T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/293 KARAR NO : 2026/293 DAVA : Tanıma Ve Tenfiz DAVA TARİHİ : 25/03/2026 KARAR TARİHİ : 26/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili 25.03.2026 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin ----- arasında 14/11/2002 tarihli komisyon sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca müvekkili davalının ---- mukim --- tersan…
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/293 KARAR NO : 2026/293 DAVA : Tanıma Ve Tenfiz DAVA TARİHİ : 25/03/2026 KARAR TARİHİ : 26/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili 25.03.2026 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin ----- arasında 14/11/2002 tarihli komisyon sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca müvekkili davalının ---- mukim --- tersanesi ile "-----" tipi mavnaların temini ve inşasına ilişkin sözleşmeler yapabilmesi amacıyla danışmanlık ve aracılık hizmetleri sunmayı üstlendiğini, söz konusu sözleşme kapsamında davalı ..., müvekkiline, gerçekleştirilecek projeler kapsamında mavna gövde bedeli üzerinden %15 oranında komisyon ödemeyi kabul ettiğini, müvekkili tarafından sözleşme kapsamında gerekli danışmanlık ve aracılık faaliyetleri yerine getirildiğini, bu faaliyetler sonucunda davalı ile ---- arasında gemi/mavna yapımına ilişkin ticari ilişkiler kurulduğunu ancak davalı şirketin müvekkili şirkete karşı sözleşmeden doğan komisyon ödeme borcunu yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkili şirket tarafından Milletlerarası Ticaret Odası Tahkim Divanı nezdinde sözleşmeden doğan bir kısım alacakların tahsili talebiyle tahkim yoluna başvurulduğunu, yapılan yargılama sonucunda ICC Tahkim Divanının ---- sayılı dosyasında, tek hakem --- tarafından 21 Mart 2006 tarihli nihai tahkim kararı verildiğini, söz konusu kararda davalı ..----- müvekkili şirkete 50.000,00 ABD doları komisyon ödemesine ve ayrıca tahkim masraflarının davalı tarafından karşılanmasına karar verildiğini, anılan tahkim kararının Türkiye'de icra edilebilmesi amacıyla müvekkili tarafından ---- Denizcilik İhtisas Mahkemesi nezdinde tenfiz davası açıldığını ve mahkemenin 04/12/2008 tarihli, --- esas ve ----- karar sayılı ilamı ile tahkim kararının tenfizine karar verildiğini, söz konusu mahkeme kararının temyiz incelemesinden geçerek 26/01/2011 tarihinde kesinleştiğini, ancak taraflar arasındaki sözleşmeden doğan tüm alacak kalemlerinin anılan tahkim kararı kapsamında çözümlenmemiş olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın devam ettiğini, bu kapsamda taraflar arasındaki aynı sözleşmeden kaynaklanan bir alacak kalemine ilişkin bakiye tutar ve ayrıca yine aynı sözleşmeden doğan bir başka kkomisyon ücreti talebine ilişkin olarak davacı tarafından yeniden Milletlerarası Ticaret Odası Tahkim Divanı nezdinde tahkim yargılaması başlatıldığını, ICC Tahkim Kuralları uyarınca yürütülen yargılama sonucunda tek hakem Dr. ----- tarafından 04/03/2009 tarihinde ------ işbu dava konusu nihai tahkim kararı verildiğini, hakem tarafından verilen nihai tahkim kararında özetle davalı ...nin davacı ... Limited'e 84.270 ABD Doları ve 104.500 ABD doları tutarınca ödeme yapmasına, bu tutarlara 31/12/2004 tarihinden itibaren yıllık %5 faiz uygulanmasına, tahkim masraflarının büyük ölçüde davalı tarafından karşılanmasına hükmedildiğini, anılan ilk tahkim ve tenfiz kararı kapsamında davalıdan borcun tahsili için 2011 yılında başlatılan icra takibinden sonuç alınamadığını, 30/12/2020 tarihinde davalı aleyhine ----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- esas sayılı dosyası ile doğrudan iflas davası açıldığını, söz konusu davanın devam etmekte iken müvekkili ile temasa geçen davalı şirketin ortağı ----- sulhen anlaşma isteği üzerine tarafların görüşmeye devam ettiğini, bu görüşmeler kapsamında sadece tenfiz edilen ilk hakem kararına konu borç değil aynı zamanda işbu davanın konusunu oluşturan hakem kararına konu borcun da ödenmesi konusunda tarafların uzun süre görüşmelerinin yürüttüklerini, davalı şirket ortağı--- müvekkili şirket yetkilisi ----- her iki hakem kararına konu borcun da ödeneceği konusunda söylemlerde bulunarak yargı yoluna gitmeden beklenmesini istediğini, nihayet 2023 yılında davalı şirketin ortağı ve yönetim kurulu başkanı ---- yönetimden çekilip oğlu ---- hakim ortak olunca tersanede bulunan %80'i bitmiş feribotu tamamlamak ve anılan birinci hakem kararına konu borcu ödemek için şirkete ait bir arsayı satacağını ikinci ve işbu davaya konu hakem kararına konu borcun da feribotun satışını müteakip ödeneceğine söz verdiğini, tarafların bu şekilde sözlü olarak mutabık kaldığını, davalı şirketin iflası halinde iki hakem kararına konu borcun da tahsilinin riske gireceğinden müvekkili iflas yargılamasının yapıldığı mahkemeden üç kez ek süre istediğini ve arsa satışının beklendiğini, ----- satışa müteakip ilk karara konu borcu 29/03/2024 tarihinde ödediğini, akabinden iflas davasının sulhen kapandığını ve ikinci karara konu borcun tahsiili için davalı şirketin feribotunun satışının beklendiğini, ancak 2025 yılı Mart ayından itibaren müvekkili ile iletişimi azaltan ----- feribotun satışıyla ilgili hiçbir bilgi vermediğini, müvekkilinin kısmi ödeme taleplerini dahi cevapsız bıraktığını ve nihayetinde uzun yıllardır ödeme vaadiyle oyaladığı müvekkili şirket yetkilisiyle görüşmelerini tümüyle kestiğini, tüm bu gelişmeler karşısında ikinci tahkim kararına konu borcun ödenmesi için sulhen anlaşma imkanı kalmadığından işbu davanın açılmasının zaruri hale geldiğini, tahkim kararının kesin ve bağlayıcı nitelikte olduğunu, davalı şirket tarafından uzun yıllarca gerçekleştirilen oyalama ve verilen sözleşme rağmen bugüne kadar yerine getirilmediğini, bu nedenle işbu dava ile mahkemeden söz konusu Milletlerarası Ticaret Odası Tahkim Divanı kararının Türkiye'de tenfizine karar verilmesini talep ettiklerinden bahisle, tek hakem Dr. ---- tarafından verilen dava no.---- olan, tarafları ------Olan 04/03/2009 tarihli nihai tahkim kararının Türkiye'de tenfizine karar verimesini, davalı şirketin mali güçlük içinde olduğunu ve uzun yıllardır çeşitli söylemlerle müvekkili şirketi oyalamak suretiyle davaya konu hakem kararıyla tahsiline karar verilen müvekkili alacağını ödemediği, aynı sözleşmeden kaynaklı olarak aynı alacağın bir kısmı için verilen Milletlerarası Ticaret Odası Tahkim Divanı'nın 21 Mart 2006 tarihli kararının kesin bir hükümle tenfizine karar verildiği ve söz konusu hakem kararına konu alacağın davalı tarafça ödendiği ve dolayısıyla davaya konu hakem kararının tenfizi talebi yönünden gerekli yasal şartların oluştuğunun ilk bakışta dahi açık olduğunun dikkate alınarak davaya konu alacak tutarının tahsilinin güvence altına alınması amacıyla alacak tutarında ihtiyati haciz kararı verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, Tanıma Ve Tenfiz davasıdır.MÖHUK'un 51/1. Maddesinde yer alan tenfiz kararları hakkında görevli mahkemenin asliye mahkemeleri olduğuna dair hüküm; uygulama ve öğretide farklı görüşlere neden olmuş ise de yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca, hükümde sözü edilen “Asliye Mahkemesi” ifadesi, Asliye Hukuk Mahkemeleri ile sınırlı olarak yorumlanmamalı, Asliye Mahkemelerinden olan İş, Tüketici, Ticaret vb. gibi özel görevli mahkemeleri de bu kapsamda değerlendirilmelidir.Tenfiz davalarında görevli mahkeme, tarafların sıfatına göre değil davanın konusuna göre belirlenmek durumundadır. Yargıtay uygulamaları bu yöndedir. (Örnek olarak Yargıtay-----sayılı yargı yeri belirlenmesine yönelik kararı ve Yargıtay ------ Karar sayılı ilamı) Taraflar arasındaki komisyon anlaşmasının mavna (Mavna, limanlarda veya nehirlerde kıyı ile büyük gemiler arasında ağır yük (kömür, kum, kereste vb.) taşımak için kullanılan, genellikle düz tabanlı, motorsuz veya küçük motorlu, güvertesiz büyük teknelerdir.) tedarikine ilişkin olup görevli mahkemenin belirlenmesinde temel ilişkiye bakılması gerektiği, temel ilişkinin TTK'nın 4. kitabında yer alan deniz hukukundan kaynaklandığı, kaldı ki taraflar arasındaki aynı ihtilaf sonucu alınan önceki tahkim kararının tenfizinin de ----- Denizcilik İhtisas Mahkemesince karara bağlandığı anlaşılmakla somut olayda-denizcilik ihtisas mahkemesi olan ----- Asliye Ticaret Mahkemesi işbu davada görevli olduğundan HMK 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması ile ilgili dava şartı noksanlığı sebebiyle HMK 115/2. Maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- HMK 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması ile ilgili dava şartı noksanlığı sebebiyle HMK 115/2. Maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4 ve 5 nci maddeleri ile 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Uygulanması ve Yürürlüğü Hakkındaki Kanunun 8. maddesi gereğince görevli mahkeme ------ Denizcilik İhtisas Mahkemesi olması sebebi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden, İstinaf yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli ----- Denizcilik İhtisas Mahkemesine (--- . Asliye Ticaret Mahkemesine) gönderilmesine, aksi taktirde mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 3-HMK 331/2. Madde birinci cümlesi uyarınca yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece karar verilmesine, 4-Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulmadığı takdirde, mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti, gider avansı ve diğer hususların talep halinde HMK'nın 331/2. Madde ikinci cümlesi gereğince mahkememizce hüküm altına alınmasına, 5- Davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle tensiben karar verildi.