TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/684 KARAR NO : 2025/1548 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 22/11/2021 NUMARASI : 2020/405 (E) - 2021/1064 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/684 KARAR NO : 2025/1548 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 22/11/2021 NUMARASI : 2020/405 (E) - 2021/1064 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ...Sigorta Şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı davalı ... ... Pazarlama Ticaret Limited Şirketine ait, sürücüsü davalı ... ...'ın yönetimindeki 34 VT 780 plakalı aracın 14/6/2018 günü seyir halinde iken, sürücüsünün tam kusuruyla müvekkili davacı ... ...'a çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek, bedensel yaralanmadan kaynaklanan 17.740 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; 10.000 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), ...Sigorta Şirketi ile ... ... Pazarlama Ticaret Limited Şirketi ve ... ... vekilleri davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, 13.500 TL belgeli tedavi giderlerinin SGK'den tahsil edilerek davacıya verilmesine; 2.000 TL belgesiz tedavi giderlerinin davalılar ...Sigorta Şirketi, ... ... Pazarlama Ticaret Limited Şirketi ve ... ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 4.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ... Pazarlama Ticaret Limited Şirketi ve ... ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı SGK vekili dilekçesinde özetle; Karayollar Trafik Kanunu'nun (KTK) 6645 sayılı Kanun'un 60'ıncı maddesiyle değiştirilmesinden sonra konu hakkında yönetmeliğin 4/1 ve geçici 1/1'inci maddeleriyle genelgenin 1'inci maddesinde genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde karşılanacağı hüküm altına alınan müvekkili kurumun, trafik kazaları sonucu oluşan tedavi giderleri nedeniyle ortaya çıkan sorumluluğunun sınırının açıkça belirtildiğini; bu kapsamda yasal düzenlemeler dikkate alınarak trafik kazası nedeniyle oluşan tedavi, tıbbi malzeme, ilaç, refakatçi ve yol giderlerinin müvekkili kurum tarafından Sağlık Uygulama Tebliğ (SUT) hükümleri uyarınca karşılandığını; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bedeli kurumca karşılanmayan evde bakım hizmeti vs. kapsamında olduğundan bu talepler hakkında müvekkili kurumun herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ...Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, poliçenin düzenlendiği gün ve kaza tarihi itibarıyla poliçe teminatı kapsamında olmayan tedavi gideri tazminatının SGK'nin sorumluluğu altında bulunduğunu; kabul anlamına gelmemesi koşuluyla vekâlet ücreti ve yargılama gideri yönünden hatalı hüküm kurulduğunu, müvekkili şirketin aleyhine hükmolunan tutar dikkate alınarak vekâlet ücretine karar verilebileceğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar ... ... ve ... ... Pazarlama Ticaret Limited Şirketi istinaf başvuru dilekçesinde özetle, davacı tarafından belgelendirilmeyen giderlerin, kanıtlanmış gibi kabul edilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğunu; belgesiz tedavi giderlerinin kanıtlandığı varsayılsa dahi bu zararların muhatabının müvekkillerinin olmadığını; davacının sarf ettiği tedavi giderlerinin makul ve zorunlu harcama niteliğini taşımadığını; caza davası kapsamındaki bilirkişi raporu esas alınarak hiçbir kusur incelemesi yapılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu; manevi zararı olmayan davacının talebinin muhatabı müvekkilleri olmayıp birleştirilmiş kasko poliçesi doğrultusunda manevi tazminat taleplerinden sigorta şirketinin sorumlu olduğunu; müvekkillerinin manevi tazminattan sorumlu olmadıklarının yinelemekle birlikte davacının manevi zararının bulunmadığını, tüm bunların yanı sıra ilk derece mahkemesinin vekâlet ücretine ve yargılama giderine ilişkin hesaplamalarının da hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalılar ... ... Pazarlama Ticaret Limited Şirketi ve ... ... vekili ile davalı ...Sigorta Şirketi vekilinin, adları geçen davalılar aleyhine hükmolunan maddi tazminata ilişkin hükümlere yönelik istinaf dilekçesinin incelenmesinde:İlk derece mahkemesinin hükmünü verdiği 2021 yılı için HMK'nin 341'inci maddesinin, 2'nci fıkrasında öngörülen istinaf başvuru sınırının, aynı Kanunun ek 1/1-2'nci maddesi uyarınca her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle hesaplandığında 5.880 TL olması, böylece davalılar ...Sigorta Şirketi, ... ... Pazarlama Ticaret Limited Şirketi ve ... ... aleyhine hükmolunan 2.000 TL maddi tazminata ilişkin hükmün HMK'nin 341'inci maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca kesin olduğunun anlaşılması karşısında, adları geçen davalılar vekillerinin incelenmesine yasal olanak bulunmayan ilk derece mahkemesinin, davalılar ...Sigorta Şirketi, ... ... Pazarlama Ticaret Limited Şirketi ve ... ... aleyhine hükmolunan maddi tazminat hükmüne yönelik istinaf dilekçesinin HMK'nin 341'inci maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.Davalılar ...Sigorta Şirketi, ... ... ve ... ... Pazarlama Ticaret Limited Şirketi vekillerinin, diğer nihai kararlara yönelik istinaf başvuruları ile davalı SGK vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede:Aralarında tabip bilirkişinin de bulunduğu bilirkişiler tarafından, İstanbul Aydın Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinin Epikriz raporu ile SGK kayıtları incelenerek düzenlenen raporda, davacının geçirdiği ameliyat ve refakatçi bedelinin de dahil olduğu hastanede yattığı süre için ödenen 8.000 TL ile 700 TL pansuman bedeli, 800 TL iğne bedeli, hastaneye gittiğine ilişkin kayıtlarda görünen 500 TL cankurtaran (ambulans) masrafı, geçirdiği kaza nedeniyle uygulanması gereken fizik tedavi bedeli 5.500 TL olmak üzere toplam 15.500 TL'nin SUT kapsamında olduğu belirtilmesi karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut bulgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişilerin raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiş; 25/2/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13/2/2011 gün ve 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 59'uncu maddesiyle değiştirilen KTK 98'inci maddesi uyarınca belgeli tedavi giderlerinden SGK'nin sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmadığı; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13'üncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama gideri niteliğini taşıyan arabuluculuk ücretinden, davalılar ...Sigorta Şirketi, ... ... ve ... ... Pazarlama Limited Şirketinin sorumlu tutulmalarının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Davaya konu kaza nedeniyle Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/36494 sayılı soruşturmasında düzenlenen bilirkişi raporunda, kavşağa yaklaştığında hızını azaltarak, duyarlı vaziyette geçmesi gerekirken, KTK'nin 53/b maddesine aykırı davranan davalı sürücü ... ...'ın tam kusurlu davacı yaya ... ...'ın ise kusurunun bulunmadığının bildirilmesi; Küçükçekmece 11'inci Asliye Ceza Mahkemesinde görülen 2019/29 (E) sayılı davada Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda ise, ilk geçiş hakkını yayaya vermesi, sola dönüş manevrası yaptığı esnada geçiş yapman yayaya karşı etkili fren ve direksiyon tedbiri alması gerekirken, bu hususlara riayet etmeyip karşıya geçen yayaya çarpan sürücü ... ...'ın asli kusurlu, karşıya geçtiği esnada sola dönüş manevrası ile yola katılmak isteyen sürücünün çarpmasına maruz kalan yaya ... ...'ın ise kusursuz olduğu bildirilmesi; böylece davalı sürücü ... ...'ın yönetimindeki araç ile davacı yayanın kaza sırasındaki konumları ve davalı sürücünün davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, bu konuya yönelen istinaf nedenleri benimsenmemiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 56'ncı maddesinin 1'inci fıkrasına göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Aynı maddenin 2'nci fıkrası uyarınca ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.Bir kimsenin, hukuka aykırı bir fiil yüzünden çektiği, bedeni acılarla ruhsal üzüntüye manevi zarar denir. Manevi zarar, gerçek anlamda zarar değildir; zira mal varlığında bir azalmayı ifade etmez. Bir acının veya üzüntünün maddi zarar gibi parayla ölçülmesine olanak bulunmamaktadır. Paranın manevi zararları karşılamak üzere kullanılabilmesi, hiçbir zaman manevi zararı geri getirip yerine koyduğu veya manevi varlığın bir bölümünün onunla değiştirilebildiği anlamını taşımaz. Paranın bu anlamda gördüğü iş, kişilik hakları ve yararları zedelenen kimsenin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatıp yatıştırmak; bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmek; bir avunma, bir ruhsal doygunluk aracı olmaktan ibarettir.Hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adıyla hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı olan manevi tazminatın miktarı adalete uygun olmalıdır. Zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan ve özgün bir nitelik taşıyan hükmedilecek bu para, bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen doygunluk duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/6/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23/6/2004 gün ve 13/291-370 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminatın miktarını takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken; olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı, bu nedenle tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş biçimi ve tarafların kusur durumları göz önünde tutularak, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 4'üncü maddesinde belirtildiği gibi, hukuka ve hakkaniyete uygun sonuca varılmalıdır.Somut olay yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler ışığında değerlendirildiğinde; davalı işleten ... ... Pazarlama Limited Şirketi ile davalı sürücü ... ...'ın, TBK'nin 56'ncı maddesinin 1'inci fıkrası ile KTK'nin 85'inci maddesi uyarınca, davacının bedensel yaralanmasıyla nedensellik bağı içinde ortaya çıkan manevi zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarında isabetsizlik görülmemiş; manevi tazminat sorumlusu davalıların dosya kapsamından anlaşılan sosyal ve ekonomik durumlarına, olayın meydana geliş biçimine, ATK Küçükçekmece Adli Tıp Şubesi tarafından düzenlenen rapor içeriğinden anlaşılan davacının yaralanmasının ağırlığına, ATK Trafik İhtisas Dairesi raporundan anlaşılan kusur oranlarına ve olayın meydana geldiği tarihe göre, davalılar ... ... Pazarlama Limited Şirketi ve ... ... vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü manevi tazminat hükmüne ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak, davalılar ...Sigorta Şirketi, ... ... Pazarlama Limited Şirketi ve ... ... vekillerinin dilekçelerinde, karar ve ilam harcını kapsayan yargılama giderine yönelik istinaf nedeni ileri sürdükleri dikkate alındığında, 2.000 TL belgesiz tedavi giderinden sorumlu tutulan davalılar ... ... Pazarlama Limited Şirketi ve ... ...'ın, davalı SGK aleyhine hükmolunan maddi tazminatı kapsayacak biçimde hesaplanan vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasında; davalılar ... ... Pazarlama Limited Şirketi ve ... ...'ın aleyhlerine hükmolunan 2.000 TL maddi tazminat ve 4.000 TL manevi tazminata göre hesaplanacak karar ve ilam harcından sorumlu tutulması gerekirken, adları geçen davalılar aleyhine fazla karar ve ilam harcına hükmolunmasında; kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle yapılan incelemede ise 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 36'ncı maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca davalı SGK'nin karar ve ilam harcından sorumlu tutulamayacağının gözetilmemesinde isabet görülmemiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: I-Davalılar ...Sigorta Şirketi, ... ... Pazarlama Limited Şirketi ve ... ... vekillerinin ilk derece mahkemesinin, adları geçen davalılar aleyhine hükmolunan maddi tazminat kararına yönelik istinaf dilekçesinin HMK'nin 352/1-b maddesi uyarınca reddine,II-Davalı SGK vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi gereğince esastan reddine, III-Davalılar ...Sigorta Şirketi, ... ... Pazarlama Limited Şirketi ve ... ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesinin kararının, HMK'nin 353/1-b/2'nci maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre:1-Maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, a-Belgeli tedavi gideri niteliğindeki 13.500 TL maddi tazminatın, 2.000 TL'sine ödendiği 16/6/2018 gününden, 6.000 TL'sine 30/6/2018 gününden, 5.500 TL'sine ise 15/7/2019 gününden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı SGK'den tahsil edilerek, davacı ... ...'a verilmesine, b-Belgesiz tedavi gideri niteliğindeki 2.000 TL maddi tazminatın, sigortaya başvuru tarihine göre belirlenen temerrüt tarihi olan 6/10/2018 günüden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ...Sigorta Şirketi, ... ... ve ... ... Pazarlama Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacı ... ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 4.000 TL manevi tazminatın, davalılar ... ... ve ... ... Pazarlama Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ... ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,3-Maddi tazminat davası yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ve hükmolunan maddi tazminatın tutarı dikkate alınarak, ilk derece mahkemesinin hüküm tarihinde yürürlükte olan Harçlar Tarifesine göre hesaplanan 136,62 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan karar ve ilam harcından maddi tazminat talebine isabet eden 60,59 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 76,03 TL karar ve ilam harcının, davalılar ...Sigorta Şirketi, ... ... ve ... ... Pazarlama Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,4-Manevi tazminat davası yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ve hükmolunan manevi tazminatın tutarı dikkate alınarak, ilk derece mahkemesinin hüküm tarihinde yürürlükte olan Harçlar Tarifesine göre hesaplanan 273,24 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan karar ve ilam harcından manevi tazminat talebine isabet eden 34,16 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 239,08 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ... ve ... ... Pazarlama Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,5-İlk derece mahkemesinin hükmüne karşı davacının istinaf başvurusunun bulunmadığı dikkate alınarak, maddi tazminat davası bakımından, ilk derece mahkemesinin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 13'üncü maddesinin 1'inci ve 2'nci fıkraları uyarınca,a-Kabulüne karar verilen maddi tazminat miktarına göre belirlenen 5.100 TL maktu vekâlet ücretinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, vekille temsil edilen davacı ... ...'a verilmesine; davalılar ...Sigorta Şirketi, ... ... ve ... ... Pazarlama Limited Şirketinin, 2.000 TL vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına, b-Reddine karar verilen maddi tazminat talebine göre belirlenen 2.240 TL vekâlet ücretinin, davacı ... ...'tan tahsil edilerek, vekille temsil edilen davalılara verilmesine, 6-Manevi tazminat davası bakımından, ilk derece mahkemesinin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10'uncu maddesinin 1'inci ve 2'nci fıkraları ile 13'üncü maddesinin 1'inci ve 2'nci fıkraları uyarınca,a-Kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarına göre belirlenen 4.000 TL vekâlet ücretinin, davalılar ... ... ve ... ... Pazarlama Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, vekille temsil edilen davacı ... ...'a verilmesine, b-Reddine karar verilen manevi tazminat talebine göre belirlenen 4.000 TL vekâlet ücretinin, davacı ... ...'tan tahsil edilerek, vekille temsil edilen davalılar ... ... ve ... ... Pazarlama Limited Şirketine verilmesine, 7-Davacı tarafından harcanan 44,40 TL başvurma harcı, 6,40 TL vekâletname harcı, 191 TL posta gideri, 1.600 TL bilirkişi rapor gideri olmak üzere toplam 1.841,80 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına (19.500 / 27.740) göre hesaplanan 1.294,70 TL yargılama giderinin, davalılar SGK, ...Sigorta Şirketi, ... ..., ... ... Pazarlama Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ... ...'a verilmesine; davalı SGK'nin müteselsilen 1.029,12 TL yargılama giderinden, davalı ...Sigorta Şirketinin ise müteselsilen 132,79 TL yargılama giderinden sorumlu tutulmasına, 8-Davacı tarafından peşin ödenen ve maddi tazminat davası nedeniyle hükmolunan karar ve ilam harcından mahsubuna karar verilen 60,59 TL karar ve ilam harcının davalılar SGK, ...Sigorta Şirketi, ... ..., ... ... Pazarlama Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacı ... ...'a verilmesine, 9-Davacı tarafından peşin ödenen ve manevi tazminat davası nedeniyle hükmolunan karar ve ilam harcından mahsubuna karar verilen 34,16 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ... ve ... ... Pazarlama Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacı ... ...'a verilmesine, 10-Arabuluculuk gideri 1320 TL'nin davalılar ...Sigorta Şirketi, ... ..., ... ... Pazarlama Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, Hazine'ye gelir kaydına, 11-Harcanmayan gider avansının HMK'nin 333'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, IV-İstinaf incelemesi bakımından ;1-Davalılar ...Sigorta Şirketi, ... ... Pazarlama Limited Şirketi ve ... ... tarafından peşin yatırılan istinaf karar ve ilam harçlarının, talep edilmeleri durumunda ilk derece mahkemesi tarafından yatıranlara ayrı ayrı geri verilmesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle;a-Davalı ... ... Pazarlama Limited Şirketi tarafından harcanan posta gideri 39,67 TL, istinaf kanun yolu başvuru harcı 220,70 TL olmak üzere toplam 260,30 TL yargılama giderinin, davacı ... ...'tan tahsil edilerek, davalı ... ... Pazarlama Limited Şirketine verilmesine,b-Davalı ... ... tarafından harcanan istinaf kanun yolu başvuru harcı 220,70 TL'den ibaret yargılama giderinin, davacı ... ...'tan tahsil edilerek, davalı ... ...'a verilmesine,c-Davalı ...Sigorta Şirketi tarafından harcanan istinaf kanun yolu başvuru harcı 220,70 TL'den ibaret yargılama giderinin, davacı ... ...'tan tahsil edilerek, davalı ...Sigorta Şirketine verilmesine,ç-Davacı tarafından sarf edilen 59 TL istinaf posta giderinden ibaret yargılama giderinin, davacı üzerine bırakılmasına,3-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,4-İstinaf incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince, kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/10/2025