9. Hukuk Dairesi 2024/2063 E. , 2024/3810 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/232 E., 2023/391 K. KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapıl
**9. Hukuk Dairesi 2024/2063 E. , 2024/3810 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/232 E., 2023/391 K. KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin asıl işveren olan davalıya ait işyerinde alt işverenlere bağlı olarak temizlik işçisi sıfatı ile çalışmakta iken 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (375 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, iş sözleşmesinin 10.04.2021 tarihinde emeklilik nedeniyle sona erdiğini, kıdem tazminatının eksik ödendiğini, kullandırılmayan yıllık izinlerinin bulunduğunu ileri sürerek fark kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, ihale makamı konumunda olan müvekkili Kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, işçinin hak kazandığı kıdem tazminatının eksiksiz ödendiğini, talep edilen faizin niteliği ile başlangıç tarihlerini kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli ve 2021/1004 Esas, 2022/692 Karar sayılı kararı ile; davacının davalı işyerinde bir dönem değişen alt işverenler bünyesinde belirli bir dönemden sonra ise statüsü değiştirilmek ve kadroya geçirilmek suretiyle çalıştığı, davacının tüm hizmet süresinin kayıtlara yansıdığı, hizmet süresinin taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı, dosya kapsamında bulunan yazılı belgeler ışığında ücret tespiti yapıldığı, davacıya fesih sırasında bir miktar kıdem tazminatı ödemesinin yapıldığı, davacının bakiye kıdem tazminatı alacağının bulunduğu ve çalıştığı süre boyunca tüm yıllık izinlerini kullandığına dair imzalı izin belgesi ya da izin defteri dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 30.09.2022 tarihli ve 2022/3589 Esas, 2022/3232 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 22.03.2023 tarihli ve 2023/900 Esas, 2023/4224 Karar sayılı ilâmı ile; ücretin her ay için ileriye etkili olarak asgari ücretin belli bir oranda fazlası şeklinde ödeneceği yönünde düzenleme içeren bireysel iş sözleşmesi imzalanmadığı dikkate alındığında asgari ücretin %30 fazlası üzerinden ücret tespiti yapılarak dava konusu alacakların hesaplanmasının hatalı olduğu, davacının hak kazandığı yıllık izin süresinin 10.06.2003 tarihinden önceki dönem için mülga 1475 sayılı İş Kanun'daki (1475 sayılı Kanun) sürelere göre, sonraki dönem için ise 4857 sayılı İş Kanunu'ndaki (4857 sayılı Kanun) sürelere göre belirlenerek yıllık ücretli izin alacağının hesaplanması gerekirken hak kazanılan yıllık ücretli izin sürelerinin tamamının 4857 sayılı Kanun'a göre belirlenmesinin hatalı olduğu gerekçeleri ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmı doğrultusunda hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; asgari ücretin %30 fazlası üzerinden ücret tespiti yapılarak dava konusu alacakların hesaplanması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. 2. Davalı vekili; taraflar arasında iş sözleşmesi bulunmadığını, husumet nedeniyle davanın reddi gerektiğini, zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların hatalı ve fazla olduğunu, davacının tüm ücretlerinin ödendiğini, yıllık izin ücreti alacağının davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, faiz oranları ve başlangıç tarihlerinin hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının hesaplanması ile alacaklara uygulanması gereken faizin türü ve başlangıç tarihi ile yargılama giderlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 326 ncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4857 sayılı Kanun'un 22, 32, 34, 53 ve 59 uncu maddeleri ile 120 nci maddesi atfıyla mülga 1475 sayılıKanun'un hâlen yürürlükte bulunan 14 üncü maddesi, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23 üncü madde, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun (7036 sayılı Kanun) 3 üncü maddesi. 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 13 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıda yer alan paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince bozma sonrası yapılan yargılamada davacının ıslah dilekçesine göre kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti taleplerinin bir kısmı hüküm altına alınmıştır. Buna göre davanın kısmen kabulüne karar verilerek yargılama giderlerinin 6100 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesi uyarınca tarafların haklılık durumuna göre paylaştırılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi ve reddedilen alacak miktarı üzerinden davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı tarafın tüm, davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı tarafın İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasından "Davanın KABULÜ" ibaresinin çıkartılarak yerine "Davanın kısmen kabulü" ibaresinin yazılması, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (6), (7) ve (10) numaralı bentlerinin hükümden tamamen çıkartılarak yerlerine; "6- Davacı tarafından sarf edilen toplam 1.050,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre 774,71 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye miktarın davacı üzerinde bırakılmasına," "7- Davalı tarafından sarf edilen toplam 964,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre 252,74 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye miktarın davalı üzerinde bırakılmasına," "10- 7036 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 680,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 501,72 TL'sinin davalıdan, 178,28 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine," ibarelerinin yazılması, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm kısmına yeni bir bent olarak (11) numaralı bent eklenerek "11-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.