TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16.10.2025 (Ara Karar) NUMARASI: 2025/889 Esas-Derdest DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 18/02/2026 K. YAZILDIĞI TARİH: 20/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1889 KARAR NO: 2026/194 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16.10.2025 (Ara Karar) NUMARASI: 2025/889 Esas-Derdest DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 18/02/2026 K. YAZILDIĞI TARİH: 20/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili için davacı yüklenici tarafından başlatılan icra takibine, davalı iş sahibi tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davacının ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı yüklenici vekili; taraflar arasında ticari alım-satım ilişkisi bulunduğunu, davacı şirketin sağladığı mal ve hizmetlere ilişkin muhtelif zamanlarda fatura düzenlediğini, bu faturaların davalı şirkete iletildiğini, davalı tarafın mal, hizmet ve faturaları kabul etmesine karşın; ödemeleri yapmadığını, işbu sebeple ..... İcra Dairesi...Esas sayılı dosyası ile davalıya icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve mesnetsiz olarak 18/09/2025 tarihinde bu takibe itiraz ettiğini, davalın borcu ödememek için fatura tarihinden aylar sonra iade faturası kesmek, iletişime geçilmek istendiğinde hiçbir şekilde cevap vermemek gibi; mal kaçırma, borçtan kurtulmaya çalışma iradesi gösterdiğini, davacının alacağının teminat altına alınmasının elzem olduğunu, ihtiyati haciz taleplerinin öncelikle teminatsız olarak; mahkeme aksi kanaatte ise bildirilen teminatın dosyaya yatırılması ile kabulüne karar verilmesini istediklerini beyan ederek; öncelikli olarak davalı yana ait bulunan ve mahkemece tespit edilecek, davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malların, hak ve alacakları üzerinde 3. kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati haciz tedbirinin uygulanmasına, davanın kabulüne, davalının yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi ile takibin devamına; alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 16.10.2025 tarihli ara karar ile; öncelikle ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilebilmesi için talep edenin haklılığını yaklaşık ispat ölçüsü ile ispatlaması gerektiği, dosyada mevcut bilgi ve belgeler dikkate alınarak; dosyada yaklaşık ispat ölçüsünün gerçekleşmediği, alacağın varlığının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği, gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; delil listelerinde belirtilen ancak henüz sunulmamış ya da ilgili kurumdan celp edilmemiş belgeler bulunduğunu, dilekçe teatisi devam etmekte olup delillerini sunmak için taraflarına verilen süre devam ederken; eksikliklerin giderilmesi için verilen süre beklenmeksizin eksik inceleme ile ihtiyati haciz talebimizin reddine karar verildiğini, davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların sevk irsaliyelerinin ekte sunulduğunu, karşı tarafın satın aldığı malları teslim aldığını ancak bu mal ve hizmete ilişkin düzenlenen fatura bedellerini ödemediğini, 10/06/2025 tarihli 46.162,80 TL bedelli faturaya ilişkin e-sevk irsaliyesi (Ek-1), 14/06/2025 tarihli 5.940,00 TL bedelli faturaya ilişkin sevk irsaliyesi,(Ek-2), 20/06/2025 tarihli, 5.299,20 TL bedelli fatura ilişkin e-sevk irsaliyesi (Ek-3), 24/06/2025 tarihli, 53.616,00 TL bedelli faturaya ilişkin e-sevk irsaliyesi (Ek-4), 07/07/2025 tarihli, 3.300,00 TL bedelli fatura (Ek-5), 14/07/2025 tarihli, 83.160,00 TL bedelli faturaya ilişkin e-sevk irsaliyesinin (Ek-6) sunulduğunu, davalı tarafın bu faturaları kabul ettiğini ve sekiz günlük yasal sürede itiraz etmediğini, faturaların dava dilekçesin ekinde sunulduğunu, sevk irsaliyelerinin de işbu dilekçenin ekinde sunulduğunu, davalının kötüniyetle 05/10/2025 tarih ve HDF202*** *** **** nolu KDV dahil 70.764,00 TL iade fatura kestiğini, bu iade faturaya Bakırköy ....Noterliğinin ..../10/2025 tarih ve ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz ettiklerini, davalının kötüniyetli olarak borçtan kurtulmaya çalıştığını, başlatılan icra takibinden ve arabuluculuk toplantılarından çok sonra iade fatura düzenlediğini, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser kaynaklanmaktadır. Davacı yan yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında; süre gelen ticari ilişki bulunmaktadır.İİK'nın 257. maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Aynı kanunun 258. Maddesinde de; ihtiyati haciz talep eden tarafın, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ve yasal delillerle ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda, ara karar tarihinde dava dosyasında henüz bilirkişi raporunun alınmadığı ve delillerin toplanmamış olduğu, ara karar tarihinden sonra şubat 2026' da bilirkişi raporunun alındığı, dosya duruşmasının 2026 yılı 4. aya verildiği, ara karar tarihinde İİK'nın 257 ve devamı maddelerinde aranan koşullar yönünden yaklaşık ispat şartı gerçekleşmediği anlaşıldığından; yerel mahkemece dosya kapsamındaki delillerin doğru değerlendirilmesi suretiyle davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi anılan maddeye uygun olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin tarih ve .... Esas sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.