T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/553 Esas KARAR NO : 2025/1705 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/11/2021 NUMARASI : 2020/516 Esas, 2021/746 Karar DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) KARAR TARİHİ: 18/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. ma…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/553 Esas KARAR NO : 2025/1705 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/11/2021 NUMARASI : 2020/516 Esas, 2021/746 Karar DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) KARAR TARİHİ: 18/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin müflis bankada bulunan katılım hesabı nedeniyle müflisten 387.565,00 USD alacaklı olduğunu, başvuru tarihi itibariyle alacağın TL karşılığının 1.485.769,18 TL olduğunu, müflis banka iflas idaresinin alacağın 1.346.057,41 TL'sini kabul edip, 159.090,02 TL'sini reddettiğini, alacağın bir kısmının reddedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek alacağın masaya kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 13/11/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile; bilirkişinin banka hesabındaki paranın 394.509,11 USD olarak tespit ettiğini, sehven eksik talepte bulunduklarını, alacağın iflasın açıldığı tarih itibariyle efektif satış kuru karşılığının 1.537.165,30 TL olduğunu belirterek 1.537.165,30 TL alacağın masaya kaydını talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevabında; müflis bankanın harçtan muaf olduğunu, davanın sıra cetvelinin ilanından itibaren on beş günlük hak düşürücü sürede açılmamışsa reddi gerektiğini, davacının hesabında toplam 394.509,11 USD ve 656,70 Euro olduğunun tespit edildiği, müflis bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı tarih itibariyle davacının mevduatında bulunan yabancı paranın TL karşılığının hesaplandığını ve % 9 faiz ilavesi ile 1.346.057,41 TL alacağın sıra cetveline yazıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; iflas tarihi itibariyle davacının müflis bankadan 394.508,91 USD alacağı bulunduğu, alacağın TL karşılığının 1.537.164,51 TL olduğu, ancak 1.485.769,18 TL alacağın masaya kaydı için başvurulması nedeniyle 1.346.057,41 TL'nin masaya kaydedildiği ve 159.090,02 TL alacağın ise reddine karar verildiği, buna göre davacının reddedilen 159.090,02 TL alacağı ile masaya başvurulmayan 51.396,12 TL alacağın masaya kaydı gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 139.711,77 TL alacağın sıra cetveline kaydına, İİK'nın 235. maddesi kapsamında, 51.396,12 TL alacağının ise İİK'nın 236. maddesi kapsamında masa alacağı olarak kaydına, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı müflis banka iflas idaresi vekili istinaf nedenleri olarak; davacının masaya başvurusunda tebligat gideri yatırmadığını, bu nedenle dava açma süresinin sıra cetvelinin ilanından itibaren başlayacağını, ancak davacının ilandan itibaren 15 günlük hak düşürücü süre içinde dava açmadığını, Sigortaya Tabi Mevduat ve Katılım Fonları ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca Tahsil Olunacak Primlere Dair Yönetmelik hükümleri gereğince döviz cinsi mevduatın bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı tarihteki kur üzerinden hesaplanması gerektiğini, bu nedenle iflas idaresinin davacının alacağını bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı tarihteki kur karşılığı olarak tespit etmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını, müflis banka harçtan muaf olmasına rağmen eksik kalan harcın müflisten tahsiline karar verildiği belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava; kayıt kabul istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, davada idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karar istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. İdari mahkemesince de uyuşmazlıkta adli yargının görevli olduğuna dair karar vermesi üzerine dosyanın gönderildiği Uyuşmazylık Mahkemesi'nin 2020/408 Esas, 2020/437 Karar sayılı kararı ile davada adli yargının görevli olduğuna karar verilmiştir.Uyuşmazlık Mahkemesinin kararından sonra yapılan yargılamada Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.1-İİK'nın 234/1. maddesi, "iflas idaresi sıra cetvelini iflas dairesine verir ve alacaklıları 166. maddenin 2. fıkrasındaki usule göre ilan yoluyla haberdar eder." hükmünü içermektedir. İflas idaresinin, sıra cetveli ile birlikte, sıra cetveli ile ilgili olan bütün bilgileri (deliller, diğer belgeler) de iflas idaresine vermesi gerekir. Bundan sonra, iflas idaresi, sıra cetvelinin iflas dairesine verildiğini ve orada alacaklıların ve (mülkiyet dışındaki) istihkak iddiası sahiplerinin incelemesine hazır olduğunu ilan eder. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2013, İkinci Baskı, Ankara, sh. 1327.) İİK'nın 235/1. maddesinin ilk iki cümlesi "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur." hükmünü içermektedir. İİK'nın 234/2. madde hükmü uyarınca yapılan tebligat bilgi verme mahiyetinde olup dava açma süresi bu tebligat ile başlamaz. Bu madde hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, iflas sıra cetveline itiraz davaları süreye tabi olup bu süre kural olarak sıra cetvelinin İİK'nın 166. maddesinde gösterilen usulde ilanından itibaren işlemeye başlar. Eğer davacı aynı Kanun'un 223. maddesine göre tebliğe elverişli adres gösterir ve gerekli masrafı avans olarak yatırırsa süre kendisine yapılan tebliğden itibaren hesaplanır. Bu itibarla sıra cetvelinin hangi tarihte hangi gazetede yayınlandığının tereddüde yer bırakmayacak şekilde açıklıkla belirtilmesi ve davacının tebliğe elverişli adres bildirip, gerekli avansı yatırıp yatırmadığının net olarak bilinmesi şarttır (Yargıtay 23 HD'nin 2015/5275 Esas, 2016/2424 Karar sayılı kararı).Somut davada iflas idaresi 11.07.2018 tarihli yazı cevabında; davacının müracaat esnasında gider avansı ( tebligat masrafı ) yatırmadığı, sıra cetvelinin 01.06.2018 tarihinde ...Gazetesinde, 04.06.2018 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği bildirilmiştir. Buna göre davacının tebligat için masraf vermediği, sıra cetvelinin 04.06.2018 tarihinde ilan edildiği, eldeki davanın İİK'nın 235/1. maddesi hükmü uyarınca son ilan tarihi olan 04.06.2018 tarihinden itibaren 15 günlük hak düşürücü süre içinde en son 19.06.2018 tarihinde açılması gerekirken, 20.06.2018 tarihinde açıldığı anlaşıldığından, süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken işin esası incelenerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.Diğer taraftan Yargıtay 23. HD'nin 11.02.2015 tarih ve 2014/3889 Esas, 2015/775 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere kayıt kabul davaları onbeş günlük yasal süre içinde açılması gereken davalardan olup, bu sürenin geçmesinden sonra ıslah yoluyla talebin artırılmasına hukuki sonuç bağlanamayacağından, ıslah ile artırılan tutarın da reddedilmesi gerekirken, artırılan tutarın masaya kaydına karar verilmesi de doğru olmamıştır.2-Kabule göre de, davacının iflas idaresine 1.485.769,18 TL alacağın masaya kaydı için başvurmasına rağmen iflas idaresinin 1.505.147,43 TL alacağın masaya kaydı için başvurulduğuna dair ret kararının maddi hataya dayalı olduğunun gözetilmemesi, bu nedenle masanın kabul ettiği 1.346.057,41 TL alacağın mahsubundan sonra reddettiği alacak tutarı 139.711,77 TL olmasına rağmen, yetersiz inceleme sonucu gerekçeli kararda masanın reddettiği alacağın 159.090,02 TL olduğunun kabul edilmesi, bununla birlikte gerekçeli karar ile kısa karar arasında çelişki oluşturularak kısa kararda ise reddedilen alacağın 139.711,77 TL olarak kabul edilmesi doğru olmadığı gibi, ıslah ile artılan tutarın da müflisin iflasından önce doğmuş iflas alacağı olmasına rağmen 51.396,12 TL alacağın masa alacağı olarak masaya kaydına karar verilmesi ve davalı müflis banka harçtan muaf olmasına rağmen, aleyhine başvurma harcı ve peşin harca hükmedilmesi de doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hak düşürücü sürede açılmayan davanın reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/516 Esas, 2021/746 Karar ve 03/11/2021 tarihli kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,2-a)Hak düşürücü sürede açılmayan davanın REDDİNE,b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 35,90 TL peşin harç, 35,90 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 71,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 543,60 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,c)Davacı tarafından karşılanan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,d)Davalı tarafından karşılanan 35,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,e)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,İstinaf Giderleri Yönünden3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davalı tarafından yapılan 50,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,6-HMK'nun 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştikten sonra yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 164. fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/12/2025