Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı Ankara Bilkent Şehir Hastanesinde taşınır kayıt yetkilisi (cerrahi alet deposu) olarak çalıştığını, 2005 yılından itibaren Türkiye Sağlık İş (T. Sağlık İş) Sendikası üyesi iken son dönemde davalı ile toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkili Öz Sağlık İş Sendikasına üye olduğunu, son toplu iş sözleşmesi 10.08.2020 tarihinde imzalandıktan sonra yeniden T. Sağlık İş Sendikasına üye olduğunu, imzalanan 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük sür
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı Ankara Bilkent Şehir Hastanesinde taşınır kayıt yetkilisi (cerrahi alet deposu) olarak çalıştığını, 2005 yılından itibaren Türkiye Sağlık İş (T. Sağlık İş) Sendikası üyesi iken son dönemde davalı ile toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkili Öz Sağlık İş Sendikasına üye olduğunu, son toplu iş sözleşmesi 10.08.2020 tarihinde imzalandıktan sonra yeniden T. Sağlık İş Sendikasına üye olduğunu, imzalanan 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin imza tarihinde anılan sendika üyesi olduğu için yararlandığını, müvekkilinin 25.10.2019 tarihli yazı ile depolarda taşınır kayıt yetkilisi olarak görevlendirildiğini, bu tarihten itibaren ve hâlen fiilen taşınır kayıt yetkilisi olarak çalıştığını, bu görevlendirme ile hastanenin cerrahi aletler deposu ve evde bakım hizmetleri deposu taşınır kayıt yetkilisi olduğunu ve bu depolardaki bütün taşınırların fiilî ve mali sorumluluğunun müvekkiline yüklendiğini, müvekkilinin mali sorumluluğunun bulunduğunu iddia ederek toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan mali sorumluluk tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalının görevlendirmesi ile fiilen yaptığı iş nedeniyle, işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmelerinde düzenlenen mali sorumluluk tazminatından yararlanıp yaralanamayacağına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.