T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/792 Esas KARAR NO: 2026/236 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 02/12/2021 NUMARASI: 2021/178 Esas, 2021/1146 Karar DAVA: İtirazın İptali (Yangın Sigorta Poliçesi Kaynaklı) KARAR TARİHİ: 12/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçe…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/792 Esas KARAR NO: 2026/236 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 02/12/2021 NUMARASI: 2021/178 Esas, 2021/1146 Karar DAVA: İtirazın İptali (Yangın Sigorta Poliçesi Kaynaklı) KARAR TARİHİ: 12/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalı ...A.Ş.'nin iş yerinin Yangın Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, olay tarihinde sigortalıya ait binanın bitişiğinde davalıya ait ...Dış Ticaret ... unvanlı iş yerinin olduğunu, bu iş yerinin ticaret sicilde kayıtlı bulunduğunu, iş yerinde davalının hurdacılık yaptığını ve kağıt toplayıp depolandığını, ekspertiz raporundaki bilgilere göre, 21/08/2010 tarihinde iş yerinde yangın çıktığını, çıkan yangının etkisiyle sigortalının iş yerinde hasar meydana geldiğini, hasar bedeli olan 7.670,00 TL'nin 08/11/2010 tarihinde sigortalıya ödendiğini, müvekkili şirketin sigortalının halefi olduğunu, davalının iş yerinde gerekli tedbirleri almamasından dolayı çıkan yangın nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, İstanbul Anadolu ...... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyasından alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yangının sigortalı şirket çalışanlarının attığı izmaritten çıkmış olabileceğini, hangi sebeple yangının çıktığının belli olmadığını, müvekkilinin olayda bir kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; dosya kapsamında yer alan itfaiye raporu ve alınan bilirkişi raporu dikkat alındığında davalının, dava konusu yangının çıkmasında herhangi bir kusurunun bulunmadığı, bu sebeple oluşan zarardan sorumluluğundan bahsedilemeyeceği, davacının rücu hakkını davalıya karşı ileri sürmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalının her türlü önlemi almış olmasına rağmen bu yangının çıkışına engel olamadığı, yani mücbir sebebi ya da kâğıt ve plastik maddelerden oluşan kolay yanıcı malzemelerini dış etkenlere maruz bırakacak şekilde açıkta tutan ve işyerinde önleyici ve hatta yangın sonrasında etkileri azaltıcı söndürücü herhangi bir teçhizat bulundurmayan davalının işyerinin "kundaklama, saldırı vb." dış müdahalelere maruz kaldığını usulünce ispatlaması gerektiğini, ancak davacının buna ilişkin hiçbir belge, delil, ispat aracı sunamadığını, davalının kolay yanıcı maddelerin depolandığı tesisini tehlike taşımayacak bir durumda bulunmasını sağlama yükümlülüğü nün, yalnız onu kullananlara karşı değil herkese karşı olduğunu, yangının çıkmasına davalının sebebiyet verdiğine dair doğrudan bir emare bulunmama sının davalının söz konusu zarardan sorumlu tutulamayacağı şeklinde hukuksal sonuç için yeterli olmadığını, bilirkişilerin somut bilgi ve belge bulunma masına rağmen varsayımlarını davalı lehine kesin bir olgu mertebesine çıkardıklarını, dava konusu zarara sebebiyet veren yangının davalıya ait işyerinde çıktığını, davalının dava konusu zarardan hem haksız fiil hükümleri gereğince hem de 818 sayılı B.K. m. 58 / 6098 sayılı TBK. m. 69 gereğince kusursuz olarak sorumlu olduğunu, davada HMK 266. madde vd. hükümlerine tamamen aykırı, denetime elverişsiz ve içeriği itibariyle dosya içeriğine dahi tamamen aykırı olan HMK 284. ve 285. maddelerinde tanımlanan sahte bir rapora itibar edilerek hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunda dosya içeriği, maddi gerçekler, somut deliller ve TBK 69. maddesinde belirtilen yapı eseri - imal olunan şey malikinin kusursuz sorumluluğuna dair ilke ve hükümler yok sayılarak tespit yapıldığını, hükme dayanak teşkil eden raporun HMK 266 vd. maddelerine uygun olmadığını, denetime elverişli olmadığını, fenni icaplara aykırı olduğunu, rapora itiraz edilmesine rağmen itirazlarının hiç dikkate alınmadığını, kararın bu yönüyle eksik incelemeye dayandığını, dava konusu yangının 21.08.2010 tarihinde saat 12:00 civarında ...'a ait iş yerinde çıktığının ve etrafa yayılıp bitişiğindeki sigortalıya ait binada hasar ve zarara yol açtığının sabit olduğunu, taraflar arasında bu konuda bir uyuşmazlık bulunmadığını, bu olay nedeniyle yangına maruz kalan ve zarar gören sigortalının kusurlu ve sorumlu olduğuna dair dosyada tek bir delilin bulunmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne, davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, dava dışı sigortalıya ödenen sigorta tazminatının, hasar sorumlusu olduğu ileri sürülen yangının çıktığı iş yerini işleten davalıdan rücuen tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Eldeki davanın ilk olarak İstanbul Anadolu Adliyesi 30. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açıldığı, bu mahkemenin 2015/270 Esas 2018/112 Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiği, dosyanın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2018/1491 Esas, 2021/257 Karar Sayılı kaldırma ilamı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın görevli mahkeme olarak yukarıda belirtilen mahkemeye gönderilmesine karar verildiği, daha sonra dosyanın mahkemenin 2021/178 Esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam edildiği ve davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamında, davacı sigorta şirketi ile sigortalı ...A.Ş arasında düzenlenen Yangın Sigorta Poliçesi ile sigortalıya ait işyerinin 09.02.2021-09.02.2011 tarihleri arasında sigortalandığı, sigortalı işyerinin bitişiğinde davalıya ait iş yerinde 21.08.2010 tarihinde yangın çıktığı, yangın nedeniyle sigortalı ...A.Ş'ye ait işyerinin hasarlandığı, davacı sigorta şirketinin sigortalıya 7.670,00 TL hasar bedelini ödediği, daha sonra ödenen hasar bedelinin rücuen tazmini için davalı aleyhine İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyasından 7.670.00 TL asıl alacak ve 182,16 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.852,16 TL bedel üzerinen icra takibine başlanıldığı, davalının borca itirazı üzerine takibin durduğu, ödeme emrine itirazın davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair bir tebligat parçasına icra dosyasında rastlanılmadığı, bu tespite göre eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmakla işin esasının incelenmesine geçilmiştir. 22.08.2010 tarihli yangın raporunda: ...Mah. San. Bulvarı . Cad. ... No:. adresinde yanma olayının gerçekleştiği, müdahaleden önce yangının durumunun; olay yerine varıldığında açık alanda hurdalık dahilindeki kağıt, plastik vb. atık muddelerin alevli surette yunmakta olduğu, yanan şeyin son durumunun; hurdalık dahilindeki muhtelif kağıt, plastik, v.b atık maddelerin kısmen yandığı, hurdalık yanındaki ...binasının dış cephesinin hararetten deforme olmak suretiyle zarar gördüğü, olayın çıkış sebebinin; olay yerinde yapılan araştırma ve inceleme sonucunda hurdalık dahilindeki yangının birbirinden bağımsız noktalarda aynı anda başlaması ve yangına sebebiyet verebilecek herhangi bir açık ateş kaynağına rastlanılmaması nedenleriyle yangın çıkış sebebinin tespit edilemediği belirtilmiştir.14.10.2010 tarihli ............. Şti. tarafından... A.Ş.'ye gönderilen Yangın Sigorta Poliçesi Hasar Ekspertiz Raporunda; hurda kağıt sundurmasında elektrik tesisatının olmadığı, yangının yoldan atılan veya rüzgarın savurduğu sönmemiş sigara izmaritinin hurda kağıt ve naylonları tutuşturması sonucu çıktığının tahmin edildiği, yangın esnasında uçan kıvılcımların veya yanan kağıt parçalarının yangını hurda deposunun arka tarafına da taşıdığı, hurda deposunun ...ile komşu olduğu, hem sundurma içinde hem de sundurma dışında yangının devam ettiği belirtilmiştir. Bilirkişi tarafından düzenlenen 20.03.2016 tarihli raporda; dosyada bulunan bilgilerin değerlendirmesinde, dava konusu yanma olayının meydana geldiği yerde yanma hızını arttıracak etken maddelerden kağıt, plastik, v.b atık maddelerin mevcut olduğu, bu maddelerin yanmasını önleyici olarak davalı tarafın güvenlik önlemlerinden özellikle yangın tüplerinin hazırda bulundurduğu, hurdalık dahilindeki yargının birbirinden bağımsız noktalarda aynı anda başlaması ve yangına sebebiyet verebilecek herhangi bir açık ateş kaynağına rastlanılmaması, davalı tarafın yanma olayının meydana gelmesini sağlayan (özellikle bağımsız noktalarda gerçekleşmiş olması; yanmanın gerçekleşmesi için gerekli ısı, ateş, elektrik arkı, gaz sıkışması gibi) unsur etkenlerinin oluşmadığı, davalı tarafın 21.08.2010 tarihinde meydana gelen yanma olayında herhangi bir atfı kabil kusurunun bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 10.02.2017 tarihli raporda; fotoğrafların detaylı incelenmesi sonucu kapalı bölümde dahil olmak üzere depolama yapılan bölümde elektrik tesisatı olmadığından elektrik kaynaklı (kısa devre, ark vb.) yangın çıkmasının mümkün olmadığı, aynalar, pencere camları ve benzeri cam malzemelerin ısı artışından, dumandan ve alevlerden etkilendikleri, yangının başlangıç noktasına yakınlık derecesini, yangının şiddetini, yangının yayılma hızını ve yönünü gösterdikleri, mezkur depoda cam bulunmadığından bu yönde bir düşünce belirtemedikleri, ayrıca güneşin odaklanma yaparak cam parçacıkları gibi ısıyı emen ve aşırı ısınma sonucu yangına sebebiyet verebilen bir durumun olma ihtimalinin de fotoğraflardan anlaşıldığı kadarıyla olmadığı, çöp ve geri dönüşüm ürünlerinde, uzun süreli depolamadan kaynaklanan termofilik ısınma oluştuğu, ısınmış malzemelerin üzerine düşen herhangi bir sigara izmaritinin ateşleme görevi yapabileceği ve yangın çıkmasına sebep olabileceği, alevlenmenin birden fazlâ bölümde oluşacağı, dolayısıyla bu durumu gören kişilerin yangının birden fazla yerde başlamış olduğu kanısına kapılabileceği, tüm bu bilgiler ışığında en büyük ihtimalin buraya atılan veya düşen bir sigara izmariti neticesinde yangının çıkmış olabileceği yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 30.10.2021 tarihli raporda; yangının çıktığı gün İstanbul ......’ta, Ağustos ayının 21. günü saat 12:00 civarı, öğlen saati olarak havanın oldukça sıcak ve kuru olması gerektiği, yangının çıktığı ...’ta (...Dış Ticaret-...) sundurma altında ve dışında hurda kağıtların bulunduğu, hurda kağıtların hava şartlarının da tesiriyle daha da kolay yanıcı hale gelmiş olması gerektiği, dosya içeriğinden yangının sönmemiş sigara izmariti ile başlamış olabileceği görüşü için şartların uygun olduğu, davaya konu olan iki kuruluşun birbiriyle ilişkili konumlarının fotoğraflardan daha iyi anlaşıldığı, fotoğraflardan ...’ın sokak cephesinin iki metreden daha yüksek sac paravanla ayrıldığı, sokak ve büfe tarafından içeriye sigara izmariti atılmasının makul ve mümkün görülmediği, yukarıda ihtimal dahilinde olduğu ifade edilen ...A.Ş. adlı iş yerinin sigara içme balkonundan aşağıya sigara izmariti düşmesi veya atılmasının ise makul ve mümkün olduğu, bununla birlikte dosya içeriğinde bu olasılığı kanıtlar mahiyette bir bilgi ve bulgu bulunmadığı, itfaiyenin yangının birden fazla başlangıç noktası bulunduğunu raporlamasının sabotaj ihtimalini düşündürdüğü, her hâlükârda davalı ... (...Dış Ticaret-...) çalışanlarının yangına kasıtlı veya kasıtsız şekilde kendilerinin sebebiyet vermediği, hatta bu yangından dolayı mağdur olup zarar gördükleri, bu bağlamda 21/08/2010 tarihinde dava konusu yangın sonucu meydana gelen hasarla ilgili olarak davacı sigortacı tarafından dava dışı sigortalısına 08/11/2010 tarihinde 7.670,00 TL sigorta tazminat ödemesi yapıldığı ve buna istinaden davalının gerekli önlemleri almayarak yangına sebebiyet verdiği belirtilerek davacı sigortacının tazmin ettiği bedel tutarında davalı tarafa rücu talebinde bulunulduğu, yapılan değerlendirme sonucunda davalı tarafın dava konusu yangına kasıtlı veya kasıtsız şekilde sebebiyet vermediği, hatta bu yangından dolayı mağdur olup zarar gördükleri, bu nedenle davacı sigorta şirketi tarafından ödenen hasar tazminat bedelinin TTK 1472 md gereğince halefiyete dayalı olarak davalıdan rücuen tahsil edilemeyeceği, rücuen tazminat şartlarının oluşmadığı, davalının oluşan zarar sebebiyle davacı sigortacıya karşı sorumlu olmadığı, kusurunun bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 1472 maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. Tüm dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre, yangının davalıya ait iş yerinden çıktığı sabittir. Bu maddi vakıa tespitine göre de, davalı tarafça kendi iş yerinden çıktığı sabit olan yangından dolayı kendisine bir sorumluluk yüklenemeyeceğine dair aksi yönde bir delil dosyaya sunulamamıştır. Dolayısıyla ispat yükü üzerine düşen davacı, davalının kusurlu ve hukuka aykırı fiili ile zararın meydana geldiğini, bir başka deyişle dava konusu yangının davalıdan kaynaklı bir nedenden dolayı çıktığını ispatladığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yukarıda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm tesisi ile davanın kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/..... Esas, 2021/. Karar sayılı ve ./12/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın KABULÜ İLE, davalının İstanbul Anadolu ..... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin takip talebinde belirtilen şartlarla aynen DEVAMINA, b)Alacak likid ve belirlenebilir olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 134,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 597,90 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, d)Davacı tarafından yatırılan 27,70 TL başvurma harcı, 134,10 TL peşin harç, 1.800,00 TL bilirkişi ücreti ve yapılan 1.917,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 3.878,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, e)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA, f)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT m.13/2 gereğince 7.852,16 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, İstinaf Giderleri Yönünden 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından yatırılan 301,40 TL istinaf harçları ile 163,00 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 464,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.12/02/2026