Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirketin çalışanlarına oldukça değer verdiğini, bu doğrultuda 2023 yılının ilk 6 ayında asgari ücret net 8.506,80 TL olmasına karşın müvekkili Şirketin üretim departmanındaki çalışanlarına net 13.000,00 TL ücret verdiğini, Temmuz ayında asgari ücrete yaklaşık %34 zam yapılmasıyla beraber müvekkili Şirketin de çalışanlarına aynı oranda zam yaptığını, çalışanların söz konusu zamdan 04.08.2023 tarihinde haberdar olduğunu, 04.08.2023 tar…
Uyuşmazlık, 6356 sayılı Kanun’un 71. maddesi kapsamında kanun dışı grevin tespiti istemine ilişkindir. 6356 sayılı Kanun’un 41 ve devamı maddelerinde yer alan düzenlemeler doğrultusundaki usule göre yetki belgesinin alınmasından sonra yapılacak çağrı ile toplu görüşme süreci başlayacaktır. Toplu görüşme sürecinin uyuşmazlık ile sonuçlanması ve tespit konusu işyeri yahut işletmede grev yasağının da bulunmaması durumunda, bir iş mücadelesi aracı olarak grev gündeme gelecektir. Kanuni grev, 6356 sayılı Kanun'un 58/2 hükmünde "Toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması hâlinde, işçilerin ekonomik ve sosyal durumları ile çalışma şartlarını korumak veya geliştirmek amacıyla, bu Kanun hükümlerine uygun olarak yapılan grev" şeklinde tanımlanmıştır. Şu hâlde kanuni grev için, öncelikle bir toplu iş sözleşmesi bağıtlamak amacıyla sendikanın yetki belgesi alması, daha sonra yetkili işçi sendikası ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren arasında aynı Kanun'un 46 ve devamı maddeleri gereğince toplu iş sözleşmesi görüşmeleri yapılması, uyuşmazlık üzerine arabuluculuk aşamasından geçilmesi ve buna rağmen uyuşmazlığın giderilememesi sebebiyle bu durumun tutanak altına alınması gerekmektedir. İşte bu aşamalar geçtikten sonra ve ayrıca 6356 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca grev yasağının bulunmaması koşulları gerçekleştiğinde, Kanun'da öngörülen sürelere ve usule uygun şekilde kararlaştırılan ve uygulanan grev, kanuni grev olarak tanımlanabilecektir. Buna karşın, bu şartları taşımayan grev, kanun dışı grev olarak tanımlanmalıdır. Kanun dışı grevin tespiti davası ise 6356 sayılı Kanun'un 71. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükmün birinci fıkrasına göre "Taraflardan her biri, karar verilen veya uygulanmakta olan bir grev veya lokavtın kanun dışı olup olmadığının tespitini mahkemeden her zaman talep edebilir. Mahkeme bir ay içinde karar verir. (Değişik cümle: 12/10/2017-7036/36 md.) Karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde bölge adliye mahkemesi bir ay içinde kesin olarak karar verir. Verilecek karar, tarafları, işçi ve işveren sendikasının üyelerini bağlar ve ceza davaları için kesin delil teşkil eder." Somut uyuşmazlıkta dava dilekçesinde açık bir şekilde belirtildiği üzere; davalıların 04.08.2023 ila 10.08.2023 tarihlerinde kanun dışı grev gerçekleştirdikleri iddia edilerek 14.08.2023 tarihinde 6356 sayılı Kanun'un 71. maddesi kapsamında tespit davası açılmıştır. 6356 sayılı Kanun'un 71. maddesi kapsamında kanun dışı grevin tespitine dair dava açılabilmesi için grevin devam ediyor olması gerekmektedir. Nitekim madde metninde "...karar verilen veya uygulanmakta olan bir grev veya lokavtın kanun dışı olup olmadığının" tespitine dair dava açılabileceği düzenlenmiştir. Grev sona erdikten sonra, grevin kanun dışı olduğuna yönelik tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır (Fevzi Şahlanan, Toplu İş Hukuku, Birinci Baskı, İstanbul, 2020, s.616-617; ... Ekmekçi, Esra Yiğit, Toplu İş Hukuku, İstanbul, Altıncı Baskı, 2024, s.845). Hukuki yarar ise 6100 sayılı Kanun'un 114/1-(h) hükmü gereğince dava şartıdır. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular karşısında, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 114/1-(h) ve 115/2 hükümleri gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi doğru olmamıştır. Anılan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.