Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... bünyesinde 15.07.2003 tarihinde temizlik işçisi olarak çalışmaya başladığını, 31.03.2014 tarihinde 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 sayılı Kanun) kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğüne geçinceye kadar çalıştığını, kadro görevine rağmen aslen fırın işçisi olarak görev y…
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu alacakların ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin Kiraz Belediyesi nezdinde kadrosu temizlik görevlisi olarak görünmekteyse de Belediyenin fırınında fırın işçisi olarak haftanın her günü çalıştığını ileri sürerek hafta tatili ücreti alacağı talebinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, her ne kadar tanıklar davacının haftanın 7 günü çalıştığı yönünde ifade vermişseler de bir kişinin 10 yıl gibi bir süre hiç aralıksız haftanın her günü çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olacağı değerlendirilerek ayda 2 hafta tatili çalışması bulunduğu kabulü ile hafta tatili ücreti alacağı hesaplanmıştır. İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporunda hesaplanan hafta tatili ücreti alacağı üzerinden davalının ıslah zamanaşımı def'i dikkate alınmak suretiyle resen hesaplama yapılarak hüküm kurulmuştur. Yargılama sırasında dinlenen hem davacı hem de davalı tanıklarının davacının haftanın 7 günü çalıştığını beyan etmesi karşısında, tanık beyanlarına göre davacının her hafta tatilinde çalıştığı kabul edilerek hafta tatili ücreti alacağının hesaplanması gerekirken davacının ayda iki hafta tatili çalışması bulunduğunun kabulü ile yapılan hesaplama doğrultusunda hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. 3. ... ile Belediye-İş Sendikası arasında imzalan toplu iş sözleşmelerinden 01.03.2009-28.02.2011 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin 47/b, 01.03.2011-28.02.2013 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin 45/b, 01.03.2013-28.02.2014 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin 45/b, 01.03.2014-14.03.2015 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin 46/b maddesinde; "Ayrıca yılın KURBAN ve ... baylarımdan 10'ar gün evvel 30x2=60 günlük bayram harçlığı vermeyi işveren kabul eder" düzenlemesi yer almaktadır. 26.08.2016 tarihli bilirkişi raporunda toplu iş sözleşmelerinde yer alan bayram harçlığına ilişkin düzenleme uyarınca davacının bayram harçlığı alacağı hesaplanmış, 16.02.2017 tarihli ek raporda ise "TİS’lerinde bayram harçlığına ilişkin bir düzenleme yapılmamış olmasına rağmen, davalı tarafından sunulan belgelerde davacıya 2010 ... Bayramı ikramiyesinden 300,00-TL, 2011 ... Bayramı ikramiyesi 250,00-TL ödeme yapıldığı sabittir. Önceki yıllarda da bayram adı altında ödeme yapıldığı görülmektedir. Bu ödemelerin TİS kapsamında hukuki dayanağı bulunmamaktadır. Kaldı ki önceki yıllarda yapılan ödemelerin son TİS kapsamında belirlenmiş bayram harçlığı tutarı ile eşdeğer olduğu da belgelenememektedir. Yeniden yapılan değerlendirmede, yapılan bu ödemelerin TİS harici işveren tarafından yapılan ödemeler olduğu sonucuna varılmıştır. Bu ödemelerin 6772’den kaynaklı ikramiye gibi değerlendirilip ikramiye alacağından düşülmesi de mümkün görülmemiştir. Bu sebeple kök rapordaki bayram harçlığı ödemesine ilişkin değerlendirmeden dönülmüştür." şeklinde değerlendirmede bulunularak davacının bayram harçlığı alacağı olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından da herhangi bir gerekçeye yer verilmeksizin bayram harçlığı alacağı talebinin reddine karar verilmiştir. Oysa toplu iş sözleşmelerinde yer alan düzenleme uyarınca davacının bayram harçlığı alacağının hesaplanması, varsa yapılan ödemeler mahsup edilerek alacağın hüküm altına alınması gerekir. Hatalı değerlendirmeye dayanan bilirkişi raporuna itibar edilerek herhangi bir gerekçeye de yer verilmeksizin bayram harçlığı alacağı talebinin reddine karar verilmesi hatalıdır.