Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkette kadroya geçirilmeden önce davalının alt işvereni olan şirketlerde kesintisiz çalıştığını, kadroya geçerken de istifa ettirilip çalışmaya devam ettiğini, iş sözleşmesi sona ermesine rağmen alacaklarının eksik ödendiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkette kadroya geçirilmeden önce davalının alt işvereni olan şirketlerde kesintisiz çalıştığını, kadroya geçerken de istifa ettirilip çalışmaya devam ettiğini, iş sözleşmesi sona ermesine rağmen alacaklarının eksik ödendiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, davacının alt işveren bünyesinde geçen çalışma süresinin davalı asıl işveren bünyesindeki kıdeme esas süresine eklenip eklenemeyeceği ve buna göre davacının kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığı ve alacakların hesaplanma yöntemi noktalarındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.