T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/484 - 2025/2394 "T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I" T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/484 KARAR NO : 2025/2394 BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31.12.2024 NUMARASI : 2021/701 Esas - 2024/745 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : 1-..…
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/484 - 2025/2394 "T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I" T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/484 KARAR NO : 2025/2394 BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31.12.2024 NUMARASI : 2021/701 Esas - 2024/745 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : 1-... VEKİLİ : Av. ... İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : 2-QUİCK SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ... KATILMA YOLUYLA İSTİNAFA BAŞVURAN DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle) BAŞVURU TARİHİ : 21.01.2025-31.01.2025-06.02.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 12.03.2025 KARAR TARİHİ : 26.12.2025 İLAM YAZIM TARİHİ : 02.01.2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 04/09/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalının tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin vücudunda kemik kırıklarının olduğu, kaza neticesinde hayatını engelli olarak devam ettirdiğini, sigorta şirketi ile başvuruya rağmen anlaşamadıklarını, müvekkilinin kooperatife bağlı kamyon sahibi olup aylık gelirinin 20.000,00 TL olduğunu beyan ederek; sürekli iş göremezlik için şimdilik 100,00 TL, geçici iş görmezlik için şimdilik 100,00 TL, geçici bakıcı gideri olarak 100,00 TL, tedavi gideri olarak 100,00 TL'nin davalılardan tahsiline ve 40.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'tan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Quick Sigorta vekili cevap dilekçesinde; davalı şirkete başvuru yapılmadığını, sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur durumunun tespitinin gerektiğini, davacının sakatlık raporunun bulunmadığını, geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadıklarını, gelirin asgari ücretten hesaplanması gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kazada kusurunun bulunmadığını, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacının iddialarını ispatlaması gerektiğini, davacının aylık 20.000,00 TL gelir elde ettiğini ispatlaması gerektiğini, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekili 13/09/2024 tarihli dilekçe ile, sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerini 314.973,47 TL; geçici iş göremezlik tazminatı taleplerini 7.672,77 TL; bakıcı gideri taleplerini 5.366,25 TL; tedavi gideri taleplerini 100,00 TL olarak ıslah etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından, davanın kısmen kabulü ile; 314.973,47 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 7.672,77 TL geçici iş göremezlik tazminatının, 5.366,25 TL bakıcı gideri tazminatının, 100,00 TL tedavi giderinin davalı Quick Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 14/11/2021 tarihinden davalı ... yönünden kaza tarihi olan 04/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılaradan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı, taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacı nezdinde bir zararın oluşmaması, talep olunan zarar ile olay arasında bir illiyet bağının olmaması, davalının kusursuz olması ve yine zararın varlığını gösteren hiçbir somut delilin bulunmaması nedenleriyle davanın kabulüne ilişkin verilen kararın kaldırılması gerektiğini, trafik kazasının oluşuna ilişkin beyanların gerçek dışı ve eksik olduğunu, kazanın gerçekleşmesinde davalının bir kusuru bulunmadığını, dava konusu kazanın davacının %100 kusurlu davranışları sonucunda gerçekleştiğini, dosya kapsamında alınan kusura ilişkin raporun hatalı olduğunu ve yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini, maluliyet oranının fazla belirlendiğini, yine geçici iş göremezlik ve bakım sürelerinin fazla hesaplandığını, ATK'dan rapor alınarak maluliyet tespiti yapılması gerekirken yönetmeliğe uygun olmayan raporun dikkate alınmayarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu istinaf incelemesi neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Quick Sigorta vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu olayda sigorta şirketinin bir sorumluluğu bulunmadığını, geçici işgöremezlik taleplerinin sigorta şirketleri tarafından karşılanmakta iken, yapılan değişiklikten sonra bu giderlerin SGK tarafından karşılanması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde bir kusurunun olmadığını, gerek hükme esas alınan 31.01.2022 tarihli kusur raporunda gerekse ek raporda, davacının ehliyetsiz olması hususunun dikkate alınmadığını, ayrıca davacının olay sırasında kask da takmadığını ve alması gereken güvenlik önlemlerini ihlal ettiğini, fakat hükmedilen tazminat tutarında bu yönden de müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken mahkemece bu hususun göz ardı edildiğini, kusur oranının adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesince belirlenmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme yapıldığını ve adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden rapor alınmadığını, kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, alınan maluliyet raporlarının ve kusur raporlarının yetkili kurumlardan alınmadığını, bakıcı tutulmadan aile bireyleri tarafından gerçekleştirilen bakım nedeniyle hakkaniyet indirimi yapılmasının da hukukun gereği olduğunu, talep edilen bakıcı gideri ve tedavi giderlerinin belirsiz olmaması nedeniyle davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının usule aykırı olduğunu, çünkü davacı tarafın bakım sürecinde yaptığı bakım giderini ve yaptıkları tedavi masraflarını bilmemesinin mümkün olmayacağını, bu sebeple açılan davanın bu yönden de usule aykırı olup bu husus da yerel mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı şirkete usule uygun geçerli bir başvuru yapılmadığından davalının temerrüde düşmesinin de olanaksız olduğunu bu nedenle faiz başlangıç tarihinin temerrüt tarihi olarak değil, dava tarihi olarak belirlenmesi gerektiğini, ayrıca ıslah tarihi itibariyle 2 yıl dolmuş olduğundan ıslah edilen kısma ilişkin davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, yeterli inceleme yapılmadan verilen hatalı kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemenin hükmetmiş olduğu maddi ve manevi tazminat miktarlarının hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminata hükmedilirken dikkat edilmesi gereken unsurların mahkemece gözardı edildiğini ve yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığını, tazminat miktarlarının düşük kaldığını, maddi tazminatın ise asgari ücret üzerinden değil davanın açıldığı tarihte 20.000,00 TL kazanan davacının bu geliri üzerinden hesaplanması gerektiğini, eksik ve hatalı inceleme ile verilen ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava; trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davaya konu 04.09.2021 tarihinde gerçekleşen çift taraflı ve maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacının yaralanmış olduğu olduğu, eldeki davanın maddi tazminat istemi yönünden belirsiz alacak davası yoluyla işleten/sürücü ve sigortacıya karşı birlikte manevi tazminat talebi yönünden işleten/sürücüye karşı yöneltilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen Trafik Bilirkişi kök ve ek raporundaki kusur tespitinin benimsenmesinde, kaza tarihinde yürürlükte olan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında Yönetmelik" hükümlerine dayalı olarak Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan maluliyet raporunun benimsenmesinde, Mahkemece Yüksek Mahkemenin güncel ve değişen içtihadı doğrultusunda Teknik Faiz Uygulanmadan TRH Yaşam Tablosuna Göre iskontolu Hesap Yöntemine göre alınan aktüerya raporuna dayalı olarak karar verilmesinde, bu bağlamda davacının fiilen emekli olduğu nazara alınarak davacının gelir hesabının, Yargıtay içtihadına uygun bir şekilde asgari ücret üzerinden yapılmasında, poliçenin tedavi gideri kapsamında kaldığı kabul edilen geçi iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinden davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre; tarafların anılan yönlere değinen tüm istinaf sebepleri yerinde bulunmamıştır. Öte yandan her ne kadar davalı sigorta şirketi tarafından mahkemesince 100,00 TL olarak takdir edilen tedavi gideri yönünden davadan önce dava şartı arabuluculuk işleminin yerine getirilmediği ileri sürülmekte ise de davalı sigorta şirketi ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinin içeriğinin, dava konu kaza nedeniyle oluşan yaralanmadan kaynaklı maddi tazminat olarak belirlenmiş ve sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri yazılmış olmasına karşın açıkça tedavi gideri yazılmamış ise de böyle bir itirazın arabuluculuk görüşmesinin tüm mahiyet ve sonuçları değerlendirildiğinde hakkın kötüye kullanımı olarak kabul edildiğinden yerinde görülmemiştir. Yanı sıra olay tarihi, olayın oluş şekli, maluliyet oranı, tarafların sosyal ekonomik durumları ve tazminat hukukuna ilişkin genel prensipler gözetilerek; davacı yararına olaya ve hakkaniyete uygun olarak bir miktar manevi tazminata hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre; tarafların anılan yönlere değinen tüm istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir. Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; tarafların istinaf başvurularının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.12.2024 tarihli 2021/701 esas, 2024/745 karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davacıdan alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalı ...'tan alınması gereken toplam 24.121,11 TL nispi ilam harcından peşin alınan 6.030,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 18.090,83 TL harcın davalı ...'tan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalı Quick Sigortadan alınması gereken toplam 22.413,36 TL nispi ilam harcından peşin alınan 5.603,34 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.810,02 TL harcın davalı sigortadan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Tarafların istinaf başvurusu için yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatıran tarafa iadesine, 6-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 02.01.2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*