yayıncılık ... Ltd. Şti. adına düzenlendiğinin görüldüğü, bu durumda anılan davalının yayımcı olarak sorumlu olduğu, diğer davalı ...'ın ise zaten bir kısım kitaplar üzerinde eser sahibi olarak yer aldığı, davalı şirketin de temsilcisi sıfatıyla da sorumluluğunun bulunduğu; öte yandan, davalılar tarafından tazminat hesabına yönelik istinaf itirazlarının daha önce içerisinde yayıncı ve telif hakları uzmanı bilirkişilerin yer aldığı heyet tarafından düzenlenen iki ek raporla karşılandığı; davacı tarafça davalı tarafa elden teslim edilen bir kısım sorulan tazminat hesaplamasına dahil edilmemiş ise de, bu soruların, ilk derece mahkemesince tensip tutanağının 4 nolu kararı uyarınca iki haftalık kesin süre içinde henüz sunmadıkları belgeleri sunmaları, aksi halde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının ihtar edildiği; dosyaya sunulan delillerle dava konusu eserlerin FSEK'in 18/2. maddesi kapsamında hazırlandığı kanıtlanamadığı gibi, taraflar arasında mali hak devrine ilişkin bir sözleşme bulunmadığından, FSEK'in 68. maddesi uyarınca üç kat tazminat takdirinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 462,15-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu uyarınca davalılardan alınması gereken 44.073,18-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... Yayın.... Ltd. Şti. ile ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 43.803,33-TL bakiye harcın anılan davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca davalılardan alınması gereken 44.073,18-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 11.018,26-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 33.054,92-TL bakiye harcın anılan davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 6-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 26/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.