Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3601 E. , 2024/8026 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3601 Karar No : 2024/8026 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kahramanmaraş İli, Pazarcık İlçes
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3601 E. , 2024/8026 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3601 Karar No : 2024/8026 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kahramanmaraş İli, Pazarcık İlçesi, ... Mahallesi, ... mevkiinde, ... hektar ruhsat sahasının 249.930,95 m2'lik kısmında KÇS Kahramanmaraş ... ve Madencilik İşletmeleri A.Ş. tarafından yapılması planlanan "II A Grubu ... İşletme Ruhsat Numaralı (... Erişim Nolu) Kireçtaşı (Kalker) Ocağı" projesi ile ilgili verilen ''ÇED Gerekli Değildir'' kararının iptali istemiyle davalı idareye yapılan 10/06/2024 tarihli başvurunun (Kahramanmaraş İli, Pazarcık İlçesi, ... Civarı mevkiinde 100 hektar ruhsat alanının 249.386,281 m²'lik kısmında anılan şirket tarafından yapılması planlanan "II-A Grubu ... İşletme Ruhsat Numaralı Kireçtaşı (Kalker) Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi" projesi ile ilgili verilen ''ÇED Gerekli Değildir'' kararının iptali davalı idareden istenilmemesine rağmen her iki proje bakımından) reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kahramanmaraş Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler ile dava dilekçesinde ileri sürülen beyanlar birlikte incelendiğinde, davacının, 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında "ÇED Gerekli Değildir" kararının iptali talebiyle 10/06/2024 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunduğu, davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işlemiyle davacının başvurusunu reddettiği görülmüştür. Bu durumda, bakılan davanın 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi kapsamında bulunan uyuşmazlıklardan olduğu ve davacının iddialarının da ÇED Gerekli Değildir kararından kaynaklandığı görülmekte olup, bu haliyle davaya konu uyuşmazlık hakkında 2577 sayılı Kanun'un 11. madde hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, davacının 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında davalı idareye yaptığı başvurunun tarihi olan 10/06/2024 tarihinde dava konusu işlemden haberdar olduğunun kabulü gerektiğinden, 10/06/2024 tarihinden itibaren 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca 30 günlük yasal dava açma süresi içerisinde, en son 10/07/2024 tarihinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 12/09/2024 tarihinde açılan işbu davanın esasının süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmamaktadır. Belirtilen gerekçeyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, söz konusu projelerle ilgili, proje alanının içme suyu ihtiyacını karşılayan Mizmilli içme suyu kuyularının yer altı suyu havzası sınırlarında yer alması nedeniyle olumsuz görüş verildiği, dolayısıyla söz konusu projelerin yapılmasının içme suyu kaynaklarını olumsuz etkileyeceği, bu yönüyle dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, süresinde açılmayan davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği ileri sürülmüştür. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : ... İşletme Ruhsat Numaralı sahada yapılması planlanan projeyle ilgili idareye yapılan 10/06/2024 tarihli başvuru itibarıyla haberdar olması nedeniyle bu tarihten itibaren, ... İşletme Ruhsat Numaralı sahada yapılması planlanan proje bakımından ise idareye yapılan başvurunun bulunmaması nedeniyle internette yer alan (10/06/2024 tarihli) ilanın sona erdiği kabul edilen 10/07/2024 tarihinden itibaren (ilan metinlerinde özel dava açma süresi gösterilmediğinden) 60 gün içerisinde dava açılmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: KÇS Kahramanmaraş ... ve Madencilik İşletmeleri A.Ş. tarafından; Kahramanmaraş İli, Pazarcık İlçesi, ... Mahallesi, ... mevkiinde, 63 hektar ruhsat sahasının 249.930,95 m2'lik kısmında "II A Grubu ... İşletme Ruhsat Numaralı (... Erişim Nolu) Kireçtaşı (Kalker) Ocağı" projesi ile Kahramanmaraş İli, Pazarcık İlçesi, ... Civarı mevkiinde 100 hektar ruhsat alanının 249.386,281 m²'lik kısmında "II-A Grubu ... İşletme Ruhsat Numaralı Kireçtaşı (Kalker) Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi" projesinin yapılmasının planlanması üzerine, davalı idareye başvurulmuş, davalı idare tarafından söz konusu projelerle ilgili ÇED Gerekli Değildir kararları verilmiştir. Davacı tarafından, davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işlemiyle; Kahramanmaraş İli, Pazarcık İlçesi, ... Mahallesi, ... mevkiinde, 63 hektar ruhsat sahasının 249.930,95 m2'lik kısmında "II A Grubu ... İşletme Ruhsat Numaralı (... Erişim Nolu) Kireçtaşı (Kalker) Ocağı" projesi ile ilgili ÇED Gerekli Değildir kararının verildiğinin bildirildiği belirtilerek, kurum görüşünün olumsuz olduğu gerekçesiyle verilen ÇED Gerekli Değildir kararının iptali isteğiyle 10/06/2024 tarihinde başvurulmuş, davacının bu başvurusu, davalı idarenin (dava konusu) 28/06/2024 tarihli işlemiyle; gerek iptali istenilen bu projeyle ilgili gerekse proje sahibi tarafından Kahramanmaraş İli, Pazarcık İlçesi, ... Civarı mevkiinde 100 hektar ruhsat alanının 249.386,281 m²'lik kısmında yapılması planlanan (diğer) "II-A Grubu ... İşletme Ruhsat Numaralı Kireçtaşı (Kalker) Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi" projesiyle ilgili verilen ÇED Gerekli Değildir kararlarının iptali için İdare Mahkemesinde dava açılması gerektiği gerekçesiyle reddedilmiştir. Bunun üzerine, başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesinin ikinci fıkrasında; "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." düzenlemesi öngörülmüştür. Anayasa'nın "Yargı Yolu" başlıklı 125. maddesinde; "... İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre yazılı bildirim tarihinden başlar." hükmü yer almış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava Açma Süresi" başlıklı 7. maddesinin ilk fıkrasında; "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür." hükmüne, "Sürelerle İlgili Genel Esaslar" başlıklı 8. maddesinde; "1. Süreler, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. 2. Tatil günleri sürelere dahildir. Şu kadarki, sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, süre tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar. 3. Bu Kanunda yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu süreler, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır." hükmüne, "İvedi yargılama usûlü" başlıklı 20/A maddesinde; " 1. İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır: (...) e) 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar. (...) 2. İvedi yargılama usulünde: a) Dava açma süresi otuz gündür. b) Bu Kanunun 11 inci maddesi hükümleri uygulanmaz. (...)" hükmüne yer verilmiştir. 29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği"nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde; "b) Askıda ilan: Gerçekleştirilmesi planlanan projenin ÇED süreci hakkında, projeden etkilenecek veya etkilenmesi muhtemel halkın yaşadığı yer/yerlerde, il müdürlüğü, kaymakamlık, muhtarlık binasında bulunan askı ilan yerlerinde yapılan yazılı duyuruyu, (...) ifade eder." olarak tanımlanmış, "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı" başlıklı 17. maddesinin 1. fıkrasında; "Bakanlık inceleme değerlendirme süreci tamamlanarak karar aşamasına geçilen proje hakkında 5 iş günü içinde "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararını verir. Verilen karar il müdürlüğüne, görüş alınan kurum/kuruluşlara, proje sahibine ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara bildirilir. Bu karar il müdürlüğü tarafından internet sitesinde süresiz ve askıda 30 takvim günü ilan edilerek halka duyurulur." kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış gün, ivedi yargılamaya konu uyuşmazlıklarda ise otuz gün olduğu, bu sürenin, idari işlemin tebliğ, yayın veya ilân tarihini izleyen günden başlayacağı, dava konusu işlemin niteliği gereği belli bir bölgeyi ilgilendirmesi nedeniyle, tüm ilgililerine ayrı ayrı bildirilmesi mümkün olmadığından, ilgililerin etkin ve yeterli bir şekilde dava konusu işlemden haberdar olması amacıyla ÇED kararlarının da projeden etkilenecek veya etkilenmesi muhtemel halkın yaşadığı yer/yerlerde, il müdürlük, kaymakamlık, muhtarlık binasında askıda ve internette ilan edilmesi gerektiği düzenlenmiş olup, buna göre, ÇED kararlarına karşı açılan davalarda, dava açma süresinin kural olarak son ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı anlaşılmaktadır. Kanunda öngörülen bu durumların söz konusu olmadığı hallerde, davacıların dava konusu işlemi öğrenme tarihinin iyiniyet kuralları çerçevesinde, olayın özelliği ve niteliği göz önünde tutulmak suretiyle yargı organınca belirleneceği kuşkusuzdur. Bununla birlikte, dava konusu işlemin ilan yolu ile süresiz olarak tebliğ edildiği durumlarda, ilgililerin sürekli dava açılma tehdidine maruz bırakıldığı görülmüştür. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararlarında da belirtildiği üzere, idari işlemlerin belirli bir süre sınırlaması olmaksızın, süreklilik arz edecek şekilde veya makul olmayacak ölçüde uzun bir süre dava konusu edilebilme olasılığının bulunmasının, kamu hizmetlerinin işleyişini aksatacağı ve idarede bulunması gereken istikrarı bozacağı, dolayısıyla, hukuki güvenlik ve idari istikrarın sağlanabilmesi amacıyla dava açma sürelerinin, idarenin işlem ve eylemlerinin özelliklerine göre belli bir süre ile sınırlandırılabileceği, ayrıca süresiz/sınırsız dava açma tehdidinden dolayı, idareye güven ilkesi doğrultusunda alınan izinlere ve ruhsatlara dayanılarak yüksek maliyetlere katlanılmak suretiyle gerçekleştirilen yatırımlar nedeniyle maddi ve manevi zararların ortaya çıkabileceği, bu zararların tazmin edilebilmesi için adli ve idari davalar açılarak bozulan hukuk düzeninin yeniden oluşturulması yoluna gidileceği, bunun da hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacağı, idari istikrar ve hukuki güvenlik ilkelerini ihlal edeceği açıktır. Bu nedenlerle; niteliği gereği yargılamanın geciktirilmeden sonuçlandırılması hedeflenen 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinde düzenlenen ivedi yargılamaya tabi bu tür uyuşmazlıklarda, ilan yolu ile yapılan tebliğlerde, ilanın süresiz olması halinde, muhatapların her an dava tehdidi altında bulunmasının, idari istikrar ve hukuki güvenlik ilkelerinin ihlaline yol açabileceği ve kamu hizmetlerinin aksamasına neden olabileceği dikkate alındığında, açılacak davalar için bir süre sınırlaması getirilmesinde kamu yararının bulunduğu, ÇED Yönetmeliğinde yer verilen askıda ilan süresine uygun olarak, internette yapılan ilanın süresiz olması durumunda ilan süresinin 30 gün olarak belirlenmesinin kamu hizmetlerinin aksatılmadan yürütülebilmesi ve muhatabın haklarını kullanmasını sağlayacak yeterli ve makul bir süre olduğu, bu nedenle davanın süresinde açılıp açılmadığının, bu süreye göre belirlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Uyuşmazlıkta; davacı tarafından, 10/06/2024 tarihinde davalı idareye sadece ... İşletme Ruhsat Numaralı sahada yapılması planlanan projeyle ilgili başvurunun yapıldığı halde, davalı idare tarafından gerek bu projeyle, gerekse ... İşletme Ruhsat Numaralı sahada yapılması planlanan proje ile ilgili değerlendirme yapılarak başvurunun reddedildiği anlaşılmış olup, İdare Mahkemesince; davaya konu uyuşmazlık hakkında 2577 sayılı Kanun'un 11. madde hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, davacı tarafından 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında davalı idareye yapılan 10/06/2024 başvuru tarihi itibarıyla ÇED Gerekli Değildir kararından haberdar olunduğu yönünde yapılan değerlendirme yapılmış ise de, başvuruya konu olmayan ancak dava konusu işlemde yer alması nedeniyle davacı tarafından bakılmakta olan davada iptali istenilen ... İşletme Ruhsat Numaralı sahada yapılması planlanan proje için davalı idareye başvuru tarihi itibarıyla haberdar olunduğunun kabul edilmesine imkan bulunmamaktadır. Bu nedenle, Bakanlığın internet sayfası (eced-duyuru) incelendiğinde, söz konusu projelerle ilgili verilen ÇED Gerekli Değildir kararlarının 10/06/2024 tarihinde ilana çıkarıldığının anlaşılması nedeniyle mevzuat gereği bu tarihten itibaren süresiz olarak internette ilanın öngörülmesine rağmen, yukarıda yer verilen hususlar dikkate alınarak, internette ilanın 30 gün süreyle sınırlandırılması gerekmekte olup, (internette) ilan süresinin 10/07/2024 tarihinde sona erdiği dikkate alındığında, yapılması planlanan projeler için verilen ÇED Gerekli Değildir kararlarından en geç 10/07/2024 tarihi itibarıyla haberdar olunduğunun kabulü gerekmektedir. Dava açma süresine gelince; Anayasa'nın temel hak ve hürriyetlerin korunması başlıklı 40. maddesinin 2. fıkrasında yer alan hüküm ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkan sağlanmasının amaçlandığı, son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesinin hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk haline geldiği, maddenin gerekçesinde belirtilmiştir. İdari işlemden hak ve menfaati etkilenen kişilere, bu işleme karşı başvurulabilecek tüm idari ve yargısal yolların ve merciilerin gösterilmesi mahkemeye erişim hakkının etkin kullanımı ve dolayısıyla hak arama hürriyetinin sağlanması bakımından önem arz etmektedir. Diğer yandan, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 19/06/2022 tarih ve 31871 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararıyla; "(...) idarî işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde özel ve genel dava açma süresinin işletilmesi veya işletilmemesi konusunda Danıştay dava daireleri ile kurullarının kararları arasında var olan içtihat aykırılığının, içtihatların birleştirilmesi yoluyla bağlayıcı bir çözüme kavuşturulması ve içtihadın, “özel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda, vergi mahkemelerinde 30, Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği; aynı şekilde genel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde dava açma süresi gösterilmemiş olsa da, 30 ve 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği” yönünde birleştirilmesi sonucuna ulaşılmıştır. (...) 2- Yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği doğrultusunda içtihadın birleştirilmesine (...)" karar verilmiştir. Her ne kadar, söz konusu Kurul kararında "ilanı gereken işlemler" açısından açık bir hüküm kurulmamış olsa da, Anayasa'nın 40. maddesinin 2. fıkrası ve gerekçesi ile anılan Kurul kararının gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ilan edilen işlemler yönünden de anılan Anayasa hükümünün uygulanması gerekmektedir. Dolayısıyla idari işlemlerin nitelikleri gereği genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, mahkemeye erişim hakkının etkin kullanımı ve hak arama hürriyetinin gereği olarak Anayasanın 40. maddesi uyarınca idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe, özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmamakta olup, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen, bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği veya askı ilan süresinin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren özel dava açma süresinin değil, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde belirtilen 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği açıktır. Olayda, her iki projenin internette yer alan ilan metninde, Anayasa'nın 40. maddesi uyarınca özel dava açma süresinin gösterilmediği dikkate alındığında, dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararlarına ilişkin internette yer alan ilan süresinin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca özel dava açma süresinin değil, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde belirtilen 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmekte olup, davanın, internetteki ilan süresinin sona erdiği 10/07/2024 tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük genel dava açma süresi içinde ve (son gün olan 08/09/2024 tarihinin tatil gününe rastlaması nedeniyle) en son 09/09/2024 tarihinde açılmadığı anlaşıldığından, 12/09/2024 tarihinde açılan işbu davanın esasının incelenemeyeceği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 26/12/2024 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY (X) : Dava; Kahramanmaraş İli, Pazarcık İlçesi, ... Mahallesi, ... Evleri mevkiinde, 63 hektar ruhsat sahasının 249.930,95 m2'lik kısmında KÇS Kahramanmaraş ... ve Madencilik İşletmeleri A.Ş. tarafından yapılması planlanan "II A Grubu ... İşletme Ruhsat Numaralı (... Erişim Nolu) Kireçtaşı (Kalker) Ocağı" projesi ile ilgili verilen ''ÇED Gerekli Değildir'' kararı ile Kahramanmaraş İli, Pazarcık İlçesi, ... Civarı mevkiinde 100 hektar ruhsat alanının 249.386,281 m²'lik kısmında anılan şirket tarafından yapılması planlanan "II-A Grubu ... İşletme Ruhsat Numaralı Kireçtaşı (Kalker) Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi" projesi ile ilgili verilen ''ÇED Gerekli Değildir'' kararının iptal edilmesi isteğiyle davalı idareye yapılan 10/06/2024 tarihli başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kahramanmaraş Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün işleminin iptali istemiyle açılmıştır. Uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesince; davalı idareye yapılan 10/06/2024 başvuru tarihi itibarıyla ÇED Gerekli Değildir kararından haberdar olunduğu yönünde değerlendirme yapılmış ise de, davacının başvuru dilekçesinde, davalı idarenin 28/05/2024 tarihli işlemiyle ÇED Gerekli Değildir kararı verildiğinin bildirildiği belirtildiğinden, davacının en geç 28/05/2024 tarihi itibarıyla ÇED Gerekli Değildir kararından haberdar olduğu anlaşıldığından, bu tarihten itibaren Anayasanın 40. maddesi gereği 60 gün içerisinde dava açılmadığı anlaşılmış olup, Mahkeme kararının bu gerekçeyle onanması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.