9. Hukuk Dairesi 2025/10091 E. , 2026/1042 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3014 E., 2025/1883 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/395 E., 2022/273 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırl…
9. Hukuk Dairesi 2025/10091 E. , 2026/1042 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3014 E., 2025/1883 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/395 E., 2022/273 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalıların iş ortaklığı nezdinde Kazakistan'da bulunan şantiyelerinde 06.09.2014-06.09.2016 tarihleri arasında laboratuvar teknisyeni olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... İnş. San. Tur. Nak. ve Tic. AŞ (... İnşaat) vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının taleplerinin çalıştığı ülke mevzuatına göre değerlendirilmesi gerektiğini, davacının tüm alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... İnş. ve Tic. AŞ (... İnşaat) vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının taleplerinin çalıştığı ülke mevzuatına göre değerlendirilmesi gerektiğini, davacının tüm alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 11.09.2014- 06.09.2016 tarihleri arasında davalılar nezdinde çalıştığı, Türk hukukuna göre yapılan hesaplamalar doğrultusunda, davacının kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tam olarak ödendiği, ödenmeyen ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki nitelendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... İnşaat vekili temyiz dilekçesinde; a. Somut uyuşmazlığa Kazakistan hukukunun uygulanması gerektiğini, Kazakistan hukuku bakımından davacının talep ettiği alacaklarının zamanaşımına uğradığını, b. Aylık ücretin miktarının ve brüt ücretin hatalı tespit edildiğini, c. İmzalı ücret bordrolarına rağmen davacı ile menfaat birliği bulunan tanık beyanlarına itibarla hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, yapılan ödemelerin tenzili gerektiğini, d. Davacıya ihbar tazminatının ödendiğini, hatalı ücret üzerinden yapılan hesaplamayı kabul etmediklerini, söz konusu alacağa uygulanan faizin de hatalı olduğunu, e. Alacaklara uygulanan indirim oranının yetersiz olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı ... İnşaat vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının, müvekkili Şirketten hak ve alacağının bulunmadığını, b. Somut uyuşmazlığa uygulanan hukukunun hatalı olduğunu, davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, c. Davacının ücretinin hatalı tespit edildiğini, d. Davacının ihbar tazminatının kendisine ödendiğini, alacağının bulunmadığını, e. Dosyada bulunan yazılı belgeler yerine tanık beyanlarına göre yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacının ödenmeyen fazla çalışma alacağının bulunmadığını, f. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini, g. Alacaklara uygulanan indirim oranının yetersiz olduğunu, h. İhbar tazminatına uygulanan faizin hatalı olduğunu, ı. Davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, aylık ücretin miktarı, zamanaşımı, dava konusu alacaklara hak kazanılıp kazanılmadığı, alacakların hesabı ile faize ilişkindir. İş sözleşmesinde yabancılık unsuru bulunması hâlinde, uygulanacak hukukun belirlenmesi açısından, uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 27/1 hükmünün uygulanmasına ilişkin ilke ve esaslar Dairemizin 24.05.2023 tarihli ve 2022/16187 Esas, 2023/7655 Karar sayılı kararında açıklanmıştır. Somut uyuşmazlıkta davacı işçi; davalının Kazakistan'da bulunan şantiyesinde çalıştığını, ücretinin USD olarak ödendiğini ileri sürerek ödenmeyen işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiş, davalılar ise yasal süresi içinde sundukları cevap dilekçelerinde davacının yurt dışı şantiyelerinde çalışması sebebiyle uyuşmazlığın yabancı hukuka göre çözümlenmesi gerektiğini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince davalı vekilinin bu savunmasına değer verilmeksizin uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanmak suretiyle yargılama sonuçlandırılmış, Bölge Adliye Mahkemesince de yanılgılı değerlendirme ile somut olayda Türk hukukunun uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Ne var ki varılan sonuç, dosya kapsamına uygun düşmemiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davalı işverenin projelerinde çalıştırılmak üzere istihdam edilen davacı işçi, 11.09.2014-06.09.2016 tarihleri arasında Kazakistan'da bulunan davalılara ait işyerinde kesintisiz şekilde çalışmıştır. Taraflar arasındaki 16.09.2014 tarihli bireysel iş sözleşmesinde tarafların iş ilişkisindeki hak ve yükümlüklerine ilişkin düzenlemelerin yer aldığı, sözleşmenin ilgili maddelerinde sözleşme şartlarının çalışılan ülke mevzuatına tâbi olacağının ifade edildiği ve bu suretle tarafların bir hukuk seçimi anlaşması yaptıkları görülmektedir. Davacının tüm çalışma süresinde söz konusu bireysel iş sözleşmesi kapsamında çalıştığı da göz önünde bulundurulduğunda, tarafların hukuk seçimi anlaşması yaptıkları açıktır. Yurt dışı iş sözleşmesinin açık, net ve anlaşılır bir dilde düzenlendiği, yukarıda açıklandığı gibi uyuşmazlık döneminde yürürlükte olan 5718 sayılı Kanun'un 27/1 hükmünün açıkça cevaz verdiği şekilde sözleşmede hukuk seçimi yapıldığı anlaşılmakta olup, taraflar arasında imzalanan yurt dışı iş sözleşmesinin bağlayıcı ve geçerli olduğu sonucuna varılması gerekmektedir. Tüm bu nedenlerle; uyuşmazlık döneminde yürürlükte olan 5718 sayılı Kanun'un 27/1 hükmü kapsamında hukuk seçimi anlaşması bulunduğu anlaşıldığından davacının tüm çalışma dönemi için somut uyuşmazlığa iş sözleşmesi ile seçilen hukuk uygulanmalıdır. Hâl böyle olunca, uzman bir bilirkişiden de denetime elverişli rapor alınmak suretiyle dosya kapsamındaki delil durumu birlikte değerlendirilerek dava konusu alacaklar hakkında, usuli kazanılmış haklar da gözetilerek bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.