Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/9959 E. , 2024/3971 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/9959 Karar No : 2024/3971 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bayburt İli, Demirözü İlçesi, ... Mahallesi, ...
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/9959 E. , 2024/3971 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/9959 Karar No : 2024/3971 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bayburt İli, Demirözü İlçesi, ... Mahallesi, ... ada (sehven ... ada olarak belirtilen), 6 parselde bulunan taşınmazın da içinde bulunduğu alanda 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu kapsamında 13/02/2011 tarih ve 27845 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2011/1385 karar sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca yapılan arazi toplulaştırması işleminin anılan taşınmaza ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu kök 30 nolu parselin, doğusunda, aktif olarak akan derenin, batı kısmında ise su kanalının bulunduğu, sınırlarının değiştirilmesinin oldukça zor olduğu, su yönünden probleminin olmadığı, taşınmazın, düz bir topoğrafyaya, derin profil yapısına ve organik maddece zengin bir yapıya sahip olduğu, erozyon, tuzluluk, alkalilik, drenaj ve geçirgenlik sorunu bulunmadığı, hafif çakıllı, orta bünyeli, toprak işlemeli tarıma uygun, bitki türü ve gelişimi iyi olan sulu tarla vasfında taban arazisi olduğu, bu özelliği ile etrafındaki taşınmazlardan daha fazla gelir getirme kapasitesine sahip olduğu, yeni oluşturulan 1682 ada 6 nolu parselin ise, düze yakın (%2-4) bir topoğrafyaya, derin bir profil yapısına sahip, organik maddece orta, erozyon, tuzluluk, alkalilik, drenaj, geçirgenlik sorunu olmayan, hafif çakıllı, toprak ağır bünyeli olduğundan (killi) hafif geçirgenlik problemi olan, işlemeli tarıma uygun, bitki türü ve gelişimi iyi olan kuru tarla vasfında olduğu, bu nedenle ileri de sulansa bile sulama masraflarının, kök parsele göre daha yüksek olacağı, dolayısıyla her iki parselin birbiri ile eşdeğer olmadığı, kök parselin sınırlarının değiştirilmesinin oldukça zor olması nedeniyle yeni yapılacak planlamada, drenaj kanallarının dikkate alınmasının gerektiği, yapılan arazi toplulaştırma işleminin ise toplulaştırma ilke ve esaslarına uygun olmadığı anlaşıldığından toplulaştırma işleminin 1682 ada, 6 nolu parsele ilişkin kısmı yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; bilirkişi raporu ve dosya içinde yer alan diğer tüm bilgi ve belgelerden, davacıya taşınmazı karşılığında verilen yeni parselin eşdeğer nitelikte olmadığı yönünde somut ve açık bir tespite yer verilmediği, tarımsal verimlilik açısından her iki parselin de benzer nitelik ve özelliklere sahip olduğu, toplulaştırma ve hayata geçirilecek sulama projesiyle her bir parselin yol ve sulama hizmetlerinden eşit biçimde faydalanacak şekilde planlandığı dikkate alındığında; dava konusu işlemde hukuka aykırılık, aksi yöndeki Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Alanında uzman olan bilirkişi heyetinin dava konusu taşınmazlarda yapmış olduğu incelemeler neticesinde hazırlamış oldukları raporun yok sayıldığı, dava konusu taşınmazları bizzat görmüş gibi hareket ederek aleyhe bir kanıya varıldığı, her iki tarafından su akan, taban suyu seviyesi daha yüksek olan, verimlilik açısından daha verimli olan taşınmazı ile bunun yerine verilen taşınmazın eşdeğer olmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini ... sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun "Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri" başlıklı 6. maddesinde; "Bu Kanunda belirtilen amaçları gerçekleştirmek üzere uygulama alanlarında ilgili kuruluşça, isteğe bağlı veya maliklerin muvafakati aranmaksızın arazi toplulaştırması yapılabilir, isteğe bağlı olanlara öncelik vermek kaydıyla arazi toplulaştırmasını teşvik için ilgili kuruluşça arazi genişletmek ve kredi imkanlarından daha fazla faydalandırmak gibi destekleyici tedbirler alınabilir. Toplulaştırma alanlarında gerçek kişilerle kamu ve özel hukuk tüzel kişilerine ait araziden projenin özelliğine göre, yol ve kanal gibi kamunun ortak kullanacağı yerler için %10'a kadar katılım payı kesilir. Toplulaştırma nedeniyle kapanan yollarla, yol fazlalıkları da aynı amaç için kullanılır. Katılım payı için herhangi bir bedel ödenmez. Ancak, katılım payı dışında kesilen arazi, öncelikle varsa eşdeğer Hazine arazisinden karşılanır. Yoksa, kesilen arazi için kamulaştırma işlemi yapılır. Toplulaştırma sonunda dağıtılan veya sahibine bırakılan tarım arazisi malikleri adına, geriye kalan arazi ise Hazine adına uygulayıcı kuruluşun talebi ile tapuya tescil edilir. Malikleri adına tescil edilen arazi bu Kanun hükümleri dışında o bölge için tespit edilen dağıtım normundan daha küçük parçalara rızaen veya hükmen taksim edilemez ve ifraz işlemlerine konu olamaz. Bu husus tapu siciline şerh edilir.Toprak ve su kaynaklarının korunması, geliştirilmesi, kırsal alanda su temini ve kullanılmış suların uzaklaştırılması hizmetleri, arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri ile birlikte planlanır. Tarla içi geliştirme hizmetleri; tarla yolları ve sanat yapıları, açık ve kapalı drenaj, sulama tesisleri, kimyasal maddeler kullanılarak arazi ıslahı, toprak muhafazası ve dere yatağı ıslahı gibi faaliyetleri kapsar. Ortak kullanım alanları olarak planlanan alanlarda toplulaştırma çalışmaları süresince tarımsal faaliyetlerde bulunmak ilgili kuruluşun iznine bağlıdır. Toplulaştırmada kanal ve yol gibi kamunun ortak kullanacağı alanlar olarak planlanan yerlerdeki mütemmim cüzlerin karşılığı ile çiftçiye yeni parseller teslim edilene kadar doğabilecek gelir kayıpları uygulayıcı kuruluşça karşılanır.Toplulaştırma esas ve usulleri ile toprağın derecelendirilmesinin nasıl yapılacağı yönetmelikte belirtilir." kuralına yer verilmiştir. Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden; davacının hissedarı olduğu Bayburt İli, Demirözü İlçesi, Esentepe Mahallesi, 1688 (1682) ada, 6 nolu parselde bulunan taşınmazın da içinde bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırma işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 3083 sayılı Kanun uyarınca uygulama alanı belirlenen yerlerde, Kanunda öngörülen toprağın verimli şekilde işletilmesini sağlama, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasını ve küçülmesini önleme amaçlarıyla arazi toplulaştırması yapılabilmektedir. Anılan amaç çerçevesinde yapılacak uygulamaların ne şekilde olacağı Yönetmelik ve davalı idarece hazırlanan teknik talimatta belirlenmiştir. Söz konusu düzenlemeler uyarınca, Kanunda anılan, verimliliğin arttırılması, optimum büyüklüğün sağlanması, işletme bütünlüğünün tesis edilmesi amaçlarıyla, teknik gereklilikler ortaya konularak, kişilere farklı alanlarda taşınmaz tahsisleri yapılabilecektir. Ancak bu uygulama idareye sınırsız bir şekilde uygulama alanı kapsamında kalan taşınmazların yerlerini değiştirebilme hakkı tanımamaktadır. Bu anlamda idarelerce farklı alanlardan yapılan tahsislerin teknik gereklilikleri açık bir şekilde ortaya konulmalıdır. Sadece tahsis edilen taşınmazın aynı verimliliğe sahip olduğu belirtilerek, teknik gerekçeleri ortaya konulmadan aynı verimliliğe sahip olan eski kadastral taşınmazının bulunduğu yerden tahsis yapılmaması, kişilerin mülkiyet haklarının göz ardı edilerek mülkiyetlerin farklı kişilere devrine imkan tanımak sonucunu doğuracaktır. Uyuşmazlık konusu olayda; dava konusu arazi toplulaştırma işleminin dağıtım ilke ve esasları ile kamu yararına uygun olup olmadığının tespiti amacıyla mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; "Davacının, Bayburt İli, Demirözü İlçesi, ... Mahallesi, ... (...) ada, ... nolu parselde bulunan taşınmazın hissedarı olduğu, dava dilekçesinde ada numarasının, ... yerine, 1688 olarak yazıldığı, davacı ve müşterek mirasçılarına ait kök 1045 ada, 30 numaralı parselin, 26.414,90 m2 büyüklüğünde olduğu, kök parselin arazi toplulaştırmasına dahil edilerek ... ada, ... numaralı parsele dönüştürüldüğü, yeni oluşan parselin 24.412,98 m2 büyüklüğünde olduğu, dava konusu taşınmazdan 940,33m2 KYPKO (Kamu Yatırım Payı Kesinti Oranı) kesintisi yapıldığı, yapılan kesintinin yasal sınırlar içinde olduğu, dava konusu kök 30 nolu parselin doğusunda, aktif olarak akan derenin, batı kısmında ise su kanalının bulunduğu, sınırlarının değiştirilmesinin oldukça zor olduğu, su yönünden probleminin olmadığı, taşınmazın, düz bir topoğrafyaya, derin profil yapısına ve organik maddece zengin bir yapıya sahip olduğu, erozyon, tuzluluk, alkalilik, drenaj ve geçirgenlik sorunu bulunmadığı, hafif çakıllı, orta bünyeli, toprak işlemeli tarıma uygun, bitki türü ve gelişimi iyi olan sulu tarla vasfında taban arazisi olduğu, bu özelliği ile etrafındaki taşınmazlardan daha fazla gelir getirme kapasitesine sahip olduğu, yeni üretilen 1682/6 parselin ise, düze yakın (%2-4) bir topoğrafyaya, derin bir profil yapısına sahip, organik maddece orta, erozyon, tuzluluk, alkalilik, drenaj, geçirgenlik sorunu olmayan, hafif çakıllı, toprak ağır bünyeli olduğundan (killi) hafif geçirgenlik problemi olan, işlemeli tarıma uygun olduğu, bitki türü ve gelişimi iyi olup kuru tarla vasfında olduğu, bu nedenle ileri de sulansa bile sulama masraflarının, kök parsele göre daha yüksek olacağı, dolayısıyla her iki parselin birbiri ile eşdeğer olmadığı, kök parselin sınırlarının değiştirilmesinin oldukça zor olması nedeniyle yeni yapılacak planlamada, drenaj kanallarının dikkate alınmasının gerektiği, yapılan arazi toplulaştırma işleminin ise toplulaştırma ilke ve esaslara uygun olmadığı" yönünde görüşüne yer verilmiştir. Bu durumda; mevzuat hükümleri ve dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu kök 30 nolu parselin, doğusunda, aktif olarak akan derenin, batı kısmında ise su kanalının bulunduğu, sınırlarının değiştirilmesinin oldukça zor olduğu, su yönünden probleminin olmadığı, taşınmazın, düz bir topoğrafyaya, derin profil yapısına ve organik maddece zengin bir yapıya sahip olduğu, erozyon, tuzluluk, alkalilik, drenaj ve geçirgenlik sorunu bulunmadığı, hafif çakıllı, orta bünyeli, toprak işlemeli tarıma uygun, bitki türü ve gelişimi iyi olan sulu tarla vasfında taban arazisi olduğu, bu özelliği ile etrafındaki taşınmazlardan daha fazla gelir getirme kapasitesine sahip olduğu, yeni oluşturulan ... ada ... nolu parselin ise, düze yakın (%2-4) bir topoğrafyaya, derin bir profil yapısına sahip, organik maddece orta, erozyon, tuzluluk, alkalilik, drenaj, geçirgenlik sorunu olmayan, hafif çakıllı, toprak ağır bünyeli olduğundan (killi) hafif geçirgenlik problemi olan, işlemeli tarıma uygun, bitki türü ve gelişimi iyi olan kuru tarla vasfında olduğu, bu nedenle ileri de sulansa bile sulama masraflarının, kök parsele göre daha yüksek olacağı, dolayısıyla her iki parselin birbiri ile eşdeğer olmadığı, kök parselin sınırlarının değiştirilmesinin oldukça zor olması nedeniyle yeni yapılacak planlamada, drenaj kanallarının dikkate alınmasının gerektiği, yapılan arazi toplulaştırma işleminin ise toplulaştırma ilke ve esaslarına uygun olmadığından dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararına karşı istinaf başvurusunu kabul ederek, Mahkeme kararını kaldıran, davanın reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Daire kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 13/06/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.