9. Hukuk Dairesi 2023/19158 E. , 2024/1634 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1362 E., 2023/3705 K. KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 31. ... Mahkemesi SAYISI : 2016/1192 E., 2021/33 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince …
**9. Hukuk Dairesi 2023/19158 E. , 2024/1634 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1362 E., 2023/3705 K. KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 31. ... Mahkemesi SAYISI : 2016/1192 E., 2021/33 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun ve davalının istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre ... ilişkisinin sona erdiği, davalı aleyhine hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktarın, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı işveren bünyesinde 10.04.2015 tarihinde çalışmaya başladığını, ... sözleşmesinin davalı işveren tarafından 11.11.2016 tarihinde haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, davalı tarafça ilan edilen çalışma saatlerinin dışında hafta içi 08.45-20.30 saatleri arasında çalıştığını, 3 ayda en az 1 defa cumartesi günü 10.00-16.00 saatleri arasında da çalışmak zorunda olduğunu, davalı işveren tarafından davacıya fazla çalışma ve prim ücretinin ödenmediğini, kullandırılmayan izin haklarının olduğunu, son dönemlerde bir takım haksız uygulamalara maruz kaldığını; istifa etmesi gerektiğini, aksi takdirde şubeye müfettiş çağıracağını, müfettişin nasıl olsa açık bulacağını ve işten tazminatsız çıkartılacağını, portföyündeki banka müşterileri hakkında işlem yapmasının engellendiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti alacağı, prim alacağı, fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma ücreti alacakları, hafta tatili ücreti ile ... ... ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıyla davalı işveren arasında imzalanan sözleşme gereğince fazla çalışma ücretinin aylık maktu ücretinin içerisinde olduğunu, davacının 270 saati aşan fazla çalışmasının olmadığını, davalı işveren tarafından bordrolarından görüleceği üzere davacıya prim ödemelerinin yapıldığını, davalı işverenden her hangi bir prim alacağının bulunmadığını, prim alacağı yönündeki iddiasının haksız olduğunu, davacının davalı ... yerinde halen çalışmakta olduğunu, işe iade davası ikame eden davacının kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin alacakları talep etmesinin haksız olduğunu, davaya konu alacaklarının zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli 23.10.2018 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamalar birlikte değerlendirildiğinde; davalı ... yerinde 10.04.2015-11.11.2016 tarihleri arasında çalışan davacının ücretinin brüt 3.328,00 TL (giydirilmiş brüt 3.517,56 TL) olduğu, işe iade talebi ile açılan ... 15. ... Mahkemesi'nin 2016/472 Esas, 2019/170 Karar ... dosyası ile yapılan yargılama neticesi feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine dair verilen kararın istinaf incelemesi neticesinde; geçerli fesih sebebinin mevcut olduğu belirtilerek davanın reddine kesin olmak üzere karar verildiği anlaşılmakla, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya itibar edilerek brüt 4.709,36 TL kıdem tazminatı ile brüt 3.283,... TL ihbar tazminatı alacağı olduğu, kullandırıldığı ya da karşılığının ödendiği ispat edilemeyen 14 günlük yıllık izin ücret alacağı olduğu, haftalık 45 saati aşan çalışma yapıldığı davacı tarafından ispat edilemediğinden fazla çalışma ücret alacağı olmadığı, dosya kapsamı itibarıyla davacının haftalık çalışma saatinin 45 saatin altında belirlendiği ve belirlenen hedeflere ulaşıldığı hususları ispat edilemediğinden fazla sürelerle çalışma alacağı ve prim alacağı olmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili; davalı Bankanın çalışma saatlerinin hafta içi 09.00- 18.00 saatleri arasında, öğlenleri bir saat yemek molası ve dinlenme zamanı olacak şekilde haftada 40 saat olarak belirlendiğini, buna rağmen bu çalışma gün ve saatlerine hiçbir zaman uyulmayıp müvekkilinin fazla çalışma yapmaya, fazla sürelerle çalışmaya ve cumartesi günleri şube içi ve dışı çalışmaya zorlandığını, bu beyan ve iddiaları dikkate alınmadan fazla süreli çalışma ve fazla çalışma ücret alacağı taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının 3 yıl 6 ay süreyle sahada direkt satış temsilcisi olarak çalıştığını, bu süre zarfında ücrete ilave prim usulü ile çalıştığını ve prime hak kazanmasına rağmen hak ettiği prim alacaklarının davalı tarafça ödenmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını ve davanın tüm talepleri yönünden tam kabulü istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. 2. Davalı vekili; fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kısmi/belirsiz alacak davası açılamayacağını, işe iade davası sırasında ... sözleşmesi askıda olduğundan dava açılış tarihi itibarıyla derdest işe iade davası olması sebebi ile kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının hukuki yarar yokluğu sebebi ile reddine karar verilmesi gerektiğini, dava tarihi itibarıyla henüz bu alacakların muaccel olmadığını, diğer taraftan ... sözleşmesi haklı nedenle sona erdirilen davacının kıdem ve ihbar tazminatı hakkının bulunmadığını, davacının feshe konu eylemlerinin doğruluk ve bağlılığa aykırı olduğunu, müvekkili bankada yıllık izne hak kazanan personellerin yıllık izinlerini kullandığını, fesih tarihinde kullanılmayan yıllık izinlerin karşılıklarının ise banka aracılığıyla ödendiğini, bu açıdan gerekli incelemeler yapılmadan karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, hesaplamaları, değerlendirmeleri ve hesaplamalara esas alınan ücretleri kabul etmediklerini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak alacak talep edilmesinde ve davanın kısmi dava olarak sonuçlandırılmasında isabetsizlik olmadığı, davacı işçinin davalı nezdinde ... müşteri temsilcisi olarak çalıştığı, davacının işe iade talebiyle açtığı davanın İlk Derece Mahkemesince bekletici mesele yapılarak dosya kapsamına göre feshe bağlı yıllık izin ücreti ile kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin kabulüne karar verildiği, kuvvetli delil niteliğindeki istinaf kararı da gözetildiğinde tüm dosya içeriğine göre davalı yanca haklı neden ispatlanamadığından kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacak istemlerinin kabulüne karar verilmesinin yerinde bulunduğu, taraflar arasında düzenlenen ... sözleşmesinde haftalık 45 saat çalışma süresinin öngörüldüğü, bu itibarla davacının fazla sürelerle çalışma ücret alacak isteminin reddinin yerinde olduğu, davacı tanıklarının davacının çalıştığı şubede çalışan ve bu nedenle davacının çalışma düzenini bilebilecek kişiler olmadıkları, davalı tanık anlatımlarına göre de fazla çalışma iddiasının ispatlanamadığı, prim alacak talebine dayanak bilgi belge bulunmadığından prim alacağı talebinin reddine karar verilmesinin de dosyadaki mevcut delil durumuna uygun olduğu gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince ayrı ayrı olmak üzere esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenleri tekrar etmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın tüm talepleri yönünden tam kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının fazla çalışma, fazla sürelerle çalışma ve prim alacaklarının ispatına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 ... Kanun'un 190 ıncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4857 ... ... Kanunu'nun 32, 41, 46, 47 ve 63 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; A. Davalı Temyizi Yönünden Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı tarafa iadesine, B. Davacı Temyizi Yönünden Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davacı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.