T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/454 Esas KARAR NO : 2026/510 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/961 Esas, Ara Karar, Derdest ARA KARAR TARİHİ: 16/02/2026 DAVA: İtirazın İptali-İhtiyati Haciz (Otoyol Geçişinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 09/04/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞ…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/454 Esas KARAR NO : 2026/510 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/961 Esas, Ara Karar, Derdest ARA KARAR TARİHİ: 16/02/2026 DAVA: İtirazın İptali-İhtiyati Haciz (Otoyol Geçişinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 09/04/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kendisine ait ... plakalı araçlar ile 17.09.2022 - 09.03.2025 tarihleri arasında müvekkili şirketin işletme hakkı sahibi olduğu ... Köprüsü ve ... Çevre Otoyolu’ndan geçiş ücreti ödemeksizin ihlalli geçiş yaptığını, davalının otoyolu kullandığı anlarda HGS hesabının müsait olmadığını, HGS hesabını müsait tutmanın ve geçiş ücretini ödemeye yetecek bakiye bulundurmanın davalı borçlunun sorumluluğunda olduğunu, ticari iş nedeniyle alacağın ticari faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğini, hükmolunan faiz alacakları katma değer vergisine tabi olduğundan, temerrüt faizi üzerinden katma değer vergisi hesaplanmasının uygun olduğunu, geçiş ücreti ve 4 katı tutarında gecikme cezası ile işlemiş faiz ve KDV alacağının tahsili için davalı aleyhine İstanbul 20. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takipte yetkiye, borca ve ferilerine haksız olarak itiraz ettiğini, dava açmadan önce arabulucuya başvurmuşlarsa da anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesine ve davalı üzerine kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibinin yetkisiz yerde başlatıldığını, davanın da yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin merkez adresinin Körfez Kocaeli olduğunu, bu nedenle yetki itirazlarının dikkate alınarak davanın usulden reddi gerektiğini,itirazın iptali davalarında takip dayanağı belgeler dışında başka belgelere göre alacağın tespit edilmesinin mümkün olmadığını, davacının icra dosyası takip talebinde borcun hangi araçların ihlalli geçişinden kaynaklı borçlar olduğunu, nerede ve ne zaman ihlalli geçiş yaptığını ayrıntılı olarak belirtmediğini, genel beyanlarla dahi hangi araçların ihlalli geçiş yaptığını ve hangi araçtan ne kadar borçlu olunduğunu belirtmediğini, bu hususlara ilişkin bilgi ve belge eklemeden takip başlattığını, davanın takibe bağlılığının alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerli olduğunu, bu nedenle usulüne uygun başlatılan bir takip olmadığından davanın reddi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından herhangi bir bildirim gerçekleştirilmeksizin takip konusu cezalı geçiş ücretlerinin talep edilmesinin açık bir şekilde hukuka aykırı olduğunu, kötüniyet barındırdığını, dava konusu cezalı geçiş bedellerine, gün ve saatlerine ilişkin olarak müvekkili şirkete ait aracın OGS/HGS hesap bakiye kayıtlarının celbi gerektiğini, müvekkiline ait aracın OGS/HGS aboneliği içerisinde bakiye bulunmasına rağmen geçiş bedellerinin çekilememesinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, bu nedenle de dava konusu cezalı geçiş bedellerinin müvekkili şirketten talep edilemeyeceğini,davacı tarafından talep olunan faiz oranının hatalı ve oldukça fahiş olduğunu, icra takibi genel ve soyut olarak müvekkilinin inceleme-kontrol ve denetim imkanını ortadan kaldırır şekilde başlatıldığından müvekkilinin takibe itirazında haklı olduğunu, kaldı ki arabuluculuk son tutanağında salt icra dosyasına yapılan itirazın iptalinin müzakere edildiğini, müzakere edilmeyen ve tutanakta yazılmayan icra inkar tazminatı talebinin kabulünün mümkün olmadığını, belirtilen hususların ispatı için yargılama yapılması elzem olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddini ve davacı taraf aleyhine takip konusu asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; taraflarlar arasında davacının alacağının varlığı ve miktarı hususundaki ihtilafın devam ettiği, davacının davalıdan muaccel olmuş alacağının bulunup bulunmadığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, bu aşamada yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davalıya ait araçlar ile müvekkili şirketin işlettiği köprü ve otoyolun ücret ödemeksizin kullanıldığını, sundukları ihlalli geçiş listesi, görüntü ve provizyon kayıtları ile davalıya ait araçların müvekkili şirketin işletme hakkı sahibi olduğu köprü ve otoyoldan ücret ödemeksizin geçiş yaptığının sabit olduğunu, borçlu şirkete ait araçların Otoyol’u kullandığı anlarda HGS hesaplarının müsait olmadığını, HGS hesabını müsait tutmanın ve geçiş ücretini ödemeye yetecek bakiye bulundurmanın davalı-borçlu şirketin sorumluluğunda olduğunu, bu nedenlerle ihtiyati haczi haklı gösteren sebeplerin ve şartların mevcut olduğunu, yaklaşık ispat kuralının gerçekleştiğini belirterek usul ve yasaya aykırı ara kararın kaldırılarak ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Talep, İİK'nun 265. maddesi gereğince ihtiyati haciz talebinin reddi kararının kaldırılması ve ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. İstanbul 20. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacının davalı aleyhinde 317.000,00 TL geçiş ücreti ve para cezası, 74.670,41 TL işlemiş faiz,14.934,07 TL KDV olmak üzere toplam 406.604,48 TL alacağın tahsili için takip başlattığı, davalının yetkiye, borca, faize ve ferilerine itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. 2004 sayılı İİK'nun 257 ve devamında ihtiyati haciz düzenlenmiştir. İhtiyati haciz şartlarına 257. maddede, 258. maddede ise ihtiyati haciz kararına yer verilmiştir. 258. maddenin ilk fıkrasında alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu ifade edilmiştir. İcra ve İflas Kanunun 258. maddesinin 2. cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında İhtiyati haciz sebepleri (m.257) hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." düzenlemesi yer almaktadır. Kanun, senetlerden değil, delillerden bahsetmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek delillerin sunulmasıdır. Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi İhtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için "alacağın yargılamayı gerektirmesi" şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir. İhtiyati hacizde teminat İİK 259. maddede düzenlenmiştir. Maddede, ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun veya üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve HMK 96’cı maddesinde yazılı teminatı vermeye mecbur olduğu, ancak, alacağın bir ilama müstenid ise teminatın aranmayacağı, ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkemenin teminata lüzum olup olmadığını takdir edeceğine yer verilmiştir. Açıklanan yasal düzenlemeler ve genel ilkeler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafından ihlalli geçişlere ilişkin listenin, araçların geçiş anına ilişkin görüntülerin ve provizyon sorgularını içeren tablonun sunulduğu, buna göre İİK'nun 258. maddesinde yer verilen kanaat getiren delillerin gösterilmiş olduğunun kabulü ile teminat karşılığı ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken ihtiyati haciz talebinin reddi kararı yerinde görülmediğinden ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin asıl alacak olan 317.000,00 TL üzerinden %15 teminat mukabilinde kısmen kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere: 1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/961 Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 16/02/2026 tarihli ara kararın KALDIRILMASINA, 2-a)Davacının ihtiyati haciz talebinin, İcra ve Kanunun 257/1. fıkrasına uygun görüldüğünden KISMEN KABULÜNE, b)İcra ve İflas Kanununun 258. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayabilecekleri muhtemel zarar ve ziyanlarını karşılamak üzere alacağın %15'i (47.550,00 TL) oranında nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz olunduğunda davalının menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslarda olan hak ve alacaklarının 317.000,00 TL asıl alacak ile sınırlı olmak kaydıyla İcra ve İflas Kanununun 257. maddesi gereğince İHTİYATEN HACZİNE, c)İhtiyati haciz kararının, teminatın ilk derece mahkemesine ibrazından sonra İcra ve İflas Kanununun 261. maddesi gereğince İstanbul 20. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden infazına ve kararın infaz edilmek üzere ihtiyati haciz isteyene VERİLMESİNE, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf harçları ihtiyati haciz talep eden tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 4-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin mahkemece verilecek esasa dair kararda değerlendirilmesine, 5-Dosyanın gerekli işlemlerin yerine getirilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2 bendi ile aynı kanunun 362/1-f bendi ve İİK'nun 258/son fıkrası gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 09/04/2026