T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/169 - 2026/626 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/169 KARAR NO : 2026/626 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/12/2025 Tarihli Ara Karar NUMARASI : 2025/304 Esas DAVACI : EKERLER KAĞIT TORBA VE POŞET AMBALAJ S…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/169 - 2026/626 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/169 KARAR NO : 2026/626 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/12/2025 Tarihli Ara Karar NUMARASI : 2025/304 Esas DAVACI : EKERLER KAĞIT TORBA VE POŞET AMBALAJ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : AKDENİZGRUP SANAYİ MAKİNALARI TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA TÜRÜ : Tespit TALEP : İhtiyati Tedbir DAVA TARİHİ : 04/06/2025 KARAR TARİHİ : 06/04/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 27/04/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı firmanın konkordato dosyasına 07/03/2024 tarihinde alacak kayıtlarının yapıldığını, alacaklarının banka ödeme dekontları ile sabit olduğunu, müvekkili şirketin 19.12.2023 tarihinde 60.000 USD, 05.01.2024 tarihinde 20.000 USD, 05.02.2024 tarihinde 20.000 USD, 04.03.2024 tarihinde 20.000 USD, 05.04.2024 tarihinde 20.000 USD, 06.05.2024 tarihinde 20.000 USD, 05.06.2024 tarihinde 20.000 USD, 05.07.2024 tarihinde 20.000 USD olmak üzere toplamda 200.000 USD ödeme yapıldığını, ödemelerin bir kısmının konkordato mühlet sürecinden önce bir kısmının ise sonra yapıldığını, davalı şirketin konkordato komiser ara raporuna göre alacaklarına itiraz ettikleri ve alacaklarının çekişmeli alacak kategorisinde değerlendirildiğini, Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/93 Esas sayılı konkordato dosyasında yargılama devam ederken dosya kapsamına giren komiser ara raporlarında davalı firmanın alacaklarına itiraz edildiğini, 14/05/2025 tarihinde konkordato projesinin tasdikine karar verildiğini, İİK 308-b uyarınca dava şartlarının sağlandığını belirterek 200.000 USD (7.830.000,00 TL dava açılış tarihi kuru üzerinden hesaplanan çekişmeli alacağın İİK'nın 308/b maddesi gereğince işlemiş ve işleyecek en yüksek ticari reeskont faizi ve ferileriyle birlikte varlığının tespitine, konkordato projesine nisabına dahil edilerek tahsiline, İİK. 308/b-2 fıkra hükmü gözetilerek ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüyle, tensiple birlikte iş bu davanın konusunu teşkil eden davacının 200.000 USD alacağının mahkemece gösterilecek bir banka hesabına bloke edilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, alacak kayıt dilekçesinin davalı borçlunun red beyanları, davacı ticari defter ve kayıtları tasdik edilen konkordato projesi dikkate alınarak davacı şirketin davalı tarafça itiraz edilerek çekişmeli hale getirilen konkordato projesinde yer almayan 200.000 USD alacağının davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın taleplerinin hukuki dayanaktan tamamen yoksun ve kötü niyetli olduğunu, davalı şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmakta olup aksine davalı şirket, davacı şirket tarafından zarara uğratıldığını, davalı şirketin davacı şirkete hiçbir borcu bulunmadığından iddia edilen miktarın alacak nisabına eklenmesi mümkün olmadığını beyan ile, davacı tarafın haksız davasının reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince 03/12/2025 tarihli ara karar ile; " ... 1-İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının alacağının banka kayıtları ile "yaklaşık ispat" edildiğini, yerel mahkemenin ret gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER: Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/304 Esas sayılı 03/12/2025 Tarihli Ara Kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; tespit istemine ilişkindir. Talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 03/12/2025 tarihli ara karar ile davacının ihtiyati tedbir istemlerinin reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacı, davalı şirket hakkında yürütülen konkordato sürecinde alacak kaydının yapıldığı, ancak davalı tarafından itiraz edilerek çekişmeli hale getirldiği ileri sürülen toplam 200.000,00 USD tutarındaki alacağın varlığının tespiti ile konkordato projesine dahil edilerek tahsiline karar verilmesini, davalı şirketin konkordato dosyasına 07/03/2024 tarihinde alacak kaydı yaptıklarını, alacağın banka dekontları ile sabit olduğunu, taraflar arasında farklı tarihlerde toplam 200.000,00 USD ödeme yapıldığını, alacaklarının konkordato komiseri tarafından çekişmeli alacak olarak değerlendirildiğini, konkordato projesinin 1/05/2025 tarihinde tasdik edildiğini, icra ve iflas kanununun 308/b maddesi uyarınca iş bu davayı açtıklarını ileri sürerek alacağın tespitini ve tahsilini ile ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu, mahkemece tedbir talebinin reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın "ihtiyati tedbirin şartları"na ilişkin 389-(2) maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" düzenlemesi bulunmaktadır. Aynı Kanun'un 390-(3) maddesinde ise; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" hükmü bulunmaktadır. Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. 6100 sayılı HMK'nın ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuştur. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada, normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Ancak, kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından 6100 sayılı HMK'nda bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir. Eldeki davada, istinaf incelemesine konu edilen uyuşmazlığın, konkordato sürrecinde çekişmeli hale gelen alacak bakımından ihtiyati tedbir talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 308/b maddesi uyarınca, alacağı itiraza uğramış olan alacaklıların, konkordato tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içinde dava açabileceklerdir. Aynı hükümde, konkordato tasdik kararını veren mahkemenin, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından mahkemenin belirleyeceği bir bankaya yatırılmasına karar verebileceğinin düzenlendiği görülmektedir. Bu düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, çekişmeli alacaklara ilişkin payın korunmasına yönelik tedbir niteliğindeki bu işlemin, davaya bakan mahkeme tarafından değil, konkordato tasdik kararını veren mahkeme tarafından alınabileceği açıkça anlaşılmaktadır. Zira kanun koyucu, çekişmeli alacaklar bakımından özel bir koruma mekanizması öngörmüş ve bu yetkiyi tasdik kararını veren mahkemeye bırakmıştır. Eldeki somut olayda; konkordato tasdik kararının Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda çekişmeli alacağa isabet eden payın bankaya depo edilmesi veya bu yönde bir tedbir kararı verilmesi talebinin, eldeki davaya bakan mahkemeden değil, konkordato tasdik kararını veren mahkemeden talep edilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, davacı tarafından ileri sürülen ihtiyati tedbir talebinin yanlış mahkemeye yöneltildiği ve bu nedenle ilk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir. Karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 2004 sayılı İİK'nın 260. ve kıyasen uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 391-(2) maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/04/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*