T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/923 KARAR NO : 2026/352 DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/10/2025 KARAR TARİHİ : 09/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya g…
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/923 KARAR NO : 2026/352 DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/10/2025 KARAR TARİHİ : 09/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili -----. Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır. DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Davacı şirket ile davalı arasında ----- projesine ilişkin trafo ve yer altı kablo tesisi işinden kaynaklanan yatırım bedelinin ödenmemesi nedeniyle daha önce açılan davada alacağın hüküm altına alındığı ve kararın kesinleştiğini, ancak söz konusu alacağın uzun süre tahsil edilememesi ve ancak 24.06.2025 tarihinde icra takibi sonucu ödenmesi nedeniyle enflasyon karşısında ciddi değer kaybına uğradığını, bu durumun müvekkil şirket açısından mülkiyet hakkı kapsamında munzam zarara yol açtığını, taraflar arasında zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda enflasyonist ortamda alacağın geç tahsil edilmesinin munzam zarar doğurduğunun kabul edildiğini ve bu zararın ayrıca ispatına gerek olmaksızın talep edilebileceğini, bu kapsamda şimdilik 50.000 TL munzam zararın tahsil tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; davacı ---. ile müvekkil şirket arasında ----- projesine ilişkin yer altı kablo tesis işinden kaynaklanan yatırım bedelinin iadesi konusunda daha önce açılan davada yargılama süreçlerinin tamamlandığını, istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek kararın kesinleştiğini ve bu kapsamda hükmedilen alacakların 24.06.2025 tarihinde icra dosyasına ödenerek davacının alacağının tamamen karşılandığını, dolayısıyla davacının munzam zarar iddiasının hukuki dayanağının bulunmadığını, zira alacağın geç tahsil edilmesinin yargılamanın uzun sürmesinden kaynaklandığını ve bunun müvekkil şirkete atfedilebilecek bir kusur olmadığını, ayrıca munzam zarar talebinin ancak temerrüt, kusur, illiyet bağı ve temerrüt faizini aşan somut zarar şartlarının birlikte gerçekleşmesi halinde mümkün olabileceğini, somut olayda ise bu şartların hiçbirinin oluşmadığını, davacının zarar iddialarının soyut ve ispatlanmamış olduğunu, ayrıca söz konusu taleplerin ancak devlete karşı açılabilecek bir tazminat davasının konusu olabileceğini, bu nedenle müvekkil şirkete yöneltilemeyeceğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı çünkü alacağın yargılama sonunda belirlenebilir nitelikte olduğunu, ayrıca zamanaşımı itirazında bulunulduğunu ve husumetin de yanlış yöneltildiği, tüm bu nedenlerle davanın öncelikle husumet yokluğu ve zamanaşımı nedeniyle, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Dava ; Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat davası sebebi ile geç tahsil edilen bedel dolayısı ile munzam zararın tahsili davasıdır.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın temerrüt faizi ile karşılanmayan munzam zarar talebine ilişkin olduğu munzam zararın borçlu temerrüde düşmeden borcunu ödemiş olsaydı alacaklının mal varlığının kazanacağı durum ile temerrüt sonucunda ortaya çıkan durum arasındaki farktan ibaret olduğu, başka deyişle; temerrüt faizini aşan ve kusur sorumluluğu kurallarına bağlı zarar şekilde tanımlanabileceği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 122. maddesi kapsamında munzam zararın talep edilebilirliğinin bir şartının da alacaklının mevcut olan zararını açık ve somut bir şekilde ispat etmesi olduğu, faizi aşan zararın ödenebilmesi için uğranılan zararın varlığı ile miktarının ispatlanması gerekeceği, bu açıklamalar ışığında davacının zararını somutlaştırarak zarar iddiasını ispat edecek delilleri ortaya koyması gerekeceği, ancak dava dilekçesi ve yargılama aşamasındaki beyanlar uyarınca, sadece ekonomik koşullardaki olumsuzluklar nedeni ile paranın satın alma gücünde meydana gelen azalmanın munzam zararın ispatı için yeterli sayılamayacağı, nitekim cereyan eden ekonomik olumsuzlukların karine olarak kabul edilip davacıyı somut zarar ispat yükümlülüğünden de kurtarmayacağı, (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29/03/2022 tarih ---- karar sayılı ilamı da bu yöndedir.) 6098 sayılı TBK’nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın (munzam) zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekeceği, burada kanıtlanacak olgunun; ekonomik şartlar sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar gibi genel ve soyut hususlardan ziyade geç ödeme nedeniyle davacının kendisinin, şahsen ve somut olarak uğradığı zarar olacağı, ----- yapılan tüm bu açıklamalar ışığında, davacı tarafın munzam zararını ispat edecek her hangi bir delil ibraz etmediği bu itibarla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan zararın, somut ve davacının durumuna özgü, somut vakıalarla ispatlanması gerektiği ancak davacı tarafça somut vakıalara dayanılarak bir zararın gerçekleştiği ileri sürülüp kanıtlanmadığı, kaldı ki taraflar arasındaki eser sözleşmesi niteliğindeki yer altı kablo tesisine ilişkin yatırım bedelinin iadesi için açılan davanın----- esas sayılı dosyası ile ilk olarak açıldığı ---- Karar numaralı ilam ile davanın kabülüne karar verildiği, davalı tarafından hükmün istinafı üzerine ----- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesi'nin ------- karar numaralı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu kez davalı şirketçe temyiz yoluna başvurulduğu ve Yargıtay ----Karar sayılı ilamı ile Bam kararının bozulduğu, bozma ilamı üzerine ---- Bam ---- Hukuk Dairesi'nin ---- sayılı ilam ile uyulan bozma ilamı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, bu hükme karşı taraf vekillerince temyiz kanun yoluna başvurulduğu ve Yargıtay ----. Hukuk Dairesi'nin---- sayılı ilamı ile Bam kararının onandığı ve hükmün kesinleştiği, kesinleşen ilam üzerine de davalı şirketçe ----. İcra Müdürlüğü'nün ------ esas sayılı dosyasına davalı şirket tarafından 24/06/2025 tarihinde 2.307.142,02-TL yatırılmakla icra dosyasının infazen tüm ferileri ile birlikte kapatıldığı, safahat kronolojik olarak izah edilip görüldüğü üzere davacının alacağına geç kavuşmasının esasen yargılamanın uzaması sebebi ile olduğu, yargılamanın uzamasında ise davalının kusurunun olamayacağı, davalının yasal hakları olan istinaf ve temyiz yasa yollarına başvurmuş olmasının davalıya kusur olarak izafe edilemeyeceği, ezcümle somut olayda munzam zarar talep edilmesine ilişkin şartların oluşmadığı mahkememizce anlaşılmış ve açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere : 1-Açılan davanın REDDİNE, 2-HARÇLAR Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 853,88 TL harçtan mahsubu ile, artan 121,88 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 3-VEKALET ÜCRETİ Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-ARABULUCULUK ÜCRETİ 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 4.600,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-YARGILAMA GİDERLERİ Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ----- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.