Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/13675 E. , 2024/8041 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/13675 Karar No : 2024/8041 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) ... İnşaat ve Eğitim Hizmetleri Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU:... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava k
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/13675 E. , 2024/8041 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/13675 Karar No : 2024/8041 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) ... İnşaat ve Eğitim Hizmetleri Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU:... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi'nde bulunan ... ada, ... parsel sayılı, Hazineye ait 3.704,54 m² yüzölçümlü taşınmazın tamamının davacı şirket tarafından satış ofisi binası ve giriş mahalli (tek katlı yapı, MOBO) olarak işgal edildiğinden bahisle 26/01/2019-07/01/2022 tarihleri arasındaki dönem için 1.846.782,95-TL tutarındaki ecrimisil bedeline ilişkin olarak tesis edilen ... tarihli E-... sayılı ecrimisil ihbarnamesi ve... tarihli ... sayılı komisyon kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Mahkemece taşınmaz mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; ecrimisile konu taşınmazın ecrimisil istenilen dönemde davacı tarafından tamamının kullanıldığının tespit edildiği, ecrimisil bedeli yönünden ise; 2019 yılı için 345.112,16-TL (aylık: 28.759,35-TL) olarak belirlendiği, ecrimisile konu taşınmazın 26/11/2019-07/01/2022 tarihleri arasındaki işgal dönemi için toplam 1.218.944,57 TL ecrimisil bedeli hesaplandığı, görüş ve tespitlerine yer verildiği görüldüğünden, bilirkişilerce yapılan değerlendirmelerin bilimsel olarak makul olduğu göz önüne alınarak dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 1.218.944,57 TL'lik kısmında hukuka aykırılık, bu tutarı aşan 627.838,38 TL'lik kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, bedel tespit komisyonu işleminin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem niteliğini taşımadığı anlaşılmakta olup, bu işlem yönüyle davanın incelenmeksizin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen reddine, kısmen incelenmeksizin reddine, dava konusu işlemin kısmen iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Temyize konu İdare Dava Dairesi kararının gerekçesiz olduğu ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, ecrimisile konu taşınmazda fuzulen işgalin söz konusu olmadığı, İlk derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve eksik değerlendirmeler içerdiği, bu bilirkişi raporundaki tespitlere dayanılarak verilen temyize konu kararın da hukuka aykırı olduğu belirtilerek temyize konu kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğu, ecrimisile konu taşınmaza emsal olacak kira bedeli bulunmasına rağmen bu emsalin dikkate alınmadan hesaplama yapıldığı belirtilerek temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Davalı İdare tarafından, cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın redde ilişkin kısmının onanması, iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Davacının temyiz istemi yönünden yapılan değerlendirme; Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyiz incelemesi yapılan karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalı idarenin temyiz istemi yönünden yapılan değerlendirme; 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75.maddesinin 1.fıkrasında;"Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları, özel bütçeli idarelerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden bu kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, idarelerin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagildin kusuru aranmaz." hükmüne yer verilmiştir. Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 85.maddesinin 2.fıkrasında; "Ecrimisilin tespit ve takdirinde; İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı varsa elde ettiği gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisilller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası,borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsarlar göz önünde bulundurulur..." hükmüne yer verilmiştir. Anılan Yönetmelik hükümlerine dayanılarak çıkarılan 20/08/2011 tarih ve 28031 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle 20/08/2011 tarihinde yürürlüğe giren 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Ecrimisilin Tespit ve Takdir Edilmesi” başlıklı 5. maddesinin 3. fıkrasında, "Hazine taşınmazlarının gerçek veya tüzel kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde; tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde taşınmaz tespit tutanağına dayanılarak bedel tespit komisyonunca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere, tarımsal amaçlı kullanımlar ile belediye ve mücavir alan sınırları dışında gelir getirici unsur taşımayan kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde birbuçuğundan; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için ise taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde üçünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edilir." düzenlemesi yer almıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesi ile "bilirkişi" konusunda atıfta bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinin 1. fıkrasında "Mahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir..." hükmü yer almaktadır. Dosyanın incelenmesinden, dava konusu işlem ile hazineye ait 3704,57 m² yüzölçümlü taşımazın davacı tarafından fuzulen işgal edildiğinden bahisle 26/01/2019-07/01/2022 tarihleri arasındaki dönem için davacıdan toplam 1.846.782,95-TL tutarında ecrimisil istenildiği, bu tutarın belirlenmesi için davalı idare tarafından m² birim bedelinin 2019 yılı için 141,10TL/m², 2020 yılı için 172,96-TL/m², 2021 yılı için 188,72-TL/m², 2022 yılı için 257,03-TL/m² olarak tespit ve takdir edildiği, ilk derece Mahkemesince taşınmaz mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunda ise; dava konusu işlemde belirtilen tarihler arasındaki dönemde, ecrimisil ihbarnamesine konu taşınmaza ilişkin olarak 1.218.944,57-TL tutarında ecrimisil istenilebileceği hesaplanmış, bu hesaplamaya esas olmak üzere m² birim bedeli 2019 yılı için 93,15TL/m², 2020 yılı için 114,19-TL/m², 2021 yılı için 124,59-TL/m², 2022 yılı için 169,70-TL/m² olarak belirlenmiş olup ayrıca söz konusu taşınmazın cephesi bulunan Aksu Caddesinin emlak vergisine esas asgari değerinin 2019 yılı için 4.703,46 TL/m² olduğu (yüzde üçü ise 141,10-TL/m²) tespit edilmiştir. Uyuşmazlıkta, bilirkişi kurulunca birim bedeli tespit edilirken idari yargı denetimine konu olmuş ecrimisil ihbarnameleri hakkında verilen İdare Mahkemesi kararlarından yararlanıldığı, bunun için 4 adet emsal taşınmaz belirlendiği, bunlardan ... nolu emsalin davacı tarafından sunulan aynı yer önceki döneme ilişkin emsal olduğu,... nolu emsalin davalı idare tarafından sunulduğu ve birim bedelinin yüksek olduğundan bahisle hesaplamada kullanılamayacağı, ... ve ... nolu emsal taşınmazlardan ise bilgi amaçlı yararlanıldığı belirtildikten sonra ... nolu emsalin ecrimisil bedelinin hesaplamasında dikkate alındığı ifade edilmiştir. Söz konusu 1 nolu emsalde belirtilen ecrimisil ihbarnamesine karşı açılan davada ... İdare Mahkemesinin E:..., K:... sayılı dosyasında verilen dava konusu işlemin kısmen iptali, kısmen davanın reddine ilişkin karara karşı taraflarca yapılan istinaf başvurusunun reddi üzerine, bu kararın aleyhe olan kısımlarının taraflarca temyiz edilmesi sonucunda Danıştay Dördüncü Dairesinin E:2023/5844, K:2024/8039 sayılı kararıyla bozulduğu, ayrıca dava konusu işlemde belirtilen taşınmazın bilirkişi kurulunca belirlenen birim bedelinin emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde üçünün altında kaldığı ve 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5/3 maddesine aykırılık teşkil ettiği anlaşıldığından temyize konu karara esas bilirkişi raporunun ecrimisil bedeli hesabına yeterli ve elverişli olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, dava konusu taşınmaza en yakın özellikleri taşıyan, benzer amaçla (ticari) kullanılan, emsal oluşturabilecek yerlerin kira bedeli ile varsa önceki dönem ecrimisil bedelleri, ticari sirkülason, kullanım amacı, şekli ve niteliği itibariyle civardaki emsalleri, taşınmazın konumu, mevkii, metrekare değeri, çevre koşulları ve davacının taşınmazın işgali ile elde ettiği yarar ve 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5/3 maddesini de gözetilerek düzenlenecek ek rapor veya gerekirse yeni bir bilirkişi raporu aldırılmak suretiyle ecrimisil bedelinin tespitinden sonra yeniden bir karar verilmesi gerekirken, hükme esas alınabilecek yeterlilikte olmayan bilirkişi raporu uyarınca verilen temyiz konusu kararın iptale ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddire, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, redde ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Anılan İdari Dava Dairesi kararının iptale ilişkin kısmının BOZULMASINA, 4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 30/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Uyuşmazlıkta, ecrimisil ihbarnamesine konu taşınmaz üzerinde yer alan otoparkın kimler tarafından ve ne şekilde kullanıldığının incelenmediği, dolayısıyla işgalin tam olarak tespit edilemediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bilirkişiler tarafından taşınmazda bulunan yapının davacı tarafından yapılmadığı, içerisinde bir takım eşyaların bulunduğu belirtilmişse de işgal edildiği ileri sürülen alanın keşif sırasında bilirkişi heyetince ölçüldüğüne dair tespitlere yer verilmeden idare tarafından belirtilen 3.704,57 m²'lik alanın kabul edildiği, ayrıca anılan raporda dava konusu taşınmazın kaç m²'sinin satış ofisi binası ve giriş mahalli (tek katlı yapı + mobo) olarak kullanıldığına ilişkin açık ve net olarak tespitlerin bulunmadığı ve eksik olarak düzenlendiği görülmüştür. Bu durumda, davacının iddiaları da dikkate alınmak suretiyle, gerekirse taşınmaz mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması veya bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılması suretiyle fuzulen işgal edildiği belirtilen alanın tespitine yönelik herhangi bir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde bir tespit ve değerlendirme yapılması gerektiğinden, bu hususda yeterli inceleme yapılmadan verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle temyize konu kararın bozulması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle Dairemizce verilen temyize konu kararın onanmasına ilişkin kısmına esas yönünden, bozulması yönündeki kısmına ise gerekçe yönünden katılmıyorum.