TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : DAVALI : ... - ... VEKİLLERİ : DAVA : Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde öz…
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : DAVALI : ... - ... VEKİLLERİ : DAVA : Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı ... kooperatifinin ... mevkiinde üyelerinin konut ihtiyacını karşılamak amacıyla Konya merkezde kurulduğunu, davacının kooperatife üyeyken haksız ve hukuka aykırı olarak ihraç edildiğini, ... ... ada ... parselde bulunan N blok zemin 1 nolu bağımsız bölümün davalı kooperatif tarafından alınan genel kurul kararları doğrultusunda üye olarak davacıya tahsis ve teslim edildiğini, davacının bir müddet eşiyle birlikte yurt dışında yaşadığını, yurt dışından döndüğünde davalı kooperatif yetkililerinin davacının eşyalarının evinden çıkartılıp götürdüğünü, tapu kütüğünde yapılan araştırmada taşınmazın tapusunun önce davalı kooperatif üzerine geçirilip daha sonra dava dışı şahıslar üzerine devir edildiğinin tespit edildiğini, davalı kooperatif yetkililerinin davacının uzun süre yurt dışında olmasını fırsat bilerek hukuka aykırı eylemlerinin gerçekleştirdiğini, üyelikten ihraç kararının iptal edilerek geri dönülmesi durumunda kooperatifte şu anda davacıya verilecek bir taşınmaz bulunmadığı gibi nedenlerle davacıya tahsis edilen İncekum ... ada ... parselde bulunan N blok zemin 1 nolu bağımsız bölümün rayiç değerinin belirlenerek taşınmaz tapusunun devir tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsilini, alacak davası açıldığı hususunun davalının sicil dosyasına işlenmesi için Ticaret Sicili Müdürlüğüne müzekkere yazılmasını mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava açmada hukuki yararının bulunmadığını, davayı ve alacağı kabul etmemekle birlikte alacağın zaman aşımına uğradığını, çıkarma işleninin haksız ve hukuka aykırı şekilde yapılmadığını, davacının 24/02/2006 tarihinde üyelikten çıkartıldığını ancak çıkartma işlemine karşı dava açmadığını, 13/05/2017 tarihinde 2006 yılı genel kuruluna gelip yeniden üye yapılması konusunda talepte bulunduğunu çıkarma işlemine itiraz etmediğini, 13. Maddede kooperatife geçen ...'nın hissesinin satışı için genel kurul yönetim kuruluna yetki verdiğini mahkeme kararının kesinleşmesi üzerine davacnıın hissesini yönetim kurulu ...'a devrettiğini bu devir kararın kesinleşmesi nedeni ile yapıldığını, davayı kabul etmemekle birlikte çıkarma işleminden önce zaten davacının aidat borcunun olduğunu, çıkarma işleminden sonra davacının hiçbir aidatı ödemediğini, bu nedenle yatırmış olduğu paraları isteyebileceğini ancak bunun da zamanaşımına uğradığı gibi nedenlerle zaman aşımı yönünden davanın reddini, zaman aşımı yönünden dava reddedilmediği takdirde davacının sadece yatırmış olduğu aidatı geri isteyebileceğinden başkaca bir talepte bulunamayacağından dolayı davanın reddini, mahkeme masrafı ile ücreti vekaletin kaşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının davalı kooperatif üyesi olup olmadığı, buna dayalı kendisine verilmesi gereken dairenin bulunup bulunmadığı ve bunun rayiç değerini talep edip edemeyeceği hususunda olduğu görülmüştür. Mahkememizin 07/10/2021 tarihli duruşmasında dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Mahkememize sunulan 31/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dosyada; Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce Mahkemeye gönderilen evraklar arasında genel kurul tutanakları bulunmaktadır. Ancak bu genel kurul tutanaklarından 1994, 1995, 1996 ve 1997 yılına ait Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen tutanaklar ile Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden gelen tutanaklar arasında farklı tarih ve kararların yer aldığı görülmektedir. Bu durumda ortak tarafından ödenmesi gereken aidat tutarının hesaplanmasında hangi genel kurul tutanaklarının esas alınacağı hususunda sorun bulunmaktadır. Bu hususun netleştirilmesi gerekmektedir. Davalı vekili tarafından kooperatif defterlerinin bulunduğu adres Mahkemeye bildirilmiştir. Tarafımızca bu adrese gidilmiş Olup, burada tarafımıza kooperatif yöneticisi ... tarafından bir kısım belgeler sunulmuştur. Tarafımıza sunulan belgeler arasında kooperatif üye kayıt defteri, karar defteri ve ticari defterler bulunmamaktadır. Kooperatif yöneticileri, şifahi olarak, defterlerin nerede olduğuna ilişkin kesin bir bilgileri olmadığını belirtmişlerdir. Bu nedenle davacı tarafından yapılan ödemelerle ilgili bir tespit yapılamadığını bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Mahkememizin 07/04/2022 tarihli duruşmasında dosyanın ek rapor için bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Mahkememize sunulan 16/06/2022 tarihle ek bilirkişi raporunda özetle; a)Üye Kayıt Defterinde; -2004 sonu itibariyle 35.815 TL, -30.06.2005 tarihinde yapılan ödeme ile toplam tutar 48.915 TL'ye yükselmiştir. Üye kayıt defteri Karar Defteri I'de yer alan ihraç kararı davacının Eylül 2005 itibariyle 4.818 TL aidat borcu bulunmasına dayanmaktadır. Tarafımızdan yapılan incelemede, Eylül 2005 ayı itibariyle, genel kurul kararlarına göre, ödenmesi gereken aidat tutarı: 51.780 TL'dir. Haziran 2005 itibariyle ödenen tutar 48.915 TL'dir. Bu durumda aidat borcu tutarı (51.780 - 48.915) 2.865 TL'dir. b)Yevmiye defterinde, 2004 yılı defterlerine ulaşıldığından 2004 yılı sonu itibariyle ödenen aidat tutarı 35.845 TL'dir. 2005 yılı defterlerine ulaşılamadığından bu defterlere göre bir tespit yapılamamaktadır. ©)2010 yılı defterlerine ulaşıldığından, 2010 yılı açılış kaydında yer alan davacının aidat tutarı 63.045 TL'dir. Genel kurul kararlarına göre ödenmesi gereken aidat tutarı 2010 yılı başı itibariyle 90.480 TL'dir. Bu durumda Ocak 2010 başı itibariyle aidat borcu (90.480 — 63.045) 27.435 TL olduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Mahkememizin 29/09/2022 tarihli duruşmasında dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Mahkememize sunulan 10/02/2023 tarihli 2. Ek bilirkişi raporunda özetle; Önceki raporda belirtilen hususların geçerli olduğunu, 2017 yılı defteri ve diğer defterlerin açılış tasdiklerinin zamanında yaptırıldığını, yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin bulunmadığını, 2010 yılı başı ve sonu ile dava tarihi itibariyle ödenmesi gereken aidatlar; 2010 yılı başı genel kurul kararına göre 90.580,00TL, davacının ödediği 63.045,00TL, diğer ortakların ödediği aidatlar 73.130 TL ile 150.000,00TL arasında değiştiğini, 2010 yılı sonu genel kurul kararına göre ödenmesi gereken 94.780,00TL davacının ödediği 63.045,00TL ortaklarca net ödenen ait tutarlarının 76.122,93TL ile 150.000,00TL arasında değiştiğini, dava tarihi olan 04/05/2017 tarih itibariyle genel kurul kararına göre 97.340,00TL davacının ödediği 63.045,00TL ortaklarca net ödenen aidat tutarları 1 üye dışında 109.172,74 TL ile 109.232,74 TL arasında olduğunu 1 üye için bu tutarın 102.262,74 TL olduğunu, ortaklarca farklı tutarlarda aidat ödemesi yapılmış olması karşısında üyeliklerin farkıl tip dairelere ait olup olmadığı ya da üye olunan daire sayılarında bir farklılık olması ihtimaline binaen üyelerin üye oldukları daire sayılarında ilişkin kayıtlarda bir bilgi bulunmadığını bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Mahkememizin 14/09/2023 tarihli duruşmasında dosyanın keşif yapılmasına karar verilmiştir. Mahkememize sunulan 17/01/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; dava konusu taşınmazın dava tarihi değerinin 577.410,00TL, devir tarihi değerinin 570.000,00TL olduğunun bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Mahkememizin 20/03/2025 tarihli duruşmasında dosyanın yeniden bilirkişilere tevdine karar verilmiştir. Mahkememize sunulan 20/05/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; Dava Tarihi değeri ( 04.05.2017 ) = 577.410,00 TL, 24.03.2011 tarihinde kat irtifakı tesisi işlemi ile S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi adına kayıt işlemi değeri: 577.410,00 TL x 0,6372 Yi-Üfe endeks değişim oranı ( Mayıs 2017- Mart 2011) = 367.925,65 TL, 16.06.2011 tarihinde, ... adına ferdileştirme işlemi ile kayıt işlemi değeri: 577.410,00 TL x 0,6421 Yi-Üfe endeks değişim oranı ( Mayıs 2017- Haziran 2011) = 370.754,61 TL olduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Mahkememize sunulan 15/08/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; 2010 yılı defterlerinden aidat ödemelerinin yapıldığı anlaşılan 2006 - 2010 döneminde yapılan tahsilatların tarihi tespit edilemediğinden eskalasyon uygulaması yapılmasının mümkün olmadığını, söz konusu dönemi kapsayan defterlere ulaşılması halinde daha önce sunulan defterlerle birlikte gerekli incelemeler yapılarak eskalasyon uygulamasının yapılabileceğini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Davacı, davalı kooperatiften haksız olarak ihraç edildiğini, ihraç kararına karşı dava açtığını, davalının ihraç kararının kesinleşmesini beklemeden davacıya tahsis edilen konutun dava dışı kişiye satılıp devredildiğini, ifa imkansızlığı nedeniyle dairenin "ifanın imkansız hale geldiği tarih olan tapuyu devir tarihindeki rayiç değerinin" kendisine ödenmesini talep etmiştir. Konya . ATM ... E. ... K. Sayılı kararının YARGITAY denetiminden geçerek kesinleştiği, davacının yapılan yargılama sonucunda ihtarnamelerde yazılı miktarda aidat borcu olduğu ispatlanamadığından davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür. Bu halde, yapılan inceleme sonucunda davalının davacıdan ihtarnamelerde yazılı borcu olduğunun ispatlanamadığı ve üyeliğin iptaline ilişkin kararın hukuka aykırı olduğu kesin hükümle belirlenmiştir. Mahkememizce yaptırılan keşif sonucu davaya konu dairenin dava tarihindeki rayiç değerinin 577.410 TL olduğu belirlenmiştir. Davacı davasını ıslah ederek dava tarihindeki taşınmazın değeri üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiğini bildirmiştir. Kooperatifçe bir dairenin geçerli bir tahsis işlemiyle bir ortağa tahsisi halinde, tahsis edilen ortağın rızası olmaksızın, ortaklığı devam ettiği sürece konutun başka bir ortağa tahsisi mümkün değildir. Kooperatif tarafından taşınmazın ortağa tahsisi, mülkiyeti geçiren bir işlem olmayıp, kooperatifle olan iç ilişkide bir hak bahşeden ve koşulları oluştuğunda kooperatife karşı tapu iptal ve tescil talebinde bulunma hakkı yanında önceliğe dayalı üstün hakka sahip olan ortağa, kooperatifin tahsis yaptığı başka üyeden üyeliği devir alan ya da böyle bir üyeden sadece taşınmazı satın alan (iyiniyetli olmayan) 3. kişilere karşı tapu iptali ve tescil, tahsis hakkına karşı yapılan haksız saldırılarda üçüncü kişilere karşı müdahalenin men'i ve ecrimisil davası açmaya izin veren bir haktır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/son maddesi "Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder."hükmünü içermektedir.Davalı kooperatifçe, davacı hakkında verilen ihraç kararının kesinleşmesine kadar, davacıya tahsis edilen dairenin ve üyeliğinin bu hüküm uyarınca, üçüncü bir kişiye devrinin kabul edilmemesi gerekirken, bu hükme aykırı olarak dava dışı kişiye üyelik devri hakkında karar alındığı ve buna bağlı olarak daire tahsisi yapıldığı görülmüştür. Çeşitli nedenlerle konut ya da işyeri tahsisi imkansızlığı ortaya çıktığında ortağın uygun bir tazminat isteme hakkı bulunmaktadır. Ödemelerin eksik yapılmış olması halinde, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre tazminatın hesabında beş aşamalı formül ile açıklanan yöntemin uygulanması, hiçbir aidat ödemesinin bulunmaması halinde ise davanın reddi gerekir. Şayet ortağın tüm ödemelerini yapmış olduğu belirlenirse verilecek tazminat miktarı anılan formülün ilk basamağı uyarınca emsal bir konutun veya işyerinin dava tarihi itibari ile rayiç değeridir.Diğer anlatımla, normal ödemesini yapıp konut sahibi olan üyelerle eşit miktarda ödemesi bulunduğu tespit edilen, diğer anlatımla eksik ödemesi bulunmadığı belirlenen, ancak kendisine konut tahsis ve teslimi yapılamayan ortağın ödemesi eksik olmayan diğer üyelere verilen emsal bir konutun dava tarihi itibariyle rayiç değerini talep edebileceğinin kabulü gerekir. Somut olayda YARGITAY denetiminden geçerek kesinleşen Konya . ATM dosyasında davalının davacıdan ihtarnamelerde yazılı borcu olduğunun ispatlanamadığı ve üyeliğin iptaline ilişkin kararın hukuka aykırı olduğu kesin hükümle belirlenmiştir. Gelinen aşama itibariyle de kooperatifin bazı yıllara ait defter ve belgeleri sunmadığı, sonuç olarak davacının eksik ödemesi bulunduğu ispatlanamadığından (bu nedenle eskalasyon yönetime göre hesaplama yaptırılmasından vazgeçilmiştir.) davacının dava tarihi itibariyle taşınmazın rayiç değerini talep edebileceği değerlendirilmiş ve aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ İLE; -577.410,00TL'nin dava tarihi olan 04/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 39.442,88-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 683,10-TL peşin harç ve 9.177,70TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 29.582,08-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından karşılanan 683,10-TL peşin harç, 31,40-TL başvurma harcı, 9.177,70TL tamamlama harcı, 1.912,35TL keşif harcı, 2.408,80-TL posta ve tebligat gideri, 7.400,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 4,60-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 21.617,25-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 92.385,60-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 20/11/2025 Katip ... Hakim ...