(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2006/5525 E. , 2006/7952 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 101 ada 39 , 105 ada 11 ve 112 ada 9 parsel sayılı 31367.07, 2123.97 ve 31613.88 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 101 ada 39 ve 105 ada 11 nol…
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2006/5525 E. , 2006/7952 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 101 ada 39 , 105 ada 11 ve 112 ada 9 parsel sayılı 31367.07, 2123.97 ve 31613.88 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 101 ada 39 ve 105 ada 11 nolu parseller davacı ..., 112 ada 9 sayılı parsel ... adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit edilmiş daha sonra komisyon tarafından sit alanında kaldığı ve zilyedin tapu kaydı bulunmadığından dolayı tespit Hazine adına yapılmıştır. Davacı ..., yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parsellerin beyanlar hanesinde sit alanı olduğu belirtilerek davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içeriğine kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, çekişmeli ve temyize konu 101 ada 39 sayılı parselin krokide (A) harfi ile gösterilen bölümü üzerinde korunmayı gerektirir kültür varlığı bulunduğu ve bu tür yerlerin zilyetlikle iktisabı mümkün olmadığına göre davacının anılan parselin bu bölümüne ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu bölümünün ONANMASINA, 2- Davacının 101 ada 39 numaralı parselin krokide (B) harfi ile gösterilen bölümü ile 105 ada 11 ve 112 ada 9 numaralı parsellere ilişkin temyizine gelince; Mahkemece çekişmeli taşınmazların tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17. maddelerinde yazılı şartlar gerçekleşmiş olmakla beraber; taşınmazların 1. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalmış olması ve yargılama sırasında değişen ve sit alanlarında kalan taşınmazların zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini öngören 5226 sayılı Kanunla değişik 2863 sayılı Kanun’un 11. maddesi gereğince iktisabının mümkün bulunmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, değerlendirme dosya kapsamına ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Mahkeme kararında da belirtildiği üzere taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen yerlerle ilgisinin olmadığı, davacı tarafın tesbitten geriye doğru aralıksız, çekişmesiz ve malik sıfatıyla zilyetliğinin 30 yılı aşkın süreye ulaştığı, sit alanı içerisinde yer alan taşınmazlar üzerinde korunmayı gerektirir kültür ve tabiat varlığının bulunmadığı konularında taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.