Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 21.09.2013 tarihinden itibaren davalı Şirketler nezdinde Rusyada yapılmakta olan ... Yüksek Hızlı ... inşaatı işinde çelik kontrüksiyon formeni olarak çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin 30.06.2016 tarihinde feshedildiğini, işyerinde kendisine yüze yakın evrakın baskı ile imzalattırılmasından sonra çıkış parasının hesabına yatırılacağının söylendiğini, 08.07.2016 tarihine banka hesabına 9.649,25 Euro ödeme yapıldığını, davacının haftanın 7 günü 0
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 21.09.2013 tarihinden itibaren davalı Şirketler nezdinde Rusyada yapılmakta olan ... Yüksek Hızlı ... inşaatı işinde çelik kontrüksiyon formeni olarak çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin 30.06.2016 tarihinde feshedildiğini, işyerinde kendisine yüze yakın evrakın baskı ile imzalattırılmasından sonra çıkış parasının hesabına yatırılacağının söylendiğini, 08.07.2016 tarihine banka hesabına 9.649,25 Euro ödeme yapıldığını, davacının haftanın 7 günü 08.00-19.00 saatleri arasında çalıştığını, ayda 2 gün hafta tatili kullandırıldığını, dinî ve millî bayram günlerinde de çalıştırıldığını ancak karşılığında ödeme yapılmadığını, davacının net 1.950,00 Euro ücret karşılığında çalıştığını ve bunun 500,00 Euro kadarının Rusya'da harcanmak üzere elden ödendiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, husumet, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, davanın süresinde açılıp açılmadığı, zamanaşımı ve vekâlet ücreti noktalarında toplanmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı ... ... ve ...İnş. AŞ vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.