T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/627 Esas KARAR NO: 2026/121 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/01/2022 NUMARASI: 2020/649 Esas, 2022/24 Karar DAVA: MENFİ TESPİT BİRLEŞEN BAKIRKÖY 6. ATM 2021/170 E. SAYILI DOSYASI DAVANIN KONUSU: İSTİRDAT KARAR TARİHİ: 22/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelend…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/627 Esas KARAR NO: 2026/121 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/01/2022 NUMARASI: 2020/649 Esas, 2022/24 Karar DAVA: MENFİ TESPİT BİRLEŞEN BAKIRKÖY 6. ATM 2021/170 E. SAYILI DOSYASI DAVANIN KONUSU: İSTİRDAT KARAR TARİHİ: 22/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 9-12 Nisan 20... tarihinde düzenlenecek olan .... İstanbul ....malzemeleri Fuarı'na (...) katılım amacı ile Fuar Katılım Sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmeye istinaden toplam 32,059,06 TL bedelli, 2 adet bononun davalıya teslim edildiğini, pandemi nedeniyle fuarın davalı tarafından ertelendiğini, müvekkilinin distribütörlük sözleşmesi gereği fuarda .... bir firmanın ürünlerini tanıtmak amacında olduğunu, bu sözleşmenin bir yıl olduğunu, distribütörlük yetkisinin uzayıp uzamayacağı meçhul olduğundan fuarın ertelenmesi nedeniyle müvekkilinin fuardan umduğu faydayı sağlayamayacağını, davalının fuarın yapılacağı zannını uyandırması nedeniyle müvekkilinin fuarın yapılacağı düşüncesiyle bir bono bedelini ödediğini, salgın nedeniyle ifa imkansızlığı ortaya çıktığından sözleşmeden döndüklerini, davalının edimini yerine getirmediği ve getirmeyeceği de açık olduğundan davalının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre yapılan ödemenin bonoyu iade etmesi gerektiğini belirterek müvekkilinin davalıya Bakırköy .... İcra Dairesi ... E sayılı icra takibi ve dayanak bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile davalının % 20 den az olmamak alacak miktarının % 100'ü oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili ile davalı arasında 9-12 Nisan 2020 tarihinde düzenlenecek olan ... ... .... malzemeleri Fuarı'na (...) katılım amacı ile Fuar Katılım Sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmeye istinaden toplam 32,059,06 TL bedelli, 2 adet bononun davalıya teslim edildiğini, pandemi nedeniyle fuarın davalı tarafından ertelendiğini, davalının fuarın yapılacağı zannını uyandırması nedeniyle müvekkilinin fuarın yapılacağı düşüncesiyle bir bono bedelini ödediğini, davalının yükümlülüklerini yerine getirmemesine rağmen müvekkilinden tahsil ettiği 15.270,00 TL yi iade etmediğini ve üstelik icra takibinde bulunduğunu, pandemi sürecinin belirsizliği ve ne zaman sona ereceğinin bilinmemesi, davalının borcunu ifa etmemesi, borcun imkansızlaşması nedeniyle TBK 136 maddesi gereğince sözleşmedeki borcun sona erdiğini, müvekkili tarafından Noter ihtarnamesi ile sözleşmesi baştan itibaren feshettiklerini bildirerek tahsil edilen paranın ve bononun iadesinin talep edildiğini, davalı tarafından ödenen bedeli iade edilmediği gibi senetlerin de iade edilmediğini, TBK 136 maddesi gereğince borç sona erdiğinden davalının ödenen bedeli sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade etmesi gerektiğini belirterek 15.270,00 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde özetle; pandemi nedeniyle Ticaret Bakanlığı tarafından alınan karar nedeniyle ülkemiz genelinde yapılacak tüm fuarların16 Mart 20... tarihinde 01 Eylül 20... tarihine kadar durdurulduğunu, müvekkilinin bu nedenle belirlenen tarihteki fuarı ertelemek zorunda kaldığını, bu durumun müvekkili açısından mücbir sebep teşkil ettiğini ve bu süreçte maddi kayıplar yaşadığını, dava konusu fuar katılım sözleşmesinin konusuz kalmadığını, mücbir sebeple 08-11 Nisan 20... tarihine ertelendiğini, fuarın aynı koşullarda bu tarihte gerçekleşeceğini, sözleşmenin 2. Maddesine göre müvekkilinin fuarı erteleme hakkı bulunduğunu, fuarın ertelenmesinin davacının ödeme ve fuara katılma yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını, ayrıca davacının fuara katılmaması halinde müvekkilinin cezai şart talep hakkının doğacağını belirterek davanın reddini ve davalının % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Taraflar arasında fuar katılım sözleşmesi akdedildiği ve belirlenen zamanda küresel salgın sebebi ile yapılamadığı, bu itibarla işlem temelinin çökmesi kavramının uygulanabilmesi için, sonradan meydana gelen değişikliklerin önceden teşhis ve tahmin edilememiş olması şartının, bir başka deyişle öngörülemeyen dış bir olayın meydana gelmesi olgusunun gerçekleştiği ve borçludan kaynaklanmamış olduğu, bu durumun sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirmiş olduğu, dolayısıyla işlem temelinin çöktüğü, ayrıca sözleşmenin aynı koşullarla ifası mümkün bulunmadığına göre, başlangıçtaki erteleme tarihi davacı tarafça kabul edilmiş sonraki ertelemelerin de davacı tarafça kabul edilmediği, kaldı ki kabul etmesinin ve davacıyı sözleşmeyle bağlı tutmanın mümkün ve hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varıldığı, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmede davalı yana fuar tarihini değiştirme/yeniden düzenlenme imkanı sağlanmış ise de, mevcut durum şartları değerlendirildiğinde küresel salgın sebebi ile beklenmeyen hal kavramının gerçekleştiği ve de davalının ediminin aşırı ifa güçlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği bu hali ile davacının sözleşmeden dönme ve ödediği bedeli geri isteme talebinin yerinde olduğu, her ne kadar imkansızlık geçici nitelikte olup, kural olarak borcu sona ermesine neden olmaz ise de, ifanın muayyen bir zamanda yapılacak olması veya ifa zamanının alacaklı için önem taşıdığı hallerde borcun sona ermesi sonucunu doğurduğunun kabul edilmesi alacaklı tarafın aksi hale mahkum edilmemesi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davacının; Bakırköy....İcra ... esas sayılı dosyası kapsamında, 28/02/2020 tarihli 16.000,00 TL bedelli 30/03/2020 tarihli 16.059,06 TL bedelli 2 adet bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti, davacının kötüniyet tazminatı talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine, birleşen davanın kabulüne 15.270,00 TL nin ödeme tarihi olan 17/03/2020 tarihi itibari ile işletilecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin pandemi nedeniyle Devlet tarafından alınan kararlar ve yayınlanan genelgeler nedeniyle fuarı ertelemek zorunda kaldığını, belirlenen tarihte yurt dışından misafirlerin pandemi nedeniyle katılamayacak olmaları nedeniyle fuar katılımcıları tarafından da fuarın ertelenmesinin talep edildiğini, hizmetin ertelenmesinde müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin söz konusu fuarları yapabilmek için en az bir yıl öncesinde fuar alanını kiraladığını, sözleşmeleri yaptığını, personel alımı gereçkeleştirdiğini, ses ve görüntü sistemleri ve temizlik şirketleriyle anlaşmalar yaptığını, idari izinleri aldığını, fuarın organize bedeli için harcamalar yaptığını, pandemi nedeniyle fuarın yapılmamasının müvekkili de zarara uğrattığını, Mahkemenin tarafların menfaat dengesini göz önünde bulundurması gerektiğini, Yargıtay kararlarında, mücbir sebeple ertelenen fuarlardan organizatör şirketin sorumlu tutulamayacağı, bu sebeple sözleşmeden dönme ve ödenen bedenin istenemeyeceğinin ifade edildiğini, müvekkilinin sözleşmeye göre fuarın tarihini değiştirme hakkı bulunduğunu, fuar tarihinin değiştirilmesinin katılımcılara sözleşmeyi fesih ve ödenen bedelin iadesi hakkı vermediğini belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Asıl dava, icra takibi nedeniyle İİK 72. Maddesi gereğince borçlu olmadığının tespiti istemine, birleşen dava da sözleşmenin feshinden kaynaklı yapılan ödemenin iadesi istemine ilişkindir. Taraflar arasında 9-12 Nisan 2020 tarihinde düzenlenecek olan .... İstanbul .... malzemeleri Fuarı'na (...) katılım amacıyla fuar katılım sözleşmesi imzalandığı ve davacı tarafından davalıya asıl davaya konu 2 adet senedin verildiği ve birleşen davaya konu edilen 15.270,00 TL'nin ödendiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, fuar katılım sözleşmesi nedeniyle davalıya ödenen peşinat tutarının iadesinin gerekip gerekmediği ve icra takibine konu edilen iki adet bonodan dolayı borcunun bulunup bulunmadığı hususunda toplanmaktadır. Davalı tarafından davacı aleyhine Bakırköy .. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı icra dosyası ile 14/01/20... tanzim, 28/02/20... vade tarihli 16.000,00 TL bedelli ve .../01/2020 tanzim, 30/03/2020 vade tarihli 16.059,06 TL bedelli bonodan kaynaklı olarak toplam 18.262,93 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır. Davacının keşidecesi olduğu davaya konu senetlerin, fuar katılım ücreti olarak davalı şirkete verildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa-Pacta Sund Servanda) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Bir başka söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Gerçekten de sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır. Davacı Beyoğlu .... Noterliğinin ..../09/20... tarihli ihtarnamesi ile davalı ile imzalanan ....01.2020 tarihli sözleşmenin beklenmedik hal, mücbir sebep nedeniyle ifa edilemeyecek duruma geldiğini, fuarın 3 defa ertelendiği ve ne zaman yapılacağının belli olmadığını, 2020 yılı içerisinde ise fuarın yapılamayacağının açıkça görüldüğü, 2020 fuarına katılmak için davalı ile sözleşme imzalayan müvekkilinin 2020 sonrasında fuara katılmasının beklenemeyeceğini, böyle bir zorlamanın usul ve yasaya aykırı olacağı belirtilerek sözleşmeyi baştan itibaren feshettiklerini ödenen bedelinin iadesini ve bonoların iadesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, söz konusu fuarın 03-06 Haziran 2020 tarihlerinde gerçekleştirilmek üzere planlandığını ancak pandemi nedeniyle alınan idari kararlar ile fuarcılık faaliyetlerinin durdurulduğunu ve fuarın sektör temsilcileri ile de mutabık kalınarak bir sonraki dönem olan 8-11 Nisan 2021 tarihine ertelendiğini savunmuş, 12/10/2021 tarihinde sunduğu dilekçesi ile de söz konusu fuarın sektör temsilcileri ile de mutabık kalınarak mücbir sebeple bir sonraki dönem olan 26-29 Mayıs 2022 tarihine ertelendiğini, bu durumun ... internet sayfasında kamuoyuna bildirdiğini belirtmiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 2. Maddesinde: " Fuar Katılım Sözleşmesini imzalayarak iş bu formda belirtilen düzenleyicinin .... . .Fuar Merkezinde(kısaca ....) organize ettiği sergi veya fuara (kısaca Fuar) katılmayı kabul eden katılımcı, bu imzadan sonra fuara katılmayı reddetse dahi katılımcının maddi ve manevi yükümlülükleri devam eder. Katılımcı fuar katılım koşulları, sergi veya fuarın yeri Katılımcının fuar alanındaki yeri, düzenleme tarihleri, unvanı vb. hususlarda, düzenleyicinin sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı değişiklikleri (fuarın kısmen veya tamamen iptali dahil) peşinen kabul eder. Bu durum sözleşmenin fesih nedeni değildir. Katılımcının ücret ödeme yükümlülüğü devam eder. Katılımcı ancak düzenleyicinin yazılı teyidi ile fuardan çekilme hakkına sahiptir. Düzenleyici fuardan 3 gün öncesine kadar hiç bir sebep göstermeksizin yazılı bildirimde bulunarak sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir ve Katılımcıyı fuardan çıkarabilir. Düzenleyici fuar katılım bedelini fesih/çıkarma/fuar iptali bildiriminden itibaren 30 gün içinde katılımcıya iade eder. Sözleşmenin bu şekilde feshi Fuardan çıkarma veya fuarın kısmen veya tamamen iptali durumunda Katılımcı fuar katılım bedelinden başka masraf, gecikme faizi ya da zarar ziyan adıyla bir talepte bulunmak hakkına sahip olmadığını önceden beyan kabul ve taahhüt eder. " düzenlemesi yer almaktadır. Yukarıda da ifade edildiği üzere davalı, pandemi nedeniyle fuarı iptal etmemiş ancak ertelemiştir. Sözleşmenin 2. maddesinde davalı şirkete bu konuda çok geniş yetki tanınmıştır. Davacı ise sözleşmeyi bilerek imzalamıştır. Bu durumda TBK 136. madde anlamında ifa imkansızlığının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılması gerekecektir. İmkansızlığı, sözleşmenin konusu olan edimin maddi veya hukuki bir nedenden dolayı yerine getirilmesinin mümkün olmaması olarak tanımlamak mümkündür. İmkansızlık nedenleri maddi veya hukuki olabilir. İmkansızlığın objektif olması, sadece borçlu bakımından değil, herkes bakımından söz konusu olan imkansızlık, sübjektif imkansızlık ise, sadece borçlu bakımından söz konusu olan imkansızlığı ifade eder. Kusursuz imkansızlık TBK'nın 136. düzenlenmiş bulunmaktadır. Yasada, borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkansızlaşırsa borcun sona ereceği belirtilmiştir. İmkansızlık geçici nitelikte ise, kural olarak borcun sona ermesine neden olmaz. Bu hususta tarafların farazi iradeleri esas alınmalıdır. Ancak ifa muayyen bir zamanda yapılacak veya ifa zamanı alacaklı için önem taşıyorsa bu hallerde borcun sona ermesi sonucunu doğurur. Somut olayda, dava tarihi itibari ile dava konusu fuar ertelenmiş ancak dava ertelenen tarihten önce açılmıştır. Her dava, açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirileceğinden, ifa imkansızlığına dair hükümlerin uygulanarak tarafların verdiklerini geri isteyebilme haklarının doğduğunu kabul etmek mümkün değildir. Çünkü, yukarıda ayrıntılı şekilde yazılan sözleşme hükümleri ile bu maddenin uygulanması tarafların karşılıklı iradeleri ile adeta ortadan kaldırılmıştır. Bu durumda, uyuşmazlığın çözümünde sözleşme hükümleri gözetilecektir. Sözkonusu sözleşmenin 2. maddesinde; "KATILIMCI, fuar katılım koşulları, sergi veya fuarın yeri, KATILIMCI'nın fuar alanındaki yeri, düzenleme tarihleri, ünvanı vb. DÜZENLEYİCİ'nin, sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı değişiklikleri (fuarın kısmen veya tamamen iptali dahil) peşinen kabul eder." hükmü yer almaktadır. Sözleşmenin fuara katılım koşullarına ilişkin 2. maddesi gereği, davalı şirketin fuarın düzenleme tarihi ve fuar alanındaki katılımcının yerini tek taraflı olarak değiştirme hakkı bulunup, bu değişiklikler sözleşmenin fesih sebebi yapılamayacağı gibi, katılımcının ücret ödeme yükümlülüğünü de kaldırmamaktadır. Nitekim Yargıtay 23. HD'nin 2014/5250 Esas, 2014/7346 karar sayılı kararıda bu doğrultudadır. Bununla birlikte, fuarın ileri tarihe ertelenmesinin ve 2020 yılında yapılmamasının davacı yönünden fuardan beklenen faydayı sağlamayacağı yönündeki iddiası da ispatlanabilmiş değildir. Bu durumda mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde asıl davanın kısmen, birleşen davanın da kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır. İlk derece mahkemesince İİK’nın 72. maddesi gereğince icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği ve teminatın davacı tarafça depo edildiği, bu suretle tedbir kararın gereğinin yerine getirildiği anlaşılmış olup, İİK 72/4. maddesi uyarınca asıl alacak miktarının %20’si oranında davalı lehine tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir.Öte yandan davalı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen vekaletnamesinin süreli vekaletname olduğu, 31/12/2024 tarihine kadar geçerli olan vekaletname süresinin dolduğu, usulüne uygun yeni vekaletnamenin Dairemizin karar tarihi itibariyle dosyaya sunulmadığı ve UYAP sisteminde de olmadığından vekilin ismi gerekçeli karara alınmamış ve Dairemizce yeni kurulan hükümde davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında asıl ve birleşen davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davalı vekilinin istinaf başvurularının KABULÜ ile, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/... Esas, 2022/... Karar sayılı ve 10/01/20... tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Asıl ve birleşen davanın REDDİNE, b)Asıl dava yönünden verilen ihtiyati tedbir kararı uygulandığından İİK'nun 72/4. maddesi gereğince reddedilen 18.262,93 TL üzerinden %20 oranında hesap edilen 3.652,58TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın asıl davada davacı tarafından peşin olarak yatırılan 311,89 TL'den mahsubu ile bakiye 420,11 TL harcın asıl davada davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, d)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın birleşen davada davacı tarafından peşin olarak yatırılan 260,78 TL'den mahsubu ile bakiye 471,22 TL harcın birleşen davada davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, e)Asıl ve birleşen davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, f)Asıl ve birleşen davada davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine YER OLMADIĞINA, g)Birleşen dava da; Arabuluculuk masrafı olan 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, İstinaf Giderleri Yönünden; 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince asıl davada alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 261,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 471,00 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince birleşen davada alınması gereken 732,00 TL istinaf harçları davacı tarafından peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 5-Asıl davada davalı tarafından yatırılan toplam 481,70 TL istinaf harçları ile yapılan 6,50 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 488,20 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-Birleşen davada tarafından yatırılan toplam 2.734,00 TL istinaf harçlarının davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.22/01/2026