T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/2350 Karar No : 2025/3967 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ... Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... MÜDAHİLLER (DAVACI YANINDA) : 1- ... 2-... ... 33- ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Uşak İli, Sivaslı İlçesi, ..…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/2350 E. , 2025/3967 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/2350 Karar No : 2025/3967 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ... Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... MÜDAHİLLER (DAVACI YANINDA) : 1- ... 2-... ... 33- ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Uşak İli, Sivaslı İlçesi, ... Köyü, ... Tepe mevkiinde, davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "İR:... (ER:...) Ruhsat Numaralı Mermer Ocağı" projesi ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin 26/06/2024 tarih ve E:2024/838, K:2024/4192 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında; uyuşmazlığın çözümü amacıyla çevre mühendisi, maden mühendisi, jeoloji mühendisi, orman mühendisi ve ziraat mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan ek bilirkişi raporununda özetle; çevre mühendisliği (çevresel etkiler) yönünden yapılan değerlendirmede; yapılması planlanan "Mermer Ocağı İşletmeciliği" projesinin atık yönetimi, atıksu, gürültü, toz ve partikül madde emisyonları bakımından olumsuz yöndeki etkilerinin alınacak önlemlerle giderilebileceği dolayısıyla projenin uygulanmasında çevre mühendisliği açısından sakınca olmadığı, maden mühendisliği yönünden yapılan değerlendirmede; projenin madencilik işletme tekniği açısından uygun olduğu, doğal kaynakları ülke ekonomisine kazandırarak ekonomik değer oluşturduğu dikkate alındığında, planlanan "Mermer Ocağı İşletmeciliği" faaliyetinin uygun olacağı, ziraat mühendisliği yönünden yapılan değerlendirmede; planlanan projenin yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının su kalitesi ve miktarlarını ve dolayısıyla tarımsal ve hayvansal üretimi olumsuz yönde etkilemesi nedeniyle uygun olmayacağı, jeoloji mühendisliği yönünden yapılan değerlendirmede; proje alanında yapılması planlanan faaliyetlerin, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının su kalitesi ve miktarlarını olumsuz yönde etkileyeceği, doğaya ve çevrenin korunmasına zarar vereceği, madencilik faaliyetinin işletmeye geçmesi durumunda gerek yerüstü gerekse yeraltı suyu kalitesinde değişikliklerin olmasının kaçınılmaz olduğu, maden sahasının bulunduğu bölgedeki derelerin akış miktarı, akaçlama ağı, yüzey ve yeraltı suyu etkileşimi, su kalitesinde ortaya çıkabilecek farklılaşmalara kadar geniş bir yelpazede oluşacağı, bu kapsamda yapılan değerlendirmeler neticesinde ÇED raporunun yüzey ve yeraltı sularının korunması açısından yetersiz olduğu, orman mühendisliği yönünden yapılan değerlendirmede; belirlenen ÇED alanında madencilik faaliyetinin her koşulda orman ekosistemine geri dönüşü mümkün olmayacak tahribatlara yol açacağı ve habitat kaybının önlemlerle telafi edilemeyeceği, ormanın doğal yapısının ve sürdürülebilir işlevlerinin proje kapsamında korunamayacağı, sahanın yaban hayatı için oldukça kıymetli bir alan olduğu, sahada var olan ardıç ormanının ülkemiz ormancılığı açısından yüksek koruma değerine sahip olduğu dikkate alındığında sahanın orman olarak kalmasında kamu yararının daha yüksek olduğu, sonuç olarak "ÇED Olumlu” kararına esas ÇED raporunun ziraat, jeoloji ve orman mühendisliği yönünden yetersiz olduğu, projenin tarımsal ve hayvansal üretim bakımından olumsuzluklara yol açacağı, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının su kalitesi ve miktarlarını olumsuz yönde etkileyeceği, sahada yapılacak madencilik faaliyetinin sebep olacağı bozulmaların rehabilitasyon çalışmaları ile onarımı ve geri kazanımının hemen hemen imkansız olduğu, orman örtüsünde barındırdığı tüm flora ve fauna elemanları bakımından oluşturacağı zararın ortadan kaldırılamayacağı, önemli bir ekosistem olması sebebiyle ilgili sahada madencilik faaliyetinin uygun olmadığı, yönünde tespit ve değerlendirmede bulunulmştur. Bu durumda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunda yer alan tespit ve açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, yapılması planlanan Mermer Ocağı İşletmeciliği projesine ilişkin verilen "ÇED Olumlu” kararına esas ÇED raporunun, ziraat, jeoloji ve orman mühendisliği yönünden yetersiz olduğu, projenin tarımsal ve hayvansal üretim bakımından olumsuzluklara yol açacağı, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının su kalitesi ve miktarlarını olumsuz yönde etkileyeceği, sahada yapılacak madencilik faaliyetinin sebep olacağı bozulmaların rehabilitasyon çalışmaları ile onarımı ve geri kazanımının hemen hemen imkansız olduğu, orman örtüsünde barındırdığı tüm flora ve fauna elemanları bakımından oluşturacağı zararın ortadan kaldırılamayacağı, kamu yararı ve çevre dengesi gözetilerek çevresel açıdan muhtemel zararlar ile bu zararların alınacak önlemlerle giderilebilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla sahada yapılacak madencilik faaliyetinin uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, bilirkişi raporunda orman mühendisi tarafından yapılan değerlendirmede; açılmak istenen mermer ocağının ormanda habitat parçalanmasına yol açacağı, floristik ve faunistik bakımından tahribe neden olacağı, heyelan ve sel baskını gibi risklerin artacağı, yüzeysel akış rejiminin bozularak yörenin su kaynaklarını olumsuz etkileyeceği, sahanın Türk Fındığı ağaç türünün varlığı bakımından zengin olduğu ileri sürülmüş ise de, ÇED raporuna göre başlangıçta 95,95 hektar olarak belirlenen ÇED alanından 3 kapalı verimli ormanlar ile Düşüklü Deresinin bir kısmının çıkarılarak, ÇED alanının 90,23 hektara düşürüldüğü, madencilik faaliyetinin patlama yapılmaksızın sulu kesimle yapılacağı, pasa ve bitkisel toprağın ayrı ayrı depolanacağı, üretim bitince pasanın alt dolgu malzemesi, bitkisel toprağın üst dolgu malzemesi olarak tekrar sahaya serileceği, böylece üretimi yapılan alanların tekrar ağaçlandırmaya uygun hale getirileceği, pasa döküm alanlarının erozyona ve heyelana sebep olmayacak eğimde, orman içi açıklık veya bozuk orman alanının seçildiği, flora ve faunanın zarar göreceği iddiasıyla ilgili olarak ekosistem değerlendirme raporunun hazırlandığı, ÇED raporunda yer verilmediği belirtilen Türk fındığı ağaç türünün proje alanı çevresinde gerek literatür gerekse arazi çalışmaları sırasında rastlanılmadığı, ziraat mühendisinin ile jeoloji mühendisinin su kaynaklarına ilişkin değerlendirmeleri bakımından hidrojeolojik etüt raporunun hazırlanarak su kaynakları üzerindeki muhtemel etkileri ile alınması gerekli önlemlere yer verildiği, alınacak tedbirlerle projenin tarım ve hayvancılık üzerinde olumsuz bir etkisinin olmadığı, maden mühendisliği ile çevre mühendisliği bakımından projenin yapılmasının uygun bulunduğu, sonuç olarak dava konusu ÇED Olumlu kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, hükme esas alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında, her iki temyiz dilekçesindeki iddialar, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde yer alan sebeplere uymadığından, temyiz istemlerinin reddi ile Mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ:... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının aşağıda yer verilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Davalı idare tarafından, Uşak İli, Sivaslı İlçesi, ... Köyü, ... Tepe mevkiinde, ... (ER:...) ruhsat numaralı 99,99 ha'lık ruhsat sahasının 19.91 ha'lık kısmında 810.000 ton/yıl kapasite ile mermer ocağı faaliyeti yapılması amacıyla hazırlanan proje tanıtım dosyası (PTD) Uşak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne sunulmuş, anılan kurum tarafından ... tarih E-... sayılı ÇED Gerekli Değildir kararı verilmiş, bu kararın iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan davada; Mahkemenin ... tarih E:..., K:... sayılı kararıyla; PTD'de dava konusu projenin, üretim kaynaklı atıksuların arıtımı için tasarlanmış olan havuz hacminin yetersiz olduğu, Hava Kalitesine Katkı Değerinin hesaplanmasında kullanılan kütlesel toz emisyonlarının eksik hesaplandığı, yapılmış olan toz miktarı hesaplamalarının, gerçekleştirilmesi planlanan faaliyetin çevresel etkilerinin tam olarak öngörülmesine olanak tanımadığı, alanın hakim rüzgaralara açık ve 1. derece orman yangınlarına hassas bir noktada bulunması karşısında, orman yangınlarıyla mücadele eylem planının bulunmadığı, kesilecek ağaç adedi ve türlerinin tam manasıyla belirtilmediği, rehabilitasyon projesinde rehabilite işlemlerinin hangi türler ile yapılacağına değinilmediği, anıt ağaç varlığının araştırılmadığı, ekolojik ve biyolojik denge için %10 rezerv ağaç bırakılması hususuna değinilmediği, planlanan maden ocağının PTD’de yer alan alanlar ile yakın çevresinde tarım alanları olmasa da, maden alanının içinden geçen Düşüklü Deresi ve hemen yanından akış gösteren diğer derelerin birleşerek ... Köyünün içinden geçen Koca Dere isimli derede toplanması ve bu derenin de doğrudan ... Köyü tarım alanlarının yüzey üstü ve yüzey altı su kaynaklarının etkilemesi nedeniyle; madenin işletmeye geçmesi ile dolaylı olarak tarım alanlarını etkileyeceği, bu etkilenme olasılığı ve alınacak tedbirler ile ilgili detaylı bilginin PTD’da verilmediği, maden ocağının su kaynaklarına olası etkilerine yer verilmediği, davaya konu PTD'nin pek çok eksik barındırdığı tespitleri karşısında, yapılması planlanan "Mermer Ocağı" projesiyle ilgili olarak Uşak Valiliğince verilen dava konusu "ÇED Gerekli Değildir" kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiş, bu karar Danıştay Altıncı Dairesinin 31/03/2021 tarih ve E:2021/2420, K:2021/4785 sayılı kararıyla onanmıştır. Daha sonra, 99,99 hektarlık ruhsat sahasının 19,68 hektarlık kısmında 810.000 ton/yıl kapasite ile mermer ocağı faaliyeti yapılması amacıyla hazırlanan PTD'nin Uşak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne başvurulması üzerine, anılan Kurum tarafından “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gereklidir” kararı verilmiştir. Bu karara istinaden davalı yanında müdahil tarafından, İR:... ruhsat numaralı 99,99 ha’lık sahanın 95,95 Ha’lık kısmında 2.000.000 m3/yıl kapasite ile mermer ocağı faaliyetinin yapılması planlanmış, proje sahasının bir kısmının 3 kapalı verimli ormanlar içerisinde kaldığı tespit edilmiş, bu kapsamda, 3 kapalı verimli ormanlar içerisinde kaldığı tespit edilen alanlar ile ayrıca Düşüklü Deresinin her iki sahilinde 20.00’er metre lik şeritvari şekilde mesafe bırakılarak talep edilen ÇED Alanı 90,23 hektara düşürülmüş, sonuç olarak revize projeyle ilgili olarak (dava konusu) ... tarih ve ... sayılı "ÇED Olumlu" kararı verilmiştir. Bunun üzerine, anılan ÇED Olumlu kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmiştir. 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve başvuru tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 4. maddesinde; ''Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin 6. maddesinde ise; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) (Değişik:RG-26/5/2017-30077) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez. (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır." kuralına, 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1 listesinde yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-1 listesinde belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur." kuralına yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin Ek-III bölümünde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Formatının ihtiva etmesi gereken hususlar düzenlenmiş, Bölüm I: Projenin tanımı ve özellikleri; a) Proje konusu yatırımın tanımı, özellikleri, ömrü, hizmet maksatları, önem ve gerekliliği, b) Projenin yer ve teknoloji alternatifleri, proje için seçilen yerin koordinatları Bölüm II: Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri; Proje alanının ve önerilen proje nedeniyle etkilenmesi muhtemel olan çevrenin; nüfus, fauna, flora, jeolojik ve hidrojeolojik özellikler, doğal afet durumu, toprak, su, hava, atmosferik koşullar, iklimsel faktörler, mülkiyet durumu, kültür varlığı ve sit özellikleri, peyzaj özellikleri, arazi kullanım durumu, hassasiyet derecesi (Ek-5’deki Duyarlı Yöreler Listesi de dikkate alınarak) benzeri özellikleri Bölüm III: Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler, Projenin; a) Çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, kirleticilerin miktarı, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi, b) Sera gazı emisyon miktarının belirlenmesi ve emisyonların azaltılması için alınacak önlemler, c) Projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin azaltılması için alınacak önlemler, ç) İzleme Planı (inşaat dönemi), Bölüm IV: Halkın Katılımı; a) Projeden etkilenmesi muhtemel ilgili halkın belirlenmesi ve halkın görüşlerinin çevresel etki değerlendirmesi çalışmasına yansıtılması için önerilen yöntemler, b) Görüşlerine başvurulması öngörülen diğer taraflar, Notlar ve Kaynaklar; Ekler: Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası hazırlanmasında kullanılan bilgi ve belgeler ile raporda kullanılan tekniklerden rapor metninde sunulamayan belgeler, Proje için seçilen yerin koordinatları, Proje için belirlenen yer ve alternatiflerinin varsa; çevre düzeni, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri, Proje ile ilgili olarak daha önceden ilgili kurumlardan alınmış belgeler şeklinde düzenlemeler yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca; çevresel etki değerlendirmesi ile, gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlendiği, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin irdelendiği, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin değerlendirildiği, ayrıca projelerin uygulanmasının izlendiği ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaların belirlendiği bir süreç öngörülmüş olup, Yönetmelik kapsamında yer alan bir faaliyet nedeniyle hazırlanacak ÇED raporunda özel format uyarınca, projenin gerçekleştirileceği yer ile alternatif alanlar belirlenerek projenin hizmet amacı, önem ve gerekliliği kapsamında yerin ve etki alanının çevresel özellikleri, çevresel etkiler ve alınacak önlemlerin tartışılması, faaliyet yerinin belirlenmesinde ise, faaliyetin büyüklüğü, amacı, ulaşım, iklim, toprağın ve çevrenin özellikleri, olası etkiler ve etkilerin azami giderilme olanakları gibi unsurların etkili olması, bu bağlamda, sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir çevre dengesinin sağlanması yolunda belirtilen nitelikteki bir faaliyete en uygun yerin seçilmesi esastır. Çevresel etki değerlendirmesi; gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapıldığından, ÇED sürecinde verilen kararların iptali istemiyle açılacak davalarda, yukarıda belirtilen Yönetmeliğin Ek III. bölümündeki unsurlar yönünden, ÇED kararlarının bir bütün olarak çevresel etkilerinin irdelenmesi gerekmektedir. Uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesince; projenin tarımsal ve hayvansal üretim bakımından olumsuzluklara yol açacağı, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının su kalitesi ve miktarlarını olumsuz yönde etkileyeceği, sahada yapılacak madencilik faaliyetinin sebep olacağı bozulmaların rehabilitasyon çalışmaları ile onarımı ve geri kazanımının hemen hemen imkansız olduğu, orman örtüsünde barındırdığı tüm flora ve fauna elemanları bakımından oluşturacağı zararın ortadan kaldırılamayacağı, kamu yararı ve çevre dengesi gözetilerek çevresel açıdan muhtemel zararlar ile bu zararların alınacak önlemlerle giderilebilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla sahada yapılacak madencilik faaliyetinin uygun olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, kök ve ek bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirilmesinden, çevre mühendisi tarafından atık yönetiminin uygun bulunduğu, gürültü ve toz emisyonlarının sınır değerleri sağladığı yönünden değerlendirme yapıldığı, maden mühendisi tarafından, elmas tel kesme yöntemiyle yapılması planlanan projede madencilik işletme tekniğinin uygun bulunduğu görülmekle birlikte, ziraat mühendisi tarafından kök bilirkişi raporunda toz emisyonlarının bitkiler üzerinde olumsuz etkisinin bulunacağı belirtilmiş iken, ek bilirkişi raporunda, toz emisyonlarının sınır değerleri sağladığından, tarım alanlarına toz emisyonları kaynaklı olumsuz etkilerin kabul edilebilir olduğu, ancak jeoloji mühendisinin tespitlerinden hareketle, yerüstü ve yeraltı su kaynaklarının etkilenecek olmasından dolayı tarım ve hayvancılığın olumsuz etkileneceğinin belirtildiği, jeoloji mühendisi tarafından, ÇED raporunun bazı kısımlarında proje ve etki alanında, kırık ve çatlaklı yapıların olduğu ve bunlara bağlı karstik akifer özelliği gösterdiği bilgisine yer verilmiş iken, bazı kısımlarında kırık ve çatlaksız masif kireçtaşlarından oluştuğunun bilgisine yer verilmek suretiyle proje alanının yapısıyla ilgili çelişki bulunduğu, keşif sırasında da kırık-çatlak yoğunluğuna sahip kireçtaşı kütlelerinden oluştuğu yönünde değerlendirme yapıldığı, yine ÇED raporunda proje alanında bulunan su kaynaklarının varlığı yönünden de çelişkili ifadelerin bulunduğu, kireçtaşı akiferlerinde yağıştan süzülme oranları, ölçülen kaynak boşalımlarına ait bilgi ve verilerin sahaya ait olmayan verilerden hesaplandığı, dolayısıyla ÇED raporundaki hidrojeolojik verilerin güvenilirliğini kaybettiği, ayrıca ÇED raporunda şev hesaplamalarında kullanılan formüllerin eksik veya yanlış olması nedeniyle hesaplamaların da hatalı olduğu, dolayısıyla projenin yeraltı ve yerüstü su kaynaklarına olumsuz etkilerinin bulunacağı yönünden değerlendirme yapıldığı, orman mühendisi tarafından kök bilirkişi ve ek bilirkişi raporlarında özellikle floranın korunması bakımından alınması taahhüt edilen tedbirlerin yetersiz olduğu, pasa sahasına 160 m ve 420 m mesafede bulunan Türk Fındığı ağaçlarının varlığından ÇED raporunda bahsedilmemesinin önemli bir eksiklik olduğu, orman örtüsünün kaldırılması ve madencilik faaliyetinin yapılması ile topoğrafik yapı ve yüzeysel akış rejiminin değişeceği yönünde değerlendirme yapıldığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, kök ve ek bilirkişi raporları ile dosyada bulunan bilgi ve belgenin birlikte değerlendirilmesinden; yapılması planlanan proje ile ilgili hazırlanan ÇED raporunda çevre ve maden mühendisliği yönünden muhtemel etkiler ve bu etkilere karşı alınması taahhüt edilen önlemler yeterli olduğu, ancak jeoloji ve hidrojeoloji mühendisliği yönünden ÇED raporunda çelişkili bilgilerin bulunduğu, yapılan hesaplamaların yanlış veya eksik formüllere dayalı olduğu, bu haliyle projenin su kaynakları üzerindeki muhtemel etkilerinin ve alınması gerekli önlemlerin doğru bir şekilde tespit edilemeyeceği, bu durumun aynı zamanda proje etki alanında bulunan tarım alanları ile hayvancılığa olumsuz etkisinin olacağı, orman mühendisliği bakımından proje ve etki alanında özellikle Türk Fındığı ağaç türünün varlığının yeterince araştırılmadığı, başta flora türleri olmak üzere, alınması gerekli tedbirlerin yetersiz olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla bu yönlerden eksik yapılan inceleme nedeniyle rehabilitasyon aşaması ve yüzeysel akış rejimiyle ilgili değerlendirmelerin de olumsuz etkileneceği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, özellikle jeoloji ve hidrojeoloji, ziraat ve orman mühendisliği yönlerinden eksik, yetersiz ve çelişkili değerlendirmeler içeren ÇED raporuna dayalı olarak verilen dava konusu ÇED Olumlu kararında hukuka uyarlık, işlemin iptali yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle Üye ... ve Üye ...'ın ayrı yönlerden karşı oyları ve oyçokluğuyla ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 23/06/2025 tarihinde karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava; Uşak ili, Sivaslı ilçesi, ... Köyü, ... Tepe mevkiinde, davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "İR:... (ER:...) Ruhsat Numaralı Mermer Ocağı" projesi ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istemiyle açılmıştır. Dosyanın incelenmesinden, hükme esas alınan bilirkişi raporunun içeriğinde bir kısım olumsuz tespitler bulunmakla birlikte, sonuç olarak çevresel etkilerle ilgili temel uzmanlık alanı sayılan çevre mühendisiliği ile projenin türüyle ilgili temel uzmanlık alanı sayılan maden mühendisliği bakımından ÇED Olumlu kararının dayanağı ÇED raporunun yeterli olduğu yönünde yapılan değerlendirmeler dikkate alındığında, İdare Mahkemesince belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmişse de, bu gerekçelerin bilirkişi raporunda öngörülen hususlar çerçevesinde ÇED raporunu ve dava konusu işlemi kusurlandıracak nitelikte olmadığı, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin ÇED raporunda yer verilen önlem ve taahhütlerin yerine getirilmesi kaydıyla hukuken kabul edilebilir seviyelerde olduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, söz konusu proje hakkında verilen dava konusu "ÇED Olumlu" kararı hukuka uygun olduğundan, Mahkeme kararının bozularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum. (XX) KARŞI OY : Temyize konu İdare Mahkemesi kararında; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, Mahkeme kararının onanması gerektiği oyu ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum. ruhsat //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };