T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1437 Esas KARAR NO : 2025/1537 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 07/05/2025 NUMARASI : 2025/311 Esas DAVA: TAZMİNAT (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 20/11/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1437 Esas KARAR NO : 2025/1537 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 07/05/2025 NUMARASI : 2025/311 Esas DAVA: TAZMİNAT (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 20/11/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalının İstanbul Forum'da bulunan ... Center ile ... ... AVM'de bulunan Madame Tussoit isimli işletmenin sahibi olduğunu, müvekkilinin davalının sahip olduğu eğlence/etkinlik işlemlerinde, davalıdan kiraladığı alanlarda fotoğrafçılık faaliyeti gösterdiğini, hizmet bedelini kendisi tahsil eden müvekkilinin bu bedelin bir kısmını kira bedeli olarak davalıya ödediğini, taraflar arasında ticari ilişkinin 10 yılı aşkın süredir devam ettiğini, en son 01.01.2022 tarihli sözleşmenin, sözleşmenin sona ermesinden bir ay önce fesih iradesinin bildirilmemesi nedeniyle birer yıllık süre ile uzadığını, davalının 25.12.2024 tarihli e-posta ile üç işletmeyi kapatacağını bildirdiğini ve işletmelerin 01.12.2024 tarihinde kapatıldığını, bildirim süresine uyulmaksızın yapılan feshin geçersiz olduğunu, sözleşmenin süresinden önce feshi nedeniyle müvekkilinin uğradığı kar kaybını talep edebileceğini, sözleşmenin feshi nedeniyle müvekkilinin işçilerin iş sözleşmesini ihbar süresine uymaksızın feshettiğini ve işçilere ihbar tazminatı ödemek zorunda kaldığını, işçilere ödenen tazminatların müspet zarar kapsamında davalıdan tazmin edilmesi gerektiğini, ayrıca müvekkilinin fotoğraf hizmeti için kullanılması zorunlu olan ekipmanları temin ettiğini, davalının süresinde fesih bildiriminde bulunmaması nedeniyle temin edilen malzemelerin kullanılamaz hale geldiğini, bu nedenle uğradıkları zararın da davalıdan tahsili gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kar kaybı için 1.000,00 TL, işçilere ödenen ihbar tazminatları için 1.000,00 TL, sözleşmenin ifa edileceği inancıyla temin edilen malzemelere ilişkin 1.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline, müvekkilinin 2024 yılında 9.514.544,02 TL gelir elde ettiği gözetilerek kar kaybı zararlarına ilişkin olarak 9.514.544,02 TL tutarında davalının taşınır ve taşınmaz mallarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; yaklaşık ispat ölçüsünde haklılığının bulunması halinde muaccel bir para alacağı yönünden ihtiyati haciz kararı verilebileceği, davacının ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesinde, alacağın varlığı ve miktarının yargılama aşamasında toplanacak deliller ve bilirkişi incelemesi ile ortaya konabileceği, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalının sözleşmeyi haksız ve hukuka aykırı olarak feshederek müvekkilinin ciddi miktarda zarara uğramasına neden olduğunu, davalının sözleşmeyi, sözleşmede öngörülen sürede feshetmemesi nedeniyle feshin haksız olduğunu, davalı şirketin Birleşik Krallıkta faaliyet gösteren bir şirketin iştiraki olup tasfiyeye girmesi nedeniyle menkul varlıklarını yurt dışına kaçırması ihtimali bulunduğunu, tasfiye sürecinde malların yurt dışına kaçırılması halinde, müvekkilinin telafisi mümkün olmayan zarara uğrayacağını belirterek ara kararın kaldırılarak davalının 9.514.544,02 TL tutarında taşınır ve taşınmaz mallarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, sözleşmenin erken feshi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.Davacı, sözleşmenin süresinden önce haksız feshi nedeniyle kar kaybı zararına uğradığını ileri sürerek, kar kaybı zararı için davalının taşınır ve taşınmaz mallarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, ihtiyati haciz talebi reddedilmiş, davacı vekili ara kararı istinaf etmiştir.Uyuşmazlık, İİK 257 vd. maddelerinde düzenlenen ihtiyati haczin şartlarının mevcut olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.2004 sayılı İİK'nın 257 ve devamında ihtiyati haciz düzenlenmiştir. İhtiyati haciz şartları 257. Maddede, 258. Maddede ise ihtiyati haciz kararına yer verilmiştir. 258. Maddenin ilk fıkrasında alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu ifade edilmiştir. İcra ve İflas Kanunun 258. maddesinin 2. cümlesinde “Alacaklı alacağı ve icabında İhtiyati haciz sebepleri (m.257) hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur.” denilmektedir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek delillerin sunulmasıdır. Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK‘daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir.Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi İhtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için “alacağın yargılamayı gerektirmesi“ şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir.Somut olayda, ihtiyati haciz isteyen davacı vekili, kar kaybı zararının dayanağı olarak sözleşme ve 2024 yılı kazanç tablosunu sunmuştur. Sunulan deliller alacağın varlığının ve miktarının yaklaşık olarak ispat edildiğini göstermez. Yargılamanın bulunduğu aşama ve mevcut deliler itibariyle yaklaşık ispat koşulu sağlanamamıştır. Bu nedenle Mahkemenin, ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik kararı isabetlidir.Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesine göre esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/311 Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 07/05/2025 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken istinaf harçları davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 362/1-f Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.20/11/2025