T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2021/1748 Esas KARAR NO : 2026/111 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/06/2021 NUMARASI: 2019/352 Esas, 2021/495 Karar DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ: 22/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvek…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2021/1748 Esas KARAR NO : 2026/111 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/06/2021 NUMARASI: 2019/352 Esas, 2021/495 Karar DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ: 22/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin işlettiği köprü ve otoyollardan davalıya ait ... ve ... plakalı araçların 30/09/2016-18/09/2017 tarihleri arasında geçiş ücreti ödemeksizin geçiş yaptığını, geçiş ücreti ve bu ücretlere ait yasal cezalarının süresi içinde ödenmemesi üzerine İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı sebebiyle durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve asgari % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporunda davalının tüm geçişlerinin ayrı ayrı incelenmesi ile davalının maliki olduğu araçlarla ihlalli geçiş yaptığının tespit edildiği, geçiş ücretinin 4 katı ceza alınacağının kanun düzenlemesi olduğu, tebligat şartının da aranmayacağı ve davalının asıl alacaktan sorumluluğunun bulunduğu, her ne kadar davacının icra takibinde işlemiş faiz talebi olsa da, işlemiş faiz yönünden takipten önce davalı temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı (Yargıtay 19. HD'nin 2018/1037 Esas 2019/2322 Karar, 2017/3150 Esas 2019/647 Karar sayılı ilamlarının da bu yönde olduğu), alacağın likit olmadığından bahisle icra inkar tazminatının yasal şartlarının bulunmadığı gerekçelerine istinaden davanın kısmen kabulü ile, davalının icra takibine yönelik itirazının kısmen iptaline, takibin 2.199,35 TL ihlalli geçiş 8.797,40 TL ceza tutarı olmak üzere toplam 10.996,75 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine, alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine dair karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporuna yönelik itirazları dikkate alınmadan karar verildiğini, ... plakalı aracın bir dorse olduğu ve çekiciden ücret tahsil edilemediğinde alternatif olarak bu aracın plakasının da denendiği, dolayısıyla mükerrer çekim veya alakasız bir plakanın davaya konu edilmesinin söz konusu olmadığı hususlarına yönelik itirazlarına rağmen ek rapor taleplerinin dikkate alınmadığını, bu nedenle asıl alacak miktarının da eksik hesaplandığını, ..... plakalı dorsenin ... plaka sayılı araca bağlı olduğunu ve ihlalli geçişi de bu şekilde gerçekleştirdiğini, müvekkilinin ya araca ya da aracın entegre olduğu dorseye ücret tahakkuku yaptığını, tır, kamyon gibi ticari araçların yola çıkmadan evvel, HGS/OGS cihazlarına araçlarını entegre ettikleri tırı ve dorseyi tanımladıklarında aracın plakası okunamasa dahi, dorsenin plakasının okunduğunu ve yine araca tahakkuk yapıldığını, dorse - araç plakası eşlemesi, sürücünün HGS/OGS ürünü üzerinde yapması gereken bir eşleme olduğunu, dosya kapsamında yer alan CD içeriğindeki görüntüler incelendiğinde ... plakalı aracın dorse olduğu ve çekiciye bağlı olarak 15 adet ihlalli geçiş gerçekleştirdiğinin açıkça görüleceğini, bu nedenle rapordaki tespitler ile bağlı kalınarak asıl alacaklarının eksik hesaplanmasının kabulünün mümkün olmadığını, öte yandan faiz ve faize bağlı tahakkuk eden KDV alacağı taleplerinde de haklı olduklarını, davalıya ait araçların, müvekkilinin işlettiği otoyol ve köprüyü kullanmasıyla beraber sözleşme kurulduğundan ayrıca bir ihtara ve uyarıya gerek kalmaksızın davalının temerrüde düştüğünü, tacirler arasında sözleşmelerde yazılı olmasa dahi faiz işleyeceğini, sonuç olarak ihlalli geçişi gerçekleştiren aracın bir ticari araç olduğu ve davalının ticari işletmesine ilişkin kullanıldığı açık olduğundan ticari işlerde uygulanan faiz'in nevi ve oranının talep edilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığını, yasal düzenlemeler çerçevesinde icra yoluyla tahsil edilen veya açılan davalarda mahkemeler tarafından hükmolunan faiz alacakları katma değer vergisine tabi olup temerrüt faizi üzerinden katma değer vergisi hesaplanmasının da yasaya uygun olduğunu, bu nedenle asıl alacak, faiz ve KDV alacağı yönünden Mahkemece tesis edilen hüküm yerinde olmadığı gibi icra inkar tazminatına ilişkin yasal şartların oluşmasına rağmen buna yönelik taleplerinin reddi yönünden de hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, ihlalli geçişten kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Davacının, davalı hakkında İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 42.796,60 TL geçiş ücreti ve ceza tutarı, 1.865,39 TL işlemiş faiz ve 335,77 TL KDV alacağı olmak üzere toplam 44.997,76 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, itirazın tebliğine dair belgeye rastlanmadığından davanın yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Gecikme cezasının yasal değişiklik sebebiyle 10 katından 4 katına düşürülmesi dolayısıyla harca esas değer 20.457,00 TL gösterilerek işbu dava açılmıştır. Bu miktarın ise 19.456,30 TL'sinin asıl alacak, 848,05 TL'sinin işlemiş faiz ve 152,65 TL'sinin ise KDV alacağı olduğu dava dilekçesinde belirtilmiştir. Somut olayda Mahkemece ... ve ... plakalı araçlara ait ihlalli geçişler esas alınarak asıl alacak miktarı tespit edilmiş olup ... plakalı araca ait ihlalli geçişler ise dikkate alınmamıştır. Davacı vekili ise, ...... plakalı aracın dorse olduğunu, ... plaka sayılı çekici araca bağlı olarak dava konusu ihlalli geçişleri gerçekleştirdiğini ve mükerrer bir çekim olmadığını ileri sürmüştür.Çekicilere bağlı olarak çalışan tüm dorse plakalarının sistemde kayıtlı olması ve sanal hesap açılması zorunlu olup bu sanal hesaplar dorseli geçişlerde sistemin OGS/HGS cihazını algılayamadığı durumlarda dorsenin cezalı ücrete maruz kalmaması için gerekli bulunmaktadır. Somut olayda, sanal kayıt oluşturulması kendi sorumluluğunda olan davalının bu yönde bir iddia ve ispatı söz konusu olmadığı gibi zaten davalı davaya cevap vermemiş olup yargılamaya da katılmamıştır. Dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporunda tespit edilen ihlalli geçiş bilgileri incelendiğinde, hem çekici (...) hem de çekilen (...) araçlara aynı geçiş için geçiş ücreti ve ceza tahakkuk ettirilmediği, bu yönüyle bir mükerrirliğin bulunmadığı anlaşılmakla ... plakalı araca ait ihlalli geçişler dikkate alınmaksızın asıl alacağın tespiti ve sonucuna göre hüküm tesisi isabetli olmamıştır.Ayrıca ilk derece mahkemesince, davalının takipten önce temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle işlemiş faiz ve faizin KDV'sine yönelik talebi yerinde görülmemiş ise de, 6001 sayılı Yasa gereğince ihlalli geçişten itibaren 15 gün sonra temerrütün gerçekleştiği, ayrıca bir temerrüt ihtarına gerek bulunmadığı, bu nedenle geçiş ücreti ve para cezası üzerinden işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 24. maddesinin (c) bendinde "Vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerler" matraha dahil olan unsurlar olarak belirlenmiş olduğundan işlemiş faiz için KDV isteminin de yerinde olduğu anlaşılmasına rağmen söz konusu taleplerin reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.Dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporunda, işlemiş faiz ve faizin KDV'sine yönelik bir hesaplama yapılmamış olduğundan Dairemizce bu hususlarda bilirkişiden rapor alınmasından sonra istinaf başvurusu hakkında karar verilmesi uygun görülmüş olup bu doğrultuda alınan bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmıştır.Bilirkişi tarafından sunulan son raporda; 5.171,30 TL geçiş ücreti, 20.685,20 TL ceza tutarı, 1.240,51 TL işlemiş faiz ve 233,506 TL KDV alacağı olmak üzere toplam 27.274,116 TL'nin talep edilebileceği belirtilmiştir.Yukarıda belirtildiği üzere, davacının 42.796,60 TL geçiş ücreti ve ceza tutarı, 1.865,39 TL işlemiş faiz ve 335,77 TL KDV alacağı olmak üzere toplam 44.997,76 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatmış ise de, gecikme cezasının yasal değişiklik sebebiyle 10 katından 4 katına düşürülmesi dolayısıyla harca esas değer 20.457,00 TL gösterilerek işbu dava açılmış olup bu miktarın ise 19.456,30 TL'sinin asıl alacak, 848,05 TL'sinin işlemiş faiz ve 152,65 TL'sinin ise KDV alacağı olduğu açıklanmıştır. Buna göre bilirkişi raporu ile tespit edilen alacak miktarı, davacının talebine konu miktardan daha fazla olduğundan taleple bağlılık ilkesi gereğince takibin 19.456,30 TL asıl alacak, 848,05 TL işlemiş faiz ve 152,65 TL KDV alacağı üzerinden devamına, bu miktarlara yönelik davalının itirazının iptaline karar verilmesi gerekmiştir. Ayrıca davacı vekili icra inkar tazminatı yönünden de hükmü istinaf etmiştir. İtirazın iptali davalarında İİK'nun 67/2 maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması yada borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması gerekir. Bu nedenlerle takibe konu geçiş ücretinden kaynaklı alacak likit ve belirlenebilir nitelikte olduğundan Mahkemece icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi de yerinde olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın ve icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/... Esas, 2021/.. Karar ve ../06/2021 tarihli kararının HMK'nun 356/2 fıkrası gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davacının davasının KABULÜ İLE, davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 19.456,30 TL asıl alacak (geçiş ücreti ve gecikme cezası), 848,05 TL işlemiş faiz ve 152,65 TL KDV alacağı yönünden takibin takip talebinde belirtilen şartlarla DEVAMINA, b)Asıl alacağın % 20'si tutarında hesaplanan 3.891,26 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 1.397,42 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 124,37 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.273,05 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, d)Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma harcı, 124,37 TL peşin harç ve yapılan 995,40 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 1.164,17 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, e)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA, f)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince hesaplanan 20.457,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, g)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, İstinaf Giderleri Yönünden 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 672,70 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından karşılanan 3.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 965,00 TL istinaf yargılama gideri ile 221,40 TL istinaf harçları olmak üzere toplam 4.686,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirmesi ve istinaf yargılamasının duruşmalı olarak gerçekleştirilmesi nedeniyle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 20.457,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE, Dair, tarafların yokluğunda; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.22/01/2026