9. Hukuk Dairesi 2009/49886 E. , 2010/2696 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA :Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan ve sindikal nedenle feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüld…
**9. Hukuk Dairesi 2009/49886 E. , 2010/2696 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA :Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan ve sindikal nedenle feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan ve sendika üyesi olması ve greve katılması nedeni ile feshedildiğini, feshe ilişkin tebligatın iadeli taahhütlü posta alındısı ile 12.06.2009 tarihinde tebliğ edildiğini belirterek, feshin geçersizliğine, davacı işçinin işe iadesine ve işe başlatmama tazminatının 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. Maddesi uyarınca belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı işveren vekili, davacının iş sözleşmesinin süre bitimi nedeni ile 28.02.2009 tarihinde sona erdiğini, davacının belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışması nedeni ile iş güvencesi kapsamında kalmadığını, davanın da bir aylık süre içinde açılmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece belirli süreli iş sözleşmesi ile iş sözleşmesinin hangi tarihte feshedildiği, sendikal nedenin ne şekilde gerçekleştiği üzerinde durulmadan, haklı ve geçerli nedenle feshi ispat yükü kendisinde olan davalı işverenin davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini kanıtlayamadığı, aksine tüm dosya kapsamına göre feshin davacının sendikaya üye olması nedeni ile yapıldığının anlaşıldığı, bu nedenle herhangi bir araştırma ve bilirkişi incelemesi yapılmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Önemle belirtmek gerekir ki, Anayasanın 141. maddesinde, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılacağı açıklanmış, aynı zorunluluk HUMK.nun 388. maddesinde de düzenleme altına alınmıştır. Anılan yasal düzenlemede yargıcın, uyuşmazlık konusu olan olay hakkında tüm kanıtları toplaması, tartışması, bu kanıtlardan hangilerine değer vermediğinin nedeni, hangilerini üstün tuttuğunun dayanaklarını değerlendirdikten sonra bir sonuca varmasının zorunlu ve gerekli olduğu vurgulanmıştır. Böyle bir yöntemin izlenmesi durumunda ancak kararın gerekçeli olduğunun kabul edilebileceği sonucuna varılabilir. Hükmü kuran yargıcın böyle bir yöntemi izlemesi halinde maddi olgularla hüküm fıkrası arasında bir bağlantı kurulmuş olabilecektir. Ayrıca gerekçe sayesinde kararın doğruluğu denetlenmiş ve davanın yanları tatmin ve inandırılmış olacaktır. Tüm bunlardan başka ve en önemlisi adil bir yargılamanın yapıldığı sonucuna varılacaktır. (Dairemizin 26.05.2008 gün ve 2007/20517 Esas, 2008/12483 Karar sayılı ilamı).