T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/310 KARAR NO : 2026/309 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/08/2018 ISLAH TARİHİ : 08/03/2021 KARAR TARİHİ : 01/04/2026 ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesinin 12.03.2026 tarih ve --- esas, ---- sayılı kararı gereğince dosya incelendi; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; müvekkili ---- ile davalı ----- arasında, 8 dairenin satışına ilişkin olarak, ------. Noterliğ…
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/310 KARAR NO : 2026/309 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/08/2018 ISLAH TARİHİ : 08/03/2021 KARAR TARİHİ : 01/04/2026 ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesinin 12.03.2026 tarih ve --- esas, ---- sayılı kararı gereğince dosya incelendi; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; müvekkili ---- ile davalı ----- arasında, 8 dairenin satışına ilişkin olarak, ------. Noterliği'nde aşağıda tarih ve yevmiye numaraları belirtilen Düzenleme Şeklinde Ön Ödemeli Konut Satış Vaadi Sözleşmelerinin imzalanmış olduğunu, Müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan tüm borç ve yükümlülüklerini süresinde ve eksiksiz yerine getirmiş, kullandığı banka kredi borcunu kapatmış, tapularını almış ve dairelerin üzerindeki ipotekleri kaldırmış olduğunu, ancak dairelerde imalat eksiklikleri bulunması nedeniyle bugüne kadar daire teslimlerinin yapılmamış olduğunu, İmzalanan Düzenleme Şeklinde Ön Ödemeli Konut Satış Vaadi Sözleşmelerinin 7. 1. maddesinde; “Satıcı Bağımsız Bölümü 30.temmuz.2016 Tarihinde Teslim Edecektir.” Hükmünün bulunduğunu, Sözleşmelerinin 12. 3. maddesinde; “Sözleşmede Belirtilen Sürelerde Gayrimenkulü Alicı'ya Teslim Etmez İse Geciken Her Ay İçin Alaıcı'ya Bölge Rayiç Kira Bedeli Üzerinden Aylık Kira Ödemeyi Taahhüt Eder.” Hükmünün bulunduğunu, Sözleşmede dairelerin 30.07.2016 tarihinde teslim edileceği taahhüt edilmesine rağmen, dairelerin bugüne kadar teslim edilmemiş olduğunu, bu nedenle müteahhit firma-----. Noterliğinin 03.03.2017 tarih ve ----- yevmiye numaralı ve -. Noterliğinin 25.12.2017 tarih ve ----- yevmiye numaralı ihtarnamelerinin gönderilerek, sözleşmenin 12.3 maddesi gereği, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, her daire için aylık 2.000,00 TL olmak üzere 8 daire için aylık 16.000,00 TL 'nin 01.08.2016 tarihinden itibaren, dairelerin teslim edileceği tarihe kadar ödenmesinin talep edilmiş olduğunu, Müteahhit firma tarafından ihtarnamelerine cevap verilmediği gibi ödeme de yapılmamış olduğunu, bu sebeple işbu davanın açılması zaruretinin doğmuş olduğunu belirterek, Rayiç kira bedelleri bilinmediğinden, bilirkişi raporuyla rayiç kira bedelleri tespit edildikten sonra taleplerini arttırma haklarını saklı tutarak, HMK m. 107 gereğince belirsiz alacak davası olarak şimdilik her daire için aylık 500,00 TL olmak üzere 8 daire için 24 aylık toplam 96.000,00 TL kira alacağının, 01.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; müvekkili şirketin, Eski: , ----, 115 pafta, 2694 ada, 382 parsel Yeni: 10090 ada, 1 parseldeki "------” projesini süresinde bitirme konusunda azami gayret sarf etmekte olup, inşaatın son aşamasına gelmiş olduğunu, İnşaatın ilk süresi içerisinde bitirilememiş olmasının, müvekkilinden kaynaklanmadığını, inşaat yapımı sırasında yüklenici yüklenici şirketlerde yaşanan ve ölümle sonuçlanan iş kazaları nedeniyle işin tamamlanmasının gecikmiş olduğunu, bunlarla ilgili müvekkilinin hiçbir sorumluluğu bulunmamasına rağmen, bu kazalar nedeniyle inşaatın yapımının gecikmiş olduğunu, ayrıca projede sonradan tadilatlar yapılmış olduğunu, bu tadilatlar nedeniyle de inşaatın yapımında gecikmeler olmuş, inşaatın tamamlanmasının gecikmiş olduğunu, İnşaatın gecikmesine sebep olan bir diğer unsurunda 15.Temmuz.2016 “da yaşanan menfur olay nedeniyle inşaat sektöründe büyük sıkıntılar yaşanmış, birçok inşaat firmasının iflas etmiş olduğunu, ayrıca talep edilen kira bedelinin fahiş olduğunu belirterek, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ISLAH Davacı vekili 08.03.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava dilekçesinde belirsiz alacak davası olarak 96.000 TL talep edilen kira kaybı talebini 597.891,20 TL artırarak 693.891,20 TL olarak ıslah ettiklerini, bu miktarın 01.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK KARAR Mahkememizce 06.08.2018 tarih ve --- esas, ----- sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile; 462.028,80 TL'nin 01.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, aşan istemin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF KALDIRMA KARARI --- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesinin 12.03.2026 tarih ve ---- esas , ----- sayılı kararı ile ; "İncelenen dosyada, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin davanın --- Asliye Hukuk Mahkemesine açıldığı, -----. Asliye Hukuk Mahkemesince 14/05/2019 tarihinde görevsizlik kararı verildiği verilen görevsizlik kararının istinaf edilmeksizin kesinleşerek dosyanın ----- Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği ve yargılamanın Ticaret Mahkemesince sonuçlandırıldığı, Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen ele alınır. Bir uyuşmazlığın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Hangi davaların ticari dava olduğu Ticaret Kanunun 4. ve 5/2. maddeleri ile özel yasalarda düzenlenmiştir. Bir davanın mutlak ticari dava sayılabilmesi için Ticaret Kanunun 4. maddesininde 1-6 bentlerindeki davalardan olması, nispi ticari dava sayılabilmesi için de, davanın her iki tarafının tacir olması ayrıca dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerekir. Ticaret Kanunun 5. Fıkrasına ilişkin 26/06/2012 tarihinde 6335 sayılı kanun ile yapılan değişiklikle Asliye Hukuk - Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki iş bölümü değil, görev ilişkisi olarak değerlendirilmesi gerektiği ve resen nazara alınacağını düzenlemiştir. Somut uyuşmazlıkta her ne kadar davalı gerçek şahıs 8 tane taşınmaz satın almış olsa da bunu ticari amaçla yaptığı ve tacir olduğu hususunda dosyada herhangi bir delil bulunmamaktadır. Davacı tarafından satın alınan 8 adet taşınmaz için kira kaybına yönelik Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın taşınmaz sayısı esas alınarak ticari iş değerlendirmesi yapılması yerinde görülmemiştir. Ticaret Mahkemesinin Asliye Hukuk Mahkemesine karşı görevsizlik kararı vermesi gerekirken işin esasına girerek karar vermesi yerinde görülmemiştir. Bu nedenle davacının istinaf sebepleri incelenmeksizin mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve açıklanan gerekçeler doğrultusunda yeniden yargılama yapmak üzere mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesince aktif dava ehliyeti yanlış değerlendirilerek ve usule uygun ön inceleme yapılıp, deliller toplanıp değerlendirilmeden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunun kabulü ile, HMK 353.1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kesin olarak kaldırılmasına, dosyanın usulünce delillerin toplanarak yargılama yapılması ve karar verilmesi için dosyanın mahkememize iadesine" karar verilmiştir.HMK.nun 115/1.maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK.nun 114/c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 26.06.2012 tarihli 6335 sayılı Yasanın 2.maddesiyle değiştirilen TTK.5.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde nisbi ve mutlak ticari davalar düzenleniniş olup ; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nisbi ticari dava olup, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddenin ilk fıkrasında a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan hususlardan doğan hukuk davaları ise mutlak ticari dava niteliğindedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/11. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu,'kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.Bu itibarla dava dosyasının incelenmesinde davanın mutlak ve nispi ticari dava olmaması nedeniyle, davaya bakma görevinin --. Asliye Hukuk Mahkemesine ait bulunduğundan, davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere : 1-TTK 5/3. ve HMK.114/c maddeleri uyarınca mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK.'nun 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içinde başvuru halinde, dava dosyasının -----. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK.'nun 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, davada ilgili mahkemede devam edilmediği durumunda talep halinde bu konuda karar verilmesine, 4-Kararın taraflara tebliğine, HMK 138 maddesi gereği dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.