9. Hukuk Dairesi 2017/20096 E. , 2018/11457 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ :ALACAK Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda;ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmiş, davalı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 20/12/2016 Salı günü tay
**9. Hukuk Dairesi 2017/20096 E. , 2018/11457 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ :ALACAK Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda;ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmiş, davalı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 20/12/2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiş, duruşma günü davalı adına avukatlar ... ve ... ile karşı taraf adına ... ile Avukat ...gelmiştir. Duruşmada hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten sonra, dosya incelenmiş ve 7. Hukuk Dairesinin 2016/24739 E. 2016/21470 K. gereğince eksikliklerin giderilmesi için dosya geri çevrilmiştir. İşlem tamamlandıktan sonra Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendi, dosya incelendi , gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin Türk Hava Yolları ile D. Lufthansa A. işbirliğinde 7 ortaklı bir şirket olan davalı Şirkette, işveren vekili sıfatıyla yönetici pozisyonunda, işletmenin bütününü sevk ve idare eden ve işçileri işe alıp çıkarma yetkisi bulunan genel müdür yardımcısı olarak 01.02.2006 – 18.04.2014 tarihleri arasında çalıştığını, iş akdinin sebep bildirilmeksizin haksız şekilde feshedildiğini, son brüt ücretinin 46.985,17 TL olduğunu, yapılacak yargılama sonucunda iş sözleşmesinin haksız feshedildiği ve ihbar ve kıdem tazminatını hak etmiş olduğunun ortaya çıkacağını, işe başladığı tarihten itibaren iş akdini feshine neden olacak bir davranış ve durumda bulunmadığını, aksine işyerinin karını artırdığını, buna rağmen iş akdinin feshedilmesinin kötüniyet gerektirdiğini, hak etmiş olduğu kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesi için başvuruda bulunmasına rağmen bu zamana kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, tazminatların davalıdan tahsili için dava açmak zorunda kalındığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile kötüniyet tazminatı taleplerinin tahsilini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, müvekkili Şirketin, 1990 yılından beri... işletme adı altında hizmet ettiğini, THY ile D. Lufthansa A. hissedarları arasında bulunduğu, ortak bir girişim olduğunu, diğer azınlık hissedarların Şirketin idaresinde yönetim hakkı bulunmadığını, davacının Şirket ana sözleşmesinin 24. madde hükmü gereği genel müdür yardımcısını atama ve yine gerekli gördüğünde hizmetine son verebilme hakkı bulunan THY A.O. tarafından atanan ve işletmenin bütününü sevk ve idare eden işçileri alıp çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili sıfatıyla genel müdür yardımcısı olarak çalıştığını, müvekkilinin .../... bölgesinde operasyon faaliyetleri ve uçuş ekiplerinin idari işlemleri için bina satın alımı ile ilgili olarak, mezkur binanın satın alma işlemleri öncesi gerekli ve makul olan araştırmaların eksik ve yetersi yapılması, satın alma bedeli ve satın alınan binanın tadilat masrafları hususlarında davacının görev ve sorumluluğunun bilincinde hareket etmediğinin anlaşıldığı, bu nedenler kapsamında; bu nedenleri ve durumun vehametini belirten THY Teftiş Kurulu ön sonuçlarına uygun olarak fesih işleminin gerçekleştirildiğini, bina alımı işlemlerine yönelik olarak, bina alımı ve ilgili kişilerin THY tarafından teftişe tabi tutulduklarını, teftiş kurulu tarafından davacıya sorular sorulduğunu ve davacının cevapladığını veya cevaplatıldığını, iş akdinin haksız bir nedenden dolayı feshedilmediğini, iş akdinin kesin ön bulgular nedeni ile 11.04.2014 tarihli 2014/20 sayılı Y.K. ile haklı nedenle derhal feshedilmesine hissedarlar arasında devam eden teftiş sonuçlanıncaya kadar kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı karşılığına denk gelen tutarın bloke edilmesine söz konusu tutarların sulhen ödenmesi hususunda bahsedilen teftiş sonuçlarına bağlı olarak Yönetim Kurulumuzca bilahare karar verilmesine oybirliğiyle karar verilerek 18.04.2014 tarihinde feshedildiğini, davacının her ne kadar kıdem ve ihbar tazminatı alacağı olmasa da, bloke edildiği ibaresinin diğer hissedarların yönetim hakkının gözetilmesi bu çerçevedeki talebi sebebiyle belirtildiğini, ayrıca teftiş sonuçlarına bağlı olarak Y.K. sulhen ödeme konusunda tekrar değerlendirme hususunda bir ifadede bulunulsa da THY A.O. tarafından müvekkili şirkete e-posta yolu ile nihai olduğu ifade edilerek iletilen teftiş sonuçları feshe konu ön bulguları teyit ve haklı nedenle bir fesih işlemi yapıldığını teyit ettiğini, teftiş raporuna göre; a) bina alımı, inşaat ve tadilat işlerinde soruşturma raporunda sıralanan işlemlerde hatalı ve eksik davrandığı, uygun sağlıklı bir satın alma işleminin gerçekleştirilmesi için gereken detayla talimatlar vermediği, uygun araştırmalar yapılmasını temin etmediği b) satın alınan binaya ilişkin emsal fiyat değerlendirilmesi içeren ekspertiz raporunu yönetim kuruluna sunmadığı c) bina satın alınmasına ilişkin Y.K. kararlarında belirlenen tadilat bütçesini aşan tutarla bakımından Y.K. bilgi sunmadığı huşuları değerlendirilerek; görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmeyerek kusurlu davrandığı, söz konusu kusuru nedeniyle davalı şirketin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu, ekspertiz raporunu ve bina satın alınmasına ilişkin Y.K. kararlarında belirlenen bütçeyi aşan tutarlar bakımından Y.K. na bilgi sunmaması eylemlerinin, işverene karşı sadakat yükümlülüğünü ihlal eden doğruluk ve bağlılığa uymayan bir davranış olduğunun tespit ve iddia edildiğini, fesih işleminin 4857 S.K. 25/II-e fıkrasında göre, işverenin güvenini kötüye kullanma ve doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar sebebiyle haklı nedenle fesih işleminin gerçekleştirdiğini, açıklanan nedenlerle davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak iş akdinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdirildiğinin ispatı davalı işverene ait olduğu, davalı işverence bu hususun ispat olunamadığı için davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, öte yandan iş akdinin kötü niyetle feshedildiğinin ispatının ise davacıya ait olduğu, ancak davacının da iş akdinin kötü niyetle feshedildiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. D) Temyiz: Kararı taraflar temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Anayasa’nın 138 ve 141. maddeleri uyarınca Hakimler, Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler ve bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Bu gerekçede hukukî esaslara ve kurallara dayanmalı, nedenleri açıklanmalıdır. Diğer taraftan 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.nın 27. maddesinde hukukî dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının), ihlâlidir. HMK.nın 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukukî sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden söz edilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır. Somut uyuşmazlıkta, Mahkeme gerekçesinde tarafların ispat külfetini yerine getiremediği tespitinde bulunmuş, ancak yapılan bu tespitin dayanakları açılanmamıştır. İddia ve savunmaları tartışmayan, taleplerin reddindeki veya kabulündeki hukuki dayanakları açıklamayan karar, Anayasa’nın ve HMK.nın amaçladığı anlamda gerekçe taşımadığı için adil yargılanma hakkını ihlal edeceğinden salt bu nedenle hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların esasa ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davalı yararına takdir edilen 1.630.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.