TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI MAHKEMESİ : İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/06/2021 NUMARASI: 2017/284 Esas, 2021/501 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 18/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞ…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/255 KARAR NO: 2026/202 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI MAHKEMESİ : İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/06/2021 NUMARASI: 2017/284 Esas, 2021/501 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 18/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesi ilişkisi kapsamında davacı yüklenici tarafından yapılan iş karşılığı düzenlenen faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı iş sahibi tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; taraflar arasında ticari ilişki söz konusu olduğunu, davalının faturalara 8 gün içinde itiraz etmediğini, bu kapsamda düzenlenen fatura borcunun ödenmemesi üzerine giriştikleri icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini,belirterek; itirazın iptali ile % 20 icra inkar tazminatına hükmolunmasını, talep ve dava etmiştir Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davanın haksız ve kötü niyetli açıldığını, fatura konusu işin yapılmadığını, davacı firmanın sözleşme gereği kendi yükümlülüklerini yerine getirmeden, eksik ve hatalı işlemler yapmış olmasına rağmen; ödeme talep ettiğini, ödenmesini talep ettikleri ...... no.lu, 21.11.2016 tarihli faturada açıkça yazdığı üzere fatura konusu işin, ...... devlet hastanesi bakım ve devreye alma işi olduğunu, ancak davacı şirketin, klimaları devreye almadığını, davalıyı sürekli oyaladığını, davacının sözleşme yükümlülüklerine aykırı davrandığını, mail yazışmaları ile borcun kabul edilmediğini, mail yazdığı belirtilen kişinin davalı şirket çalışanı olup, yetkilisi veya temsilcisi olmadığını ve bu kişinin borç kabul yetkisinin de bulunmadığını, belirterek; davacının%20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece 38.06.2021 tarihli karar ile; davacı tarafça İstanbul ...... İcra Müdürlüğü'nün .......Esas sayılı sayılı icra dosyası üzerinden davalı borçlu aleyhine 24.999,99-TL asıl alacak ve 486,99-TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam, 25.486,98-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve raporlar alındığı, 01/08/2018 tarihli davacı defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan talimat raporu ile 03/02/2021 tarihli davalı defter ve kayıtları üzerinde mahkemece alınan bilirkişi raporları sonucu, davacı yanın davalıdan takip tarihi itibariyle 24.999,99 TL alacaklı gözüktüğü, taraf defter ve kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğunun belirlendiği, davalı yanca her ne kadar davacı/alacaklıya herhangi bir borcu olmadığı, davacı firmanın sözleşme gereği kendi yükümlülüklerini yerine getirmeden, eksik ve hatalı işlemler yapmış olmasına rağmen ödeme talep ettiği ve davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, defter ve kayıtlara ilişkin mali tespitler karşısında; davalı yanın bu yöndeki savunmalarına itibar edilmediği ve ayrıca davalı yanca herhangi bir ödeme iddiasında bulunulmadığı, davacı yanca da davanın 24.999,99 TL alacak miktarı üzerinden harç yatırılmak suretiyle açıldığı ve sonuç olarak da davacının icra takibi itibariyle davalıdan talebi gibi 24.999,99-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, takip konusu asıl alacak likit olduğu, gerekçesi ile; davanın kabulü ile, davalının .... İcra Müdürlüğü'nün....Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının 24.999,99 TL asıl alacak yönünden iptali ile; takibin, 24.999,99 tl asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak olan 24.999,99 TL' ye takip tarihinden itibaren yıllık %9 oranında yasal faiz uygulanmasına, hükmolunan alacağın % 20'si oranında hesaplanan 4.999,99 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; mahkemece, davacı ......'nın sözleşme konusu edimlerinden birisi olan klimaların devreye alınması işini sözleşme şartlarına uygun bir şekilde ifa edip etmediğinin araştırılmadığını, yalnızca tarafların ticari defterlerin birbirine uygun olup olmadığı üzerinde durulduğunu, hükmün eksik inceleme neticesinde kurulduğunu, davacının, icra takibine ve davaya konu.... numaralı, 21.11.2016 tarihli faturanın dayanağı olan taraflar arasında akdedilen sözleşmenin konusu; klima santrallerinin montajı ve devreye alınması işi olduğunu, İşin tamamlanması; klima sistemlerinin ve her bir santralin ayrı ayrı test edilmesi, devreye alınması, garanti belgelerinin düzenlenmesi, devreye alma formlarının düzenlenmesi ve tutanakla iş sahibi olan davalı ......'e teslim edilmesi ile gerçekleşecek iken; davacı tarafından bu yönde bir işlem yapılmadığını, sözleşmenin bir parçası olmasına rağmen davacı tarafından devreye alma işi gerçekleştirilmemiş olduğundan; davalının bu işlemi kendi imkanları dahilinde gerçekleştirmek durumunda kaldığını, taraflar arasında akdedilen "Satış Sözleşmesi - Protokol"ün "Protokolün Konusu" başlıklı olan ve bilirkişiler tarafından da işaret edilen 2. maddesinin"...cihazlarda bulunan tüm eksikliklerin ekteki cihaz listesi kapsamında kapsamında giderilmesini, devreye alınmasını ve garanti belgelerinin İşveren'e teslim edilmesini kapsamaktadır." şeklinde düzenlendiğini, raporlar arsında çelişki olmasına rağmen söz konusu çelişkinin giderilmeksizin hüküm kurulduğunu, 25.12.2018 tarihli bilirkişi raporunun "6- sonuç" başlığı altında; ......., devreye alma ve garanti belgesini verme işlemlerini gerçekleştirmemiş ve bu nedenle işlemi tamamlamamış olduğu yönünde tespitlere yer verildiğini, buna karşın, hem 25.12.2018 tarihli bilirkişi raporunu, hem de 03.02.2021 tarihli bilirkişi raporunu düzenleyen makine mühendisi bilirkişinin aynı kişi olmasına karşın 03.02.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda tam aksi yönde görüş ve kanaat bildirildiğini, alınan bilirkişi raporlarına karşı itirazda bulunulmasına rağmen, itirazları değerlendirilmeksizin ve karşılanmaksızın hüküm tesis edildiğini, davalı şirket tarafından ödemezlik definde bulunulmasına rağmen bu hususun mahkemece dikkate alınmadığını, kaldı ki davacı tarafından iş teslimi yapılmamış ve sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde teminat çeki düzenlenip davalı şirkete teslim edilmediğinden sözleşme kapsamında tamamlanmış bir işten bahsedilemeyeceğini, 24.999,99 TL'nin davalı şirket tarafından ödenmesinin koşulunun; 90 gün içerisinde test ve devreye alma işleminin gerçekleştirilmesi ve garanti belgelerinin 90 gün içinde verilmesi, 90 günlük süre içerisinde söz konusu işlemlerin gerçekleştirilememesi halinde ise; davacının yapacağı “test , devreye alma ve garanti belgelerini sağlama” yükümlülüğüne karşılık; davalı şirkete teminat çeki teslim edip karşılığında kalan ödemenin gerçekleştirilmesi olduğunu, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Taraflar arasında; .... Devlet Hastanesi Bakım ve Devreye alma işine ilişkin bila tarihli "satış sözleşmesi-protokol" başlıklı sözleşme akdedilmiştir. Davacı yüklenici vekili; taraflar arasında ticari ilişki söz konusu olduğunu, davalının faturalara 8 gün içinde itiraz etmediğini, bu kapsamda düzenlenen fatura borcunun ödenmemesi üzerine giriştikleri icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini,belirterek; itirazın iptali ile % 20 icra inkar tazminatına hükmolunmasını, talep ve dava etmiş, davalı iş sahibi vekili cevap dilekçesi ile; fatura konusu işin yapılmadığını, davacının eksik ve hatalı işlemler yapmış olmasına rağmen; ödeme talep ettiğini, ödenmesini talep ettikleri ... no.lu, 21.11.2016 tarihli faturada açıkça yazdığı üzere; fatura konusu işin, ... devlet hastanesi bakım ve devreye alma işi olduğunu, ancak davacı şirketin, klimaları devreye almadığını, davalıyı sürekli oyaladığını, davacının sözleşme yükümlülüklerine aykırı davrandığını, mail yazışmaları ile borcun kabul edilmediğini, mail yazdığı belirtilen kişinin davalı şirket çalışanı olup, yetkilisi veya temsilcisi olmadığını ve bu kişinin borç kabul yetkisinin de bulunmadığını, belirterek; davacının%20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece 38.06.2021 tarihli karar ile; 01/08/2018 tarihli davacı defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan talimat raporu ile 03/02/2021 tarihli davalı defter ve kayıtları üzerinde mahkemece alınan bilirkişi raporları sonucu, davacı yanın davalıdan takip tarihi itibariyle 24.999,99 TL alacaklı gözüktüğü, taraf defter ve kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğunun belirlendiği, davalı yanca borcu olmadığı, davacının eksik ve hatalı işlemler yaptığını belirtmiş ise de; defter ve kayıtlara ilişkin mali tespitler karşısında; davalı yanın bu yöndeki savunmalarına itibar edilmediği ve ayrıca davalı yanca herhangi bir ödeme iddiasında bulunulmadığı, davacının icra takibi itibariyle davalıdan talebi gibi 24.999,99-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, takip konusu asıl alacak likit olduğu, gerekçesi ile; davanın kabulü ile, davalının .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının 24.999,99 TL asıl alacak yönünden iptali ile; takibin, 24.999,99 tl asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak olan 24.999,99 tl ye takip tarihinden itibaren yıllık %9 oranında yasal faiz uygulanmasına, hükmolunan alacağın % 20'si oranında hesaplanan 4.999,99 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Somut olayda; davacı yüklenici, taraflar arasında imzalanan; ... Devlet Hastanesi Bakım ve Devreye alma işine ilişkin bila tarihli "satış sözleşmesi-protokol" başlıklı sözleşmedeki işi yapması nedeni ile düzenlediği, ... no.lu, 21.11.2016 tarihli faturadaki alacağın tahsili için başlattığı icra takibine itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı yan klimaları kendisinin devreye aldığını ileri sürmüş ise de bu konu davacı yana gönderdiği bir ihtarın yada yapılmış bir tespitin bulunmadığı, davalı yanın ticari defterlerini sunmadığı, faturayı tebliğ almadığını yada iade ettiğine dair savunmada da bulunmadığı, 11.11.2016 tarihli servis formunda; sözleşme konusu işin tamamlandığı, davalının işin tesliminden 1 ay önce devreye alma işlemleri için davacı yana haber vermesi gerektiği yazılı olduğu halde, davalının, davacıyı devreye alma işlemleri için davet ettiğine dair de herhangi delil sunmadığı, davacı yan defterlerinin incelenmesinde davacı yanın takibe konu bedel kadar davalıdan alacaklı olduğunun bilirkişi raporları ile tespit edildiği, 25.12.2018 tarihli makina mühendisinden alınan bilirkişi raporu ile; davacı yanın devreye alma işlemlerin de %99 oranında tamamladığının ve eksikliklerin giderildiğinin tespit edildiği, davalı yanın istinaf dilekçesinde iddia ettiği gibi, bilirkişi raporları arasında çelişki bulunmadığı, davalı çalışanı tarafından davacı yana gönderilen 06.03.2017 tarihli mailde , davacının takibi durdurması halinde ödeme yapmak istediklerini bildirdiği, alacak miktarının fatura ile belli yani likit olduğu nazara alındığında, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin.../06/2021 tarih ve 2017/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 1.707,68 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 572,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.135,38 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.