9. Hukuk Dairesi 2017/14619 E. , 2017/3638 K. MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 18. İŞ (SOSYAL GÜVENLİK) MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, izin ücreti, hafta tatili ücreti, ücret zammı, Cumartesi-Pazar sabahı ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik …
**9. Hukuk Dairesi 2017/14619 E. , 2017/3638 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 18. İŞ (SOSYAL GÜVENLİK) MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, izin ücreti, hafta tatili ücreti, ücret zammı, Cumartesi-Pazar sabahı ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının 01.10.2005 tarihinde davalı ... Matbaacılıkta çalışmaya başladığını, 2008 yılında Ekbil Matbaacılığın iş yerini Ceren Matbaacılığa devrettiğini, davacının Ceren Matbaacılık adı altında da çalışmaya devam ettiğini, ofset ustası olarak üst düzey matbaa makinalarını kullandığını, Ceren matbaada en son ücretinin 1.500 TL net olduğunu, çalışma saatlerinin 09:00-19:00 arası olduğunu, cumartesi günleri 09:00 ile 13:00 veya 15:00 saatleri arası çalıştığını, dini bayramların ilk iki günü hariç genel tatillerde çalıştığını, ücretlerinin asgari ücret kısmı dışındaki bölümünün elden ödendiğini, hatta son ayların ücretlerinin sadece asgari ücret kısımlarının ödendiğini, sigorta primlerinin asgari ücret üzerinden yatırılması, fazla mesai ücretlerini ödenmemesi ve 2009 yılı Kasım, Aralık, Ocak ve Şubat ayları ücretlerinin eksik ödenmesi sebepleriyle davacının 18.02.2010 tarihinde iş akdini haklı nedenle feshetmek zorunda kaldığını, davacının işçilik haklarının ödenmediğini beyan ederek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti, ücret zammı alacaklarının davalılardan tahsilini istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı ...Ş. vekili, davalı şirketler arasında bir devir ilişkisi ve organik bağ olmadığını, şirket yetkilileri ve ortakların farklı olduğunu, davacının müvekkil şirkette 03.07.2006-01.12.2008 tarihleri arasında çalıştığını, 01.12.2008 tarihinde imzaladığı ibranamede de 03.07.2006 tarihinde işe başladığının yazılı olduğunu, istifa ederek işyerinden ayrıldığını, ertesi gün aynı konuda faaliyet gösteren diğer davalı şirkette çalışmaya başladığını, müvekkil şirketin faaliyetlerine devam ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ...Ş. vekili, davalı şirketler arasında bir devir ilişkisi ve sözleşmesinin olmadığını, sadece ticari alışveriş olduğunu, diğer davalının know know’undan yararlanıldığını, davacının iş yerinde 02.12.2008 tarihinde çalışmaya başladığını, aylık net 576 TL ücret aldığını, ücretlerinin düzenli ödendiğini, çalışma saatlerinin 08:30-18:00 arası olduğunu, cumartesi günleri ise 08:30-12:30 arası olduğunu, iki yıllık iznini kullandığını, 30.05.2010 keşide tarihli 5.000 TL’lik çekin 2009 yılı maaşlarına karşılık ve fazla mesai karşılığı olarak verildiğini, bayram tatillerinde çalışma olmadığını, davacının 12-17 Şubat tarihlerinde mazeretsiz işe gelmemesi nedeniyle iş akdine 17.02.2010 tarihinde haklı nedenle son verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci: Mahkemece toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davalılar tarafından temyizi üzerine Dairemizce, “İşyeri devrinin iş ilişkisine etkileri ile işçilik alacaklarından sorumluluk bakımından taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. Somut olayda, davacı dava dilekçesinde davalılardan Ekbil Matbaacılık şirketinde çalışmaya devam ederken 2008 yılında anılan şirketin diğer davalı şirkete devredildiğini ve kendisinin de devralan bu şirkette çalışmaya devam ettiğini ileri sürmüş, 23.01.2012 havale tarihli beyan dilekçesinde de, şirketler arasında 01.12.2008 tarihinde işyeri devrinin yapıldığını, her bir davalıdan çalıştırdıkları sürelerle sınırlı olarak işçilik hak ve alacaklarının tahsilini talep ettiğini beyan etmiştir. Mahkemece, hüküm altına alınan işçilik alacaklarının tamamından davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Dosya içeriğindeki bilgi ve belgelerden, davacının 03.07.2006-01.12.2008 tarihleri arasında davalı ... şirketinde, 02.12.2008-18.02.2010 tarihleri arasında ise Ceren Matbaacılık şirketinde çalıştığı, davalılar arasında işyeri devri ilişkisi bulunduğu, davacının iş akdinin haksız olarak 18.02.2010 tarihinde feshedildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, kıdem tazminatı, fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacaklarından davalıların sorumlulukları iş yeri devri esaslarına göre ayrı ayrı belirlenerek her bir davalının sorumlu olduğu miktarın hüküm altına alınması ve ayrıca ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarından sadece devralan işverenin sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken, işçilik alacaklarının tamamından her iki işverenin müşterek ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesi hatalıdır. Davalı işverenlerden Ceren Matbaacılık şirketi tarafından dosyaya ödeme yapıldığını gösteren bir adet 5.000 TL’lik “çek” sunulduğu görülmüştür. Mahkemece, söz konusu belge ile ilgili davacıdan diyecekleri sorulup sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile bu belgenin değerlendirmeye tabi tutulmaması isabetsizdir. Hükmedilen miktarların “net” mi yoksa “brüt” mü olduğunun hüküm fıkrasında belirtilmemesinin hükmün infazında tereddüt yaratacağının düşünülmemesi de ayrı bir bozma nedenidir.” gerekçeleri ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen karar verilmiştir. D) Temyiz: Bozmadan sonra verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. E) Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu, Dairemizin bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma kararı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay'ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmünün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da farklı bir karar vermeden yeniden hükümde karar vermek zorundadır. Somut uyuşmazlıkta, Yerel Mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında belirtildiği üzere davalılar arasında işyeri devri ilişkisi bulunmakta olup davalı ... Şirketi devreden işveren, ... devralan işveren durumundadır. Buna göre Mahkemece bozma kararına aykırı şekilde; ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarından sadece devralan işverenin sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken ihbar tazminatından devreden işverenin, yıllık izin ücretinden ise her iki işverenin müşterek ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesi hatalıdır. Diğer taraftan, kıdem tazminatı, fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacaklarından davalıların sorumlulukları iş yeri devri esaslarına göre ayrı ayrı belirlenerek her bir davalının sorumlu olduğu miktarın hüküm altına alınması gerekirken, Mahkemece bu alacaklara ilişkin sadece davalılardan ... yönünden hüküm kurularak diğer davalı yönünden bir hüküm kurulmaması HMK’nın 297. maddesine aykırıdır. Ayrıca, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kıdem tazminat alacağında devreden işverenin sorumlu olduğu miktar belirlenirken devir tarihindeki ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekirken, fesih tarihindeki ücret üzerinden hesaplama yapılması da isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 09.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.