9. Hukuk Dairesi 2026/715 E. , 2026/1125 K. "" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1939 E., 2025/1973 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/656 E., 2023/240 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlana…
9. Hukuk Dairesi 2026/715 E. , 2026/1125 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1939 E., 2025/1973 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/656 E., 2023/240 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... AŞ (...) ... Santrali işyerinde değişen alt işveren şirketlerde işyeri devri esaslarına göre santralin asıl işinde çalışmakta iken Santralin özelleştirme kapsamına alındığını, ... Elektrik Üretim AŞ (... AŞ) ile Özelleştirme İdaresi ve ... arasında özelleştirme sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin ...'ta yaptığı çalışmaların muvazaalı olduğunun mahkeme kararları ile kesinleştiğini, davacının ... Sendikası üyesi olduğunu, ... dönemindeki kıdemi ve çalışmaları dikkate alınmadan üyesi olduğu Sendika ile yapılan toplu iş sözleşmesinin 22.12.2014 öncesi işyerinde çalışanlara ilişkin hükümlerinden yararlandırılmadığını, bu nedenle ...'ın davalı Şirkete devredilen kendi işçileri ile davacı ücreti arasında fark oluştuğunu iddia ederek fark ücret, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil hafta tatili ücretleri, asgari geçim indirimi, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan vardiya tazminatı, iş güçlüğü zammı, ikramiye, denge ödeneği, yemek ücreti ve ilave tediye ücreti farkları ile ayrımcılık tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, taleplerin hangi döneme ilişkin olduğunun belli olmadığını, belirsiz alacak davası açılmayacağından davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin davalı sıfatı bulunmadığını, davacı ile müvekkili arasında özelleştirme sonrası yeni bir iş sözleşmesine dayalı iş ilişkisi başladığını, tüm ücret alacaklarının davacıya ödendiğini davacının devir tarihinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi kapsamına 01.12.2014 tarihinde imzalanan Ek Protokol gereğince dâhil olduğunu, ayrıca ...'ta muvazaalı çalıştığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının ayrımcılık tazminatı talebinin de yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının çalıştığı işyerinin özelleştirme sonucu 22.12.2014 tarihinde davalı ... AŞ'ye devredildiği, özelleştirme döneminde davacının iş sözleşmesinin feshedilmediği ve işyeri devri yapıldığı, özelleştirme sonrası davacının davalı ... AŞ bünyesinde ve aynı işyerinde çalışmasına devam ettiği, davalı ... AŞ ile ... Sendikası arasında özelleştirme tarihinde işyerinde uygulanmakta olan 15. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nde 01.12.2014 tarihli Ek Protokol ile değişiklik yapıldığı, davacının davalı bünyesine devir sonrası işe alınan işçiler için düzenlenen toplu iş sözleşmesi hükümleri ve kendisine sağlanan haklardan yararlandırılarak çalıştırılmaya devam edildiği, kamu işçisi olarak çalışmakta iken çalıştıkları işyeri özelleştirme ile özel sektöre devredilen bu kamu işçilerinin mali haklarını korumak amacıyla yapılan özel düzenlemeden davacı ve diğer alt işveren işçilerinin yararlanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... AŞ ile ... Sendikası arasında özelleştirme tarihinde işyerinde uygulanmakta olan 15. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nde 01.12.2014 tarihli Ek Protokol ile değişiklik yapılarak işyerinde çalışan işçilerin iki gruba ayrılarak geçişlerinin yapıldığı, dava dışı ... ile alt ... arasındaki muvazaa kararlarında davalı taraf sıfatının bulunmadığı, daha sonradan mahkeme kararları ile kesinleşen muvazaa tespitlerinden davalının sorumlu tutulamayacağı, kaldı ki davacı tarafından açılmış ve muvazaa tespiti yapılmış bir yargı kararı da bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının ... döneminde kazanmış olduğu hakların davalı bünyesindeki çalışmasında korunmadığını, emsal kadrolu işçilere göre daha düşük ücretle çalıştırıldığını, 2. Müvekkilinin kesinleşen mahkeme kararları ile muvazaa sebebiyle ...'ın kendi işçisi olduğunun sabit olduğunu, 3. Davacı özelleştirme sonrası ... Sendikasına üye olduğunu, ... dönemi çalışmaları dikkate alınarak toplu iş sözleşmesinin 22.12.2014 tarihinden önce işe girenlere ilişkin hükümlerine göre çalıştırılması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacının davalı işyerinde çalışmaya başladığı tarihte ve sonraki dönemde, ücretinin doğru belirlenip belirlenmediği, toplu iş sözleşmesi zamlarının doğru uygulanıp uygulanmadığı, buna bağlı olarak fark alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ve ayrımcılık tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı hususlarındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacının ... işçisi olduğuna yönelik açılan ve kesinleşen bir dava olmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.